Cevaplar.Org

İSLAM’DA CİHAD ANLAYIŞI-1

İslam’da cihad kavramı iki manada kullanılır. Cihad, Arapça "C-H-D" "Cehd" kökünden gelir. Lügatte cehd; gayret etmek, takat yani güç yetirmek ve meşakkat çekmek gibi anlamlara gelir. Terim manası, "Bezlü'l-mechudi fi husuli'l-maksud"dur, yani maksada ve belirlenen hedefe ulaşmak için tüm gayretini sarf etmek anlamına gelir.(1)


Niyazi Beki(Doç. Dr.)

niyazibeki@gmail.com

2016-04-22 10:52:51

İslam'da cihad kavramı iki manada kullanılır. Cihad, Arapça "C-H-D" "Cehd" kökünden gelir. Lügatte cehd; gayret etmek, takat yani güç yetirmek ve meşakkat çekmek gibi anlamlara gelir. Terim manası, "Bezlü'l-mechudi fi husuli'l-maksud"dur, yani maksada ve belirlenen hedefe ulaşmak için tüm gayretini sarf etmek anlamına gelir.(1)

Bu da meşakkat ve sıkıntılara sabır göstererek nefisle, şeytanla, ahlaksızlık olan fısk ve sefahatle, kötülüklerle ve zulümle her nevi mücadeleyi yapmak demektir.(2) Dini ıstılah olarak cihad, ilây-ı kelimetullah için hak ve hakikat düşmanları ile mücadele etmek ve bunun için cehd ve gayret sarf etmektir.

Allah yolunda yapılan cihad iki kısma ayrılır:

1)Can, mal ve dil ile yapılan cihad

Bu cihad peygamberlerin gönderilmelerinin ana gayesidir. Din tamamen Allah'ın oluncaya kadar devam eden, insanları Allah'a iman ve itaat etmeye davet eden ve "en büyük cihad" unvanına sahip olan cihadın adıdır. İnsanlar bu cihad sayesinde Allah'a iman eder, ona ortak koşmaktan uzak durur ve yalnız ona kulluk eder. Bu cihad şekli "hasenun lizatihi" dir, yani bizzat güzeldir. Bunun diğer bir adı, manevi cihaddır.

Manevi Cihad: Bu cihad şekli fikir düzeyinde, lisan meydan muharebesinde yapılan mücadelenin adıdır. Kur'an'ın hakikatlerini müdellel bir şekilde muhataplara anlatmak, onları ikna etmektir.

فَلَا تُطِعِ الْكَافِرِينَ وَجَاهِدْهُمْ بِهِ جِهَادًا كَبِيرًا

"Resulüm! Kâfirlere boyun eğme ve Kur'an ile onlara karşı büyük cihad et!"(Furkan, 25/52) mealindeki bu Mekki ayette Kur'an'la cihad emri verilmiştir ki, bunun manevi cihad olduğu açıktır.

Manevi cihadın bir boyutu da insanın en büyük düşmanları olan şeytan ve nefse karşı verdiği mücahededir ki lu hadis-i şerif ona işaret eder;

المُجَاهِدُ مَنْ جَاهَدَ نَفْسَهُ

 "(En büyük) Mücahid Allah için nefsiyle cihad eden kimsedir"(Tirmizi, Fezailu-Cihad, 2)

Kur'an ve Sünnette Manevi Cihad

Kur'an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde, ilim ve fikir bazında yapılan çabalar/gösterilen gayretler, büyük cihad olarak değerlendirilmektedir. Hz. Peygamber, on üç yıl boyunca Mekke döneminde, düşmana karşı elindeki tek silahı olan Kur'an-ı Mucizu'l-Beyan'la cihad etmiş ve gün geçtikçe insanların kalplerini fethederek, manevî cihadın bir sonucu olan pek çok fütuhata imza atmıştır. Bu karşı durulmaz silaha karşı, düşmanın eli-kolu bağlanmış, fikir ve ilim alanında büyük bir hezimete uğramıştır. Bu ağır yenilginin verdiği hırçınlık, onları bazen iftira kampanyasına, bazen de kaba kuvvet kullanmaya sevk etmiştir. Kur'an'ın büyüleyici bir sihir, bir şiir, bir kehanet olduğunu; Hz. Peygamber (a.s.)'in ise, bir sihirbaz, bir şair, bir kâhin olduğunu söylemeleri, onların bu ümitsiz çırpınışlarının tetiklediği hezeyanın bir yansımasıdır.

Bir hadis-i şerifte " Nefse karşı yapılan cihada büyük cihad" adı verilmiştir.(3)

Aşağıda mealleri verilen ayetlerde de Manevî cihada yapılan teşvik unsurlarını görebiliriz:

Furkan Suresi:52 /Ve manevî cihad anlayışı

فَلَا تُطِعِ الْكَافِرِينَ وَجَاهِدْهُم بِهِ جِهَاداً كَبِيراً

İlgili ayetin meali: "Resulüm! Sakın kâfirlere boyun eğme ve bununla (Kur'an ile) onlara karşı olanca gücünle büyük bir cihad örneğini göster!" 

Maddi savaşın bahis mevzuu olmadığı Mekke döneminde inen Furkan Suresinde yer alan ve "Kur'an ile ön görülen büyük cihad" emri, çok açık olarak, bir manevî cihad projesi olan fikrî ve ilmî mücadele anlayışını ortaya koymaktadır.

Bediüzzaman, bu asırda en büyük cihadın manevî olduğunu, bunun da ilim ve fikir sahasında söz konusu olacağını ifade eder.(4)

Hayatı boyunca, dünya ve ahiret saadetini temin eden dinin, imanın ve Kur'an'ın hakikatlerini doğru bir şekilde asrın idrakine sunan ve bu yolda hak ve hakikate ve insanlığa hizmet etmeyi, hayatının en ulvî gayesi olarak gören Bediüzzaman'ın şu ifadelerinde de bu manevi cihad anlayışı özellikle vurgulanmıştır:"Bizim cemaatimizin meşrebi: Muhabbete muhabbet ve husumete husumettir. Yani beyn-el İslâm muhabbete imdad ve husumet askerini bozmaktır. Mesleğimiz ise, ahlâk-ı Ahmediye ile tahalluk ve Sünnet-i Peygamberîyi ihya etmektir. Ve rehberimiz Şeriat-ı Garra ve kılıncımız da berahin-i katıa ve maksadımız i'lâ-i Kelimetullahtır"(5)

"Biz Kalû Belâ'dan Cem'iyet-i Muhammedî'de dâhiliz. Cihet-ül vahdet-i ittihadımız tevhiddir. Peyman ve yeminimiz imandır. Mademki muvahhidiz, müttehidiz. Her bir mü'min i'lâ-i Kelimetullah ile mükelleftir. Bu zamanda en büyük sebebi, maddeten terakki etmektir. Zira ecnebiler fünun ve sanayi silâhıyla bizi istibdad-ı manevîleri altında eziyorlar. Biz de fen ve san'at silâhıyla i'lâ-i Kelimetullahın en müdhiş düşmanı olan cehil ve fakr ve ihtilaf-ı efkâra cihad edeceğiz. Amma cihad-ı haricîyi şeriat-ı garranın berahin-i katıasının elmas kılınçlarına havale edeceğiz. Zira medenîlere galebe çalmak ikna iledir, söz anlamayan vahşiler gibi icbar ile değildir. Biz muhabbet fedaileriyiz, husumete vaktimiz yoktur!"(6)

Dipnotlar

1- Muhammed Hayır Heykel, Cihad ve'l-Kıtal Fi Siyaseti'ş-Şeriye, C:1, Beyrut-1997, s. 38

2-Heykel, a.g.e., C:1, s. 39

3-Suyutî, Celaluddin Abdurrahman b. Ebibekr(ö. 911), ed-Dureru'l-Müntesira, fi'l-ahadisi'l-münteşira, Riyad, ts., 1/126; Aclunî, 1/486; Kenzu'l-Ummal, h. No:11260. 

4-Nursi, Şualar, 271; Asa-yı Musa, Envar Neşriyat-İstanbul, 1993, 90.

5-Nursi, Divan-ı Harb-i Örfi, 56; Tarihçe-i Hayat, 58.

6-Nursi, Divan-ı Harb-i Örfi, 57; Tarihçe-i Hayat, 59.

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

ŞABAN AYI VE BERAT GECESİNDE AFFEDİLMEYECEK OLANLAR

ŞABAN AYI VE BERAT GECESİNDE AFFEDİLMEYECEK OLANLAR

"Şühûr-i selâse" denilen "üç aylar"ın ikincisi de Şaban ayıdır. Bilindiği gibi, üç ayla

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-7

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-7

2.İman ve nifak birbirine zıddır? a-“Hidayet ve dalalet birbirine zıt kavramlardır. (Çünk

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-6

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-6

4- KURUMSALLAŞMIŞ NİFAK VE MÜNAFIKLARLA İLGİLİ DAHA GENEL TESBİTLER: 1-NiFAK VE ZINDIKA:

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-5

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-5

b)Nifakın sosyal hayata bakan cihetleri: Kur’an münafıkların şahıslarını değil sıfatlar

SOSYAL BARIŞIN TEMİNİ VE GÜVENLİĞİN TESİSİ-3

SOSYAL BARIŞIN TEMİNİ VE GÜVENLİĞİN TESİSİ-3

3. Haramdan kaçınma İslâm’ın öngördüğü yasakların her birisi, hem fert ve toplum huzur

SOSYAL BARIŞIN TEMİNİ VE GÜVENLİĞİN TESİSİ-2

SOSYAL BARIŞIN TEMİNİ VE GÜVENLİĞİN TESİSİ-2

2. Merhamet: Karşılıklı hoşgörü, sevgi ve acıma duygusu Sosyal barışın önemli bir fakt

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-4

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-4

6. Münafık ahdi bozar. Sözünde durmaz: Tevbe suresinde:

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-3

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-3

3. MÜNAFIKLARIN TEMEL ÖZELLİKLERİ: Nifak ehlinin temel özelliklerinin ferdi hayata bakan yans

SOSYAL BARIŞIN TEMİNİ VE GÜVENLİĞİN TESİSİ-1

SOSYAL BARIŞIN TEMİNİ VE GÜVENLİĞİN TESİSİ-1

İslâm’da sosyal barış ve güven, Allah’ın büyük bir lütfu olarak ilan edilir. Aşağıd

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-2

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-2

2-İMAN VE NİFAK MUVAZENESİNDE NİFAKIN TEŞEKKÜLÜ VE KISIMLARI: “Kuran ve hadislerde kalbin

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-1

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-1

BİRİNCİ BÖLÜM: 1: NİFAKIN GENEL TARİFİ VE BAĞLANTI NOKTALARI: a) Nifak: “Küfrünü gi

Hala mı Allah'a tövbe etmezler ve O'ndan bağışlanma istemezler? Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Maide, 74

GÜNÜN HADİSİ

"Haramla beslenmiş vücut cennete giremez."

Taberânî.

TARİHTE BU HAFTA

*Hac'da Tünel Faciası 1426 Ölü(2 Temmuz 1990) *Cezayir İstiklale Kavuştu(3 Temmuz 1962) *Barbaros Hayreddin Paşa Vefat Etti(4 Temmuz 1546) *İstanbul'da Matbaa Açılmasına Padişah İradesi(5 Temmuz 1727) *Mukaddes Emanetler Sultan Selim'e Teslim Edildi.

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI