Cevaplar.Org

YUSUF KARADAVİ

Yusuf Karadavi geçenlerde Arap Baharının önünü, İsrail’in ömrünü uzatmak için kestiklerini söyledi


Mustafa Özcan

mustafaahmetozcan@gmail.com

2016-02-22 10:41:33

 Yusuf Karadavi geçenlerde Arap Baharının önünü, İsrail'in ömrünü uzatmak için kestiklerini söyledi.

* Dönekler olduğu gibi sonuna kadar sözlerini sadakatle sürdürenler de var. Mısırlı Karadavi ve Hafız Selame gibiler gibiler hem yerel hem de uluslararası karalama kampanyalarına maruz kaldılar ve kalıyorlar. Hem de her yönden. Karadavi, hem İran hem de Suud ekseninden hem de Batı'dan çapraz kampanyalara maruz kaldı. Kuveyt'e girişi sorun oldu. BAE'ye girme yasağı getirildi. Londra ve Paris gibi batılı başkentler yüzüne kapandı veya aleyhinde amansız kampanyalar açtı.

*Muhammed Said Ramazan el Buti'nin menfur bir saldırı sonucunda öldürülmesi üzerine fikri ve siyasi tutumları daha yoğun bir biçimde tartışmaya açıldı. Buti'nin karşı kutbunda ise Yusuf Karadavi yer almaktadır.

* Günümüzde Muhammed Said Ramazan el Buti gibi bazı âlimlerinin Suriye rejimini savunmaları üzerinden insanların kafaları karışmıştır. Buna mukabil, Karadavi de baştan beri Buti'nin tezlerinin karşısında yer almıştır. 

* Buti'ye göre, Filistin'in dışında hiçbir yerde cihat meselesi varit değildir. Esasında bu görüşlerinin alt yapısını el Cihad adlı kitabında anlatmıştır. Bu düşünceye göre: Veliyyi emrin durumu açık küfür ( küfrü bevah) halini almadıkça ona karşı çıkılmaz. Ona göre Suriye rejiminin durumu bu raddeye gelmemiş ve açık küfür durumuna düşmemiştir. Nuseyri rejimin durumunu tevil ediyordu. Karadavi ise Arap Baharındaki bütün devrimleri destekledi ve sadece Bahreyn'deki kalkışmanın devrim niteliği taşımadığını, mezhep fitnesi olduğunu söyledi. Sanki Buti de aynı yorumu Suriye için yapmıştır. Beşşar Esat Aydınlık gazetesine verdiği mülakatta Buti'nin mezhep fitnesine ( fitnetü'l taifiyye) karşı kendisini siper ve feda ettiğini ileri sürmüştür.

* Buti'nin vefatından dört gün evvel Karadavi eski dostunu şöyle tasvir edecektir : "aylak takımı, aklını yitirmiş, yoldan çıkmış…"Her ikisi de bir zamanlar Cezayir'de yapılan ve uluslar arası çapta ses getiren İslam Düşüncesi Buluşmalarının daimi konukları arasındaydı. Cezayir buluşturmuş Suriye ayırmıştı. Cezayir gazetesi Eş-Şuruk bu iki güzide eski konuklarının Suriye'de parçalanan tutumlarını masaya yatırdı. Şuruk gazetesine göre her iki âlim de itidalin direklerini, sütunlarını temsil etmekteydi ( 31 Mart 2013). Bununla birlikte siyasi mesleklerine baktığımızda Buti tefrit çizgisine yakın duruyordu.

* Karadavi ' devrimlerin askeriyim' dedi. Himmetini âli tuttu. Buti rejime silah çekilmeyeceğini söylerken Karadavi rejimin askerlerinden halktan uzak durmalarını ve onlara silah çekmemelerini istemiştir. 

* Karadavi, Libya örneğinde askerlerden Kaddafi'nin talimatlarını dinlememelerini ve Kaddafi'nin başına bir kurşun sıkmalarını istemiş ve aynen öyle de olmuştur. Devrimlerden önce Buti gibi Karadavi ve Selman Avde gibiler rejimlerin davetiyle Tunus gibi ülkeleri ziyaret etmişler ve bu Bu Prof. Abdulfettah Salah Halidi gibilerin dikkatinden kaçmamış ve kınamasına yol açmıştır. Karadavi, devrimlerden önce Beşşar Esat'la da görüşecektir. Karadavi'nin bu tavrı Türkiye'nin devrim öncesine bu ülkelerin rejimiyle ilişkilerine benzer. Devrimlerle birlikte Karadavi yeni bir değerlendirme yapmış ve halkların yanına geçmiştir. Lakin sabık tavrı biraz Buti'nin tavrını andırmaktadır. Kaddafi, Beşşar ile görüşmüş ve Çeçenistan konusunda da muhaliflere nasihatte bulunmuştur. Lakin devrimden sonra Karadavi durduğu yerde durmazken Buti sabit konumunu muhafaza etmiştir.

* Karadavi, Kaddafi'yi kaçık ve zalim olarak anmış ve oğlu Seyfülislam Kaddafi'yi de 'cahiliyet kılıçlarından birisi' olarak tanımlamıştır. Karadavi, Beşşar ile ilgili değerlendirmesi de Kaddafi ile ilgili değerlendirmesinden farklı değildir. Karadavi, Libya Lideri Kaddafi ve Beşşar ile görüşmüş lakin bu görüşmeleri yine dindar kitlelerin lehine olmuştur. Bu görüşmelerin tesiriyle Kaddafi Libya İslam cemaatinin tutuklularını serbest bırakmıştır. Libya'da halk hareketi başlayınca da devrim rüzgârına kapılmış ve Kaddafi'nin aleyhine geçmiştir. Libya'da NATO müdahalesine de taraftar olmuştur.

* Cezayir'de yayınlanan eş Şuruk gazetesinden Salih İvad'a göre, Karadavi silahlı kalkışmalar konusunda tutarsız. Sözgelimi, 1970'li yıllarda Mısır'da Salih Seriyye'nin Teknik Akademiye yaptığı saldırıyı Harici bir saldırı olarak nitelendirmiştir. 'İnkar ile Aşırılık Arasında İslam' adlı çalışmasında bu kalkışmayı yermiş ve Harici modeline ve tarzına benzetmiştir. Esasında burada Karadavi ile ilgili bir tutarsızlık yok. Olayların kategorisi arasında fark var. Lakin Salih İvad olayların niteliği arasında fark değil, Kardavi'nin tavırları arasında tutarsızlık görmek istemiştir. 

Nisan 2013 tarihlerinde Mazlum Der toplantısına katılan Tunus Nahda Hareketi Partisi Siyasi Büro Şefi Amir El- Urayyid, Salih İvad'a tutarsızlık yüklemek istediği meseleyi tarihi vetire üzerine gayet güzel analiz etmiştir. 

* Karadavi'nin eleştirisi kitle kalkışmaları değil, müsellah örgütlü kalkışmalaradır.

* El Ahram'dan Diya Raşvan'a göre, Karadavi bazı görüşleri açısından Seyyid Kutup'u Ehl-i Sünnet dışı saymıştır! Elbette bazı yazılarıyla Seyyid Kutup sıkıntılı bir konumdadır veya tartışmalı fikirleri olmuştur. Bununla birlikte, Karadavi, Seyyid Kutup'u tamamen dışlamamış hatta Seyyid Kutup'u aşırılıktan akladığı zamanlar ve durumlar da olmuştur. Bununla birlikte, 8 Temmuz 2009 tarihinde Mısır'ın el-Ferain Kanalında İslami hareketler üzerine araştırmalar yapan Diya Raşvan ile yaptığı mülakatta Seyyid Kutub'un zaman zaman siyasi noktada Ehl-i Sünnetin tutumunun dışına çıktığını ifade etmiştir. 

* Karadavi bazı aşırı selefi gruplara karşı da vasatiyet ve itidal çizgisinin tellalı ve savunucusu olmuştur.

*Buti'nin saltanat âlimi olduğu yakıştırmalarına karşı Karadavi'nin de Katar rejimi ile ilişkisinin benzeri olduğunu savunanlar var. Buti, Beşşar rejimiyle iç içe geçtiği gibi kimilerine göre Karadavi de aynı şekilde Katar rejimiyle iç içe geçmiştir. Elbette Katar ile Karadavi'nin ilişkileri sorgulanabilir. Bununla birlikte bu yapılırken Katar ile Suriye rejimlerinin analizinin de yapılması gerekir. Bu mukayesede birkaç noktayı altını çizerek ifade etmek gerekir. Karadavi, Dahi Halfan gibilerinin hedefi olmuş ve BAE gibi ülkelere girişi yasaklanmıştır. Nedeni siyasi çizgisidir. Keza Katar'da ikamet etmesine ve buranın vatandaşı olmasına rağmen bu ülkedeki Adit gibi Amerikan üslerinin bulunmasını eleştirmiştir.

* Şadli Bin Cedid döneminde Konstantin şehrinde Emir Abdulkadir Üniversitesi açılmış ve bu akademik kurum Cezayir'e fikri ve dini bir canlılık getirmiştir. İlk hocaları ve öğretim üyeleri arasında da Muhammed Gazali ve Yusuf Karadavi gibi isimler yer almaktadır. Karadavi bu yeni İslami kurumda ilk fıkıh dersleri veren hoca ünvanını elde etmiştir. Mısır ile Katar'dan sonra Cezayir Karadavi'nin üçüncü durağı olmuştur. Veya üçüncü limanı.

* Karadavi Cezayirle içli dışlı olmuş ve ikinci eşi ile burada tanışmış ve evlenmiştir. Karadavi talakla sonuçlansa da Emir Abdulkadir sülalesinden gelen Esma Bin Kade ile evlenmiş ve bu ikinci eşine kaside ve şiir ithaf etmiştir.

* Karadavi'nin hayatı fırtınalı bir biçimde geçmiştir. Kraliyet döneminde 1949 yılında tutuklanmıştır. Bu ilk tutuklanması olsa da son tutuklanması değildir. Tutuklama furyası Nasır döneminde devam etmiş ve 1954 ile 1963 yılları arasında üç kez tutuklanmıştır.

* Karadavi'ye göre, Müslüman Kardeşler Mısır'ın çıkardığı en ahlaklı ve disiplinli İslami cemaattir. Birçok defa bunun başına geçmesi teklif edilse de Karadavi bu çağrılara kulak asmamış veya kabartmamıştır. O, herkese hitap edecek bir mesafede kalmayı yeğlemiştir.

*1961 yılında Katar'a taşınmış ve burada dini bir lisenin başına geçmiştir. Önceleri Katar adına Müslüman Kardeşler Uluslararası Organizasyonuna temsilci olarak katılsa da daha sonra bundan muafiyetini talep etmiştir. Bununla birlikte, Arap Baharı çiçek açtığında veya patlak verdiğinde Müslüman Kardeşlerin iktidara gelmesini alkışlamıştır. Devrimin meşruiyetine fetva vermiştir. Devrimin manevi önderlerinden birisi olmuştur. Kimileri Kardavi'yi Körfez emirliklerine yaltaklanmakla suçlasa da 2001 yılında Katar'ın Şaron ile Arafat arasında görüşme çağrısına karşı çıkmıştır. Keza Hazreti Peygamber hakkında karikatür yayınlayan Danimarka gazetesinin muhabirine akreditasyon verilmesine de itiraz etmiştir. En önemlisi de Körfez'de Amerikan askerlerinin bulunmasına karşı çıkmıştır. Bununla birlikte zaruret tahtında Libya'ya NATO müdahalesine itiraz etmemiştir. Buti de Karadavi de nihayetinde siyasete girmiş lakin Karadavi halk tarafında Buti ise rejim tarafında görünmüştür.

*Buti ile Karadavi ilmi olarak İslam dünyasının önemli iki âlimi olup Karadavi'nin 120 civarında eseri olmasına mukabil Buti'nin 60'a yakın eser yazdığı bilinmektedir. Onun ötesinde Buti şahsiyetiyle de takdir toplamış ve ilmi ve şahsiyetine mukabil rejime destek vermesi en anlaşılmaz tarafı ve onun ötesinde kitleleri şaşkınlığa uğratan yönü olmuştur.

* Muhibbiddin Hatip, 30 yıl Şii ulema ile ahbaplıktan sonra onlarla yollarını ayırmıştır. Reşid Rıza başta el İrfan dergisi gibi Şia dergi ve mevkuteleriyle yazışmalarından ve yıllarca kader ortaklığı yaptıktan ve 26 yıllık Şii âlimleriyle ahbaplıktan sonra Muhibbiddin Hatip ile aynı noktaya gelmiştir. Mustafa Sibai için de aynısı söylenebilir. Yusuf Karadavi de Ayetullah Teshiri gibilerle aynı çatıyı paylaştıktan sonra 2008 yılında yollarını ve taraflarını ayırmıştır. 

* Belki haddi vasatı günümüzde daha ziyade Yusuf Karadavi gibi isimler temsil ediyor.

* Suriye olaylarından sonra ekranlar üzerinden Buti ile Kardavi atışmışlardı. Karşı karşıya gelmişlerdi. Birbirlerine cevap vermişlerdi. İkisinin bakışları 180 derece farklıydı. Buna rağmen Karadavi, Buti'nin öldürülmesinin akabinde, ertesinde cuma hutbesinde meseleyi buna ayırmış ve bu eylemi yapanları kınamış ve cinayetle ilgili doğrudan Esat ve Esat güçlerini suçlamıştır. Karadavi eskiden beri Buti ile dost olduklarını ve fikri ayrılığın bu dostluğu haleldar etmeyeceğini söylemiştir. Merhum Malik Binnebi'nin öncüsü olduğu Cezayir'de yıllık olarak yapılan İslam Düşüncesi Buluşmalarında hep bir araya gelmişlerdir.

* Son devirde Reşid Rıza, Mustafa Sıbai, Karadavi Şiilerle uzun dönemler dostane münasebetler geliştirdikten sonra başa; sıfır noktasına dönmüşlerdir. Karşılıklı köprü kurmanın imkânsızlığını yeniden keşfetmişlerdir.

* Karadavi hayatına ve gelişme seyrine etki eden ve hayatında izler bırakan dostlarının hayatını yazar. Vefanın gereğini yapar. Bunlardan birisi Muhammed Gazali'dir. Yusuf Karadavi ona bir kitabını tahsis etmiştir: Tanıdığım Gazali: Yarım Yüz yıllık Yolculuk (Eş Şeyh Gazali Kema Areftuhu: Rihletu nisfi karnin). Diğeri ise Ebu'l Hasan en Nedevi'dir. Kema Areftuhu (Tanıdıklarım) serisinden ikinci kitabı ise 'Eş Şeyh Ebu'l Hasan en Nedevi Kema Areftuhu/ Tanıdığım Şeyh Ebu'l Hasan en Nedevi' adını taşımaktadır.

* Karadavi'nin son sıralarda konuşmaları onlar açısından bardağı taşıran son damla oldu. Birleşik Arap Emirliklerinin nerede olursa olsun İslam'la mücadele ettiğini söylemiştir. Bu hazmı kolay olmayan bir suçlamadır ve kapışma ve elçileri geri çekmenin gerçek nedeni de budur.

* Yıllardır Karadavi'nin BAE'ye girmesi yasaktır. Buna mukabil, Kuveyt'e yaptığı bir ziyaretini kısa veya yarıda kesmek durumunda kalmıştır. Karadavi Körfez'de hedefteki adamdır. Buna mukabil, Mısır'da İhvan'a ve devrime yapılan darbeden sonra darbe rejimi yakalanması için interpol aracılığıyla kırmızı bülten hazırlamıştır.

* Karadavi gibilerine ilişilmese de yerinin pek rahat ve sağlam olduğu söylenemez. Onca yaşına başına rağmen İnterpol listesinde bulunuyor. Kırmızı bültenle aranıyor. Sırf Mısır'ın darbeci rejiminin keyfi böyle istiyor diye.

*Merhum Muhammed Gazali ile Yusuf Karadavi'nin dostlukları bana geçmişteki sağlam dostlukları ve evlilikleri hatırlatır. Bu dostluklar kopmaz bağlarla örülüdür. Yusuf Karadavi dostluklarının anısına Muhammed Gazali'yi yazmıştır. Onun dışında yine merhum Ebu'l Hasan Nedevi'yi de vefa nişanesi olarak çeşitli yönleriyle anmış ve ele almıştır..

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

BEDİÜZZAMAN-2

BEDİÜZZAMAN-2

İttihatçıların yüzeye çıktıkları sıralarda da Türkiye’de siyaset anlamını kaybetmişt

BEDİÜZZAMAN-1

BEDİÜZZAMAN-1

Bediüzzaman, ‘ muhabbet fedaileriyiz husumete vaktimiz yok’ derken daima insanlar arasında iyi

MÜNİR GADBAN(1942-2014)

MÜNİR GADBAN(1942-2014)

Muhammed Kutup’un vefatı üzerinden çok geçmeden yine Mekke’den ikinci bir ölüm haberiyle i

YUSUF KARADAVİ

YUSUF KARADAVİ

Yusuf Karadavi geçenlerde Arap Baharının önünü, İsrail’in ömrünü uzatmak için kestikle

MUSTAFA SIBAİ(1918-1964)

MUSTAFA SIBAİ(1918-1964)

Son devirde Reşid Rıza, Mustafa Sıbai, Karadavi Şiilerle uzun dönemler dostane münasebetler ge

SEYYİD KUTUP(1906-1966)

SEYYİD KUTUP(1906-1966)

*20’inci yüzyıla ait şehitler kervanı arasında temayüz eden isimlerden birisi de Seyyit Kutu

MUHAMMED KUTUP(1919-2014)

MUHAMMED KUTUP(1919-2014)

Muhammed Kutup’un en temel vasfı teorisyen olmasıdır. Mütefekkirden öte bir teorisyendir. Tef

MUSTAFA SABRİ EFENDİ

MUSTAFA SABRİ EFENDİ

* Şeyhülislam Mustafa Sabri için ‘ asrının yektası idi’ diyenler olduğu gibi ‘ne kendi

HASAN EL BENNA(1906-1949)

HASAN EL BENNA(1906-1949)

Hasan el Benna’nın projesi, arzulanan İslami itidal cemaati gerçekleştirmektir. Bu aynı zaman

EŞREF ALİ TEHANEVİ(1863-1943)

EŞREF ALİ TEHANEVİ(1863-1943)

İmam Rabbani ve izindekilerden sonra, geçen yüzyılda Şeyhül Hind Mahmud Hasan ile birlikte her

EMCED ZEHAVİ(1882-1967)

EMCED ZEHAVİ(1882-1967)

Irak İmamı olarak iştihar eden zamanının İbni Abidin’i veya İkinci Ebu Hanifesi Emced Zehav

Dehşeti herşeyi kaplayan kıyametin haberi sana geldi mi?

Gaşiye, 1

GÜNÜN HADİSİ

"Her şeyin bir alameti vardır. İmanın alameti de namazdır."

Münavi

TARİHTE BU HAFTA

*Çanakkale'de Kirte Zaferi(28.04.1915) *Gazneli Mahmud'un vefatı(30.04.1090) *Cezzar Ahmet Paşa Akka'da Napolyon'u püskürttü.(2.05.1799) *Fatih Sultan Mehmed'in vefatı(3.05.1481) *Hâlid bin Zeyd Ebû Eyyûb Ensari'nin vefatı (4.05.677)(İ.hatip takvimi)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI