Cevaplar.Org

DUA ETMEK HAYATININ BİR PARÇASI OLSUN-1

Sevgili Kardeşim! Dua Etmek Allah’ın Emridir: Allah (c.c.) dua ile ilgili emrini şöyle vermektedir: "Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin. ..."(7.A'raf-55) Allah’ın emrini yerine getirmeliyiz.


Ali Bozkurt

alibozkurt.02@hotmail.com

2016-02-08 11:15:09

Sevgili Kardeşim! Dua Etmek Allah'ın Emridir:

Allah (c.c.) dua ile ilgili emrini şöyle vermektedir: "Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin. ..."(7.A'raf-55) Allah'ın emrini yerine getirmeliyiz.

Dua, istekte bulunmak ve yardım talep etmek demektir. Aciz kullar olarak, Allah'ın kusurlarımızı bağışlaması, sıkıntılarımızı gidermesi, hastalığımıza şifa vermesi, dünya ve ahiret nimetlerini bize ihsan etmesi gibi konularda istekte bulunmak için dua etmeliyiz.

Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Allah katında duadan daha değerli bir şey yoktur. (Tirmizi, Davet-1, İbn Mace, Dua-1) O halde ağzımız hep dualı olmalıdır.

Cenab-ı Hak, şöyle buyurmaktadır: "(Resûlüm!) De ki: (Kulluk ve) yalvarmanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin? ..." (25.Furkan-77) Allah'ın yanında bir değerimizin olmasını istiyorsak, ona tam bir iman ile kulluk edip yalvarmalıyız.

Rabbiniz şöyle buyurdu: Bana dua edin, kabul edeyim. ..." (40.Mü'min-60) Öyleyse Allah'tan gafil olmamak, zikir ve dua ile Allah'a yönelmek gerekir.

Her gün defalarca okuduğumuz Fatiha suresinde Allah'a şöyle söz veririz: "Ancak Sana kulluk eder ve yalnız Senden yardım dileriz." (1.Fatiha-5) Günde kırk kere verdiğimiz bu sözü, muhakkak surette yerine getirmemiz gerekir. Hayatımızın her aşamasında ve bütün işlerimizde Allah'a kulluğun gereğini yerine getirip sadece ondan yardım dilemeliyiz.

İstiğfar da bir duadır. Bu ayete dikkat etmek gerekir: "... O halde O'ndan mağfiret isteyin; sonra da O'na tövbe edin. Çünkü Rabbim (kullarına) çok yakındır, (dualarını) kabul edendir." (11.Hud-61) Günahlarımızla birlikte yaşamaya devam etmek yerine tövbe istiğfar etmeliyiz.

Dualarımızın Kabul Edilmesi İçin Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Bu soruya cevap olarak şu hususlar sayılabilir:

1.Duaları kabul edilen bir kul olmak için, günah işlememek gerekir. Günah işlemeyen bir insanın elbette Allah'ın yanındaki kıymeti yüksektir. "Allah ancak takvâ sahiplerinden kabul eder" (5.Maide-27)

2.Dua etmeden önce, işlenen günahlardan tövbe edip istiğfarda bulunmak icap eder. "Ettiği zulümden sonra tövbe edip düzelen kimse, bilsin ki Allah onun tövbesini kabul eder. Allah şüphesiz Bağışlayandır, merhametli olandır." (5.Maide-39) O halde bağışlanıp merhamet edilmek isteyen tövbe istiğfar etmelidir.

3.Duaya, Eûzü Besmele çektikten sonra, Allah'a hamd ve Hz. Muhammed (s.a.v.)'e salat ederek başlamak yerinde olur. Bu konuyu anlatan bir hadis şöyledir: "Biriniz dua ettiği zaman, Allah'a ham ve övgü ile başlasın, sonra Peygambere salat etsin, sonra dilediği duayı yapsın." (Tirmizi, Daavat-6; Ebu Davud, Salat-358)

4.Dua edileceğinde eller semaya kaldırılmalı ve duadan sonra yüze sürülmelidir. Hz. Ömer (r.a.)'ın bu husustaki rivayeti şöyledir: "Hz Peygamber, duada ellerini semaya kaldırdığı zaman yüzlerine sürmeden indirmezdi." (Tirmizi, Daavat-11)

5.Gönülden ve gizlice, yüksek olmayan bir ses ile dua edilmelidir. Bu husustaki iki ayet şöyledir: "Rabbinize gönülden ve gizlice yalvarın. Doğrusu O aşırı gidenleri sevmez." (7.Araf-55) "Kendi kendine, yalvararak ve ürpererek, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam Rabbini an. Gafillerden olma." (7.Araf-205)

6.Allah'tan haram olmayan ve olağanüstü özellik taşımayan olağan şeyler istenmelidir. Bir hadis-i şerif şöyledir: "Bazı toplumlar duada sınırı aşacaklardır, siz onlardan olmaktan sakının" (Ebu Davud, Salat-358)

7-Sadece Allah'a yalvarılmalıdır. "O halde sakın Allah ile beraber başka tanrıya kulluk edip yalvarma, sonra azap edilenlerden olursun!" (26.Şuara-213)

8.Duanın sonunda âmin demeliyiz. Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Biriniz 'âmin' dediği zaman, gökteki bir melek de 'âmin' der. …" Hemmam bin Münebbih Sahifesi-10)

9.Duanın sonunda salâvat getirmeyi ihmal etmemeliyiz. Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Muhammed'e ve onun âl-i beytine salâvat getirilmedikçe yapılan her dua mahcuptur/ perdelidir/engellidir(ilahi kabul huzuruna çıkamaz)." (Taberani, el-Evsat-721)

10.Duaya devam etmeliyiz. Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Rabbime dua ettim de kabul edilmedi, diyerek acele etmediğiniz sürece dualarınız kabul edilir." (Buhari, Davet-22, Müslim, Zikir-92)

11.Korkarak ve ümit edilerek dua etmek gerekir. "... Allah'a korkarak ve umutla yalvarın. ..." (7.Araf-56)

12.Allah'ın Esma-ı Hüsnası ile ona dua etmeliyiz. "En güzel isimler (el-esmâü'l-hüsnâ) Allah'ındır. O halde O'na o güzel isimlerle dua edin. ..." (7.Araf-180)

13.Hem dünya için hem de ahiret için dua edilmelidir. Sadece dünyalık için dua edenler, Kur'an'da kınanmaktadır: "… İnsanlardan öyleleri var ki: Ey Rabbimiz! Bize dünyada ver, derler. Böyle kimselerin ahiretten hiç nasibi yoktur." (2.Bakara–200)

14.İhtiyacın çeşidine göre Allah'ın Esma-ı Hüsnası ile dua dilmelidir. Mesela hastalıklardan şifa bulmak için Şafi ismi ile geniş ve helal rızık elde etmek için Rezzak ismi ile tövbenin kabul edilmesi için Tevvab ismi ile günahlardan bağışlanmak için Gaffar ismi ile dua edilmesi yerinde olur.

15.Duanın yapılacağı zamanın da kabulünde etkili olduğu bazı sahih hadislerde yer almaktadır. Bu bilgilere itibar etmek gerekir.

Dua Yapmak İçin Tavsiye Edilen Zamanlar Şöyledir:

1.Seher Vakti:

Kur'an'da, salih amel sahibi olup cennete gidecek olan insanların nitelikleri anlatılırken şu özellikleri de ifade edilir: "Seher vakitlerinde Allah'tan bağışlanma dilerlerdi." (51.Zariyat-18)

Bir ayet-i kerime de şöyledir:

"Allah'ın rızası ve cennet nimetleri sabredenlerin, doğruluktan şaşmayanların, huzurda boyun bükenlerin, hayra harcayanların ve seher vakitlerinde istiğfar edip yalvaranlarındır." (3.Âl-i İmrân-17)

Resulullah (s.a.v.)'e hangi duanın çok kabul edildiği sorulunca şöyle cevap verdi: "Gecenin son saatlerinde ve farz namazlardan sonra yapılan dua" buyurdu. [Tirmizî, Daavât 79]

Bu konuda bilgi veren bir hadis şöyledir:

"Allah Tebâreke ve Teâlâ, her gece, gecenin son üçte biri kalınca dünya semasına iner ve şöyle buyurur: Mülkün sahibi benim! Kim ki bana duâ ederse, ona cevap veririm. Kim ki benden isterse ona veririm. Kim ki bana istiğfar ederse onu bağışlarım. Tan yeri ağarıncaya kadar bu böylece devam eder." (Tirmizî, Namaz- 326)

Seher vaktin, gecenin son altıda biri olarak kabul edilmektedir.

2.Gece Vaktinde:

"Geceleyin öyle bir zaman vardır ki, Müslüman bir kimse o zamana rastlayıp Allah'tan dünya ve âhirete dair hayırlı bir şey dilerse, Allah ona dilediğini verir. Bu her gece böyledir." (Müslim, Müsâfirîn 166, 167)

3.Ezan Esnasında:

Bu husustaki bir hadis şöyledir:

"İki şey vardır, asla reddedilmezler: Ezan esnasında yapılan dua ile, insanlar birbirine girdikleri savaş sırasında yapılan dua." (Muvatta, Nidâ 7, 1, 70)

4.Ezan İle Kamet Arasında:

Hz. Muhammed (s.a.v.) bu konuda şöyle buyurmuştur:

"Ezan ile kamet arasında yapılan dua reddedilmez." (Ebû Dâvûd, Salât-35)

5.Namaz Kıldıktan Sonra:

Resulullah (s.a.v.)'e hangi duanın çok kabul edildiği sorulunca şöyle cevap verdi: "Gecenin son saatlerinde ve farz namazlardan sonra yapılan dua" buyurdu. (Tirmizî, Daavât-79)

6.Secde Sırasında:

"Kulun Rabbine en yakın olduğu hal secde halidir. İşte bu sebeple secdede çok dua etmeye bakın!" (Müslim, Salât-215) Ancak namaz kılarken yapılan secdelerde dünyevi sözlerle istekte bulunmak doğru olmaz. Yapacağımız özel dualar için nafile kabilinden secdeye varıp üç kere "sübhanerabbiyelala" dedikten sonra istenen özel dualar yapılmalıdır.

7.İftar Ederken:

Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Oruçlunun iftar vaktindeki duası reddedilmez" (Tirmizi, Daavat-129) "Oruçlunun orucunu açarken yapacağı dua reddedilmez." (İbn Mace, Siyam-48)

8.Ramazan Ayında:

Bu husustaki hadis-i şerif şöyledir: "Ramazan`ın ilk gecesinde Cennet kapıları açılır. Her gece sabaha kadar bir münadi seslenir: Günahlarının affedilmesi için istiğfar eden yok mu? Tevbe eden yok mu? Allah tevbesini kabul buyursun. Dua eden yok mu? Cevap verilsin. Kendisi için bir şey isteyen yok mu? isteği hemen karşılansın." (Müsned, 4-22)

9.Yolculuk Sırasında:

Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Makbul olduğunda şüphe bulunmayan üç dua vardır: Mazlumun duası, misafirin duası, babanın çocuğuna duası." (Ebu Davud, Vitr-29)

Yolculuk sırasında hem kendimiz için hem de öteki insanlar için dua etmenin yanı sıra, misafir ağırlamalı ve onların duasını almaya gayret etmeliyiz. Ayrıca babamızın ve annemizin duasını almak için de gerekli çabayı göstermek icap eder.

10.Cuma Günü:

Cuma günü içinde, duaların kabul edildiği bir saat bulunduğunu anlatan iki hadis-i şerif şöyledir:

"İçerisinde güneşin doğduğu en hayırlı gün, Cuma günüdür. Adem Aleyhisselam o günde yaratıldı, o günde cennete girdirildi, o günde oradan çıkartıldı ve o günde kıyamet kopacaktır! O günde öyle bir saat var ki, Müslüman bir kul o saate denk getirerek Allah'tan hayırlı bir şey isterse, Allah onun isteğini verir' buyurdu." (Müslim 854/1717, Ebu Davud 1046, Tirmizi 491)

"'Onda öyle bir saat var ki Müslüman bir kul o saate denk getirerek namaz kılıp Allah-u Teâlâ'dan bir şey isterse, Allah ona isteğini mutlaka verir' buyurdu." (Buhari 895, Müslim 852/13)

Belirtilen saatin öğlen vakti ile akşam arasında olacağı kuvvetli bir ihtimaldir.

11.Mübarek Gün ve Gecelerde:

Arefe gecesi, bayram günleri, kandil geceleri gibi zamanlarda duaya ağırlık vermeliyiz:

"... Duaların en faziletlisi de arefe günü yapılan duadır. ... (Muvatta, Hacc-246)

"En hayırlı dua arefe günü yapılan duadır." (Titmizi, Dua-8)

"Şaban ayının yarısı (Berat gecesi) gelince gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçiriniz. Cenabı Allah o gece güneşin batmasıyla dünya göğüne iner ve şöyle der: "Benden af dileyen yok mu; onu affedeyim. Rızık isteyen yok mu; rızık vereyim. Şifa dileyen yok mu; şifa vereyim." Allah Teâlâ Şaban'ın on beşinci geresi (Berat gecesi) tecelli eder ve ana-babaya asi olanlarla Allah'a ortak koşanlar dışında bütün kullarını bağışlar." (İbn Mace, İkametü's-Salât, 191; Tirmizî, Savm-38)

-devam edecek-

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

ŞABAN AYI VE BERAT GECESİNDE AFFEDİLMEYECEK OLANLAR

ŞABAN AYI VE BERAT GECESİNDE AFFEDİLMEYECEK OLANLAR

"Şühûr-i selâse" denilen "üç aylar"ın ikincisi de Şaban ayıdır. Bilindiği gibi, üç ayla

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-7

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-7

2.İman ve nifak birbirine zıddır? a-“Hidayet ve dalalet birbirine zıt kavramlardır. (Çünk

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-6

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-6

4- KURUMSALLAŞMIŞ NİFAK VE MÜNAFIKLARLA İLGİLİ DAHA GENEL TESBİTLER: 1-NiFAK VE ZINDIKA:

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-5

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-5

b)Nifakın sosyal hayata bakan cihetleri: Kur’an münafıkların şahıslarını değil sıfatlar

SOSYAL BARIŞIN TEMİNİ VE GÜVENLİĞİN TESİSİ-3

SOSYAL BARIŞIN TEMİNİ VE GÜVENLİĞİN TESİSİ-3

3. Haramdan kaçınma İslâm’ın öngördüğü yasakların her birisi, hem fert ve toplum huzur

SOSYAL BARIŞIN TEMİNİ VE GÜVENLİĞİN TESİSİ-2

SOSYAL BARIŞIN TEMİNİ VE GÜVENLİĞİN TESİSİ-2

2. Merhamet: Karşılıklı hoşgörü, sevgi ve acıma duygusu Sosyal barışın önemli bir fakt

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-4

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-4

6. Münafık ahdi bozar. Sözünde durmaz: Tevbe suresinde:

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-3

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-3

3. MÜNAFIKLARIN TEMEL ÖZELLİKLERİ: Nifak ehlinin temel özelliklerinin ferdi hayata bakan yans

SOSYAL BARIŞIN TEMİNİ VE GÜVENLİĞİN TESİSİ-1

SOSYAL BARIŞIN TEMİNİ VE GÜVENLİĞİN TESİSİ-1

İslâm’da sosyal barış ve güven, Allah’ın büyük bir lütfu olarak ilan edilir. Aşağıd

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-2

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-2

2-İMAN VE NİFAK MUVAZENESİNDE NİFAKIN TEŞEKKÜLÜ VE KISIMLARI: “Kuran ve hadislerde kalbin

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-1

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-1

BİRİNCİ BÖLÜM: 1: NİFAKIN GENEL TARİFİ VE BAĞLANTI NOKTALARI: a) Nifak: “Küfrünü gi

"Allah bize yeter, O ne güzel vekildir" dediler.

Âl-i İmrân; 173

GÜNÜN HADİSİ

İlim talebi için yola çıkan kimse dönünceye kadar Allah yolundadır.

(Tirmizi, 2649)

TARİHTE BU HAFTA

*Cumhuriyet'in ilanı(29 Ekim 1923) *Sütçü İmam Maraş'ta direnişi başlattı(31 Ekim 1919) *I.Dünya Harbine girdik(1 Kasım 1914) *İmam-ı Rabbani Hz.lerinin İrtihali(2 Kasım 1624) *Hz.Ömer(r.a.)'in Şehadeti(3 Kasım 644)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI