Cevaplar.Org

“İMANDA DEVAM EDİN”

Osmanlı devletinin yüz akı İkinci Mehmed Han gerçekten iç ve dış fethe mazhar olmuş bir padişahtır. Hem âlim ve abid, hem muzaffer bir kumandan, hem de havan topunu ilk defa icad edebilecek seviyede bilim adamıdır. Onun ilmi yönüne Kastamonulu merhum Mehmed Feyzi Efendi şöyle ışık tutar; “Altı lisan bilirdi. Çok büyük âlimdi. Müfessirdi içtihad mertebesine gitmişti. Kamus-u Arabiyi ezbere bilirdi. Ezberinden ulemaya arz etti.”


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2015-12-16 04:24:15

Osmanlı devletinin yüz akı İkinci Mehmed Han gerçekten iç ve dış fethe mazhar olmuş bir padişahtır. Hem âlim ve abid, hem muzaffer bir kumandan, hem de havan topunu ilk defa icad edebilecek seviyede bilim adamıdır. Onun ilmi yönüne Kastamonulu merhum Mehmed Feyzi Efendi şöyle ışık tutar; "Altı lisan bilirdi. Çok büyük âlimdi. Müfessirdi içtihad mertebesine gitmişti. Kamus-u Arabiyi ezbere bilirdi. Ezberinden ulemaya arz etti."

Merhum, sefer çıkarken dahi ilmi müzakerelere devam edecek kadar ilim aşığı idi. Bir gün bir sefere hazırlanıldığı sırada ulema ile

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ آمِنُواْ

"Ey İman edenler' İman ediniz.."(Nisa; 4/136) ayetini müzakere ediyorlardı. Dışarıda ise harp davulları, kösler çalıp duruyordu. Âlimler ayette iman edenlere tekrar "iman ediniz" emrinin hikmetini açıklayamıyorlardı. Bir ara Fatih hazretleri Fahreddin-i Acemi'ye dönerek;

-Siz ne buyurursunuz? Diye sordu.

Fahreddin efendi;

-Ordunuzun davulları bu sualin cevabını bağırır dururken, bu meselenin çözülmemiş tarafı kalmamıştır hünkârım."

Sultan bu cevaptaki inceliğe hemen intikal edemediğinden, hikmetini sorunca, hazret şu cevabı verdi;

-Devletli hünkârım! Davullar 'dum dum' diyorlar. Bildiğiniz üzere Arapçada dum dum "devam ediniz" demektir. Bu ayetteki aminu'dan murad da "dûmu ale'l imân" Ey iman edenler bu imanınızda sebat gösterin, devam ediniz' demektir.

Bu cevap hem Fatih, hem de müzakeredeki âlimlerin çok hoşlarına gitmişti.

Kaynaklar

1-Çınar Takvimi, 2015

2-Mehmed Feyzi Efendi, Feyizlerden Damlalar, Hamle Yayınları

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

“HA SEN HA BEN”

“HA SEN HA BEN”

Osmanlının son dönemlerindeyiz. Papaz iken İslâm diniyle müşerref olan bir kimse, İstanbul'a

“CÖMERTLİĞİN BABASI”

“CÖMERTLİĞİN BABASI”

Arap Tarihinde cömertliğiyle meşhur Hatem-i Tai’yi çoğumuz duymuşuzdur. Adeta cömertlik bu

ASIL ŞAŞILACAK ŞEY

ASIL ŞAŞILACAK ŞEY

Tefsîr-i Râzî’de hikâye olunmuştur ki bir gün birisi Hz. Ömer’in huzurunda; “Şu satran

VATAN DERDİ, EVLÂD ACISINDAN MUKADDEMDİR!

VATAN DERDİ, EVLÂD ACISINDAN MUKADDEMDİR!

Dünyada tek bir evlâdım, ciğer-pârem, istinâdgâh-ı refâh u maîşetim var: Mehmed Bey!.. Bu

HAKİKİ SALTANAT

HAKİKİ SALTANAT

Abdullah bin Mübarek (rahimehullah) Rakka şehrine doğru yola çıkmıştı. Havada çokça toz ya

MÜKÂFATLANDIRAN SABIR

MÜKÂFATLANDIRAN SABIR

Sydneyli bir tüccar, Bombay’dan kalkan bir gemiye yetişebilmek için, son dakikada bir taksiyle

UNUTULMAYAN BORÇ

UNUTULMAYAN BORÇ

“Bütün Dünya” adlı ünlü derginin Temmuz 1948 tarihli 6. Sayısında, İzmir’den bir oku

SÖZ SÖYLEMEDİN Kİ

SÖZ SÖYLEMEDİN Kİ

Geveze bir şahıs, hikmet ehli bir insanın yanına gidip faydasız sözleriyle hikmet ehlini bir s

İLM-İ SİYASET NE DEMEKTİR?

İLM-İ SİYASET NE DEMEKTİR?

Bir zamanlar Şark’ta çok kuvvetli bir padişah varmış. Bu padişah bir gece rüyasında bütü

SEHL BİN TÜSTERİ’NİN BİR ÇOCUKLUK HATIRASI

SEHL BİN TÜSTERİ’NİN BİR ÇOCUKLUK HATIRASI

Büyük Allah dostu Sehl bin Tüsteri der ki; “Üç yaşındaydım. Geceleyin kalkar, dayım Muham

“ARDIMDA ÜÇ HEKİM BIRAKIYORUM”

“ARDIMDA ÜÇ HEKİM BIRAKIYORUM”

Meşhur tıp üstadı Falcon son demlerindeyken, etrafına toplanan meslektaşlarına; -Ölümüme

Gökleri ve yeri yerli yerince yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş ancak O'nadır.

et-Teğabün: 3

GÜNÜN HADİSİ

Hayâ îmândandır.

Abdullâh b. Ömer (r.a)'dan

TARİHTE BU HAFTA

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI