Cevaplar.Org casino maxi

İNSAN RUHUNDAKİ DÖRT ÖZELLİK VE KULLUK

İnsan, ruhunun dört küllî hassaları/özellikleriyle dört kulluk vazifesini yapar: a.İrade: İradenin en yüksek hedefi Allah’a kulluk yapmaktır. İnsanı makine-adam kılığından çıkaran, dilediğini serbestçe yapabilme özelliğine sahip kılan, yüce Allah'ın irade sıfatına şahitlik eden bu özellikle insan yüce Allah'a kul olur. Çünkü insan,


Niyazi Beki(Doç. Dr.)

niyazibeki@gmail.com

2015-12-08 04:57:54

İnsan, ruhunun dört küllî hassaları/özellikleriyle dört kulluk vazifesini yapar:

a.İrade: İradenin en yüksek hedefi Allah'a kulluk yapmaktır. İnsanı makine-adam kılığından çıkaran, dilediğini serbestçe yapabilme özelliğine sahip kılan, yüce Allah'ın irade sıfatına şahitlik eden bu özellikle insan yüce Allah'a kul olur. Çünkü insan, hayvan ile melek arasında alçalıp yükselebilen, ferşten arşa kadar uzanan büyük bir meydanda, imtihana tabi tutulan biri olarak kendisine geniş fırsatlar ve büyük imkânlar tanınmış bir varlıktır. İnsana bu imkânlar verilmiş ki, bir yandan melek tarafı olan şuurlu ve akıllı ruhu ile yüksek makamlara çıkıp melek gibi bir insan veya daha üstün olabilsin.

Diğer taraftan da bitki ve canlılarla müşterek yanlarıyla da aksi istikamette hareket edip de hayvan gibi belki daha aşağı bir seviyeye de düşmesi mümkün olsun.

وَلَقَدْ ذَرَأْنَا لِجَهَنَّمَ كَثِيراً مِّنَ الْجِنِّ وَالإِنسِ لَهُمْ قُلُوبٌ لاَّ يَفْقَهُونَ بِهَا وَلَهُمْ أَعْيُنٌ لاَّ يُبْصِرُونَ بِهَا وَلَهُمْ آذَانٌ لاَّ يَسْمَعُونَ بِهَا أُوْلَـئِكَ كَالأَنْعَامِ بَلْ هُمْ أَضَلُّ أُوْلَـئِكَ هُمُ الْغَافِلُونَ

" Biz cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için halk ettik. Öyle ki onların kalpleri var, onunla idrak etmezler, gözleri var, ama onlarla görmezler, kulakları var, ama onlarla duymazlar, onlar hayvan gibidirler. Belki hayvandan daha ağıdırlar ve onlar gafillerin ta kendileridir."(1)

Bu ayetin manası şudur: Allah insanlardan ve cinlerden öyle bazı kimseler yaratmıştır ki, netice itibariyle özgür iradeleriyle yanlış yolu tercih ederek imtihanı kaybedip cehenneme giderler. Aslında Allah, onlara imtihanı kazanmaları için gereken bütün imkânları vermiştir. Konuyu idrak etmeleri için kalp/akıl vermiştir, fakat –bilerek- akıllarını kullanmadılar. Soruların cevapları olan kopyalar vermiş ve bunu görmeleri için göz de vermişti. Ancak –kendi iradeleriyle-gözlerini kapattılar, görmezlikten geldiler. Soruların cevapları olan hakikatleri kulaklarına haykıran ve her fırsatta onlara seslenen rehberler göndermişti. Fakat bunların sesine –özgür iradeleriyle-kulaklarını tıkamışlardı. Bu gibi beyinsizlerin imtihanda kalmaları kaçınılmazdır. Ayette bu hakikate işaret edilmiştir.

Şu da ispat gerektirmeyecek kadar açık bir hakikattir ki, imtihanlar kaybettirmek için değil kazandırmak için yapılır. Fakat acı bir gerçektir ki ekseriyetle kaybedenler kazananlardan daha çoktur. Bu gerçek İlahi imtihanda da geçerlidir.

وَمَا أَكْثَرُ النَّاسِ وَلَوْ حَرَصْتَ بِمُؤْمِنِينَ

"Resulüm! Ne kadar hırs gösterirsen göster, insanların ekserisi iman etmezler-yani imtihanı kaybederler-"(2) mealindeki ayette bu hakikate işaret edilmiştir.

İşte nizam ve intizamıyla bütün varlıkların eşsiz adaletine şahadet ettiği yüce Allah, âdil bir imtihanın gerçekleşmesi için insana serbestçe işleyebilen bir irade vermiştir. Bu iradenin asıl yaratılış gayesi Allah'ı tanımak, bilerek ona kulluk yapmak, ibadet edip imtihanı kazanmaktır. Her şey yaratıldığı gayeler istikametinde hareket etmekle huzur ve itminana kavuşur. İnsan iradesi de yüce Allah'ın iradesine boyun eğdiği zaman terakki eder, yükselir, mutlu olur.

b. Zihin: Tefekkür sisteminin projektörü olan zihnin terakki zirvesi marifetullahtır. Evet, bu unsurun insan vicdanına dercedilmiş olmasının ana hedefi yaratıcısını bulmak, onu tanımaktır. Eşya arasında ince münasebetleri etüt eden zihin, sanattan sanatkâra, varlıktan var edene, yaratıktan yaratana intikal eder.(3) Maksadını elde edince de lezzet-i ruhaniyeyi artırmak için marifetullah'da terakki eder.

c. Duygu: Ruhun bir özelliği de histir/duygudur. Her şeyde birçok gayeler vardır. Ancak bunlardan biri en büyüktür. İşte hissin en büyük gayesi Allah sevgisidir/ Muhabbetullah'tır. Bu gayenin tahakkuku ile de insanın hassas kalbi itminana kavuşur, tatmin olur, huzur bulur. Aşk-ı mecazîdeki fevkalade ıstırap bu hissin yanlış mecraya sevk edilmesinden kaynaklanmaktadır. Ruhun rahatı, vicdanın istirahatı aşk-ı hakiki olan Muhabbetullahtır. Bu hissi Mevla'nın sevgisine kanalize ettirmektir. Çünkü kalbin özel aşk odası olan süveydası bu sevda için yaratılmıştır.

d. Basiret: Ruhun hassalarından biri de latife-i rabbani denilen bir manevi gözdür, bir basiret, bir nurdur. Basar (göz) ile maddi şeyleri müşahede ettiğimiz gibi, basiret (manevi göz) ile de manevî şeyleri görürüz. İşte bu latifenin en yüksek gayesi şühud derecesinde yüce Mevlanın her an ilmiyle, kudretiyle yanında hazır, nazır olduğunu bilmektir. Yüce Rabbın latif icraatını müşahede etmekle ve esma-yı ilahiyyenin tecellilerini seyretmekle görevli bulunduğu içindir ki bu kalbî basirete "Latife-i Rabbani" adını almıştır.

Bu dört unsurun fonksiyonlarını yerine getirmelerine imkân verirseniz göreceksiniz ki, vicdanınız ruhani lezzetlerle mütelezziz olurken, ruhunuz huzur ile mutlu olurken, kalbiniz de 

 أَلاَ بِذِكْرِ اللّهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُ

"Şüphesiz kalpler Allah'ı zikretmekle itminana kavuşur"(4) ayetini tilavet edecektir.

Dipnotlar

1-Araf, 7/179.

2-Yusuf, 12/103.

3-Gazali, Ebu Hamid Muhammed b. Muhammed, İhyau'l-Ulum, Kahire, 1358/1939, I/347.

4-Rad, 13/28.

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

İLAHİ SENARYO

İLAHİ SENARYO

Bir filmin mükemmel ve güzel olması, senarist ve yönetmenin maharetiyle doğru orantılıdır.

M Ü N Z İ R O Ğ L U N U M A N

M Ü N Z İ R  O Ğ L U  N U M A N

Hire hükümdarı olan Numan tarihin kaydettiği sayılı sapık zalimlerdendir. İran namına ülke

İHSAN NE DEMEKTİR?

İHSAN NE DEMEKTİR?

1. Bil ki ihsan, insanı azaptan kurtaracak olan mükemmel dinin üçüncü rüknüdür. O da Peygam

TARİHTE MEŞHUR ZALİMLER VE AKIBETLERİ

TARİHTE MEŞHUR ZALİMLER VE AKIBETLERİ

Kıymetli kardeşlerimiz, Bursa sabık müftülerinden merhum Nail Papatya Hocaefendi’nin “Tarih

KENDİNİ ALDATMAK

KENDİNİ ALDATMAK

Aldatanların en zavallısı kendini aldatandır Konuya başlamadan önce, samimiyetle belirtelim k

SAHABELERİN DAVET METODLARI

SAHABELERİN DAVET METODLARI

Soru Sahabe’nin davet metodu nasıldı? Bunu kısaca açıklar mısınız ? Cevap:

AĞLAYAN KALBİN GÖZ YAŞLARI!

AĞLAYAN KALBİN GÖZ YAŞLARI!

Uyandım. Gece 2.30 sularıydı. Hem hüzünlü, hem de sevinçliydim. Hüzünlüydüm; çünkü kap

TÜM MÜMİN KARDEŞLERİNE KARŞI EDEPLER

TÜM MÜMİN KARDEŞLERİNE KARŞI EDEPLER

1. Kardeşlerinin kusurlarını araştırmamalı onların geçmişte yaptıkları hataları unu

ZEKÂT VE SADAKALAR KONUSUNDA ÇOK ÖNEMLİ BİRKAÇ NOT

ZEKÂT VE SADAKALAR KONUSUNDA ÇOK ÖNEMLİ BİRKAÇ NOT

Ramazan ayı, oruç ayı, Kur’an ayı olmanın yanında, aynı zamanda yardım ve yardımlaşma ay

MUHTAR-I NAİM’DEN KIYAMET ALAMETLERİ

MUHTAR-I NAİM’DEN KIYAMET ALAMETLERİ

Ahirzamanda bir takım insanlar zahirde birbirine dost, kalblerinden birbirlerine düşman olacaklar

NAMAZ KILMAYAN BAŞÖRTÜLÜ KIZ, NAMAZ KILAN BAŞI AÇIK HANIM

NAMAZ KILMAYAN BAŞÖRTÜLÜ KIZ, NAMAZ KILAN BAŞI AÇIK HANIM

21 Mayıs Cumartesi Kocaeli kitap fuarına kitaplarımı imzalamak için davet edilmiştim. Bulundu

Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise hiç şüphesiz hakikat bakımından bir şey ifade etmez.

Necm,28

GÜNÜN HADİSİ

Allah'ın en sevdiği isimler

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah'ın en ziyade sevdiği isimler Abdullah ve Abdurrahman'dır." Müslim-Edeb:2 Ebu Davud-Edeb:59

TARİHTE BU HAFTA

*Abdülkadir Geylani hazretlerinin vefatı 17 Temmuz 1163 *Kıbrıs barış harekatı 20 Temmuz 1974 *Aya ilk insan ayağının basması 21 Temmuz 1969

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI