Cevaplar.Org

HÜSNÜ ALTINTABAK

Hüsnü Altıntabak, 1914 Isparta doğumludur. Asıl mesleği hattatlıktır. Isparta’nın çoğu camilerindeki hat yazılarını bizzat kendisi yazmıştır. Bugünkü Isparta Ulu Camiinin hat yazılarını da, Tenekeci Hattat Mehmet Efendi ile beraber yazmışlardır


Ömer Özcan

ozcannurs@hotmail.com

2015-11-30 21:29:50

Hüsnü Altıntabak, 1914 Isparta doğumludur. Asıl mesleği hattatlıktır. Isparta'nın çoğu camilerindeki hat yazılarını bizzat kendisi yazmıştır. Bugünkü Isparta Ulu Camiinin hat yazılarını da, Tenekeci Hattat Mehmet Efendi ile beraber yazmışlardır.

Merhum Hüsnü Altıntabak, zamanın iktizası üzere 1950'lili yıllarda oto boyacılığı mesleğini icra etmeye başlar. Bu meslek, Hz. Üstad'ın bugün Isparta'daki müze evinde sergilenen otomobilin alınmasında bilirkişi olarak vazife yapmasına vesile olmuştur. Yani bu otomobil Hüsnü Altıntabak'ın onayı ile satın alınmıştır.

Merhum Hüsnü Efendinin önemli bir hatırası da, Bediüzzaman Hazretlerinin 1952'den itibaren sekiz sene müddetle, vefatına kadar üzerinde yattığı karyolayı kendi evinden getirip Üstad'ın evine koymasıdır.

Hüsnü Altıntabak, 2000 yılında Isparta'da vefat etmiştir.

Hatıraları toplamamda, Hüsnü Efendinin torunu Ahmed Altıntabak'ın büyük yardımları olmuştur. İnşaat mühendisi olan Ahmed Altıntabak, İman-Kur'an hizmetlerine vakf-ı hayat etmiş, merhum dedesine tam bir hayr-ül halef olmuştur. Hatıralar yazıldıktan sonra kendisi ve yakınları tarafından tashih edilmiştir.

***

Bediüzzaman'ın karyolasını Hüsnü Altıntabak getirmişti

Hüsnü Altıntabak'ın Bediüzzaman Hazretleri ile ilk görüşmesi; Bediüzzaman'ın 1926 yılı sonlarında Barla'ya sürgüne gitmeden önce Isparta'da kısa süreli ikâmetleri sırasında olmuştur. Baba Nuri Efendi, Ulu Camii imamlarından olup, "Isparta'ya Said Nursi isminde büyük bir âlim gelmiş" diyerek, 12 yaşlarındaki oğlu Hüsnü'yü yanına alarak, Bediüzzaman'ın ziyaretine gitmeleriyle olmuştur. Bu şekilde küçük Hüsnü Üstad'ı ilk defa görmüş olur.

Daha sonra, 1952'de Üstad Said Nursi Hazretleri tekrar Isparta'ya gelip, sonradan müze haline getirilen evine ilk defa yerleşeceği sırada Terzi Mehmet Ağabey, Tenekeci Hattat Mehmet Efendi ve diğer eski ağabeyler evin içini döşüyorlar. Kimi masa, kimi yorgan getiriyor. Hüsnü Efendi de şimdi Üstad Hazretlerinin yattığı odada teşhir edilen karyolayı getirmiştir. Hz. Üstad bu karyolada vefat edinceye kadar sekiz sene yatmıştır.

O günkü baskı ve baskınlar döneminde, Hüsnü Efendinin evinin altındaki depoya Risale-i Nur eserleri konularak buradan ihtiyaç olan yerlere gönderilirdi. Bu şekilde Simitçi Osman ağabey ve diğer bir başkası daha olmak üzere üç tane daha gizli depo olduğu söylenmiştir.

Üstad'ın otomobilini Hüsnü Altıntabak ile Mahmut ve Ceylan Çalışkan satın almışlardır

1954'te Üstadımıza jip alınıyor. Bu araç hizmete gitmediği zamanlarda Hüsnü Efendinin şimdiki Ziraat Bankası arkasında bulunan dükkânına konuluyor. Fakat bu jipin arka kısmı brandalı olduğundan içerisi hem soğuk oluyor, hem de çok toz alıyor. Üstadımız bir yere gideceğinde brandanın altı yorgan ile kaplanıyor ve içeriyi ısıtmak için arabanın içine mangal konuluyor. Bu şekilde çok zahmet ile seyahat edilebiliyor.

1956'da ağabeyler, Üstada bir otomobil alalım daha rahat seyahat etsin diyorlar. Hüsnü Efendi mesleği icabı otomobillerden anladığı için ağabeyler onu bilirkişi olarak vazifelendiriyorlar. İlk önce Ceylan ağabey ile Boyacı Hüsnü Efendi beraber İstanbul'a gidiyorlar. Orada güzel bir Cadillac marka araba buluyorlar. Fakat yabancı plakalı olduğu için satın almaktan vazgeçiyorlar. Sonra Mahmut ve Ceylan Çalışkan ağabeylerle beraber Hüsnü Efendi Ankara'ya gidiyorlar. Orada, Kavaklıdere semtinde ilk baktıkları oto galeride, şu an müzede bulunan 1954 model Chewrolet marka otomobili beğenip alıyorlar. Chewrolet'i o zamanlarda parçası bol bulunan makbul bir otomobil olduğu için tercih ediyorlar. Bu araç eski Amerikan Büyükelçisinin arabası imiş. Bu otomobili 29 bin liraya satın alıp Emirdağ'ına üstadın yanına geliyorlar. Üstadımız hediye kabul etmediği için, ağabeyler Üstada: "Mahmut kardeş taksicilik yapmak için otomobil aldı. Lüzum ederse hizmetlerde de kullanırız" diyorlar. Ve üstadı da alarak Isparta'ya beraber gidiyorlar. Araba Hüsnü Efendinin dükkânında daima hizmete hazır olarak beklerdi. Üstadımız benzin parasını vermeden binmezdi. Araba Hüsnü Altıntabak'ın dükkânında bulunduğu için, polisler, Üstad bir yere gittiğinde kendisine soruyorlar. Fakat o, nereye gittiğini bilmediğini söylerdi hep. Üstadın vefatından önce son Urfa seyahatine bu araba ile çıkılmıştır.

Vefatından kısa bir sıra önce rüyasında Üstadımızı görmüş Hüsnü Efendi. Rüyada; Isparta'daki ağabeylerle beraber ders yaparken, Üstadımız Hüsnü Efendiyi çok güzel, yeşillik manzaralı yerlere götürüp gezdirmiş. Kısa bir süre sonra Hüsnü Efendi 2000 yılında 87 yaşında iken Isparta'da vefat etmiştir. Kabri, Binbaşı Asım Bey'in de medfun olduğu Gülcü Mahallesi Mezarlığındadır. Allah rahmet etsin…

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.

3, Kadir

GÜNÜN HADİSİ

"Tutumlu kişi asla fakir olmaz."

Taberani

TARİHTE BU HAFTA

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI