Cevaplar.Org

HZ. İBRAHİM’İN (A.S) ALLAH DOSTU OLMASINDAKİ BÜYÜK SIR-2

ALLAH’IN HZ. İBRAHİM’İ METHETMESİ Allah, Hz. İbrahim’i değişik vesilelerle methetmiştir. “Bir defasında Allah’ın elçileri İbrahim’e bir müjde getirdiler ve eşi Sara’nın İshak adında bir evlat doğuracağını söylediler


Prof. Dr. Musa Kazım Yılmaz

musakazimyilmaz@gmail.com

2015-11-07 09:40:57

ALLAH'IN HZ. İBRAHİM'İ METHETMESİ

Allah, Hz. İbrahim'i değişik vesilelerle methetmiştir. "Bir defasında Allah'ın elçileri İbrahim'e bir müjde getirdiler ve eşi Sara'nın İshak adında bir evlat doğuracağını söylediler. İbrahim'in yaşlı eşi Sara, "Ah benim dertli başım! Ben yaşlı bir kadın ve şu kocam bir pir-i fani olduğu halde ben bir çocuk doğuracağım öyle mi? Bu gerçekten çok garip bir şey!" dedi. Allah'ın melekleri, "Sen Allah'ın emrini garip mi karşılıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinize olsun ey hane halkı, şüphe yok ki, O'dur hamde en layık olan ve odur yüceler yücesi olan" dediler."(1)

Yine Allahu Teâlâ, Hz. İbrahim'i şöyle metheder:

 (إِنَّ إِبْرَاهِيمَ كَانَ أُمَّةً قَانِتًا لِلّهِ حَنِيفًا وَلَمْ يَكُ مِنَ الْمُشْرِكِينَ شَاكِرًا لِّأَنْعُمِهِ اجْتَبَاهُ وَهَدَاهُ إِلَى صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ)"Kuşkusuz ki İbrahim, bütün güzellikleri kendinde toplamış başlı başına bir önderdir ve her türlü kötülükten yüz çevirip bütün varlığıyla Allah'a adanmış bir şahsiyettir. İbrahim hiçbir zaman Allah'tan başkasına ilahlık yakıştıran bir müşrik olmadı. Biz de bu dünyada ona iyi bir makam bahşettik. Şurası kesindir ki, o ahrette de dürüst ve Salih insanlar arasında yer alacaktır."(2)

Yine Allah İbrahim'i bir başka vesileyle şöyle metheder:

(وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّهُ كَانَ صِدِّيقًا نَّبِيًّا )"Bu kitapta İbrahim'i de gündeme getir. Hakikaten o, bir doğruluk ve dürüstlük abidesiydi. O bir peygamberdi."(3) "Ve Allah tarafında saf tutanlardan biri de elbette ki İbrahim idi. Hani o Rabbine en safi bir kalp ile yönelmişti de, babasına ve kavmine şöyle demişti: 'Ne yani? Allah'ı bırakıp da uyduruk ilahlara tapmakta ısrar mı ediyorsunuz? Sahi, siz Âlemlerin Rabbini ne sanıyorsunuz?"(4)

Ayrıca Allah Hz. İbrahim'i hem insanlara imam yapmış(5) hem de onu Ulu'l-Azm beş peygamberden biri yapmıştır. "Hani bir zaman tüm peygamberlerden söz almıştık; Senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa ve İsa'dan… İşte bütün bunlardan sapasağlam bir söz aldık."(6)

Hz. İbrahim'in(a.s) tüm insanlara imam olması, onun kıyamete kadar gelip geçecek olan tüm insanlar için rehber olacak bir tevhid inancını getirmiş olmasındandır. Allah, İbrahim'in şahsiyetine çok önem vermiş ve onun inanç sistemini tüm insanlara tavsiye etmiştir; şöyle buyuruyor: "Allah sizi seçti ve din konusunda sizi zora sokmadı. Sizden tek istediği şey, atanız İbrahim'in inanç sistemine sahip olmaktır. O sizi Müslüman olarak isimlendirdi."(7)

Semavî ve tevhide dayalı birer din olan Yahudilik ve Hıristiyanlık dinleri de, İbrahim'in oğlu İshak'ın torunlarından olan Musa ve İsa Peygamberlerin getirdikleri dinlerdir. İslam'ın Peygamberi Hz. Muhammed (s) ise, İbrahim'in oğlu İsmail Peygamber'in torunudur. Kısacası muharref Yahudilik ve Hıristiyanlık dinleri İbrahim'in dinleri olduğu gibi, son din olan İslam da Hz. İbrahim'in hanif olan dinidir. Namaz, zekât, hac, helal ve haram etler, misafir ağırlama ve cömertlik, selam, sünnet, sakal, bıyıkların kısaltılması, Misvak, fazla kılların alınması, tırnakların kesilmesi, cünüplükten yıkanma ve abdest… Bütün bunlar İbrahim babamızın dininden kalma güzel ibadetlerdir.

İşte Hz. İbrahim düşünen, insanları putların esaretinden kurtarmaya çalışan ve Allah'ın gerçek dini olan İslam'ın bayrağını yeryüzünde dalgalandıran bir peygamber olduğu için Allah onu kendisine candan dost edinmiştir.

Tirmizî'nin rivayetine göre Resûlullah (s) şöyle buyurdu: "İbrahim Halilüllah'tır. Musa Kelimüllah'tır. İsa Ruhullah'tır. Âdem Safiyyüllah'tır. Fahr yok, ben de Habibullah'ım. İlk şefaat edecek olan benim. Cennetin kapısını ilk açacak olan da benim."

Beyhakî'nin rivayetine göre Resûlüllah (s) Cebraile, "Ey Cebrail! Allah neden İbrahim'i dost edinmiştir?" diye sordu. Cebraili'n cevabı şu olmuştur: "Çünkü İbrahim hep verdi, ama kimseden bir şey almadı."

Bediüzzaman, Hz. İbrahim'in "Allah'ın dostu" oluşuna vurgu yaparak "Mesleğimiz Haliliye olduğu gibi meşrebimiz dahi hıllettir." der. Yani, Kur'an'a ve imana hizmet ederken, feragat ve fedakârlıkta Hz. İbrahim gibi olmalıyız, demek istiyor. Hz. İbrahim'in Allah'ın dostu oluşundaki sırrı idrak etmemiz gerektiğini dile getiriyor.

ÖZGÜRLÜĞE ÇAĞRI

Fakat Hz. İbrahim'in Allah'ın dostu olarak seçilmiş olmasındaki asıl hikmet, tevhit dinine yaptığı olağanüstü hizmettir. Hz. İbrahim insanları tevhide çağırarak onları düşünmeye ve özgür olmaya çağırıyordu. Aslında düşünmeye ve özgürlüğe çağrı çok eski bir öyküdür. Adeta ilk peygamberle başlayan bir öykü… Ancak bu serüvenin en can alıcı kısmı İbrahim Peygamber'in başından geçmiştir. Şöyle ki:

Tarihte Hz. Eyub, Hz. Musa, Hz. İsa, Hz. Harun Ve Hz. Şuayb gibi birçok peygambere ev sahipliği yapmakla ünlenen Urfa (UR) kenti adeta "Halil İbrahim Peygamber" ismiyle özdeşleşmiştir. Hz. İbrahim Urfa'da mı doğmuştur? Nemrut denen zalim bir kral tarafından burada mı ateşe atılmıştır? İbrahim'i yakmak için toplanan odunlar Balıklı göl'deki balıklara dönüşmüş müdür? Bunlar soru ve sorular soru içinde. Bu sorulara verilecek cevaplar olumlu veya olumsuz olabilir. Bunlar ayrı tartışma konusu. Ancak kabul etmeliyiz ki, yaklaşık dört bin yıl önce meydana gelmiş olaylarla ilgili olarak sorulan bu sorulara doğru cevaplar vermek hiç de kolay değildir.

Kuşkusuz başta Kur'an-ı Kerim olmak üzere o zamanın hadiselerine ışık tutan doğru kaynaklar vardır.(8) Ne var ki Kur'an-ı Kerim, tarihî olayları anlatırken işin özüne ve mesajın önemine vurgu yaparak özellikle yer ve şahıs isimleriyle ilgili detaylara inmez. Hz. İbrahim'in kıssası, Kur'an'da en detaylı anlatılan kıssalardan biridir. Fakat mükerrer ayetlerde daha çok Hz. İbrahim'in tevhid inancı uğrunda katlandığı mücadeleye dikkat çekilmiştir.

Kur'an'dan anladığımız kadarıyla Hz. İbrahim'in hayatı insanları kölelikten kurtarıp özgürlüğe kavuşturmak ve onları düşündürmek konusunda ilginç sahnelerle doludur. Kur'an-ı Kerim, bu yoğun düşünce ve özgürlük mücadelesinden kesitler verir.

Dipnotlar

1-Hud,11/72, 73

2-Nahl, 16/120-122

3-Meryem, 19/41.

4-Saffat, 37/83-87.

5-Bakara, 2/124.

6-Ahzab, 33/7.

7-Enbiya, 22/78.

8-Peygamber kıssalarına yer veren kaynaklardan biri de Tevrat'tır. Hatta Tevrat Kur'an'a göre bazen daha çok detay verir. Ancak Tevrat'ın zamanla tahrife maruz kalmış olması, onu ikincil bir kaynak olarak değerlendirmemize yol açmıştır. Kur'an ise bütün bilim dünyasının ittifakıyla tahrife uğramamıştır.

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

SİTE HARİTASI