Cevaplar.Org implant

HZ. İBRAHİM’İN (A.S) ALLAH DOSTU OLMASINDAKİ BÜYÜK SIR

Bundan yaklaşık dört bin yıl önce, Fırat nehrinin vadisinde bir Sümer kenti olan Ur’da bir çocuk yaşıyordu. Ur kentinin insanları, zamanla Hak dini unutarak kendi elleriyle yaptıkları putlara tapmaya başladılar. Zalim ve aynı zamanda mağrur olan kral Nemrut da kendisini bir tanrı gibi gösteriyordu. Putperestlik o kadar yaygındı ki, put yapmak veya putların alış verişini yapmak halkın rağbet ettiği mesleklerin başında geliyordu.


Prof. Dr. Musa Kazım Yılmaz

musakazimyilmaz@gmail.com

2015-10-31 07:05:46

Bundan yaklaşık dört bin yıl önce, Fırat nehrinin vadisinde bir Sümer kenti olan Ur'da bir çocuk yaşıyordu. Ur kentinin insanları, zamanla Hak dini unutarak kendi elleriyle yaptıkları putlara tapmaya başladılar. Zalim ve aynı zamanda mağrur olan kral Nemrut da kendisini bir tanrı gibi gösteriyordu. Putperestlik o kadar yaygındı ki, put yapmak veya putların alış verişini yapmak halkın rağbet ettiği mesleklerin başında geliyordu.

"İbrahim" adındaki bu çocuğun babası da ne yazık ki bir put ustası ve aynı zamanda büyük puthanenin müdürüydü… Fakat işin garip tarafı şu ki, İbrahim henüz küçük bir çocukken bile putları hiç sevmiyordu. İnsanların, boş yere kendilerini taştan, tahtadan ve çamurdan yaptıkları eşyaya esir ettiklerini düşünüyordu. Onun için insanların perişan hallerini düşünmeye başladı ve onları özgür olmaya davet etti. İşte yoldan sapmış ve beyinleri uyuşmuş insanları düşünmeye, Allah'a yönlendirmeye ve özgürlüğe çağırma öyküsü böyle başlamıştı binyıllar önce.

KUR'AN'DA HZ. İBRAHİM

"İbrahim" ismi, Kur'an-ı Kerimde 60 küsur yerde geçmektedir. Allah birçok ayette, İbrahim'e yaptığı nimetlerinden söz etmektedir. Onlardan bazılarını şu şekilde sıralamak mümkündür:

(وَلَقَدْ آتَيْنَا إِبْرَاهِيمَ رُشْدَهُ مِن قَبْلُ وَكُنَّا بِه عَالِمِينَ )"Doğrusu biz (Musa'dan) çok daha önce de, doğruyu yanlıştan ayıran bir muhakeme vermiştik. İbrahim'in bununla, doğru yolu bulacağını daha başta biliyorduk."(1)

(وَمَن يَرْغَبُ عَن مِّلَّةِ إِبْرَاهِيمَ إِلاَّ مَن سَفِهَ نَفْسَهُ) "Ahmakça kendini harcayanlar dışında, kim İbrahim'in inanç sisteminden yüz çevirebilir ki? Biz onu dünyada seçkin kılmıştık; ahrette ise o kesinlikle Salih insanlar arasında yer alacaktır. Rabbi ona, "Teslim ol" dediğinde, İbrahim'in karşılığı şu oldu: "Ben Âlemlerin Rabbine teslim oldum"(2)

 "Biz İbrahim'e, göklerin ve yerin hükümranlığı hakkında bir bakış açısı kazandırdık ki, kalben mutmain kimselerden oldun. Ve gece karanlığında bir yıldız gördü ve haykırdı: 'İşte benim Rabbim bu!' dedi. Fakat yıldızın battığını görünce, 'Ben batanları sevmem.' dedi. Sonra ayın doğuşunu görünce, 'İşte Rabbim bu!' dedi. Fakat ay da batınca, 'Eğer Rabbim beni doğru yola iletmeseydi, ben de kesinlikle sapıklardan olurdum.' dedi. Nihayet güneşin doğuşunu gördü ve "Benim Rabbim bu! Zira bu en büyükleri!' dedi. Fakat o da kaybolunca, 'Ey Kavmim! Ben sizin şirk koştuğunuz şeylerde yokum!' dedi."(3)

Allah Hz. İbrahim'i peygamber olarak seçmekle, tevhit inancı çerçevesinde insanlık için devrim sayılacak yeni bir başlangıç yapmıştı. Allah'ın İbrahim'e verdiği farklı hidayet nimetleri, insanlığın hidayet konusunda yeni ve daha ciddi bir sınavla karşı karşıya olduğunu gösteriyordu.

İnsanlık Hz. İbrahim'im öğretileriyle adeta ilköğretim seviyesinden orta öğretim ve lise öğretimi seviyesine çıkarılmıştır. Hz. İbrahim, henüz çocukken bile kendisine verilen yetenekler sayesinde putlardan nefret ediyor, çok tanrılığı reddediyor, yaratılmışların değil, sadece yaratanın Rab olabileceğini savunuyordu.

Allah Hz. İbrahim'e imanda mutmainlik derecesini de vermiştir. İbrahim Allah Teala'ya, "Ölüyü nasıl dirilttiğini bana göster!" demişti. Allah (cc), "Yoksa inanmadın mı?" diye sordu. Bunun üzerine İbrahim, "Hayır, inandım; fakat kalbim mutmain olsun diye sordum" dedi. Bunun üzerine Allah (c.c) şöyle buyurdu: "O halde dört tane kuş al ve onları kendine itaat etmeye alıştır, kes ve her parçasını ayrı bir tepeye sal. Sonra onları çağır; uçarak sana gelecekler. Bil ki Allah her işinde mükemmeldir ve her hükmünde tam isabet edendir."(4)

İbrahim'in yaşadığı Ur kentinin halkı, yıldız, ay ve güneş üçlüsüne (teslise) inanıyorlardı. İbrahim'in ortaya koyduğu ilk tepki de bu teslis inancına yönelik olmuş ve Kur'an'ın ifadesiyle şöyle demiştir:

(قَالَ يَا قَوْمِ إِنِّي بَرِيءٌ مِّمَّا تُشْرِكُونَ إِنِّي وَجَّهْتُ وَجْهِيَ لِلَّذِي فَطَرَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ حَنِيفًا وَمَا أَنَاْ مِنَ الْمُشْرِكِينَ )"Ey Kavmim! Ben sizin şirk koştuğunuz şeylerde yokum. Artık ben her türlü batıldan yüz çevirerek bütün varlığımla gökleri ve yeri yaratana yöneldim. Ve ben Allah'a ortak koşanlardan değilim." Yani, ondan başkasına ilahlık yakıştıranlardan değilim. Çünkü yaratan odur ve yaratma sanatı kime ait ise ilahlık da ona yakışır ve ona aittir.

Dipnotlar

1-Enbiya, 21/51.

2-Bakara,2/130,131.

3-Enam, 6/79.

4-Bakara, 2/260.

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

Rabbimiz! Bize gözümüzü aydınlatacak eşler ve zürriyetler bağışla ve bizi takva sahiplerine önder kıl!

Furkan, 74

GÜNÜN HADİSİ

Zühd hakkında

“Kendisine çok konuşmama ve zühd duygusu verilen kimseyi gördüğünüz zaman ona yaklaşın.Zira o hikmet telkin eder.”İbn-i Mace-Zühd:1

TARİHTE BU HAFTA

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI