Cevaplar.Org

“SON NEFESTE TOKLU DİYORDU”

M. Ragıp Öncel Bey anlatıyor; 1969 yıllarında Erzurum “Karanlık Kümbet’’te muhterem Kırkıncı Hocamla bir akşam sohbet ediyorduk. O sırada orta yaşlı iki genç, gözü yaşlı ve de çok üzüntülü olduğu belli içeri geldi ve ‘’hocam, babam çok hasta, lütfen gelir misin ’’dediler ve hocamı alıp götürdüler.


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2015-10-22 06:03:34

M. Ragıp Öncel Bey anlatıyor; 1969 yıllarında Erzurum "Karanlık Kümbet''te muhterem Kırkıncı Hocamla bir akşam sohbet ediyorduk. O sırada orta yaşlı iki genç, gözü yaşlı ve de çok üzüntülü olduğu belli içeri geldi ve ''hocam, babam çok hasta, lütfen gelir misin ''dediler ve hocamı alıp götürdüler.

Ertesi gün hocama sorunca dedi ki : "Filan köye gittik. Baktım ki babaları sedirde uzanmış. Belli ki sekeratta. Kadınlar odayı boşalttılar.Telkin vs.. vermeye, dua okumaya başladım. Söylediğim tehlilleri onun da duyup tekrarlamasını arzuladım. Yatakta, ölüm döşeğinde olan bu şahsa baktım, dudaklarını kıpırdatıyordu. Ama ne söylediğini duyamadım.

İnşallah kelime-i tevhidi zikrediyor diye düşünerek kulağımı, onun ağzına yanaştırıp dinleyince şaşırdım ve ürktüm.

-Hocam o adam ne diyordu?

-Bırakın kelime-i tevhidi, ağzından "toklu toklu''kelimeleri çıkıyordu(!)

Demek ki sağlığında hayvan işi ile çok meşgulmüş ki, esas vazifelerini maalesef aksatmış..Ne diyeyim, Allah taksiratını affetsin.

Not: 1: Toklu; Küçük baş hayvan demektir.

Not:2: Bu gibi halleri İslam âlimleri de kitaplarında yazmışlardır. Ezcümle merhum Mevlana Eşref Ali Tehanevi(1883-1943) hazretleri Cezau'l A'mal(Amellerin Karşılığı) adlı eserinde(s: 26-27) onun talebesi Pakistan eski müftü-ü âzamı merhum Muhammed Şefii Diyobendi, Tatsız Günahlar adlı eserinde(s. 60) bu konuda Hindistan'da şahit olunan bazı hadiselere değinmişlerdir. Böyle bir akıbetten Mevla'ya sığınırız.(Bahsettiğimiz iki eser de Gülistan Neşriyat yayınları arasındadır. Temin etmek için tel:0-212-6676675 )

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

AZİZ EFENDİ’NİN İFADELERİYLE RUS İHTİLALİ(1917)

AZİZ EFENDİ’NİN İFADELERİYLE RUS İHTİLALİ(1917)

Aslen Kazan’lı olup 1917 Bolşevik ihtilali akabinde memleketimize hicret eden merhum Abdülaziz

AKSEKİ’NİN PİŞMAN OLDUĞU TERCÜME

AKSEKİ’NİN PİŞMAN OLDUĞU TERCÜME

Kıymetli ziyaretçilerimiz, bilindiği gibi eski Diyanet İşleri Reislerimizden merhum Ahmed Aksek

SÜNNETİ HAFİFE ALAN BİR ÖĞRETİM ÜYESİ İLE MÜNAZARA

SÜNNETİ HAFİFE ALAN BİR ÖĞRETİM ÜYESİ İLE MÜNAZARA

Ülkemizde hadis ve hadis usulü ilimlerinde söz sahibi âlimlerimizden, halen 85 yaşında olan mu

“BENİM SON GÜNÜMDÜR”

“BENİM SON GÜNÜMDÜR”

Son devrin mümtaz âlimlerinden merhum Muhammed Emin Er Hocaefendi’nin (v. 2013) “Hatıraları

ABDÜLAZİZ ÇAVİŞ'İN İNCE ESPRİSİ

ABDÜLAZİZ ÇAVİŞ'İN İNCE ESPRİSİ

Merhum Abdülaziz Çaviş(1876-1929) geçen asırda Mısır’ın yetiştirdiği ilim adamı, gazete

ÜÇ SATIRLA ÂLİM OLMAK

ÜÇ SATIRLA ÂLİM OLMAK

Dr. Cüneyt Gökçe hocamız anlatıyor; Halil Gönenç hocamız –Allah uzun ömürler saadet ve a

“NİÇİN İMANİ SOHBETLER YAPIYORUM?”

“NİÇİN İMANİ SOHBETLER YAPIYORUM?”

Birkaç sene önce Rahmet-i Rahmana kavuşan memleketimizin değerli âlimlerinden Muhammed Emin Er

“ŞEYH MAZBUT AMA MUAMELE HARAB”

“ŞEYH MAZBUT AMA MUAMELE HARAB”

Suffa Vakfı başkanı Mustafa Karaman bey bir sohbette anlatıyor; “Osman Demirci hocam..Yaşlı

ÜSTAD BEDİÜZZAMAN’IN MÜTEVAZI CEVABI

ÜSTAD BEDİÜZZAMAN’IN MÜTEVAZI CEVABI

Büyüklerde büyüklük alameti küçüklük(kendini küçük görmek), küçük ruhlu insanlarda d

KAVLİ DUA FİİLİ DUA İLE BERABER OLMALI

KAVLİ DUA FİİLİ DUA İLE BERABER OLMALI

Muhterem hocamız, emekli müftülerimizden Seyda Fehmi Türkmen efendi bayram ziyaretimizde, medres

AHMED HAZNEVİ HAZRETLERİNİN MEKTUPLARI VE KİTABIN İHLÂSI

AHMED HAZNEVİ HAZRETLERİNİN MEKTUPLARI VE KİTABIN İHLÂSI

Seyda Fehmi Türkmen hocamız medresede okurken karşılaştığı ilginç bir hadiseyi kendisini zi

Çünkü Allah, haktır. O'ndan başka taptıkları ise hiç şüphesiz batıldır. Gerçekten Allah çok yüce, çok büyüktür.

Lokman, 30

GÜNÜN HADİSİ

Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz.

Tirmizi, Savm 82, (807); İbnu Mace, Sıyam 45, (1746)

TARİHTE BU HAFTA

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI