Cevaplar.Org implant

KUR’AN’IN TESİRİ

KUR’AN’IN TESİRİ Merhum allame Manastırlı İsmail Hakkı Efendi, terceme ettiği Hüseyin Cisri’nin Risale-i Hamidiyye adlı eserinin bir haşiyesinde şöyle yazmaktadır; “Nurullah Şüsteri, tefsirinde şöyle anlatır; Büyük bilginlerden, Tecrid şârihi merhum Ali Kuşçu, Maveraünnehir’den Anadolu’ya geldiği sırada, Yahudi


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2015-10-22 06:00:09

KUR'AN'IN TESİRİ

Merhum allame Manastırlı İsmail Hakkı Efendi, terceme ettiği Hüseyin Cisri'nin Risale-i Hamidiyye adlı eserinin bir haşiyesinde şöyle yazmaktadır; "Nurullah Şüsteri, tefsirinde şöyle anlatır; Büyük bilginlerden, Tecrid şârihi merhum Ali Kuşçu, Maveraünnehir'den Anadolu'ya geldiği sırada, Yahudi âlimlerinden biri İslam'ın esaslarını öğrenmek arzusu ile kendisiyle görüşmüş ve aralarında bir ay kadar münazara devam etmişse de, Ali Kuşçu'nun getirdiği deliller ona bir kanaat vermemişti.

Sonra bir sabah Ali Kuşçu'nun evine geldiğinde, Üstad, Kur'an okuyordu. Eve girer girmez, işittiği Kur'an'ın tesirine dayanamayarak, hemen üstadın bulunduğu odaya girdi. Artık şüphesi kalmamıştı ki, hemen Müslümanlığı telkin etmesini istedi. Ali Kuşçu telkin edince, bunca akli delilleri işittiği halde kanaat getirmemişken, şimdi böyle kolayca Müslüman olmasının sebebini sordu.

Yahudi; "Evet şimdi Kur'an'ın Allah sözü olduğunu kesin olarak anladım. Çünkü ömrümde sizin gibi çirkin sesli bir kişi işitmiş değildim. Öyle olduğu halde, okuduğunuz Kur'an gönlümde öyle bir korku ve alâka meydana getirdi ki, anlatamam. Bu sesle beraber, ta kalbimin ortasına tesir eden şu Kur'an'ın Allah kelamı olduğunda şüphe etmek yersizdir" demiş ve hakikaten bu sayede iki cihan saadetine kavuşmuştur.

BUHTUNNASR'IN RÜYASI

Manastırlı merhum, aynı eserde meşhur Asur hükümdarı Buhtunnasr (Nabukednezar)'ın gördüğü acayip bir rüyaya yer vermiş. Kısaca onu da nakledelim; Buhtunnasr acayip bir rüya görüp onun vermiş olduğu fevkalade korkudan dolayı rüyasında sıçrayıp uyanmışsa da rüyayı hatırlayamadı. Ama rüyanın verdiği sarsıntı ve korku onu çok meraklandırmıştı. Derhal bütün kâhin ve müneccimlerini topladı. Dedi ki; "gördüğüm korkunç rüyayı tabir edip bana bildirmezseniz hepinizi öldürtürüm."

Hepsini bir şaşkınlık ve korku bürümüş, kimse işin içinden çıkamamıştı. O sırada bu zalim hükümdarın zindanında bulunan Danyal Peygamber(a.s) durumdan haberdar olunca" o rüyayı benden başka tabir edip, bilecek kimse yoktur" diye haber saldı. Bunun üzerine hazreti zindandan çıkartıp kralın huzuruna getirdiler.

Danyal(a.s) krala hitaben dedi ki; "Sen rüyanda büyük bir heykel gördün. Onun başı altından, göğüs ile kolları gümüşten, karnı ile uylukları bakırdan, bacakları demirden, ayakları ile parmaklarının bir kısmı demirden, bir kısmı topraktandı.

Son derece şaşkınlık içinde sen bu heykele bakıp dururken, havadan bir taş düşüp onun ayaklarına vurdu ve hemen yıkılarak her tarafa dağıldı. Hatta toz gibi olup uçtu da, bir parçası bile yerde kalmadı.

İnen taş hemen büyüyerek bütün âlemi doldurdu ve dağ gibi yerine oturdu. İşte sana gördüğünü unutturan da, ansızın görünen bu acayip şeydir."

Padişah onu tasdik ederek; "evet, gördüğüm rüya gerçekten bundan ibarettir. Şimdi de tabirini söyleyiver" dedi.

Danyal(as.) buyurdu ki; "O heykel, dünya saltanatıdır. Sen onun başı durumundasın. Senden sonra başka bir hükümet gelecektir ki, senin hükümetine nispeten küçük olduğu için gümüşle temsil edilmiştir. Ondan sonra iki hükümet daha gelip çok genişleyecek ve demirden gelen bir başka saltanat da onu yok edecektir. Daha sonra da o yıkılıp, onun yerine kimi kuvvetli, kimi zayıf pek çok hükümet geçecektir ki, bunlar demirle toprağın birleşemediği gibi, birbirlerine yaklaşıp birleşemeyeceklerdir.

Bundan sonra Allah kısa zamanda bu hükümetleri ortadan kaldıracak gerçek bir saltanat sahibini gönderecektir ki, onun saltanatı kıyamete kadar ayakta, mübarek zatı da dünya ve ahiretine sebeb olacaktır. İşte düşüp de o gördüğün putu kırarak yok eden taşın büyümesi, bu gerçeğe işarettir."

Hz. Danyal'ın tabir ettiği rüyanın gerçeği tam olarak gerçekleşmiştir. Çünkü Buhtunnasr'ın saltanatı yıkıldıktan sonra Medler hâkimiyeti ele aldılar. Devletleri onun devletine göre küçüktü. Sonra Persler duruma vaziyet ettiler. Onları ise Büyük İskender yıktı ki karşısında hiçbir kuvvet dayanamadığı için, hükümeti Buhtunnasr'ın rüyasında demirle temsil edilmişti. Onun ölümünden sonra imparatorluğu generalleri arasında parçalandı. Bunlar bir araya bir türlü gelemediler ve onların didişmeleri Sasanilerin ortaya çıkıp saltanatlarına son vermelerine kadar sürdü. Sasanoğulları da kâh güçlenip kâh kuvvetten düşerek hüküm sürdükten sonra, Hz. Peygamberin yüce halifesi Hz. Ömer'in(r.a) zamanında tuz buz olup tarihe karıştı.

Hz. Peygamberin saltanatı ise o zamandan bu zamana devam etti ki, Hz. Mevlana Mesnevi'de buna şöyle değinir;

"Ez diremhâ nâm-ı şâhân berkenend

Nâm-ı Ahmed tâ ebed ber mi zenend

"Paralardan padişahların adını kaldırırlar. Fakat Ahmed nâm-ı şerifini ebede kadar zikrederler."

Ve yine şöyle buyurur; ""Padişahların sikkeleri daima değişir. Hz. Ahmed'in (aleyhisselam) sikkesi ise kıyamete kadar bakidir."

Kaynaklar

1-Hüseyin Cisri, Risale-i Hamidiyye, tercüme ve şerh, Manastırlı İsmail Hakkı, sadeleştiren, Ahmed Gül, Bahar Yayınları, İst. 1973

2-Tahir'ül Mevlevi, Şerh-i Mesnevi, Şamil Neşriyat, İst.

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

TANIDIĞIM EN NAMUSLU ADAM

TANIDIĞIM EN NAMUSLU ADAM

26 Aralık 1939 zelzelesinde Erzincan gibi, Sivas’ın Kuyuluhisar ilçesi de zarar görmüş, hasa

HÜSEYİN AVNİ ULAŞ İSTİKLAL MAHKEMESİNDE

HÜSEYİN AVNİ ULAŞ İSTİKLAL MAHKEMESİNDE

Hüseyin Avni Ulaş Elazığ İstiklal mahkemesine verilir. Mahkeme kendisi hakkında beraat kararı

İBRETLİK BİR HADİSE

İBRETLİK BİR HADİSE

Merhum Ahmed Cevdet Paşa Kısas-ı Enbiya adlı ünlü eserinde Emevi halifelerini anlatırken der

İLMİN DEĞERİ

İLMİN DEĞERİ

Künyesi Ebü'l-Muzaffer olan İbnü's-Sem'ânî diye meşhur olan Mansûr b. Ahmed b. Abdi'l-Cebbâ

İMAM MAVERDİ’NİN BİR HATIRASI

İMAM MAVERDİ’NİN BİR HATIRASI

Mâverdî'nin tevâzuuna, diyanetine, nefsi ile olan mücâhedesine delîl ol¬mak üzere, kendisind

GERGİNLİĞİ ARTIRANLARDAN DEĞİL AZALTANLARDAN OLUN

GERGİNLİĞİ ARTIRANLARDAN DEĞİL AZALTANLARDAN OLUN

Meşhur âlim, Kamus mütercimi, merhum Asım Efendi, kendisine yönelen bir bela ve musibetin önü

“İMANDA DEVAM EDİN”

“İMANDA DEVAM EDİN”

Osmanlı devletinin yüz akı İkinci Mehmed Han gerçekten iç ve dış fethe mazhar olmuş bir pad

SUSKUNLAR MECLİSİ

SUSKUNLAR MECLİSİ

Eski İran’da üyelik şartı çok düşünmek, az yazmak ve çok az konuşmak olan “Suskunlar M

KUR’AN’IN TESİRİ

KUR’AN’IN TESİRİ

KUR’AN’IN TESİRİ Merhum allame Manastırlı İsmail Hakkı Efendi, terceme ettiği Hüseyin C

ZULÜMLE MEYVENİN TADI DEĞİŞİR

ZULÜMLE MEYVENİN TADI DEĞİŞİR

ZULÜMLE MEYVENİN TADI DEĞİŞİR Merhum Ramazanoğlu Sami Efendi yazıyor; “ Hikâye olunur ki

DOSTUN BÖYLESİ

DOSTUN BÖYLESİ

Ünlü Alman şairi Schiller’in “Kefalet” adlı bir şiiri vardır. Eski Yunanistan’daki zal

Âl-i imran:190

Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde selim akıl sahipleri için gerçekten açık, ibretli deliller vardır.

GÜNÜN HADİSİ

Allah'ın en sevdiği isimler

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah'ın en ziyade sevdiği isimler Abdullah ve Abdurrahman'dır." Müslim-Edeb:2 Ebu Davud-Edeb:59

TARİHTE BU HAFTA

*Kanije müdafaası(18 Kasım 1601) *Hz.Fatıma'nın(r.anha) Vefatı(22 Kasım 632) *İstanbul'un Müttefikler Tarafından İşgali(23 Kasım 1918) *Alparslan'ın Şehadeti(24 Kasım 1072) *Öğretmenler Günü(24 Kasım)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI