Cevaplar.Org

FİTNELER ZAMANINDA TAVRIMIZ VE BÜTÜN MÜSLÜMANLARA ÇAĞRIMIZ

Bu meseleyi, Kur’an’ın ilk ve baş müfessiri Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimizin sözleriyle ortaya koymaya çalışacağız. Hadis kitaplarının “Kitabü’l-Fiten” bölümünden bir özet:


Vehbi Karakaş

vkarakas@sakarya.edu.tr

2015-09-22 08:35:24

Bu meseleyi, Kur'an'ın ilk ve baş müfessiri Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimizin sözleriyle ortaya koymaya çalışacağız. Hadis kitaplarının "Kitabü'l-Fiten" bölümünden bir özet:

Üçüncü halife Hz. Osman bin Affan (r.a), kendisini öldürmek için gelen ve evini kuşatan su-i kastçılara Sevgili Peygamberimizin şu sözünü hatırlatmıştır:"Bir Müslüman'ın kanını akıtmak, ancak üç sebepten dolayı helal olabilir:

1-Evlendikten sonra zina ederse,

2-İslâm'dan çıkar, mürted olursa,

3-Haksız yere bir insanı öldürürse."

Allah'a yemin ediyorum ki ben, ne İslâm öncesi olan Cahiliye döneminde, ne de İslâm döneminde zina etmedim. Rasûlullah'a (s.a.v) biat ettiğim günden bu tarafa din değiştirmedim. Allah'ın öldürülmesini haram kıldığı ve muhterem saydığı bir kişiyi de öldürmedim. Öyleyse siz beni niçin öldürüyorsunuz?"(1)

Bu kadar ikna edici ve güzel konuşma ne yazık ki gözü dönmüş canilere tesir etmemiştir. Bu zalimler, Hz. Osman'ı (r.a) şehit ederek ardı, arkası gelmeyen fitnelere kapı açmışlar, o günden bu güne kadar işlenen bütün cinayetlerin ve uyandırılan bütün fitnelerin günahına ortak olmuşlardır. Tıpkı Adem'in (a.s) oğlu Kabil gibi.

Hadis-i Şerif'i hatırlayalım:

"Haksız yere öldürülen herkesin kanından bir pay, Âdem'in ilk oğlu Kabil'e verilecektir. Çünkü adam öldürme çığırını ilk açan o olmuştur."(2)

"Müslüman'ın kanı, malı, ırz ve namusu dokunulmazdır. Saygıdeğerdir."(3) Hiçbir Müslüman, diğer Müslüman'ın kanını dökemez, malını gasp edemez, ırz ve namusuna hor bakamaz.

"Kim Müslüman kardeşine keskin bir aletle işarette bulunursa, melekler ona lanet okur."(4)

"İKİSİ DE CEHENNEMLİKTİR!"

Peygamberimiz buyurmuşlar ki:"İki Müslüman, kılıçlarıyla karşı karşıya gelirlerse ikisi de cehennemliktir." Denildi ki:

-Katilin cehennemlik olduğunu anladık, çünkü kâtil; peki maktûl yani öldürülen neden cehennemlik olsun? Peygamberimizin cevabı şu olmuştur:

-Çünkü o da arkadaşını öldürmeyi istemişti. (İkisinin de niyeti bozuktu.)(5)

MÜSLÜMANLA SAVAŞMANIN KORKUNÇLUĞU

Hz. Peygamber (s.a.v) kendisinden sonra kıyamete kadar yaşanacak fitnelere karşı insanları uyarmış:

"Benden sonra kâfirler olarak birbirinizin boynunu vurmayın."(6)

Neden böyle buyurdu Peygamberimiz? Cevap yine Ondan (s.a.v):

"Müslüman'a sövmek fasıklık (günah), Müslüman'la savaşmak ve onu öldürmek de kâfirliktir."(7)

Öyleyse Müslüman, Müslüman'a sövemez, Müslüman Müslüman'a lakap takamaz, hakaret edemez, Müslüman, Müslüman'ı öldüremez. Bu günahları işleyenlerin bir kısmı fasık olur, bir kısmı kâfir olur. Kâfir olan da ebediyen cennete giremez. Öyleyse Müslümanlar bir hiç uğruna birbirine kıymamalı, birbirlerini kırmamalıdırlar.

İYİLİK TEŞVİK EDİLMEZ, KÖTÜLÜĞE ENGEL OLUNMAZSA

Hz. Peygamber (s.a.v) uyarıyor:

"İnsanlar, zalimin zulmünü gördüklerinde (imkânları dâhilinde, yeni bir zulme meydan vermeden, hukuk içinde kalarak zulme) engel olmazlarsa, herkes bir şekilde onun zulmüne maruz kalır. Zulüm genelleşir. Zulme uğramayan kalmaz."(8)

"Canım kudret elinde bulunan Allah'a yemin ederim ki ya iyiliği emreder, kötülükten sakındırırsınız, ya da Allah'ın üzerinize göndereceği bir cezaya hazır olursunuz. Sonra kurtulmak için dua edersiniz de, dualarınız kabul olmaz."(9)

"Şüphesiz cihadın en büyüğü, zalim yöneticinin yanında (hukuk ve ahlak kuralları çerçevesinde)adaleti dile getirmektir."(10)

PİSLİKLER ARTINCA HELAK KAÇINILMAZOLUR

Aişe validemiz diyor ki, bir gün Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: "Bu ümmetin son dönemlerinde hasf, mesh ve kazf olacak. Yani yerin açılıp üzerindekileri yutması; insanın hayvan suretine bürünmesi; gökyüzünden taş yağması gibi olaylar olacak(11) Ben dedim, diyor Aişe validemiz:

-Ey Allah'ın Rasulü! İçimizde iyi insanlar olmasına rağmen biz de mi bu tür belalara çarpılacağız? Rasûlüllah (s.a.v):

-Evet, (hırsızlık, yolsuzluk, arsızlık gibi günahlar ve zina gibi(12)) pislikler arttığı zaman, helak kaçınılmaz olacaktır."(13)

Bu gün bu olaylar yaşanmaktadır. Kimi yerde yer, insanları yutuyor, insanlar tek yüzlülüğünü koruyamıyor, durmadan sözlerini ve yüzlerini değiştiriyor, bukalemun gibi kılıktan kılığa giriyorlar. Taş yağması da, savaşlarda kullanılan taş misal bombalar ve benzeri alet ve edevattır. Kasırgaların attığı taşlar da bu kategoridedir.

HANGİ DÜNYA, HANGİ KADIN

"Dünya tatlı bir yeşilliktir. Nasıl işler yapacağınızı görmek için Allah, onun dizginlerini sizin elinize verecek. Dünyadan sakının."(Onun tatlılığı ve güzelliği size ahireti unutturmasın. Paranızla ve kuvvetinizle zalim ve rezil olmayın. "Dünyayı kesben değil, kalben terk edin.")

"Kadınlardan da sakının."(14) (Haram atmosferde bulunan kadınların cilveleri, cazibeleri, makyajları, maskeleri sizi aldatmasın. Helal dairenin dışına çekmesin. Sizi dünya ve ahiretin cennetinden uzaklaştırmasın. "Helal daire keyfe kâfidir. Harama girmeye lüzum yoktur.")

"Kadınlardan sakının" sözünü lütfen kimse yanlış anlamasın. Bu sözden kast olunan parantez içinde izah ettiğimiz gibi bütün kadınlar değildir. Bu sözden kast olunan yanlış yerde kullanılan kadınlardır. Kadın ne şiddet malzemesi olarak kullanılmalı, ne de şehvet malzemesi olarak görülmelidir. O ayaklarının altında cennet bulunan bir annedir, sükûnete erdiğimiz saygı ve sevgi değer bir eştir, saçlarının arasından cennet kokularının yükseldiği kızımızdır, ebediyen nikâhı haram olan gelinimizdir, kız kardeşimizdir, halamızdır, teyzemizdir, torunumuzdur, yengemizdir. Komşumuzun ve arkadaşımızın helali olan bacılarımızdır. Ama kadın, hiçbir zaman şehvet makinesi, reklam malzemesi, rakı ve eğlence mezesi değildir. Onun en büyük eğlencesi, eşi ve çocuklarıyla oynaşmasıdır. Sineması, tiyatrosu, eğlence âlemi de cennet misal evi ve yuvasıdır. Kadın bu atmosferden uzaklaştığı veya uzaklaştırıldığı için, kadın yuvasından ve yörüngesinden çıktığı ve çıkarıldığı için yani Kur'an'ın ve Sünnetin tanımını verdiği tesettüründen soyundurulduğu için kadının da, erkeğin de ne yazık ki kıyameti kopmuştur. Biri şiddetin, biri de şehvetin kurbanı olmuştur. Gerek teröre, gerek şiddete ve gerekse şehvete daha fazla kurban vermemek için herkesin Allah'ın sınırlarına dönmesi, helal daireye girmesi ve helal daire ile yetinmesi gerekmektedir.

ÖYLE FİTNELER OLACAK Kİ…

Günümüz fitnelerinde tavrımızı belirleyen hadislerden biri de şu:

"Öyle fitneler olacak ki, o günlerde uyuyan, uyanık olandan, uyanık olan ayakta olandan, ayakta olan da yürüyen ve koşandan daha hayırlıdır."(15) Sa'd bin Ebî Vakkas dedi ki:

-Ey Allah'ın Rasulü! Ya fitne evime girmişse, beni öldürmek için elini bana kaldırmışsa o zaman ne yapayım? Rasulullah'ın cevabı çok enteresan. Buyurdular ki:

-Adem'in oğlu Habil gibi ol.(16)

Habil'in kardeşi Kabil, kıskançlık duygularıyla Habil'e:"seni öldüreceğim", deyince Habil şöyle demişti: "Sen beni öldürmek için bana el kaldırsan da, ben seni öldürmek için sana el kaldırmayacağım. Çünkü ben Âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım."(17)

Nefs-i müdafaa yok mu, diyenlere ayetin içinden cevap var: "Seni öldürmek için sana el kaldırmayacağım."deniliyor, "kendimi savunmak için el kaldırmayacağım", denilmiyor. Şu halde öldürmek için el kaldırma yok, ama savunmak için istenirse el kaldırılabilecektir. Âyette dikkatimize takılan hususlardan biri de şudur:

Demek âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkan haksız yere başkasına el kaldırmazmış. Eğer birileri haksız yere el kaldırıyor ve öldürüyorsa, Allah'tan korkmayan zalim ve kâfirlerin yeri neresi ise, böylelerinin yeri de orası olacaktır. Allah bizi bu akıbetten korusun.

SONUÇ

Fitnelerin yaygın olduğu dönemlerde Müslüman'ın tavrı: Bir yerde birileri fitne ateşini yakmışsa o ateşe benzinle değil, su ile gitmek olacaktır.

Müslüman, ateşi körüklemek isteyen bir anarşist ve terörist değil, ateşi söndürmek isteyen bir itfaiye kahramanıdır. Müslüman, suçluların hıncını masumlardan alan bir zalim olamaz. Müslüman, bir Türkün suçundan bütün Türkleri, bir Kürdün suçundan bütün Kürtleri cezalandıramaz. Müslüman, terörist olamaz,vandalist olamaz.

YÖNETİCİLERİMİZDEN VE SİYASİLERİMİZDEN BEKLENEN

Patlamaya hazır bir bomba haline gelmiş bir toplumun yöneticileri ve siyasileri bombanın pimini çekmeye benzeyen konuşmalardan uzak durmalı, teskin edici konuşmalar yapmalıdırlar.

77 milyona sadece sözle değil, eylemle de kucak açılmalı. İnandığımız Allah ve onun âlemlere rahmet peygamberi nasıl rahmetinden inananı ve inanmayanı faydalandırıyorsa, yöneticilerimiz de 77 milyona öyle muamele etmelidirler. Akan kanı durdurmak, gerilimi dindirmek isteyenler, hiçbir kimseye ve kesime çeşitli adlar takarak, yaftalar yapıştırarak, karalamalar yaparak ötekileştirmemelidirler.

NEFSİME, HERKESE VE HERKESİME SESLENİYORUM

Uğruna savaştığınız şu dünya, ölünce sizin olmadığını anlayacaksınız. Mülkün sahibinin Allah olduğunu göreceksiniz. Sizin olmayan bir dünya için öldürdüğünüz canların hesabı size sorulduğu zaman, "eynelmeferr"(18) diyeceksiniz, saklanmak için delik arayacaksınız ama, bulamayacaksınız. Cehennemin dibine atıldığınız zaman, "fani dünya ve fani hevesler için bir sürü cana kıymanın, birçok gönlü kırmanın hiç gereği yokmuş, eyvah, eyvah ki eyvah diyeceksiniz ama bu eyvahların da işe yaramadığını göreceksiniz. Öyleyse gelin hep beraber, yeniden Müslüman olalım, Müslüman gibi yaşayalım, Müslüman gibi dürüst duruş sergileyelim. Kırıp dökmekten vazgeçelim, kardeş olduğumuzu hatırlayalım, kırıp döktüklerimizden helallik isteyelim ve Müslüman ölelim. Yüce Yaratıcı da bunu istiyor zaten: "Ne yapın yapın Müslümanlar olarak can verin."(19)

Dipnotlar

1-Tirmizî, Fiten, 1

2-Buharî, Cenâiz, 33; Müslim, Kasame, 27

3-Tirmizî, Fiten, 2.

4-Tirmizî, Fiten, 4

5-Buharî, Fiten, 10; Müslim, Fiten, 4

6-Buharî, Fiten, 8; Tirmizi, Fiten, 28

7-Buhârî, Fiten 8; Müslim, Îmân 116. Ayrıca bk. Tirmizî, Birr 51, Îmân 15; Nesâî, Tahrîm 27; İbn-i Mâce, Mukaddime, 7, 9, Fiten 4

8-Tirmizî, Fiten, 8

9-Aynı yer, 9

10-Aynı yer, 13; Nesaîbi şerhi Celaleddin es-Suyûtî,Bîa, 161

11-Ebû Dâvûd, Melâhim 10; Tirmizî, Fiten 21, 28; İbn-i Mâce, Fiten 29.

12-Müslim, Fiten, 1 (izah dipnottan)

13-Bkz. Tirmizî, Fiten, 21

14-Bkz. Tirmizî, Fiten, 26

15-Buhari. Fiten, 9; Müslim, Fiten, 3

16-Tirmizî, Fiten, 29

17-Mâide, 5/28

18- "İşte o gün insan: Kaçacak yer nerede, diyecek." Kıyame, 75/10

19-Bakara, 2/132

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

et-Teğabün: 3

Gökleri ve yeri yerli yerince yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş ancak O'nadır. (Mürşid 3.1 adlı yazılım-Turan Yazılım-(www.turan.com.tr) )

GÜNÜN HADİSİ

Geçmiş peygamberlerin sözünden (hiç eksiksiz) nâsın eriştiği haberlerden birisi de: Utanmazsan dilediğini işle! (sözü) dür.

Abdullâh b. Mes'ûd (r.a)'dan

TARİHTE BU HAFTA

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI