Cevaplar.Org

KURNAZ BALIKÇI VE ACEM ŞAHI

Adamın biri çok makbul bir balık avlamış, Acem şahına bunu hediye getirmiş. Şah da bu adama uzaktan geldiği ve bu kadar zahmet göze aldığı için ihsanda bulunmuş, kırk altın vermiş. Adamcağız sevinerek dışarı çıkmış. Yolda paralardan birisi yere düşünce, hemen onu yerden alıp öpmüş.


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2015-07-01 10:15:57

 Adamın biri çok makbul bir balık avlamış, Acem şahına bunu hediye getirmiş. Şah da bu adama uzaktan geldiği ve bu kadar zahmet göze aldığı için ihsanda bulunmuş, kırk altın vermiş. Adamcağız sevinerek dışarı çıkmış. Yolda paralardan birisi yere düşünce, hemen onu yerden alıp öpmüş.

Sarayının penceresinden bu durumu gören şahın karısı kocasına; "Bu adama neden bu kadar para verdin? O dilencin biridir. Yere düşen bir parayı öpüyor" demiş. Bunun üzerine şah adamı geri çağırtıp, "Biz sana bu kadar para verdik. Bir lira nedir ki onu yerden alıp öpersin" diye sormuş.

Balıkçı; "şahım, ben onu görmemişliğimden, açlığımdan dolayı öpmedim. O parada senin resmin vardı. Ben 'bunu nasıl yere düşürdüm' diye sana tazim ve hürmet maksadıyla öptüm" demiş. Bu söz şahın pek hoşuna gitmiş, adama kırk altın daha vermiş. Balıkçı o parayı da alıp sevinçle huzurdan çıkmış.

Bunun üzerine hanımı kızgınlıkla; "sen ne yapıyorsun? Hiç bir tek balığa seksen altın verilir mi" demiş. Şah; "oldu bir kere. Tekrar geri istemek ayıp olur" cevabını vermiş. Bunu üzerine şahın hanımı; " o adamı çağır da "bu balık erkek midir, dişi midir" diye sor. Eğer erkek derse "bana dişisi lazımdır, bu bana yaramaz" dersin. Dişidir derse bu sefer aksini söylersin" demiş.

Şah adamı tekrar çağırtıp balığın erkek mi dişi mi olduğunu sormuş. Balıkçı; "Şahım, bu balık ne erkektir, ne de dişi. Bu Hunsa'dır(Erkeklik ve dişiliği tam olarak belli olmayan çift cinsiyetli)" cevabını vermiş. Bu cevap şahın çok hoşuna gitmiş. Adama bir kırk altın daha vermiş. Sonra karısına dönerek "daha senin sözünü dinlemem. Sen bana bir balığı yüz yirmi altına yedirdin" demiş.

Kaynak

Hafız Ethem Güler

Şirin Sözler

İst. 1972

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

TUZLA!

TUZLA!

Dante’nin çok kuvvetli bir hafızası vardı. Bir gün bir yabancı ona; -En güzel yiyecek nedi

“SIĞAR MI?”

“SIĞAR MI?”

İngiltere’de Henry Asguith’in(1852-1928) bakanlığı sırasında sırnaşık ahbaplarından bi

NAPOLYON’UN KIRDIĞI İKİ POT

NAPOLYON’UN KIRDIĞI İKİ POT

Napolyon patavatsız bir adammış. Bir gece eğlentisinde karşısındaki çirkin bir kadını gös

“MEVZUAT MÜSAİT DEĞİL”

“MEVZUAT MÜSAİT DEĞİL”

Yavuz Bülent Bakiler beyefendi yazıyor; “Cumhuriyetimizin ilanından birkaç yıl sonra Avrupa

DOST SANIRSAN ALDANIRSIN

DOST SANIRSAN ALDANIRSIN

Meşhur Fransız münekkitlerinden Nicolas Boileau’nun(1636-1711) cenazesi pek kalabalık olmuştu

“SENİNKİLER DE FAZLA KÜÇÜK DEĞİLMİ?”

“SENİNKİLER DE FAZLA KÜÇÜK DEĞİLMİ?”

Kulaklarının büyüklüğü ile ünlü olan Galileo’ya hasımlarından biri; -Üstat, demiş,

“BİR SAĞANAK BEKLİYORDUM”

“BİR SAĞANAK BEKLİYORDUM”

Sokrates(Sokrat) ve eşi iyi geçinemezlermiş. Bir gün eşi Sokrates’e verip veriştirmiş, ağz

“BÜTÜN HAYVANLARIN HAYIR DUALARI SİZİNLEDİR”

“BÜTÜN HAYVANLARIN HAYIR DUALARI SİZİNLEDİR”

Muhterem Yavuz Bülent Bakiler hocamızın “Nükte onun dilinde bir Akdeniz bereketiydi, hayatımd

“BENDEN BABALIK BU KADAR”

“BENDEN BABALIK BU KADAR”

Geçen hafta merhum Eşref Edip Fergan Bey merhumun “Mehmed Akif” adlı eserinden cimri bir zatl

“DÜNYANIN BİN TÜRLÜ HÂLİ VAR”

“DÜNYANIN BİN TÜRLÜ HÂLİ VAR”

Merhum Eşref Edip Fergan Bey anlatıyor: “Mehmed Şevket Bey'in babası Hacı Besim Efendi meşhu

“BİRAZ NEFES ALACAKTIM”

“BİRAZ NEFES ALACAKTIM”

Yahya Kemal Beyatlı çok sevdiği Boğaziçi’nde bir tepeye tırmanıyordu. Hava sıcak olduğund

Şüphesiz Kur'an, mü'minler için gerçekten bir hidâyet rehberi ve rahmettir.

Neml, 77

GÜNÜN HADİSİ

"Kim bir oruçluya iftar verirse, oruçlunun sevabından hiçbir şey eksilmeksizin, oruçlunun sevabı gibi sevap alır."

Tirmizî.

TARİHTE BU HAFTA

*Kanije müdafaası(18 Kasım 1601) *Hz.Fatıma'nın(r.anha) Vefatı(22 Kasım 632) *İstanbul'un Müttefikler Tarafından İşgali(23 Kasım 1918) *Alparslan'ın Şehadeti(24 Kasım 1072) *Öğretmenler Günü(24 Kasım)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI