Cevaplar.Org

RİSALELERİ ÜSTÜN KÖRÜ OKUMAK

Risaleleri yeterince anlamadan, hazmetmeden, kendine uygulamadan üstünkörü okuyup bitirmenin faydası az oluyor. İnsan, bir süre sonra ülfet peyda ediyor, o harika metinler ruhta yankı yapmıyor. Böyle biri, kendini Külliyata vâkıf sanıyor, ibareleri bir parça tanımayı, anlamları sindirip uygulamakla aynı şey zannedebiliyor.


Ömer Sevinçgül

omersev@ttnet.net.tr

2015-06-21 07:26:28

Risaleleri yeterince anlamadan, hazmetmeden, kendine uygulamadan üstünkörü okuyup bitirmenin faydası az oluyor. İnsan, bir süre sonra ülfet peyda ediyor, o harika metinler ruhta yankı yapmıyor. Böyle biri, kendini Külliyata vâkıf sanıyor, ibareleri bir parça tanımayı, anlamları sindirip uygulamakla aynı şey zannedebiliyor.

Böyle birine söz dinletmek de kolay olmuyor. Çünkü Nurları okumaktan dolayı kendini yeterli buluyor. Sathi bilgisine güvenerek kendini her konuda söz sahibi kabul edince, bir başkasına kulak asmama hastalığına yakalanıyor.

Bu sebeple, eserleri yeni tanıyanlara azar azar okutmak, bir konuyu tam anlamıyla hallettirip sindirmesine zaman tanımadan bir başka konuya, ya da Risaleye geçmesine meydan vermemek iyi bir yöntem olabilir.

Nitekim sahabelerin Kurana muhatap oluşları da böyle. Bir sahabe şöyle diyordu: "Biz Kur'ân'ı beşer onar âyetler halinde alır, onu anlayıp hayatımıza uygulamadan başka âyet almazdık."

Nurun birinci dönem talebeleri de buna benzer bir yol izledi. Önce ancak bir iki risaleye ulaşabiliyor, uzun zaman bunları okuyor, hazmediyor, hayatlarına uyguluyor, daha sonra başka bir risaleyi elde ediyorlardı. Eserler toplu halde basılmamıştı, isteyen istediği zaman tüm risalelere sahip olamıyordu.

Böylece, Nurlar onlar için ömür boyu tükenmeyen bir kaynak olma özelliğini sürdürüyordu. Bir tepeyi aştıklarında, karşılarında aşılması gereken bir başka tepe buluyorlardı ve bu hep böyle devam ediyordu. Arada geçen zaman ise, elde ettikleri eseri tekrar tekrar okumak ve hayatlarına uygulamak için uygun bir süreç oluşturuyordu.

Sûreler gibi, onların manevi tefsirleri olan Risalelerinde bir özelliği var. Her sûre küçük bir Kurân hükmünde olduğu gibi, her bir Risale de küçük bir külliyat hükmünde. Bu sebeple, bir Risaleyi elde eden, mesela bir Ayet-el Kübra sahibi olan, bunu tekrar tekrar okuyup hazmedince külliyatın genel muhtevasını da elde etmiş olur. Daha sonra okuyacağı Risale için biriken ve bekleyen bir heyecanı vardır. İlk muhatabiyet sebebiyle de tükenmez bir coşku sahibidir.

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

AZİZ ÜSTADIMA

AZİZ ÜSTADIMA

Aziz üstadım; seni tanıdığıma, eserlerini okuduğuma şükür ediyorum. Sana talebe olma şe

MEĞER İŞ BİZİM ANLADIĞIMIZ GİBİ DEĞİLMİŞ

MEĞER İŞ BİZİM ANLADIĞIMIZ GİBİ DEĞİLMİŞ

Biz münevverler, ekseriyet itibariyle herhangi bir içtimai meselede gazete haberleriyle iktifa ede

BÂZI MÛTEBER KAYNAKLARDA BEDÎÜZZAMÂN’IN DOĞUM TÂRÎHİ

BÂZI MÛTEBER KAYNAKLARDA BEDÎÜZZAMÂN’IN DOĞUM TÂRÎHİ

1- Bedîüzzamân Saîd Nursî: Târihçe-i Hayâtı, Eserleri, Meslek ve Meşrebi, Doğuş Ltd. Şi

BEDİÜZZAMAN’IN KİM VE NE OLDUĞU

BEDİÜZZAMAN’IN KİM VE NE OLDUĞU

Rahmetli Said-i Nursi veya Kürdi'nin nasıl yaşadığını ve nasıl öldüğünü öğrenmek içi

SAİD-İ NURSİ

SAİD-İ NURSİ

Abdürrahim ZAPSU Yetmiş yıl evvel Van vilâyetinin Nurs köyünde doğdu. Babasının ismi Mirza

ABDÜLFETTAH EBU GUDDE’NİN KALEMİNDEN ÜSTAD BEDİÜZZAMAN-5

ABDÜLFETTAH EBU GUDDE’NİN KALEMİNDEN ÜSTAD BEDİÜZZAMAN-5

Bu anlattıklarımız, mücahid alim Said Nursi’nin hayatının bazı safhaları ve lem’alarıd

ABDÜLFETTAH EBU GUDDE’NİN KALEMİNDEN ÜSTAD BEDİÜZZAMAN-4

ABDÜLFETTAH EBU GUDDE’NİN KALEMİNDEN ÜSTAD BEDİÜZZAMAN-4

Esaretten kurtulup Van’a döndüğünde Müslüman safları ve cemaatleri arasındaki İslami gayr

ABDÜLFETTAH EBU GUDDE’NİN KALEMİNDEN ÜSTAD BEDİÜZZAMAN-3

ABDÜLFETTAH EBU GUDDE’NİN KALEMİNDEN ÜSTAD BEDİÜZZAMAN-3

Bu kısa fetret dönemi sonrasında tüm himmetini bütün işlerde dinin tahkimine ve zayıflık g

İSMAİL ÇETİN HOCAEFENDİ ÜSTADI ANLATIYOR-2

İSMAİL ÇETİN HOCAEFENDİ ÜSTADI ANLATIYOR-2

Üstad üstaddır. Müceddiddir. Geçmiş büyüklerle irtibatı çok kuvvetlidir. Geleceklere de ç

ABDÜLFETTAH EBU GUDDE’NİN KALEMİNDEN ÜSTAD BEDİÜZZAMAN-2

ABDÜLFETTAH EBU GUDDE’NİN KALEMİNDEN ÜSTAD BEDİÜZZAMAN-2

Van valisinin daveti üzerine Türkiye’nin kuzey doğusundaki Van’a gitti ve burada 15 sene kald

İSMAİL ÇETİN HOCAEFENDİ ÜSTADI ANLATIYOR-1

İSMAİL ÇETİN HOCAEFENDİ ÜSTADI ANLATIYOR-1

Takdim Kıymetli ziyaretçilerimiz Üstad Bediüzzaman’ın vefatının sene-i devriyesinde son de

Dehşeti herşeyi kaplayan kıyametin haberi sana geldi mi?

Gaşiye, 1

GÜNÜN HADİSİ

Yeryüzünde bir kötülük işlendiği vakit, ona şahid olan bunu takbih ederse (kötü olduğunu te'yid ederse), o kötülüğü görmemiş gibi zararından kurtulur. O kötülüğe şahid olmadığı halde, işittiği zaman memnun kalan kimse, sanki şahid olmuş gibi manen zarar

Ebu Davud, Melahim 17, (4345)

TARİHTE BU HAFTA

*Fazıl Mustafa Paşa'nın Belgrad'ı Fethi(9 Ekim 1960) *HAZRETİ HÜSEYİN (r.a.) Şehid Edildi-Kerbela Vak'ası(10 Ekim 680) *Ömer Nasuhi Bilmen Vefat Etti(12 Ekim 1971) *Ankara Başkent Oldu(13 Ekim 1923)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI