Cevaplar.Org implant

MEYL-İ TEFEVVUK(ÜSTÜNLÜK MEYLİ) VE MAHVİYET-1

Nur Külliyatında son asırlardaki İslam âleminin içine düştüğü çok yönlü geri kalmışlığımızın muhtelif sebepleri üzerinde durularak çok önemli tespitler yapılmıştır. Genel olarak içine düştüğümüz karanlıklardan tembellik zindanında, bizi orta çağın şartlarında, yaşamaya mecbur eden çeşit çeşit yaygın hastalıklar iki ana başlık altında toplanmıştır.


Nail Yılmaz

naimyilmaz740@gmail.com

2015-05-09 14:03:20

Nur Külliyatında son asırlardaki İslam âleminin içine düştüğü çok yönlü geri kalmışlığımızın muhtelif sebepleri üzerinde durularak çok önemli tespitler yapılmıştır.

Genel olarak içine düştüğümüz karanlıklardan tembellik zindanında, bizi orta çağın şartlarında, yaşamaya mecbur eden çeşit çeşit yaygın hastalıklar iki ana başlık altında toplanmıştır.

1-Sosyal Şartlar

2-Ferdi şartlar

Nur külliyatındaki içtimai prensiplere, Üstad Bediüzzaman'ın hayatına ve hizmet tarzına bakıldığında görülüyor ki, tembelliğin getirdiği esaret zindanından, kurtulabilmemiz için sosyal şartlardan ziyade ferdi şartlar üzerinde daha çok durulmuştur.

Özelliklede 'İkinci Said' dönemindeki hizmet tarzına bakıldığında, bütün himmetini ve gayretini ferdleri birinci plana alarak, iman ve irşad faaliyetleri üzerine mesaisini teksif ederek yoğunlaştığı görülmektedir.

Üstad Bediüzzaman, yazımızın ana konusu olan üstünlük meyli ve emsali hastalıkları, Münazarat ve Muhakemat gibi eserlerinde temas ederek, çok önemli teşhis ve tespitler yapmıştır.

Genellikle, bizi esaret zindanında mahkûm eden, düşman veya düşmanlık kavramları, herhangi bir toplum veya şahsa indirgenmeyerek, mevzu sıfatlar üzerinden ele alınmıştır. Dâhili ve harici düşman tanımlaması da bu esaslar üzerine bina edilmiş. Bu teşhis ve tespitlere göre:

Bizi orta çağa mahkûm eden dâhili ve harici düşmanlarımız:

1.Harici düşman: Cehalet, Fakirlik, ihtilaf vs. (sosyal hayat alanı)

2.Dâhili düşman: Ümitsizlik, üstünlük meyli, acelecilik, fikirleri meşveret havuzuna atmak, kolektif şuur ve aklı harekete geçirmek yerine herkesin kendi görüşünü öne sürmesi, tembellik vs.(ferdi hayat alanı)

(şimdi bu bahisleri ana metni okuyarak dersimize devam edelim)

"Sual: Zindan-ı atalete(tembellik zindanına) düştüğümüzün sebebi nedir?

1. "Yeis"(Ümitsizlik)
* Hayat bir cidaldir. Şevk ise matiyesidir. İşte himmetiniz şevke binip mübareze-i hayat meydanına çıktığı vakit, en evvel düşman-ı şedid olan yeis rast gelir. Kuvve-i maneviyesini kırar. Siz o düşmana karşı لاَتَقْنَطُواkılıncını istimal ediniz. [ümîdinizi kesmeyin! Zümer, 54]

2. "Meylü't-tefevvuk"
* sonra müzahametsiz olan hakkın hizmetinin yerini zabteden meyl-üt tefevvuk istibdadı hücuma başlar. Himmetin başına vurur, atından düşürttürür. Siz كُونُوالِلّٰهِ hakikatını o düşmana gönderiniz. [Allah için beraber olunuz]
3. "Acûliyet"
* sonra da ilel-i müteselsiledeki terettübü atlamakla müşevveş eden aculiyet çıkar, himmetin ayağını kaydırır. Siz, وَاصْبِرُواوَصَابِرُواوَرَابِطُوا yu siper ediniz. [ey îmân edenler! Sabredin! Sabırda (düşmanlarınıza) üstün gelin! (her an cihâda) hazırlıklı olun ve Allah'tan sakının! Âl-i imrân, 200]

4. "Fikr-i infirâdî ve tasavvur-ı şahsî"
* sonra da, medenî-i bittab' olduğundan ebna-yı cinsinin hukukunu muhafazaya ve hakkını onlar içinde aramağa mükellef olan insanın âmâlini dağıtan fikr-i infiradî ve tasavvur-ı şahsî karşı çıkar. Siz de, خَيْرُالنَّاسِاَنْفَعُهُمْلِلنَّاسِolan mücahid-i âlîhimmeti mübarezesine çıkarınız. [İnsanların en hayırlısı onlara faydalı olandır. El-Aclûnî, Keşfü'l-Hafâ, 2:463]

5. "Başkasının tekâsülünden etkilenmek"
* sonra başkasının tekâsülünden görenek fırsat bulup, hücum edip, belini kırar. Siz de, فَلْيَتَوَكَّلِالْمُتَوَكِّلُونعَلَىاللّٰهِلاَغَيْرِهِ

olan hısn-ı hasîni himmete melce ediniz. [tevekkül edenler ise, artık ancak Allah'a tevekkül etsin! İbrâhîm, 12]

6. "İşi birbirine bırakmak"
* sonra da acz ve nefsin itimadsızlığından neş'et eden ve işi birbirine bırakmak olan düşman-ı gaddar geliyor. Himmetin elini tutup oturtturur. Siz de لاَيَضُرُّكُمْمَنْضَلَّاِذَااهْتَدَيْتُمْ olan hakikat-ı şahikayı üzerine çıkarınız. Tâ o düşmanın eli o himmetin dâmenine yetişmesin. [hidâyete erdiğiniz takdirde dalâlete düşenler size zarar vermez. Mâide, 105]

7. "Dinsiz düşman"
* sonra Allah'ın vazifesine müdahale eden dinsiz düşman gelir; himmetin yüzünü tokatlar, gözünü kör eder. Siz de اِسْتَقِمْكَمَااُمِرْتَوَلاَتَتَاَمَّرْعَلَىسَيِّدِك olan kâr-aşina ve vazifeşinas olan hakikatı gönderiniz. Tâ onun haddini bildirsin. [Emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Şûrâ, 15]

8. "Meylü'r-rahat"
* sonra umum meşakkatın anası ve umum rezaletin yuvası olan meylü'rrahat geliyor. Himmeti kaydeder, zindan-ı sefalete atar. Siz de لَيْسَِلْلاِنْسَانِاِلاَّمَاسَعَى[şüphesiz insan için çalıştığından başkası yoktur. Necm, 32] olan mücahid-i âlîcenabı o cellad-ı sehhara gönderiniz. Evet, size meşakkatta büyük rahat var. Zira fıtratı müteheyyic olan insanın rahatı, yalnız sa'y ve cidaldedir. 

اِنَّلَكُمْفِىالْمَشَقَّةِالرَّاحَةَاِنَّاْلاِنْسَانَالْمُتَهَيِّجَةَفِطْرَتُهُرَاحَتُهُفِىالسَّعْىِوَالْجِدَالِاِنَّ

[size meşakkatte büyük rahat var. Zira fıtratı müteheyyiç olan insanın rahatı sa'y ve cidaldedir.]"(1)

Bu metnin geneline bakıldığı zaman, üstad Bediüzzaman, atalet(tembellik) zindanında kalışımızın sebeplerini sadece teşhis etmekle kalmamış, aynı zamanda Kur'âni hakikatlerle her hastalığın tedavi çarelerini ve çıkış yollarını da izah etmiş ve göstermiş.

Burada yapılan tespitleri ve âlem-i İslam üzerindeki bu atalet ve perişanlığın sebeplerini kısaca özetlemek gerekirse;;

Atalet zindanına düşmemizin sebepleri:

1- ümitsizliğe kapılmak

2- meyl-üt-tefevvuk(üstün gelme arzusu.)

3- acelecilik 

4- fikr-i infiradi ve tasavvur-u şahsi (ferdiyetçilik fikri.)

5- başkasının tembelliğini kendine mazeret göstermek

6- işi birbirine bırakma alışkanlığı

7-kendi mes'uliyetini aşıp, Allah'ın vazifesine karışmak

8-rahatını düşünme arzusu

Burada sayılan sekiz çeşit düşmanın hepsinin ortak hedefinin himmet duygusunun olduğu görülmektedir. Üstad, "meşrebimizin esası" dediği dört esastan birisinin niçin şevk olduğu daha iyi anlaşılmaktadır. Belki de bu sebepten dolayı Münazaratta: "çabuk ye'se inkılâp eden hamiyet, hamiyet değildir."(2) diyerek himmet vehamiyet duygusuna çok tahşidat yapıyor. 

Ataletten zindanından kurtulma çareleri:

1-yeis hastalığına karşı: el-emel (ümidimizi kesmemek)

2- meyl-ül tefevvuk hastalığına karşı: menfi rekabetin kaldırılması.

3- aculiyete karşı: çalışmada merhalelere riayet ve sabırlı olma ihtiyacı.

4- fikr-i infiradive tasavvur-u şahsi için: kollektif çalışma şuuru.

5- başkasının tekâsülünü örnek almak yerine:"başkasının kusuru insanın kusuruna senet ve özür olamaz" prensibiyle hareket etmek.

6- işi birbirine bırakmak olan "havalecilik" yerine: vazifeye sahip çıkmak.

7- Allah'ın vazifesine karışmak yerine: sana emredileni dosdoğru yapmak.

8- Son olarak da: umum meşakkatin anası ve umum rezaletin yuvası olan "meylü'r-rahat" yerine de: sefalet ve rezalet karanlığından kurtulmak için çalışmayı ve gayreti esas almak.

Bu kısa ama çok ehemmiyetli tesbit ve teşhisler bu zamandaki, hem ferdin, hem de sosyal hayatın hastalıklarına ve ihtiyaçlarına tiryak kıymetinde cevaplardır.

Fakat bu cevaplar ferdi hayatı birinci plana, sosyal hayatı da ikinci plana alarak verilmiş cevaplardır. Çünkü bizi maddi ve manevi hayatta geri bırakan şartlar veya düşmanların ferdi hayata bakanları daha tehlikelidir. Çünkü sosyal hayata musallat olan dış düşmanlar cehalet, zaruret ve ihtilaf gibi şeyler bir cihette elle tutulur, gözle görünür müşahhas şeylerdir. Mücadelesi iç düşmana göre daha kolaydır.

Fakat ferdi şartları oluşturan iç düşmanlardan ye'is, meyl-üt tefevvuk, acûliyet, fikr-i infiradi ve meylü'l rahat gibi emsali hastalıklar mücerret kavramlar olmasından, teşhisi, tedavisi ve mücadelesi dış düşmana göre daha zordur.

Efendimiz de (a.sm) belki de bu ve emsali hakikatlar için bir savaş dönüşünde: "asıl büyük cihadın nefis ile yapılan cihad olduğunu" ifade etmiştir.

Hutbe-i Şamiye'de İttihad-ı İslam ve ittihad-ı Muhammedi Cemiyeti ile ilgili bir bir soruya verilen cevapta bu hadisi şerife şöyle atıf yapılmıştır."İttihadın hedefi ve maksadı i'lâ-yı kelimetullah ve mesleği de kendi nefsiyle cihad-ı ekber ve başkalarını irşaddır."(3)

İşaratül 'İ'caz'da ise bu mesele şöyle anlatılıyor: "düşman meçhul olduğu zaman daha zararlı olur. Kandırıcı olursa daha habis olur. Aldatıcı olursa fesadı daha şedit olur. Çünkü dâhili düşman kuvveti dağıtır, cesareti azaltır. Harici düşman ise salâbeti arttır."(4)

Risale-i Nur'da enfüsi boyuttaki dâhili düşmana karşı çok tahşidat yapılmış. Çünkü dâhili düşmanların taarruz ettikleri kale, insan kalbidir ki, en büyük dini musibetlerin kaynağı veya muhatabıdır.(5) Kalbi hastalıklarla ilgili İmam-ı Gazali'den nakledilen şu ifade çok önemlidir; "kalbi hastalıklardan kurtulmak herkese farz-ı ayndır."(6) aynen diğer İslami farzlar gibi.

Yine İşarat'ül İ'caz'da: "kalbin sathında bulunan bir hastalık bütün amâl-i bedeni sekteye uğrattığı gibi kalbin iç yüzünü de 'yeis, meylüttefavvuk, aculiyet, tekâsül, havalecilik, meylürrahat ve nifakla hastalandığı zaman, efa'li ruhiye istikamet üzerine hareket etmez."(7)

On beşinci Söz ve 28. Lem'a'nın 28.nüktelerinde özet olarak şu hususlar belirtilmiştir; İnsan kalbi, meleklerin ilhamı ile şeytanların hile ve hücumlarının çarpışma ve mücadele meydanıdır. Bu kalbi hastalıkları öğrenip tedavisine çalışmak, aynı zamanda şeytanların desiselerine karşı bir siper ve melek-i ilhamlara bir yer hazırlamadır.

Bu manaları teyid eden bir hadis-i şerifte de Efendimiz (a.sm): "köpek giren eve melâike girmez."(8) buyurmuştur. Muhaddisler ve ehl-i hakikat âlimleri, bu hadisin işari ve manevi tefsiri için demişler ki: "evden maksat insanın kalbidir ki, vahiy ve ilhamların geldiği yerdir. Bu ilhamları getirenlerde meleklerdir. Şayet kalbimizde, kin, nefret, kıskançlık, öfke, gurur, tasannu, üstünlük meyli gibi şeyler varsa o kalbe meleki ilhamlar gelmez. Onun için Mevlana hazretleri Mesnevi'sinde demiş ki:

 "Kalbindeki bu manevi kelplerini kıtmire tahavvül ettir ki, ashab-ı kehften sayılasın."(9)

Bu hakikatler ve doğru tespitler muvacehesinde denilebilir ki: Risale-i Nur'un ana konularından birisi de "re'sül malımız olan istidatlarımızı nemalandırmak."(10) olduğundan, hislerimizi ve duygularımızı ifrat ve tefritten uzak tutarak sırat-ı müstakime tevcih etmek ve de istikamet üzere sebat etmek, bir cihette hislerin yönetimi veya doğru yönetimidir.

Meyl-üt tefevvuk(Üstünlük meyli) hastalığıyla mücadele

Prensiplerinden bazıları:

 Bediüzzaman hz. Münazarat isimli eserinde, bizi atalet zindanına atan şartları ve sebepleri sekiz ayrı başlık halinde ele alır. Meyl-üt tefevvuk bölümü ise şu şekilde ifade edilir.

 "müzahametsiz olan hakkın hizmetinin yerini zabteden meyl-üt tefevvuk istibdadı hücuma başlar. Himmetin başına vurur atından düşürtür siz de كُونُوالِلّٰهِ

hakikatini o düşmana gönderiniz."(11) der.

Burada duygular arası veya sıfatlar arası bir ihlâs testinin olduğu açık olmakla beraber, böylesi durumlarda ne yapılması gerektiğine dair bazı kriterler verilir:

Bu cümle galip tarafa yani müstebide şöyle der:

1:Hakkın hizmetinde müzahame, münakaşa, niza'a ve ihtilafa yer yoktur ve olmamalıdır.

2:Çünkü Hakkın hizmetinin menfiliğe ihtiyacı yoktur. İstibdat, tasannu ve meyl-üt tefevvuk ile hareket ettikten sonra, muvaffak bile olsan, galip bile olsan, hakikat noktasında mağlup olmuşundur.

3: Eline verilen bazı maddi ve manevi imkânlardan dolayı istibtadını, tasannuunu ve meyl-üt tefevvukunu haklı göstermek için deme ki;

"Halk içinde ben intihab edildim. Bu meyveler benim ile gösteriliyor. Demek bir meziyetim var." hayır, hâşâ! Belki herkesten evvel sana verildi; çünkü herkesten ziyade sen müflis ve muhtaç ve müteellim olduğundan en evvel senin eline verildi."(12)

4: üstünlük vesilesi saydığın imkânlar ve vesile olduğun hayırlar ve güzelliklerde sakın hadiste belirtilen recül-ül facir sen olmayasın çünkü yirmi altıncı sözün hatimesinde:

"sen ey riyakâr nefsim! "dine hizmet ettim" diye gururlanma. اِنَّاللّهَلَيُؤَيِّدُهذَاالدِّينَبِالرَّجُلِالْفَاجِرِ(Allah bu dini facir bir adamın eliyle de kuvvetlendirir)(13) sırrınca: müzekkâ(tezkiye edilmiş paklanmış aklanmış) olmadığın için, belki sen kendini o recül-i fâcir bilmelisin. Hizmetini, ubudiyetini; geçen nimetlerin şükrü ve vazife-i fıtrat ve fariza-i hilkat ve netice-i san'at bil, ucb ve riyadan kurtul."(14)

Şimdilik mağlup olan tarafa da şöyle der:

Ey ehl-i hamiyet ve hakikat: sizde Celaleddin-i Harzemşah'ın dediği gibi deyin;

1- biz zafere memur değil sefere memuruz.

2-şimdilik kuvvet galip gelmişse üzülmeyin. "akibetü'l müttakin"(15) sırrıyla akıbetteki asıl galibiyet elbette muttakilerindir.

3-hem de böyle geçici mağlubiyetler de hemen ye'se kapılıp teslim olmayın. Çünkü çabuk kırılan hamiyet hamiyet değildir prensibiyle كُونُوالِلّٰهِhakikatini o düşmana gönderiniz. Çünkü: "Sen Allah için istikamette oldukça, başkalarının dalaleti size zarar vermediğini ayet söylüyor

.لاَيَضُرُّكُمْمَنْضَلَّاِذَااهْتَدَيْتُم"hidâyete erdiğiniz takdirde dalâlete düşenler size zarar vermez" Mâide, 105]

-devam edecek-

Önemli not: Risaleden atıflar-yayınevi belirtilmedikçe- Nesil Yayınlarının 2 cilt halinde bastığı Risale-i Nur Külliyatına göredir.

Dipnotlar

1-Münazarat, s:1958

2-Münazarat-s.214-Y.Asya

3-Eski Said Eserleri, s.70 Y.Asya

4-İ.İ'caz: 1190

5- Lem'alar: 694

6- Mehmet Paksu: Vesvese, s: 78-Nesil Basım Yayın, İst.

7- İ.İ'caz:1193

8- Prof. Dr. İbrahim Canan. Hadis Külliyatı, 7.cilt, s: 480

9- Tahir'ül Mevlevi, Şerhü'l Mesnevi. 7. Cilt: 6315. beyit

10-İ.İ'caz: 1159.

11- Münazarat: 1958.

12-Sözler: 89.

13- Prof. Dr. İbrahim Canan. Hadis Külliyatı, 8.cilt, s: 88

14-Sözler: 209.

15- Sözler: 333.

 

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

"İyilik ve takva üzerine yardımlaşınız, kötülük ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayınız."

Mâide, 2

GÜNÜN HADİSİ

Yeryüzünde bir kötülük işlendiği vakit, ona şahid olan bunu takbih ederse (kötü olduğunu te'yid ederse), o kötülüğü görmemiş gibi zararından kurtulur. O kötülüğe şahid olmadığı halde, işittiği zaman memnun kalan kimse, sanki şahid olmuş gibi manen zarar

Ebu Davud, Melahim 17, (4345)

TARİHTE BU HAFTA

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI