Cevaplar.Org casino maxi

HASTAYA EŞŞEK YEDİRMİŞSİNİZ

Meşhur bir fıkra vardır. Eski hekimlerden birisi bir hastaya çağrılıp da muayene edince, -Hastaya şunu yedirmişsiniz, bir daha yapmayın, çünkü o mideyi bozar dermiş. Aptalca olan çırağı da buna şaşırırmış. Bir gün;


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2015-04-29 12:04:59

Meşhur bir fıkra vardır. Eski hekimlerden birisi bir hastaya çağrılıp da muayene edince,

-Hastaya şunu yedirmişsiniz, bir daha yapmayın, çünkü o mideyi bozar dermiş. Aptalca olan çırağı da buna şaşırırmış. Bir gün;

-Usta sende mutlaka bir keramet var ki ilk gördüğünde bir hastanın ne yediğini keşfediyorsun. Şunu bana da öğret" diye yalvarmış. Hekim gülmüş;

-Oğlum buna keramet değil feraset derler. Bir eve çağrıldığın vakit öteye, beriye, bilhassa çöp tenekesine dikkat edersin. Oradaki süprüntüden hastanın ne yediğini anlarsın. Çünkü evlerde bir şey pişirildiğinde, şifa niyetiyle hastaya tattırılır' cevabını vermiş.

Bir defa hekimi çağırmak için gelmişler. O başka yere gittiği için çırağını götürmüşler. Çırak hastanın nabzını tutmuş, diline bakmış, kemal-i hiddetle;

-Böyle hastaya eşek yedirilir mi diye çıkışmış. Onlar;

- Nasıl eşek? Böyle bir şey yedirmedik deyince, hekim çırağı;

-Eşek yedirmediniz de, kapının arkasında palan ne arar? demiş. 

Kaynak

Tahir'ül Mevlevi,

Şerh-i Mesnevi, Cilt: 14

Şamil Yayınevi

 

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

KÜÇÜK İLAN

KÜÇÜK İLAN

Cimri adam eşi ölünce, bir gazeteye telefon edip, en ucuzundan ölüm ilanı vermek istediğini s

İYİ Kİ TEDAVİ ETTİK

İYİ Kİ TEDAVİ ETTİK

Genç doktor, arkadaşına; “şu adamı tam zamanında ameliyat ettik” diye seslendi, “bir ka

KIRK YILDIR OLMADI

KIRK YILDIR OLMADI

Yağmur eski şatonun camlarını kamçılıyor, rüzgar acı acı uluyordu. Misafir, suratı insana

“PARAYI NE YAPTIN?”

“PARAYI NE YAPTIN?”

Tek kollu bir adam bir kuyumcu dükanına girerek en kıymetli pırlanta yüzükleri görmek istedi

“YARIN GEL”

“YARIN GEL”

Bir terzi ölmüş, karnını yarmışlar

“BENİ HİÇ KONUŞTURMAYACAK MI?”

“BENİ HİÇ KONUŞTURMAYACAK MI?”

Adamın biri hanımıyla otururken sormuş; -Hanım, şu bizim çulha(kilim dokuyan) Sindel’in ad

“ALLAH İÇİN SÖYLE BEN BÖYLE Mİ GELDİM”

“ALLAH İÇİN SÖYLE BEN BÖYLE Mİ GELDİM”

Adamın biri hamama gider, çıkınca da daima; “saatim kayboldu, cüzdanım boşalmış, dolmam k

“SEN ONU BANA SOR”

“SEN ONU BANA SOR”

Nasreddin Hoca’nın hanımı vefat eder. Musalla taşında imam cemaate sorar

“BEN DE SİZLERE SABAH NAMAZINI BAĞIŞLADIM”

“BEN DE SİZLERE SABAH NAMAZINI BAĞIŞLADIM”

Bir imamın evi mescitten uzakmış. Cemaat; -Hoca evin uzak, her vakit gelmen senin için zordur.

ORUÇLU TİLKİ

ORUÇLU TİLKİ

Tilki ormanda gezerken, ağaç dalına asılı bir geyik budu görür. İştahla ağaca yönelir ama

SINAV SORUSU

SINAV SORUSU

Sınava geç kalan dört öğrenci, hocalarından yalvar yakar kendilerini tekrar sınava sokmasın

Herhangi birinize ölüm gelip de: Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam! demesinden önce, size verdiğimiz rızıktan harcayın

Münafikün, 10

GÜNÜN HADİSİ

Yeryüzünde bir kötülük işlendiği vakit, ona şahid olan bunu takbih ederse (kötü olduğunu te'yid ederse), o kötülüğü görmemiş gibi zararından kurtulur. O kötülüğe şahid olmadığı halde, işittiği zaman memnun kalan kimse, sanki şahid olmuş gibi manen zarar

Ebu Davud, Melahim 17, (4345)

TARİHTE BU HAFTA

*Prut Barış Antlaşması (Osmanlı-Rusya) 22 Temmuz 1711 *İkinci Meşrutiyet'in ilanı 23 Temmuz 1908

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI