Cevaplar.Org

SÜNNET ETRAFINDA SORU CEVAPLAR-2

Soru: 3- Adı geçen gurubun iddialarından birisi de şudur: “Hadisleri tenkit etmekte yeni bir metoda ihtiyacımız var. Çünkü hadisçilerin koymuş olduğu metot, gereği gibi hakkıyla tenkidin yapılması için yeterli değildir.” Bu konudaki yorumunuz nedir?


Muhammed Salih Ekinci

.

2014-12-14 03:47:07

Soru: 3- Adı geçen gurubun iddialarından birisi de şudur:  "Hadisleri tenkit etmekte yeni bir metoda ihtiyacımız var. Çünkü hadisçilerin koymuş olduğu metot, gereği gibi hakkıyla tenkidin yapılması için yeterli değildir." Bu konudaki yorumunuz nedir?

Cevap: Hadis terminolojisi alanında uzun uzadıya yazılan eserler şöyle dursun, bu konuda yazılan özet eserlere şöyle bir bakıp göz gezdirenler, bu alanda bir parça malumatı olanlar kesin olarak şu bilgiye ulaşırlar:

Hadis âlimleri sahih hadisleri korumak ve onları zayıf ve uydurma olanlardan ayırmak için bir takım esaslar ve kaideler koymuşlardır ki bu kaideler çok sağlam ve doğru bir biçimde yazılı haldedirler. Muhaddisler bu yolda güzel sınavlar vermiş, bu alanda öne çıktılar ve akılları hayrette bırakan ilginç prensipler tespit ettiler. Yine kesin bir şekilde göreceklerdir ki hadis âlimleri, hadis uyduranları ve uydurma eylemini deşifre eden onları ortaya çıkaran sağlam ilmî esaslar koydular. Böylece hadis âlimleri; Sünneti seniyyeye, benzeri olmayan ve hiçbir ilim dalının benzerine yakınını bile yapamadığı bir hizmette bulundular. Benzeri bir hizmet, tarih boyunca hiçbir peygamberle ilgili haberler alanında veya herhangi bir milletin büyüğü hakkında yapılmış değildir.

Hadis âlimleri haberlerin kabul edilmesi konusunda öylesine doğru ve kesin şartlar belirlediler ki, haberlerin kabulü konusunda bunlardan daha doğrusunu ve güvenilir olanını tasavvur etmek, hatta onların yerine geçebilecek alternatiflerini bile düşünmek mümkün değildir. Hiçbir millette ve hiçbir mezhep topluluğunda haberlerin kabulü konusunda aynı sonuca, hatta hadisçilerin ileri sürdüğü şartlara yakın şartlara bile ulaşan olduğu bilinen bir şey değildir.

Hadis âlimlerinin ulaştığı sonuç şudur ki, tarihin dolaylı nakil yoluyla tanıdığı en sağlam haberlerdir ki, işte bunlar «Sahih hadisler»dir. Bu meselenin tafsilatı «Hadis İlimleri» konusunda yazılan yüzlerce ciltlik kitaplarda detayıyla bulunmaktadır.

Bu metodun mutlaka kendisinden daha güçlü ve daha doğru bir metotla karşılaştırılması gerektiği iddiasında bulunanlara gelince, bunlara karşı şu iki ayeti okumakla yetiniyorum:

 

"وَإِنْ كُنْتُمْ فِي رَيْبٍ مِمَّا نَزَّلْنَا عَلَى عَبْدِنَا فَأْتُوا بِسُورَةٍ مِنْ مِثْلِهِ وَادْعُوا شُهَدَاءَكُمْ مِنْ دُونِ اللَّهِ إِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ فَإِنْ لَمْ تَفْعَلُوا وَلَنْ تَفْعَلُوا فَاتَّقُوا النَّارَ الَّتِي وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ أُعِدَّتْ لِلْكَافِرِينَ"

 

"Eğer kulumuza indirdiklerimizden herhangi bir şüpheye düşüyorsanız, haydi onun benzeri bir sure getirin, eğer iddianızda doğru iseniz Allah'tan gayri şahitlerinizi (yardımcılarınızı) da çağırın. Bunu yapamazsanız -ki elbette yapamayacaksınız- yakıtı, insan ve taş olan cehennem ateşinden sakının. Çünkü o ateş kâfirler için hazırlanmıştır." (Bakara, 23, 24.)

Soru:4- Bir başka topluluk daha vardır ki, bunlar Sünnete önem verirler. Lâkin onlar fıkıh mezhepleriyle çelişki içerisinde olup, hep mensuplarının Sünneti ihmal edip Sünnetle amel etmedikleri ithamında bulunurlar. Bu mesele hakkında görüşünüz nedir?

Cevap: Bilindiği üzere fıkıh mezhepleri kendi aralarında içtihat yapılabilen ve farklı görüşlerin caiz olduğu pek çok fıkhî meselede ihtilaf etmişlerdir. Bu meselelerde ihtilaf edilmesinde Rasûlullâh tarafından sözlü ve takriri olarak ruhsat verilmiştir. Rasûlullâh şöyle buyurmuştur:

"إِذَا اجْتَهَدَ الْحَاكِمُ فَأَصَابَ فَلَهُ أَجْرَانِ وَإِذَا اجْتَهَدَ فَأَخْطَأَ فَلَهُ أَجْرٌ وَاحِدٌ"

"Hâkim/Hüküm veren içtihat edip doğru hüküm verirse ona iki ecir vardır. Hâkim içtihat edip hata ederse ona bir ecir vardır."(Buhari)

Ashâbtan bazıları Rasûlullâh'ın döneminde bazı fer'î meselelerde ihtilaf etmiş, bu meselelerde Ashâb farklı görüşlere sahip olmuşlardır. Bu durum Hz. Peygambere ulaşınca Rasûlullâh Ashâbın her birinin içtihadını benimsemiş, farklı içtihatlarından dolayı hiç birisine katı muamele yapmamıştır. Fer'î meselelerde ihtilaf etmek insan fıtratına uygun ve tüm insan toplulukları arasında vuku bulan bir şeydir. Bu, Allah'ın kullarına olan bir rahmetidir ki bu yol ile umum insanlar için diledikleri ve maslahatlarına uygun olan görüşü taklit etmeleri kolaylaşmıştır. Bu durum onlar için sıkıntının ortadan kalkması olmuştur. Peygamber (Sallâllâhu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

"اِخْتِلاَفُ أُمَّتِى رَحِمَهٌ"

"Ümmetimin (detaydaki) ihtilafı rahmettir."

Mezhepler, aralarında (kötü bir amaçla değil) övgü ile söz edilecek ihtilaflarda bulunmuşlardır. Bunlardan İslâm kültürü için benzeri bulunmayan büyük bir (ilmî) servet/birikim meydana gelmiştir. Fakat bu ihtilaflar aralarında kötülük bağlamında çelişki içeren ihtilaflar değildir.

Diğer yandan, mezheplerdeki ihtilafların bilinen ilmî sebepleri vardır. Bunları âlimlerden pek çoğu açıklamışlardır. Bunları açıklamak için bir hayli eserler yazılmıştır. Bunlardan birisi İbn Teymiye'nin "Ref'u'l Melâm Ani'l-Eimmeti'l A'lâm" adlı eseridir.

"Mezhep sahiplerinin Sünnete önem vermeyi ihmal ettikleri" sözü, ya mezhepleri bilmeyenlerin veya onları kıskananların sözüdür. Sünnete üstün derecede önem vermeksizin bir fıkıh mezhebinin oluşması mümkün müdür?!

Fıkıh mezhepleri ve mezhep sahipleri hakkında bir parça bilgisi olanlarca yerleşmiş bir kanaat vardır ki bu mezhep sahiplerinin (mezhep imamlarının) hepsi büyük (hadis) hafızlar(ı)dır. Onlar Sünnete öylesine önem vermişler ve Sünnetle amel etmekte öyle itina göstermişlerdir ki bunun benzeri yoktur. Onlar ittifakla:

"(Bir konuda) sahih hadis olduğu zaman, işte o, benim mezhebimdir" tavsiyesinde bulunmuşlardır. Evet, Her bir mezhepte mutlaka bir grup hadis ile amel etmek ihmal edilmiştir. Bunu gerektiren bir takım ilmî sebepler vardır:

(İçtihat bir eden mezhep âlimi);

- O konuda gizli bir illetten/gerekçeden haberdar olmuştur,

- İhmal edilen hadisler kendilerinden daha çok tercih edilmeye elverişli olanlarla çeliştiği için mercuh olanla değil, ercah olanla amel etmiştir.

- İhmal edilen hadisler onun katında sabit olmamıştır veya onlara muttali olmamıştır.

- İhmal edilen hadislerin nesh edildiğine muttali olmuştur.

- Ya da ihmal edilen hadisler, o imamca benimsenen külli veya umumi şer'î kaidelerden yahut umumi veya hususi maksatlardan alınan şer'î kaidelere muhalif durumdadır.

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

ALLAH RASULÜNÜN NÜBÜVVETİNİ TASDİK EDEN İMZALAR-3

ALLAH RASULÜNÜN NÜBÜVVETİNİ TASDİK EDEN İMZALAR-3

Hz. Muhammed(a.s.)’in risaletini tasdik edenlerden birisi de, insanlık camiasında -peygamberlerd

İSLÂM COĞRAFYASININ SINIRLARININ ÇİZİLDİĞİ GECE: Mİ’RAC GECESİ-1

İSLÂM COĞRAFYASININ SINIRLARININ ÇİZİLDİĞİ GECE: Mİ’RAC GECESİ-1

İsra ve Miraç Mucizesi Recep ayının 27. gecesi, Miraç Gecesidir. Bundan 1438 yıl önce Recep

ALLAH RASULÜNÜN NÜBÜVVETİNİ TASDİK EDEN İMZALAR-2

ALLAH RASULÜNÜN NÜBÜVVETİNİ TASDİK EDEN İMZALAR-2

Kur’an’ın Verdiği Onay Bu onayın özeti şudur: Semavî vahiy olarak kendini takdim eden ki

HZ. PEYGAMBER (A.S.)’DEN İRŞAT ÖRNEKLERİ

HZ. PEYGAMBER (A.S.)’DEN İRŞAT ÖRNEKLERİ

Hz. Peygamber (a.s.), ادْعُ إِلِى سَبِيلِ رَبِّكَ بِالْحِكْمَة

ALLAH RASULÜNÜN NÜBÜVVETİNİ TASDİK EDEN İMZALAR-1

ALLAH RASULÜNÜN NÜBÜVVETİNİ TASDİK EDEN İMZALAR-1

Kutlu doğum haftasını kutlamakta olduğumuz bu ayda, asıl konuya geçmeden önce: “Hz. Peygamb

HZ.PEYGAMBERİN KONUŞMA SÜNNETİ, YAZMADA VE KONUŞMADA UYMAMIZ GEREKEN ÖLÇÜLER!

HZ.PEYGAMBERİN KONUŞMA SÜNNETİ, YAZMADA VE KONUŞMADA UYMAMIZ GEREKEN ÖLÇÜLER!

Her konuda ölçümüz ve örneğimiz Hz. Muhammed (asv) Efendimiz olduğu gibi, konuşma konusunda

TARİHTE SÜNNETİN HÜCCET DEĞERİNE DİL UZATANLAR-3

TARİHTE SÜNNETİN HÜCCET DEĞERİNE DİL UZATANLAR-3

B. Hint Kıtası Geçen yüzyılda İngilizler Hindistan'ı tamamıyla sömürgeleştirdiler. M

TARİHTE SÜNNETİN HÜCCET DEĞERİNE DİL UZATANLAR-2

TARİHTE SÜNNETİN HÜCCET DEĞERİNE DİL UZATANLAR-2

Şüphesiz hadis kaynakları Sünnetin en güvenilir koruyucularıdır. Nebevi Sünnet, İslamî te

TARİHTE SÜNNETİN HÜCCET DEĞERİNE DİL UZATANLAR-1

TARİHTE SÜNNETİN HÜCCET DEĞERİNE DİL UZATANLAR-1

Sünneti terk edip sadece Kur'anla yetinmek mümkün değildir. Keza İslam'ın öğretilerine bağl

BATININ İSLAM DÜNYASINI İŞGAL ETMEKLE GÜTTÜĞÜ AMAÇLAR

BATININ İSLAM DÜNYASINI İŞGAL ETMEKLE GÜTTÜĞÜ AMAÇLAR

Sömürgeci Batının İslam dünyasını istilâ etmekle güttüğü pek çok hedefi bulunmaktadır

HZ. PEYGAMBER’İN AHLÂKÎ KİŞİLİĞİ

HZ. PEYGAMBER’İN AHLÂKÎ KİŞİLİĞİ

Şurası bir gerçektir ki, kalbi korkmayanın azaları korkmadığı gibi, göğsü (kalbi) ilâhî

Üstünlük ve şeref ancak Allah'ın, Peygamberinin ve mü'minlerindir.

Münâfikûn, 8

GÜNÜN HADİSİ

Her kim bir namazı (kılmayı) unutursa (onu) hatırladığında kılsın. Onun bundan başka keffâreti yoktur.

KİTÂBU MEVÂKÎTİ'S-SALÂT-Buhari

TARİHTE BU HAFTA

*Köprülü Fazıl Mustafa Paşa'nın Şehit düşmesi (19 Ağustos 1691) *Mescid-i Aksa'nın Yahudilerce Yakılması(21 Ağustos 1969) *Sakarya Savaşı (22 Ağustos 1921) *Hz. Ebu Bekir (634) ve Ebussuud Efendi'nin (1574)[23 Ağustos]

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI