Cevaplar.Org

MASONLUK-CARO Y. ROGRIGUEZ-ÇEVİRİ: HACASAN YÜNCÜ-ETKİN KİTAPLAR-İSTANBUL 2012

Illuminuti’nin kurucusu Weishaupt’ın meşhur ‘Talimât’ından birkaç cümle sunuyorum: Dünya yüzüne dağılmış olan insanları derin bir sessizlik ve üstün bir gayretle, aynı hedefe doğru, tek bir ruh halinde, sevketmek!...


Nurgül Dere

nurguldere@gmail.com

2014-03-03 02:12:01

 

Derecesine göre her mason, kendinden aşağı olanların bilmedikleri sırlara sâhip olduğu gibi, çıraklar da kendi sırlarıyla oyalanırlar… s. 23

Masonluğun gizli olması, onun temel esaslarından biridir. Zirâ, gizlilik terk edildiği an masonluk da yok olmaya mahkûmdur. Çünkü bunlar, içinde doğdukları toplum ile ahenk içinde hareket etmek için teşkilatlanmamışlardır. S. 28

Tam bir münafıklık şaheseri beyanatlarına rağmen masonluğun gaye ve metotlarını; farklı yorumlara açık kılan başarının sırrı, masonik sembollerde gizli bulunmaktadır. Bu sembollerden bir kısmı, çok önemli olanların anlaşılmasını daha imkânsız hale getirecek şekilde tertiplenmiştir. S. 32

Mackey'in "Masonic Ritualist" adlı eserine göre, gizlilik ve sır saklama, masonluğun temelini oluşturur. Böylece, onun özünü oluşturan gizlilik ve ağzı kapalı olma hali sadece dış dünyaya değil kendi üyelerine karşı da devam ettirilir!.. s. 35

Öyle ki bağlı bulundukları teşkilatın ne olduğunu dış kaynaklardan öğrenemezlerse, böyleleri, bizden daha fazla bilgi sâhibi olamazlar. S. 35

Avrupada başlayan Rönesans Hareketinin ilk yıllarında, masonluğun iki yüzlülüğüyle aldatılmış ve kendilerinden istifâde edilmiş din adamlarının varlığını inkâr etmiyorum. S. 47

Masonluk krallar ve prensler arasında hamiler bulmakla kalmamış aynı zamanda, Louis Blanc'ın ifadesiyle, bir takım taktikler ve sûni olarak oluşturulan olaylarla; onları kendi maksatları için kullanmıştır. S. 51

IX. Pius, en azından yirmi defa, masonluğun dinsizliğini ilan etmişti. S.53

Çok meraklı, şüpheci, teşkilatın sırlarını araştırmaya ve duydukları her şeye inanmaya meyyal olan kimselerinde üyelikleri reddedilir. S. 59

Masonluktan ayrılan her şahsın teşkilata faydası dokunmamış zannedilmesin. Çünkü teşkilat, bu gibi kimselerin maddi imkân ve nüfuzundan nasıl istifâde edeceğini bilecek kadar kurnaz ve tecrübelidir. S. 59

Büyük Şark Locası lisanındaki adıyla "Dul Kadın" mason teşkilatını temsil eder. Ve masonlar da Dul Kadının çocukları olarak çağırılır ki bunun kaynağı Manhazimdir. (Mecusiliktir) s. 75

Fransız Büyük Şark Locasının din düşmanlığını nerelere kadar götürdüğünü görebilmek için tarihe bakmalıdır. S. 85

Masonluğun bütün gizli cemiyetlerin kaynağı ve anası olduğunu bilmeyen var mıdır?.. Nehirlerin denizlere ulaştığı gibi bunların da analarında son bulduğu gerçektir. S.89

Dindarların boğazlanması, tanınmış ve ibâdete açık 1834 adet manastırın soyulduktan sonra yakılması olayı, hiç şüphesiz, masonluğun emriyle hareket eden bu gizli cemiyetlerin eseridir. S.90

İlâhî dinlere karşı duymuş olduğu nefreti daha fazla saklamaya lüzum görmeyen masonluk, dinsiz bir târikat haline dönüşmüştür. S.94

"İşte düşman! Din Adamları!" diye hedef belirleniyordu.
Masonluğun emrindeki her türlü güç odağı dinle mücadeleye sevkedildi. S.109

Illuminuti'nin kurucusu Weishaupt'ın meşhur 'Talimât'ından birkaç cümle sunuyorum:
Dünya yüzüne dağılmış olan insanları derin bir sessizlik ve üstün bir gayretle, aynı hedefe doğru, tek bir ruh halinde, sevketmek!... s. 110

18. Asrın yarısında Almanya'da ki masonik çalışmaların boyutlarını ve bilhassa "Genç Avrupa Teşkilatı" hakkındaki bilgileri Eckert'in 1. Cildinden öğreniyoruz. S.111

Genç İtalya, genç İsviçre, genç Polonya, genç Türkiye (Jön Türkler) adı altında Avrupa yüzeyine yayılmış olan kuruluşları çatısı altında toplayan bu GENÇ AVRUPA teşkilatı milletler arası bir kuruluş haline gelmiştir. S.111

Masonluğun kendi yaptıkları veya kontrolündeki sözde meşru hükümetlere yaptırmış olduğu şeyler, insanlığa kan ve göz yaşından başka bir şey getirmemiştir. S. 125

…Localarda devamlı yapılan vaaz: "Biraderlerimiz birbirlerine yardım etmelidir. Teşkilatın selameti için hükümetteki önemli makamların tamamını ele geçirmeliyiz." S. 126

Terör devri yobazlarından olan Carrier aynen şöyle diyor: "Fransızları kendi yolumuza sokamadığımız takdirde, Fransayı bir mezarlığa çevirelim!" s. 145

Masonluğa göre: "Neticeye ulaştıran her yol meşrudur." S. 150

Farklı masonik dereceler için yapılan merasimlerin incelenmesinden anlaşıldığına göre bu teşkilat üyelerini intikam almaya, ihtilâleve dolayısıyla teröre hazırlamaktadır. S. 157

Ermenoville Locasını reddettiği için zehirlenmek suretiyle öldürülen Lescure Şovalyesi, ölüm yatağında dostu Montro Markisine şöyle dedi: "Rezil Illuminati sürüsünün kurbanı olarak ölüyorum." S. 159

Amerika'da masonlarca işlenmiş olan cinayetleri açıklayan bir eser yazan William Morgan, eseri basılmadan kaçırıldı ve öldürüldü. Sonradan bu kitabı basan yayınevi tahrip edilmiş ve sahibi de mahkum edilmişti. S. 164

İngiliz Lordu Kitchener'in, başına 10.000 altın mükafat koyduğu Osmanlı İmparatorluğu dâhiliye bakanı Talat Bey'e karşı suikast düzenleyen Ermeni çetecilerinin Türkiye'de yapılan yargılanmalarından bir sonuç alınamadı. S. 167

…Her masonun tanrısı, kralı ve dini lideri bizzat kendisidir! Yâni, tapan da tapılan da, kendisidir!.. s. 174

Masonluğun yıkmaya kararlı olduğu iffetli aile hayatı, aralıksız çalışmalarının sonucu olarak; gittikçe batağa saplanmaktadır! S. 184

Buraya kadar sıraladığımız sebeplerden dolayı masonluk, Allah'a (c.c.), Peygamberlerine (a.s.), İlâhî Dinlere, meşru hükümetlere ve onun kanunlarına düşman olan, büyük bir ustalıkla kurulmuş ve askerî disiplin altında çalışan, milletlerarası bir ihanet ocağıdır!.. s. 200

Masonluk, iki grup üyeden oluşan bir cemiyettir. Küçük bir azınlığı oluşturan birinci gruptakiler, ekseriyeti teşkil eden ikinci gruptakileri devamlı aldatırlar!.. Onları birer maşa gibi kullanırlar!
Böylece bu ikinci gruptakiler de ağabeylerinin teşvikiyle din, vatan, aile gibi mukaddes bilinen şeylere ihanet etmek için adeta yarışırlar!.. s. 201

İlâhî dinlere karşı yürüttüğü saldırıları aralıksız devam ettiren farmasonluk, bu dinlerin reddettiği ve günah olarak bildirdiği ne varsa; tümünü benimsemiştir. S. 206

İsmaili'ler: Liderleri Abdullah ibni Meymun, Batıniler mezhegbini 7. derece esasına göre kurdu. S. 209

Abdullah ibni Meymun, Illumunati'nin kurucusu Weishaupt'ın örnek aldığı bir teşkilatçıdır… s. 210

Tarihçi Hammer'in tasvir ettiği 18. Asır Illiminuati teşkilatına ait bir talimatta şu ifadeler yer almaktadır:
"Cemiyetin ahlâkını ve dini emir ve yasakların tümünü yıkmak için gözü kara ve cahil kimseler kullanın! Dini kaynaklı her şeyin yalan olduğunu, hiçbir şeyin yasak olmadığını ilham eden şeytanı takip edin." S. 211

Felsefî masonluğa göre "dünya, Tanrıyla eş anlamdadır!" Zîrâ Pantheismin tabi neticesi olan maddiyatçılık, çifte cinsiyetli olmayı gerektirmektedir.
Bu hususa Amerikalı masonlar büyük önem vermişler ve masonluğun önemli sırlarından biri olduğunu söylemişlerdir. S. 217

Modern masonluğun ahlâk anlayışı, ikiyüzlülüğü, yalan söylemeyi, hırsızlığı, alçaklığın her türlüsünü, Yahudi olmayanlara karşı kullanmayı tavsiye ederken; aynı olaya "neticeye ulaştıran her şeyin makbûl olduğu" prensibiyle kabalada da karşılaşıyoruz… s. 218

Siyon Liderlerinin Protokolleri: Bu eser, Yahudiler için bir plan teklif etmekte ve dünyayı Yahudi hükümetinin emrine vermek için gerekli olan uygulamaları göstermektedir.
Bu plana göre milletlerin ahlâkları bozulmalı, maddi bakımdan Yahudilere muhtaç duruma getirilmeli. Halkın çekmekte olduğu sefalet devamlı işlenerek toplumlar isyana teşvik edilmelidir… S. 227

Kütüphanelerde yapılacak bir araştırma ile Joly'nin eserini kolayca bulmak mümkünken, onun bulunması imkânsız; nâdir eserlerden olduğunu, ne maksatla söylemişlerdir? Eserde, 'Saklı sırların anahtarının bulunabileceği yer olarak neden İstanbul zikredilmiştir?' s. 229

Ilımlı ve vatansever bazı dini gazeteler bile, farkında olmaksızın, bürolarında masonları çalıştırırlar. Ortama uymasını iyi bilen bu şahıslar, kendilerini ele vermeyecek bir üslupla konuşurlar. S. 232

Aldatmak ve istifade etmek için kullanılan sihirli kelimelerden çoğumuz haberdar olmakla beraber aynı kelimelerin ne derece etkili olduklarını da masonlar kadar kimse bilemez!
İşte bu sihirli kelimelerden birisi liberalizmdir. S. 244

Papalığı yıkma çalışmaları yaparken masonluk "İtalya birliğini" tesis etmek istediğini söylüyordu. Oysa, onun gerçek niyeti başkaydı: Dinin devlet üzerindeki sultasını kaldırmak ve dinle devlet ilişkilerini bozmak istiyordu. S. 245

Halkı ihtilâle hazırlamak ve reylerini alabilmek için yapamayacakları vaatlerde bulunmanın, insanların zevk şehvet duygularını alabildiğine kamçılamanın, masonların en etkili silâhlarından olduğunu tekrarlamama lüzum yoktur. S. 249

Illuminiatı şeflerinden olan Dittiford'un tekrarladığı bir söz vardı: "Kadınların erkekler üzerindeki kuvvetli tesirini göz önüne alırsak ve bu kadın milletini reforme edebilirsek; dünyaya istediğimiz şekli verebiliriz!" s. 249

"İngiliz farmasonluk tarihini" diyor Eckert, "başlangıcından zamanımıza kadar incelememin nedeni, kıta Avrupasıyla, Amerikan masonluğunun İngiliz sütüyle beslenmiş olduğunu ve onları oynatan ipin bir ucunun Londra'ya bağlı bulunduğunu ispat etmek içindir. S. 255

Kendi sırlarını kıskançlıkla saklayan masonluk, ülke güvenliğinden söz edilince, onunla alay etmekten bile çekinmez!.. s. 268

Nurgül Dere

https://twitter.com/CevaplarOrg

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

Nurgül Dere, 2014-03-06 02:17:59

Kitabın yazarı 1900 lü yılların başlarında Şili Kardinalliği yapmış bir din adamıdır. Masonlar hakkında pek çok bilgiye sahip bu zât onların gerçek yüzlerini, dünya siyaseti ve insanlığın ahlâkı üzerindeki olumsuz etkilerini gözler önüne sermiştir. Etkin Kitaplar zaten Kayıhan Yayınlarının bir alt kuruluşu olup Ehl-i sünnetten ödün vermeyen bir çizgidedir ve doğruluk politikasıyla meşhur bir yayınevidir. O açıdan da baktığınızda kitaptaki bilgilere güvenebilirsiniz..

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

mehmetiraz, 2014-03-05 11:26:53

bu kitaptaki bilgilerin sağlamlığı hakkındaki bilginiz nedir?

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

DİĞER YAZILAR

ŞEHBENDERZÂDE FİLİBELİ AHMED HİLMİ’NİN DİNÎ VE FELSEFÎ GÖRÜŞLERİ-ÖMER CERAN-SIR YAYINCILIK-BURSA-2013

ŞEHBENDERZÂDE FİLİBELİ AHMED HİLMİ’NİN DİNÎ VE FELSEFÎ GÖRÜŞLERİ-ÖMER CERAN-SIR YAYINCILIK-BURSA-2013

Ahmed Hilmi, 1914 yılında vefat etmiştir. Vefat sebebi olarak bakır zehirlenmesi düşüncesi il

TOTALİTERİZMİN SEFALETİ-MESUT KARAŞAHAN-BEYAN YAYINLARI-İSTANBUL 1998

TOTALİTERİZMİN SEFALETİ-MESUT KARAŞAHAN-BEYAN YAYINLARI-İSTANBUL 1998

Antik Çağ’ın filozofları arasında totaliter siyasal felsefesini daha açık ve kolay biçimde

MASONLUK-CARO Y. ROGRIGUEZ-ÇEVİRİ: HACASAN YÜNCÜ-ETKİN KİTAPLAR-İSTANBUL 2012

MASONLUK-CARO Y. ROGRIGUEZ-ÇEVİRİ: HACASAN YÜNCÜ-ETKİN KİTAPLAR-İSTANBUL 2012

Illuminuti’nin kurucusu Weishaupt’ın meşhur ‘Talimât’ından birkaç cümle sunuyorum: D

OSMANLI TARİHİNDE MASKELER VE YÜZLER-MUSTAFA ARMAĞAN-TİMAŞ YAYINLARI-İSTANBUL–2008

OSMANLI TARİHİNDE MASKELER VE YÜZLER-MUSTAFA ARMAĞAN-TİMAŞ YAYINLARI-İSTANBUL–2008

Feminizm, modernliğin son büyük ideolojisi. Kolay kolay yıkılmaz, çünkü hiçbir zaman kurulm

ŞÂH-I GÜLİSTAN-HARUN ÇETİN- KAYIHAN YAYINLARI-İSTANBUL-2012

ŞÂH-I GÜLİSTAN-HARUN ÇETİN- KAYIHAN YAYINLARI-İSTANBUL-2012

Ben bir bülbülüm ki, cismim insanın avucunu doldurmaz, kalbim ise dünyaya sığmaz. Yirmi dört

MÜSLÜMAN OLMAK-NURİ YILMAZ-MANA YAYINLARI-İSTANBUL-2008

MÜSLÜMAN OLMAK-NURİ YILMAZ-MANA YAYINLARI-İSTANBUL-2008

"Cezan kadar yanarsın, sonra yine cennete girersin!" ...İşte hayata günahlar ve sevaplar penc

CEMAAT-İSMAİL ÇETİN-DİLARA YAYINLARI-ISPARTA-2005

CEMAAT-İSMAİL ÇETİN-DİLARA YAYINLARI-ISPARTA-2005

...Cemaatleşmek devlet kurmak değildir. Çünkü devlet kurmak ibadet değildir. Yani devlet mekan

DÖRT RUKÜN-SEYYİD EBÜL HASAN ALİ NEDVÎ-TERCÜME YUSUF KARACA-NEHİR YAYINLARI-İSTANBUL–1992

DÖRT RUKÜN-SEYYİD EBÜL HASAN ALİ NEDVÎ-TERCÜME YUSUF KARACA-NEHİR YAYINLARI-İSTANBUL–1992

…İnsan için öyle bir ibadet tarzı veya ibadet düzenine gerek vardı ki, bu ibadet tarzı onun

KANUN-İ ESASİ’DEN ASKERÎ MÜDAHALEYE II. MEŞRUTİYET-HAZIRLAYAN: YUSUF ÇAĞLAR- ZAMAN KİTAP-İSTANBUL-2008

KANUN-İ ESASİ’DEN ASKERÎ MÜDAHALEYE II. MEŞRUTİYET-HAZIRLAYAN: YUSUF ÇAĞLAR- ZAMAN KİTAP-İSTANBUL-2008

İlk anayasamız, Kanun-i Esasi’nin hazırlık çalışmalarına II. Abdülhamid’in izniyle Ekim

JÖN TÜRKLER VE İTTİHAT TERAKKİ, SİNA AKŞİN, REMZİ KİTABEVİ, İSTANBUL–1987

JÖN TÜRKLER VE İTTİHAT TERAKKİ, SİNA AKŞİN, REMZİ KİTABEVİ, İSTANBUL–1987

Ermeni sorunundaki Alman tarafsızlığı dolayısıyla Almanya ile Osmanlı Hükümeti arasında ge

II. MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE SİYASAL MUHALEFET-ABDULLAH İSLAMOĞLU-GÖKKUBBE-İSTANBUL-2004

II. MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE SİYASAL MUHALEFET-ABDULLAH İSLAMOĞLU-GÖKKUBBE-İSTANBUL-2004

Siyasal muhalefet kavramı, özellikle Meşrutiyet dönemlerinde siyasal yaşamımızı önemli öl

Allah'ın ayetlerine küfredenler, peygamberleri haksız yere öldürenler ve insanlardan adaleti emredenleri öldürenler; işte onlara acıklı bir azabı müjdele.

AL-İ İMRAN, 21.AYET

GÜNÜN HADİSİ

Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.

Müslim, 2318

TARİHTE BU HAFTA

*Köprülü Fazıl Mustafa Paşa'nın Şehit düşmesi (19 Ağustos 1691) *Mescid-i Aksa'nın Yahudilerce Yakılması(21 Ağustos 1969) *Sakarya Savaşı (22 Ağustos 1921) *Hz. Ebu Bekir (634) ve Ebussuud Efendi'nin (1574)[23 Ağustos]

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI