Cevaplar.Org

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-34

Ders: 30. Söz(3. Ders) İzah: Mehmed Kırkıncı Hocaefendi *Akıl mahdut, mahlûk çünkü. Onun için her şeyin hakikatini kavrayamaz. Vahyin ışığına ihtiyacı var. *Yunan-ı mütekaddiminden bu yana feylesofları biliyoruz, meselelerde devamlı ihtilaf içindeler. Bir de peygamberlere bakalım, hepsi ana meselelerde ittifak halindeler, aralarında hiçbir ihtilaf yok. Sadece feri meselelerde zaman, zemin ve insanların ahvalinden dolayı bir ihtilaf var, ayrı ayrı şeriatlar gelmiş.


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2014-02-22 02:02:45

Ders: 30. Söz(3. Ders)

İzah: Mehmed Kırkıncı Hocaefendi

*Akıl mahdut, mahlûk çünkü. Onun için her şeyin hakikatini kavrayamaz. Vahyin ışığına ihtiyacı var.

*Yunan-ı mütekaddiminden bu yana feylesofları biliyoruz, meselelerde devamlı ihtilaf içindeler. Bir de peygamberlere bakalım, hepsi ana meselelerde ittifak halindeler, aralarında hiçbir ihtilaf yok. Sadece feri meselelerde zaman, zemin ve insanların ahvalinden dolayı bir ihtilaf var, ayrı ayrı şeriatlar gelmiş.

*Felsefede iki akım;

a-Meşşaiyyun. Aristo'ya tabi olanlar. Eşyanın mahiyetini anlama yolunda akıl yoluyla hareket edenler.

b-İşrakiyyun, bunlarda Eflatun'a tabi. Eşyanın hakikatinden ziyade insanın terbiyesi, kötü vasıflardan sıyrılıp, iyi vasıflarla vasıflanması ile meşgul olanlar. Tasaffi(saflaşma) ile terbiye yolunu tutmuşlar. Tahliye;(kötü sıfat ve duygulardan arınma) ve tahliye(iyi sıfatlarla bezenme) uğraşıları olmuş..

*Felsefecilerden ahiretin varlığına inananlar ahiretin ruhani olduğunu, cismani olmadığını, ruhani lezzet ve elemler olduğunu savunmuşlar ..Ben bir zaman İstanbul'da bir felsefeciyle bu meseleyi konuşmuştum. Ona dedim ki; Bir insan rüyada bir batman kebap yemesi mi daha iyidir. Yoksa uyanıkken yüz gram kebap mı? Sen olsan hangisini kabul edersin?" Dedi ki; "yüz gram kebabı" Dedim ki; "İşte ahiretteki lezzetlerin ruhani olması, rüyada kebap yemeye benzer."

Not; Hocamızın o felsefeciyle konuşması Hayatım Hatıralarım adlı eserinde vardır, geniş bilgi için bakılabilir.

*Bir adama desek ki "sen bu gece yatacaksın, ama yarın sabaha kalkamayacaksın, gece uykunda öleceksin" O adam o gece uyuyabilir mi, gözüne uyku girebilir mi, giremez. Ama desek ki, "uyuyacak, sabah da normal olarak kalkacaksın" O zaman rahatlıkla uyur. İşte biz Müslümanlar diyoruz ki, "Tamam ölecek, toprak altında yatacaksın. Ama haşrin sabahında kalkacaksın" Ne kadar rahatlatıcı. İnkar edenler de diyorlar ki, "Yok, yatacaksın ama bir daha hiç kalkamayacaksın."Misalde olduğu gibi ne kadar sıkıntı verici..

* İnsanın izzeti Allah'a karşı zillette, yani secdede

*Bir kuzuyu bir koyun doğurur. Bir kuzuyu birkaç koyunun bir araya gelip ortaklaşa olarak doğurmaları düşünülemez. Misalde olduğu gibi, bu kâinat da bir olan bir zatın dilemesiyle vücut bulmuştur. Yoksa ayrı ayrı ilahların veya sebeplerin bir araya gelmesiyle değil.

* Bütün mahlûkat Cenab-ı Hakkı hal diliyle zikreder. Mesela şu önümüzdeki mikrofon lisanı haliyle kendi ustasını tarif ediyor, onu zikrediyor. Diyor ki; "benim ustamın aklı var, gözü var, iradesi var, sanat kabiliyeti var, gücü kudreti var vs. İşte bir çiçek de letafetiyle Cenab-ı Hakkın Latif ismini, bir şekle girmesiyle Musavvir ismini, ölçülü yaradılışıyla Mukaddir ismini vs. zikrediyor.

*Mahlûkatın hal diliyle zikrini görebiliyoruz. Ama Muhyiddin Arabî gibi zatların beyanına göre bir de lisan-ı kalle zikirleri var ama herkes göremiyor.

*Ben merhum hocam Tifnikli Hacı Faruk Efendi'den dinlemiştim. "Burada* bir Şeyh Mehmed Efendi vardı. Bir gün Topçulardan Ağa Efendi( o da evliyadan) atlarımıza atlayarak Mehmed Efendiyi ziyarete gittik. Kendisine misafir olduk. O sırada tekkede tadilat vardı. Ustalar çalışıyorlardı. Bir gün sabah ustalar çalışıyorlar. Biraz sonra şeyh efendi kapıdan içeri girdi. Dedi ki; "Aman ustalar! Eşyalar bugün sükût. Siz işe bismillahla başlamamışsınız. Eşyanın zikri kulağıma gelmiyor" dedi. 

*Hocamız sohbette yerin ismini de söylüyor ama net anlaşılmadığı için yazamadım.

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-154

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-154

Ders: 2. Lem’a, 5. Nükte İzah: Mehmed Kırkıncı Hocaefendi *“Asıl musibet ve muzır musi

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-153

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-153

Ders: Kastamonu Lahikası, s: 109 İzah: Prof. Dr. Şener Dilek İzah edilen kısım: “Bu acib a

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-152

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-152

Ders: 2. Lem’a, 2. Nükte İzah: Mehmed Kırkıncı Hocaefendi *Eyyub(a.s)’ın hastalığı, m

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-151

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-151

Ders: Münazarat(s: 95) (3. Ders) İzah: Prof. Dr. Şener Dilek *Hased, ekabirlik, ‘ben yaparı

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-150

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-150

*İzah edilen metin, Münazarat’ta geçen “Zindan-ı atalete düştüğümüzün sebebi nedir?

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-149

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-149

Ders: 26. Söz, Zeyl İzah: Prof. Dr. Alaaddin Başar Not: Bu dersle alakalı ayrıca Alaaddin bey

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-148

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-148

Ders: 29. Mektup, Dokuzuncu Kısım, Telvihat-ı Tis'a İzah: Mehmed Kırkıncı Hocaefendi *Efe

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-147

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-147

Ders: 29. Mektup, Altıncı Kısım, Beşinci ve Altıncı Desise-i Şeytaniyye İzah: Mehmed Kır

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-146

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-146

Ders: Sual Cevap İzah: Prof. Dr. Şener Dilek Not: Şener Dilek beyin 30.12. 2011 tarihinde Düss

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-145

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-145

Ders: 33. Söz, 20. Pencere İzah: Prof. Dr. Şener Dilek *Mantık ilmi itibarıyla mahlukatı ç

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-144

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-144

Ders: 4. Şua, İkinci Mertebe-i Nuriye-yi Hasbiye(3. Ders) İzah: Prof. Dr. Alaaddin Başar *Her

Ey Rabbim! Beni yalnız bırakma! Sen Vârislerin en hayırlısısın.

Enbiya,89

GÜNÜN HADİSİ

İnsanların en fenası, birine ayrı, diğerine de ayrı görünen iki yüzlü insanlardır.

Seçme Hadisler, 101

TARİHTE BU HAFTA

*Uyvar Kalesi Fethedildi.(24 Eylül 1663) *Niğbolu Savaşaı Kazanıldı.(25 Eylül 1396) *Birinci Viyana Kuşatması(27 Eylül 1529) *Preveze Deniz Zaferi(28 Eylül 1538) *Demokrat Parti Kapatıldı(29 Eylül 1960)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI