Cevaplar.Org

ABDULLAH ÇAVUŞ (KULA)

1901 yılında dünyaya gelen İslamköylü Abdullah Kula, 1986 yılında vefat etmiş olup, mezarı İslâmköy Kabristanındadır. Nur Fabrikası sahibi, Denizli Hapishanesi Şehidi İslamköylü Hâfız Ali Ağabey’in hem akrabası, hem komşusu, hem de onun nur postası idi. Abdullah Kula 1943 Denizli hapsinde de yatmıştır, elimizdeki listede adı geçmektedir...


Ömer Özcan

ozcannurs@hotmail.com

2013-11-01 07:00:11

Abdullah Çavuş ismi Risale-i Nur'da çok sık geçmektedir. Çünkü aynı tarihlerde yaşamış üç Abdullah Çavuş vardır. Üstelik üçü de Ispartalı… Üç Abdullah Çavuş'tan biri Barlalı, Hz. Üstad'ın komşusu Abdullah Yavaşer; ikincisi İslamköylü Hâfız Ali'nin komşusu ve akrabası Nur Postası Abdullah Kula; üçüncüsü de Atabeyli Tâhirî Mutlu'nun komşusu Abdullah Sualp'tır.

İsimleri aynı, memleketleri aynı, yaşadıkları zaman aynı; üç faal Abdullah... Bu ağabeylerimizin isimlerinden başka, ortak bir yanları da, üçünün de askerliklerini Çavuş olarak yapmalarıdır. Bu sebeple, Hazreti Üstad yazdığı mektuplarında bu ağabeylerimizi soyadlarıyla değil, ortak adları ve ortak sıfatlarıyla, 'Abdullah Çavuş' olarak bahsediyor.

Bu metinde bahsi geçen ağabeyimiz, aynı tarihlerde yaşamış Ispartalı üç Abdullah Çavuş'tan birisi olan Abdullah Kula'dır. Diğer Abdullah Çavuş'ların da kendilerine aid hatıraları bu kitaptan okunabilir…

İslamköylü Hâfız Ali ile Abdullah Kula akrabadır

1901 yılında dünyaya gelen İslamköylü Abdullah Kula, 1986 yılında vefat etmiş olup, mezarı İslâmköy Kabristanındadır. Nur Fabrikası sahibi, Denizli Hapishanesi Şehidi İslamköylü Hâfız Ali Ağabey'in hem akrabası, hem komşusu, hem de onun nur postası idi. Abdullah Kula 1943 Denizli hapsinde de yatmıştır, elimizdeki listede adı geçmektedir...

Abdullah Kula ile ilgili çalışmalarıma, hem Abdullah Kula'nın, hem de Hâfız Ali'nin ortak yeğenleri olan İslamköylü Mahmut Kula yardımcı olmuştur. Verdiği bilgiler ve fotoğraflar için kendisine çok teşekkür ediyorum. Mahmut Kula talebim üzerine, bu akrabalık silsilesini ve diğer bildiklerini anlattıktan sonra şu şekilde yazarak göndermiştir:

"Selamün aleyküm Ömer Özcan abi,

"Ben Mahmut Kula, İslamköylü Abdullah Kula (r.h.) ve Hafız Ali Ergün'ün (r.h.) yeğeniyim. Ama asıl önemlisi, Allah katında Rasûlümüze layık ümmet, bu fani dünyada da nur talebesi olabilmektir.

"Amcam olan rahmetli Abdullah Kula dedemin abisidir. Dayım olan rahmetli Hâfız Ali ise, dedemin halasının oğludur. Hâfız Ali dayım, aynı zamanda babaannemin teyzesinin oğlu oluyor. Babaannemle dedem hala-dayı çocuklarıdır. Dolayısıyla Abdullah Kula ile Hâfız Ali Ergün hala-dayı çocuklarıdır.

"Ben de, Hâfız Ali'nin talebesi olan İslamköylü Hasan Ergünal'ın talebesiyim, Osmanlıcayı bu hocamdan öğrendim.

"Daha önce konuştuğumuz gibi Abdullah amcam akşam İslamköy'den risaleleri heybeye koyarak sabaha doğru Barla'ya gider sabah namazını Üstad Hazretleri ile eda ettikten sonra dinlenmeye çekilirmiş. O günlerde Üstad Hazretleri Abdullah amcama kalem büyüklüğünde bir ağaç dalı vererek "Abdullah hayvana vurma, al bunu buraya gelirken bununla dokun hayvana, o gelir" demiş. Annemden tekrar teyit aldım. Vefatına kadar o dalı hep cebinde gezdirmiş. Çocuklarına sordum nerede olduğunu bilmiyorlar şimdi.

"Abdullah Amcamın vefatı 17 Ocak 1986 Cuma günüdür. İslâmköy kabristanlığında Vezirzade Mustafa, Mesud Karaca ile komşu olarak yatıyor. Allah'a emanet olunuz."

İslamköylü Mahmut Kula." 

"Ağabeyler Anlatıyor 3" kitabında hatıraları yayınlanan, Hâfız Ali'nin hafız yaptığı yakın talebesi İslamköylü Hafız Ahmed Lütfü Sönmez'e bir ziyaretim olmuştu. Kendisine Bediüzzaman Hazretlerine yaptığı ziyaretleri ve hocası Hâfız Ali'yi sormuştum. Görüşmemizden kısa bir süre sonra rahmetli olan Hâfız Ahmed'e, Abdullah Çavuş'u da sormuştum; şunları söylemişti:

"Abdullah Çavuş (Kula) Hafız Ali'nin postası idi. Barla'ya gider gelirdi. Hocam Hâfız Ali'nin komşusuydu. İsmail'le beraber okudu Hâfız Ali Efendi'den; yalnız hâfız olamadı. Abdullah Çavuş çok iyi bir insandı. Derslerde bazen uyuklardı. Hocam Hâfız Ali, 'Keçeli derslerde hep uyukluyorsun' derdi ona."

Risale-i Nur'da Abdullah Kula

Nur Postası Abdullah Kula'nın adı, Risale-i Nur'da, Hâfız Ali ve Atabeyli Abdullah Çavuşla beraber üç yerde geçmektedir. Hem Nur postası olarak, hem de İslamköylü Hâfız Ali ile beraber zikredilmesinden dolayı, bahsi geçen Abdullah'ın, Abdullah Kula olduğu çok açık ve net olarak kolayca anlaşılabilmektedir. Zaten diğer iki Abdullah Çavuş'un 'nur postacılığı' da yok…

"Risale-i Nur'un postacısı mübarek Abdullah ne halde olduğunu soracaktım. Hâfız Ali'nin mektubunda, sormadan cevabımı aldım. Allah, ikisinden razı olsun."(1)

 "Rabian: Merhum Lütfü'nün hakiki ve pek ciddi bir varisi olan Abdullah Çavuş'un mektubu, onun derece-i sadakat ve ihlâsını ve irtibatını gösterdi. Her vakit İslamköylü Abdullah ile o Abdullah Çavuş'u duada beraber yâd ediyordum. Elhak o makama layık olduğunu gösteriyor."(2)

"Merhum Lütfü'nün ehemmiyetli varislerinden Abdullah Çavuş, kahraman Tâhirî ile Atabey'i Nurs karyem hükmüne getirmişler. İslamköylü Abdullah, Hâfız Ali (r.h.) zamanında Risale-i Nur'a çok hizmet etmiş."(3)

Kastamonu ve Emirdağ Lâhikalarından alınan birbirine benzer bu iki paragrafta, iki Abdullah'ın da ismi geçmektedir. Birincisi, Merhum Lütfü'nün varisi olan Atabeyli Abdullah Sualp; ikincisi ise, zaten İslamköylü olarak belirtilmiş olan Abdullah Kula'dır. Buradan anlıyoruz ki, Barlalı Abdullah Yavaşer'den başka biri İslamköylü diğeri Atabeyli iki Abdullah daha var. Yani üç Abdullah Çavuş var...

Hâfız Ali Ergün (Rh) Ve Abdullah Kula'nın (Rh) Şeceresi

Büyük dede Mahmut Kula Isparta depreminde hastanede kalmış, mezarı bilinmemektedir. İkisi erkek sekizi kız olmak üzere on çocuğu vardır. Erkeklerden biri Mehmet, harpte şehid olmuş, çocuğu yok. Diğeri Abdullah Kula'nın babası Mustafa… Öteki çocuklarının hepsi kız. Bunlardan Ayşe, Hâfız Ali Ergün'ün annesi… Şerife ise Hafız Ali'nin hanımı Ümmühan'ın annesi… Ümmühan ismi Risale-i Nur'da geçiyor…

İslamköylü MAHMUT KULA (Büyük Dede)

MEHMET: ÇOCUĞU YOK (1.DÜNYA HARBİNDE ASKERDE ŞEHİT KALMIŞ)

MUSTAFA: YAŞAR, ABDULLAH KULA (ÇAVUŞ), MAHMUT(DEDEM), ULVİYE

AYŞE: HÂFIZ ALİ ERGÜN (RH), MAHUR SELE (BABALARI ÖMER ERGÜN)

ZEYNEP: MUSTAFA, HAVVA, ŞERİFE, ZEYNEP (doğumunda annesi vefat ettiği için aynı ismi almış)

CUMA: HESNA, ZÜBEYDE

FATİME: ÇOCUĞU YOK

ŞERİFE: MEHMET, UMMAHAN, SEHER

SAKİNE: ÇOCUĞU YOK

ZÜBEYDE: KEMAL, HALİDE

NASİFE: İHSANE (BABANNEM), OSMAN

NOT: Şecere ile ilgili bilgiler İslamköylü Hâfız Ali ve Abdullah Kula'nın ortak yeğenleri Mahmut Kula tarafından verilmiştir.

 

DİPNOTLAR

(1) Bediüzzaman Said Nursî, Kastamonu Lâhikası, Söz Bas. Yay., s. 151.

(2) Bediüzzaman Said Nursî, Kastamonu Lâhikası, Söz Bas. Yay., s. 171.

(3) Bediüzzaman Said Nursî, Emirdağ Lâhikası, Söz Bas. Yay., s. 115.

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

YUVALI HATİP HOCA

YUVALI HATİP HOCA

Asıl adı Mehmed Ali Bilgin olan Yuvalı Hatip Hoca 1891 yılında Ankara’nın Yenimahalle ilçes

VELİ IŞIK KALYONCU

VELİ IŞIK KALYONCU

Veli Işık Kalyoncu, Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin son yıllarının ve Risale-i Nur

ŞÜKRAN ÜNLÜKUL

ŞÜKRAN ÜNLÜKUL

20 Kasım 2011 tarihinde milyonların Üstad dediği Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin gelini Mu

ŞEMSEDDİN TUĞRUL

ŞEMSEDDİN TUĞRUL

13 Temmuz 2009 tarihinde Şemseddin Tuğrul Ağabeyin Van’daki dükkânındayız. Van hizmetlerini

SÜLEYMAN KAYA (GAYE)

SÜLEYMAN KAYA (GAYE)

İşte efsanevi bir kahraman daha; Süleyman Kaya... Daha doğrusu Hz. Üstad’ın düzeltmesiyle

RIDVAN (ERDOĞAN) UTANGAÇ

RIDVAN (ERDOĞAN) UTANGAÇ

Bursa’nın Aksu Köyünde Rıdvan ağabeyin evindeyiz. Aksu Köyü yeşilliği ve bol suları ile

REFİK AĞIR

REFİK AĞIR

Avukat Gültekin Sarıgül “Ömer kardeş, Burdur’da Hz. Üstad’la görüşmüş yaşlı bir a

ÖMER KUŞ

ÖMER KUŞ

Ömer Kuş, epey zamandır gözlerden ırak kalmış çok eski, çok fedakâr ağabeylerimizden biri

OSMAN BOZKURT

OSMAN BOZKURT

Osman Bozkurt, Hz. Üstad’ın tabiriyle “Kahramanlar Ocağı Denizli”nin Süller Nahiyesinden.

MUSTAFA KARAPINAR

MUSTAFA KARAPINAR

Mustafa Karapınar ile İstanbul Bostacı’da, evinin yakınında bulunan tarihi Kuloğlu Camiinde

NADİR BAYSAL

NADİR BAYSAL

Bediüzzaman Hazretleri 1936-1943 yılları arasında Kastamonu’da sürgün olarak yaşamıştır.

Ey Rabbim! Beni yalnız bırakma! Sen Vârislerin en hayırlısısın.

Enbiya,89

GÜNÜN HADİSİ

Hafızasında Kur'an'dan hiçbir ezber bulunmayan kişi harab olmuş bir ev gibidir

Tirmizi, Sevatbu'l-Kur'an 18, 2914

TARİHTE BU HAFTA

*Cumhuriyet'in ilanı(29 Ekim 1923) *Sütçü İmam Maraş'ta direnişi başlattı(31 Ekim 1919) *I.Dünya Harbine girdik(1 Kasım 1914) *İmam-ı Rabbani Hz.lerinin İrtihali(2 Kasım 1624) *Hz.Ömer(r.a.)'in Şehadeti(3 Kasım 644)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI