Cevaplar.Org

HINISLI “MELLE NUREDDİN” HOCA EFENDİ

Hınıs’ta zaman 1977-1980 Yılları’nı gösteriyordu. Bu senelerde ilahi rahmet Hınıs topraklarına yağmur gibi yağıyordu. Rahmetin hazırladığı topraklara bir yandan da Risale-i Nur tohumları ekiliyordu. Bu tohumların ekicisi başta Fahreddin Hoca ve onun arkadaşlarıydı. Onun en yakın arkadaşı ise Hınıslıların tabiriyle “Mele Nureddin” dedikleri “Nureddin Ceyhan” Hoca Efendiydi. Fahreddin Hoca’nın meslektaşı, arkadaşı ve sırdaşı olan bu hoca efendi, bir trafik kazasında Hakk’ın rahmetine kavuşup aramızdan ayrıldı. Allah rahmet eylesin.


İbrahim Köse

ibrahimkose60@gmail.com

2013-07-15 18:36:25

Hınıs'ta zaman 1977-1980 Yılları'nı gösteriyordu. Bu senelerde ilahi rahmet Hınıs topraklarına yağmur gibi yağıyordu. Rahmetin hazırladığı topraklara bir yandan da Risale-i Nur tohumları ekiliyordu. Bu tohumların ekicisi başta Fahreddin Hoca ve onun arkadaşlarıydı. Onun en yakın arkadaşı ise Hınıslıların tabiriyle "Mele Nureddin" dedikleri "Nureddin Ceyhan" Hoca Efendiydi. Fahreddin Hoca'nın meslektaşı, arkadaşı ve sırdaşı olan bu hoca efendi, bir trafik kazasında Hakk'ın rahmetine kavuşup aramızdan ayrıldı. Allah rahmet eylesin. Hocamız, Hınıs'ta, Aşağı Camii'nin müezzinliğini yapan efendi, ihlâslı, sakin ve samimi bir ağabeyimizdi.

Nureddin Hocamız, camii cemaati dağılınca dershaneye gelir bir köşede mütevazı mütevazı otururdu. Çoğu zaman yanında "Sofi" kardeşi olurdu. Dershanede yalnız kaldığı zamanlarda Büyük Cevşen'deki "Delailinnur"un sonundaki : "Mevlaya salli ve sellim daiman ebeden…" ile başlayan manzum münacatı sesli teganni ederdi. "Biz bunu, bu şekilde çocukken, medresede ağız ağza vererek birlikte söylerdik." derdi.

Nureddin Hocam, Fahreddin Hocam'ın iki Nureddin arkadaşından biriydi. Diğer Nureddin Hoca ise Hınıs'taki "Ekinci" ailesinden olup Yolüstü Köyü İmamı Nureddin Hoca'ydı. Bu iki Nureddin Hoca, Fahreddin Hocayla bir araya gelmeye görsünler, işte o zaman gerçek arkadaşlık muhabbeti başlardı. Sorulan bir soruda sözü birbirine bırakarak tevazu göstermek mi dersin, namaz kıldırmada imamlığa birbirini teklif etmek mi dersiniz, sofrada evvela yemeğe başlamada öncelik vermek mi dersin; hepsini ama hepsini bir hocalıktaki bütün meziyetleri canlı izleyebilirdiniz.

Nureddin Ceyhan Hocam birçok nur talebesi gibi sessiz fakat derindendi. Hemen hemen bütün kardeşlerine, onların çocuklarına ve kendi çocuklarına Risale-i Nur'u tanıtmıştı. Bu vesile ile "Ceyhan" ailesinin de Hınıs'ta hizmeti az değildi.

Nureddin Hoca'nın diğer bir meziyeti de günde beş vakit müezzinlik yaptığı camideki görevi bitince hemen dershaneye gelerek bütün zamanını Nur Dershanesi'nde geçirmesiydi. Çoğu zaman o ve onun tabiriyle "Sofi Kardeş"i dershanede vakit geçirerek dershaneyi açık tutardı.

Müezzinlikten başka bir iş yapmazdı. On kişilik kalabalık bir aile nüfusuna sahipti. En büyük çocuğu daha çırak olarak çalışıyordu. Onun, ihlâslı, samimi ve dürüst ama dar gelirli bir din görevlisi olduğunu bilen varlıklı bir esnaf, zamanını ayarlayarak münasip bir yerde ve uygun bir lisanla ona zekâtını teklif etmişti. Hoca Efendi teşekkür ettikten sonra, şehirdeki kendisinden daha çok zekâtı hak eden aileleri ve kişileri göstererek, onlar dururken kendisinin zekât almasının uygun olmayacağını belirtmişti. Bu davranış karşısında çok duygulanan komşumuz olan o esnaf zat, hadiseyi bize anlattıktan sonra demişti ki: "Ben bu şehirde gerçek Müslüman diye onu bilirim. Böyle kişiler, bu toplumda yaşadıkça din de yaşayacaktır."

O zamanlar lisede okuyordum. Nureddin Hocam'ın bu örnek davranışını duyduktan sonra, dershaneye daha sık gitmeye başladım. Dershanede Nureddin Hoca'yı görünce pek sevinirdim. Sanki o benim arayıp da bulamadığım şahsiyetti, fakat kendisi bunu bilmezdi. Bu hadiseyi o gün bu gündür kimseye anlatmadım. Kendisiyle de konuşmadım. Zaten örnek kişilerin örnek davranışları anlatılmak için değil, yaşanmak içindir.

Ruhu şad olsun. Allan onu ahrette sevdikleriyle beraber cennete koysun. Cennette Fahreddin Hoca ve iki Nureddin Hoca ve diğer ehl-i iman kardeşlerle birlikte olmaya doyum olmaz değil mi?

Onun için şu değerlendirmeleri yapmak yanlış olmaz diye düşünüyorum:

1-Boş zamanlarını hep dershanede geçirirdi.

2-Hizmette Fahreddin Hoca'ya çok destek olurdu.

3-Bütün aile efradına Risale-i Nur'u tanıtmıştı.

4-Büyük Cevşen'deki "Delailinnur"un sonundaki :"Mevlaya salli ve sellim daiman ebeden…" ile başlayan manzum münacatı sesli teganni ederdi.

5-İhlâslı bir nur talebesiydi.

6-İktisatlı bir hoca efendiydi.

7-Toplumda herkesin sevdiği bir zattı.

8-Mütevazıydi.

9-Sessizdi.

10- Risale-i Nur okurdu.

11-İslam'ı özünde yaşardı.

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

BİR KIRKINCI HOCA GEÇTİ-2

BİR KIRKINCI HOCA GEÇTİ-2

Hocam aynı zamanda ciddi muhakeme sahibi, mantık abidesi bir zattı. İlmi münazaraları tarihe m

BİR KIRKINCI HOCA GEÇTİ-1

BİR KIRKINCI HOCA GEÇTİ-1

Tarih nice yiğitlere, kahramanlara, davası için varını, yoğunu ortaya koyan emsalsiz iman erle

MEHMED FEYZİ PAMUKÇU EFENDİ

MEHMED FEYZİ PAMUKÇU EFENDİ

28 Mart 1912 tarihinde Kastamonu’da dünyaya gelmiştir. Babası İzzet Efendi, Annesi Hâfıza Ai

NUR’UN MÜTEVAZI ÇEHRESİ; MEHMED KIRKINCI HOCAM-4

NUR’UN MÜTEVAZI ÇEHRESİ; MEHMED KIRKINCI HOCAM-4

Şimdi, ilim, hikemi şiir, fikir, marifet ve üslub; üslub-u hâkim. Bunları çok severdi. Mesela

NUR’UN MÜTEVAZI ÇEHRESİ; MEHMED KIRKINCI HOCAM-3

NUR’UN MÜTEVAZI ÇEHRESİ; MEHMED KIRKINCI HOCAM-3

Kadirşinastı. Bütün İslam cemaatleri sever ve sevdirirdi. Bakın biz çok dinledik; günde beş

NUR’UN MÜTEVAZI ÇEHRESİ; MEHMED KIRKINCI HOCAM-2

NUR’UN MÜTEVAZI ÇEHRESİ; MEHMED KIRKINCI HOCAM-2

Erzurum’da Kurşunlu medresesi var. Şeyhülislam Feyzullah Efendi zamanında bina edilmiş. Onun

NUR’UN MÜTEVAZI ÇEHRESİ; MEHMED KIRKINCI HOCAM-1

NUR’UN MÜTEVAZI ÇEHRESİ; MEHMED KIRKINCI HOCAM-1

Değerli Ziyaretçilerimiz! Dört sene oldu, değerli âlim Mehmed Kırkıncı hocamızın üful edi

KIRKINCI HOCAMI ANMA VESİLESİYLE BİR KAÇ SÖZ

KIRKINCI HOCAMI ANMA VESİLESİYLE BİR KAÇ SÖZ

İmam Hatip Lisesine kaydettirdikten sonra, medrese usulü Arapça tahsilimi de tamamlayayım diye b

KARDEŞİNİN DİLİNDEN MERHUM MOLLA ZAHİD MALAZGİRDİ HOCAEFENDİ-3

KARDEŞİNİN DİLİNDEN MERHUM MOLLA ZAHİD MALAZGİRDİ HOCAEFENDİ-3

“HİZMET NE ZAMAN BİTERSE O ZAMAN DÖNECEĞİM” Ağabeyimin evine telefon bağlandıktan sonra

KARDEŞİNİN DİLİNDEN MERHUM MOLLA ZAHİD MALAZGİRDİ HOCAEFENDİ-2

KARDEŞİNİN DİLİNDEN MERHUM MOLLA ZAHİD MALAZGİRDİ HOCAEFENDİ-2

LÜBNAN’DA İLK GÜNLER Ağabeyim 1980’lerin sonlarına doğru Lübnan’a gitti. Orada Mısır

KARDEŞİNİN DİLİNDEN MERHUM MOLLA ZAHİD MALAZGİRDİ HOCAEFENDİ-1

KARDEŞİNİN DİLİNDEN MERHUM MOLLA ZAHİD MALAZGİRDİ HOCAEFENDİ-1

Merhum Hocamızı Lübnan’da yaptığı Risale-i Nur tercümeleri ile duymuştum, fakat hakkında

Çünkü Allah, haktır. O'ndan başka taptıkları ise hiç şüphesiz batıldır. Gerçekten Allah çok yüce, çok büyüktür.

Lokman, 30

GÜNÜN HADİSİ

Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.

Müslim, 2318

TARİHTE BU HAFTA

*Uyvar Kalesi Fethedildi.(24 Eylül 1663) *Niğbolu Savaşaı Kazanıldı.(25 Eylül 1396) *Birinci Viyana Kuşatması(27 Eylül 1529) *Preveze Deniz Zaferi(28 Eylül 1538) *Demokrat Parti Kapatıldı(29 Eylül 1960)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI