Cevaplar.Org

ASR-I SAADET HATIRALARI-36

Asr-ı Saadete bir göz gezdirdiğimizde İslam’a karşı hasut Yahudi âlimleri ve ileri gelenlerinin bin bir hile, komplo, tereddüt ve şüphe üretme faaliyetleri ile karşılarız. Afyon eski Müftüsü merhum Celal Yıldırım Hocaefendi’nin bir eserinde bu konuda ilginç bulduğum bir vakıayı sizlerle paylaşmak istedim.


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2013-06-08 06:09:19

ÜÇ KELİME MUCİZESİ

 Asr-ı Saadete bir göz gezdirdiğimizde İslam'a karşı hasut Yahudi âlimleri ve ileri gelenlerinin bin bir hile, komplo, tereddüt ve şüphe üretme faaliyetleri ile karşılarız. Afyon eski Müftüsü merhum Celal Yıldırım Hocaefendi'nin bir eserinde bu konuda ilginç bulduğum bir vakıayı sizlerle paylaşmak istedim.

"Yahudi âlimleri son defa olmak üzere yeni bir dedikodu mevzuu buldular; Kur'an-ı Kerim'de (etezderi-kübbar- ucâb) kelimeleri vardır. Bunlar bugün Arap dilinde terk edilmiş, unutulmuştur. Bunlara bedel zamanımızda yaşayan sözler kullanılsaydı daha uygun değil miydi? Şeklinde düşüncede bulunup, itirazlarını Cenab-ı Peygambere bildirmek için aralarında karar verdiler.

Hz. Peygamber onları dinledi ve şöyle buyurdu;

-Kuru(delilsiz) iddia olmaz; bu hususta halk içinde yaşlı birisini seçin, getirin, konuşalım. Onun sözleriyle gerçek ne ise bilelim.

Yahudi bilginleri Arabistan'ın pek çok yerlerini gezen, şairlik bakımından Mekke ve Medine ahalisi arasında ün kazanan çok ihtiyar bir kimseyi beraberlerine alarak, tekrar huzura girdiler. Bir iki dakikalık sessizlikten sonra, Allah Rasulu ihtiyara şöyle hitap buyurdu;

-Ey ihtiyar ayağa kalk!

İhtiyar ayağa kalktı. Bunun üzerine Rasulullah "otur" diye ferman etti. İhtiyar oturdu. Bu şekilde Rasulullah tarafından üç kez ayağa kalkıp oturtulan ihtiyar dayanamadı ve sinirli sinirli şöyle seslendi;

-Etezderi Ya Rasulullah, ene min kübbarü'l Arab haza şey'ün ucâb; Ya Rasulullah bana hakaret mi ediyorsun, Ben Arab'ın ulularındanım; bu tuhaf bir şeydir.

Yahudi âlimleri, Hz. Peygamberin(aleyhissalatu vesselam) doğrudan doğruya gerçeği böylece söyletmesi karşısında hayranlıklarını birbirlerine fısıldadılar ve artık açıklama isteme ihtiyacı hissetmeden kelime-i şehadet getirip İslam'la şereflendiler. İhtiyar adam da maksadı anladı ve yüksek sesle hitabından dolayı fetanet-i âzam sahibi o Zat-ı âli kadr'den özür diledi.

Not: Bu üç kelimenin Kur'an'da geçtiği yerler;

*Etezderi: Hud Suresi: 31. Ayet

*Kübbâr: Nuh Suresi: 21. Ayet

Ucâb: Sad Suresi 5. ayet

Kaynak

Celal Yıldırım, İslam Türk Tarihinin Altın Sahifeleri, İkbal Yayınevi, Ankara, Tarihsiz. 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

KUR’AN’IN ANLAŞILMASINDA SÜNNETİN YERİ-2

KUR’AN’IN ANLAŞILMASINDA SÜNNETİN YERİ-2

2. Açık Olmayan Ayetlerin Varlığı Kur'an-ı Kerim, bizzat kendisi, âyetlerini "muhkem" ve "m

O halde sabret. Sonunda kazanacak olanlar, elbette Allah'tan korkup sakınanlardır.

Hûd, 49

GÜNÜN HADİSİ

Her kim bir namazı (kılmayı) unutursa (onu) hatırladığında kılsın. Onun bundan başka keffâreti yoktur.

Sahih-i Buhari, KİTÂBU MEVÂKÎTİ'S-SALÂT

TARİHTE BU HAFTA

*18 Mart-1915-Çanakkale zaferi *20 Mart 1514-Çaldıran zaferi *21 Mart 1973-Aşık Veysel'in ölümü *22 Mart 1683-Merzifon'lu Kara Mustafa paşanın idamı *23 Mart 1960-Bediüzzaman'ın vefatı

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI