Cevaplar.Org casino maxi

Hz. PEYGAMBERE SEYYİD DENİLMESİ

Soru: İki kişi arasında ihtilaf çıktı. Birisi, "Hz. Peygamber'den söz ederken Seyyidina Muhammed dememiz gerekir" dedi. Diğeri ise böy¬le demenin haram olduğunu söyledi. Bu konuda dinin hükmü nedir?


2013-05-07 19:59:11

 Soru: İki kişi arasında ihtilaf çıktı. Birisi, "Hz. Peygamber'den söz ederken Seyyidina Muhammed dememiz gerekir" dedi. Diğeri ise böy­le demenin haram olduğunu söyledi. Bu konuda dinin hükmü nedir?

Cevap: Seyyid kelimesinin pek çok anlamı vardır. Bunlardan üç tanesi önemlidir:

Birincisi: Herhangi bir tamlama ve kayıt olmadan yalın bir şekil­de kullanıldığı zaman Allah'ın bir sıfatıdır. Bundan dolayı Hz. Pey­gamber (s.a) "es-Seyyid, Allah'tır" buyurmuştur.

İkincisi: Milletinin önderi olan adam anlamına gelir. Yani ilmiyle, saygınlığıyla, ahlakıyla ve güzel davranışlarıyla onların önünde ve ba­şında olan kimse demektir. Bu sebeple seyyid, toplumun yöneticisidir, denilir. Toplumu yönetecek kişilerin ahlaklı olmaları şart olduğu için erdemli kişilere de seyyid denilir. Kur'an-ı Kerim'in Yahya b. Zekeriya'yı (a.s) Seyyid diye nitelendirmesi bu kabildendir:

"Zekeriya mabedde namaz kılarken melekler şöyle nida ettiler: "Allah sana, kendisi tarafından bir kelimeyi tasdik edici, seyyid, iffetli ve salihlerden bir Peygamber olarak Yahya'yı müjdeler." (Âl-i İmran/39)

Müfessirler Yahya'nın (a.s) ilim ve ibadetle seyyid olduğunu ve bununla mü'minlerin önderi haline geldiğini söylemişlerdir.

Üçüncüsü, eş/koca demektir. Kur'an-ı Kerim'in Yusuf ve Züleyha kıssasında seyyid kelimesi bu anlamda kullanılmıştır:

...Kapının yanında onun seyyidine(=kocasına) rastladılar. (Yu­suf/25)

Yine Hz. Aişe'den gelen bir hadiste de bu manada kul anılmıştır. Bir kadın Hz. Aişe'ye kınayı sormuştu. Hz. Aişe ona şöyle cevap ver­di: "Benim seyyidim(=efendim) Rasûlullah (s.a) kınanın kokusundan hoşlanmazdı." Ümmü'd-Derdâ da kocası Ebu Derdâ'dan bir hadis naklederken "haddeseni seyyidi Ebu'd-Derda" ifadelerini kullanır.

Kur'an-ı Kerim'in Hz. Yahya'yı seyyid (efendi) olarak vasıflandır­ması bir insanın bu lakapla isimlendirilmesinin cevazına delildir. Nite­kim bir insanın aziz ve kerim diye isimlendirilmesi de caizdir. Rasûlul­lah (s.a) Sa'd b. Muaz'ı kastederek Ensar'a şöyle buyurmuştu: "Efendiniz için ayağa kalkınız."

Buharî ve Müslim'de rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a) (to­runu) Hasan'dan (r.a) söz ederken şöyle derdi:

"Bu benim oğlumdur, (şeref sahibi) bir seyyiddir(=efendidir). Umarım ki Allah bu oğlum sebebiyle yakında Müslümanlardan iki büyük fırkanın arasını ıslah eder."

Rasulullah'a soruldu:

- Seyyid kimdir?

- İbrahim (a.s)'dır.

- Senin ümmetinden de seyyid var mıdır?

- Evet vardır. Allah'ın kendisine mal verdiği, hoşgörüyle rızıklandırdığı kimsedir. Böyle bir kimse şükrünü eda eder ve şikâyetini insanlara yapmaz.

Rasulullah (s.a) şöyle buyurur:

"Her insan bir seyyiddir/efendidir. Erkek, ailesinin efendisidir, ka­dın da ailesinin hanımefendisidir."

Hz. Peygamber kendisinden söz ederken de şöyle demiştir:

"Ben de bütün insanlığın efendisiyim(=seyyidiyim) fakat bunu övünmek için söylemiyorum."

Rasûlullah kendisiyle ilgili bu sözleri Allah Teâlâ'nın kendisine bahşettiği lütfu ve şerefi haber vermek ve O'nun nimetini anmak için söylemiştir. Bunun içindir ki "la fahra" yani övünmek için söylemiyo­rum, demiştir. Yani bu fazilet onun şahsi becerisiyle elde ettiği bir üs­tünlük değil, rabbinin bir lütfudur. O halde bununla gururlanmasına gerek yoktur. Bilakis Allah'a hamdetmesi ve şükretmesi gerekir.

Fakat buna rağmen Kur'an-ı Kerim, Rasûlullah'ı (s.a) birden faz­la yerde sadece kendi ismiyle anmıştır:

Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamber­ler gelip geçmiştir. (Âİ-i İmran/144)

Muhammed sizin erkeklerinizden hiçbirisinin babası değildir. Fa­kat o, Allah'ın Rasûlü ve peygamberlerin sonuncusudur. (Ahzab/40)

Muhammed Allah'ın elçisidir. Beraberinde bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler. (Fetih/29)

O halde bir kimse Kur'an'ın üslubuna uyarak mesela "İnsanlığın ıslahatçısı Hz. Muhammed" veya "İnsanlığın kurtarıcısı Hz. Muham­med" ya da "İnsanların en hayırlısı Hz. Muhammed" gibi mücerred is­miyle Rasûlullah'ı anmış olsa bir hata veya suç işlemiş olamaz.

Yeri gelmişken ezanda geçen "eşhedü enne Muhammeden Rasûlul­lah" kelimeleri üzerinde de durmamız gerekir. Fıkıhçılar bu kelimelere seyyid kelimesinin de ilave edilerek "Eşhedü enne seyyidina Muham­meden Rasûlullah" denilmesini yasaklamışlardır. Aynı şekilde namazda da "et-Tehıyyatü" okurken teşehhüde ve "Allahümmü salli, Allahümme barik" dualarına da seyyidina kelimesinin ilave edilmesini fıkıhçılann çoğu mekruh görmüşlerdir. Her ne kadar Hz. Peygamber'i (s.a) seyyidi­na yani efendimiz diye anmamız mubah (caiz) ise de bu kelimeyi ezan, ikamet ve teşehhüd esnasında kullanmak doğru değildir. Çünkü bunlar bize nasıl öğretilmişse, rivayetlerde nasıl gelmişse öyle okumak zorun­dayız. Nitekim "itaat etmek edepten daha hayırlıdır" denilmiştir.

Bir hadis-i şerifte geçtiğine göre bir adam Rasûlullah'a (s.a) "Sen Kureyş'in seyyidisin" demişti. Rasûlullah ona dedi ki: "Seyyid Al­lah'tır." Yani seyyidliğe gerçek manada müstehak olan sadece Allah Teâlâ'dır. Hz. Peygamber (s.a) yüzüne karşı kendisinin övülmesinden hoşlanmamış ve tevazu göstermek istemiştir.

Sonuç olarak şunu diyebiliriz: Peygamber'i (s.a) seyyid (efendi) lakabıyla anmak, ezan, ikamet ve teşehhüd gibi ibadetlerin dışında mu­bah ve mendubtur. Hz. Peygamber'i (s.a), seyyid lakabının dışında (şa­nına münasip) başka vasıflarla anmak ise caizdir. Çünkü bu vasıfları söylemek ne farzdır, ne vacibtir, ne de Hz. Peygamber'den nakledilen bir sünnettir.

 Prof. Dr. Ahmet Şerbâsî

Sorulu Cevaplı İslam Fıkhı

Mütercimler; Mustafa Özcan, Dr. Ahmet İyibildiren, Bekir Ağlamaz

Özgü Yayınları

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

Necmettin Balcı, 2016-01-22 06:53:06

Bir de Hz. Ali'nin oğlu Muhammed'in soyundan gelenler vardır ki, Hâce diye bilinir. Hâce Ahmed Yesevî Hazretleri gibi. Günümüzde seyyitliğin tesbiti çok kolaydır. Sakal-ı Şerif'ten (Peygamberimizin sakalı) bir kıl alınır. Seyyitlik iddia edenin saçı DNA kıyaslaması yapılır. Gerçek seyyitle sahtesi böyle ayrılır. Ortalık sahte seyyit, dededen geçilmiyor!

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

DİĞER YAZILAR

MEAL OKUMAK KUR’AN’I ANLAMAK MIDIR?

MEAL OKUMAK KUR’AN’I ANLAMAK MIDIR?

Bir bayan, öğretmenlikten emekli olduktan sonra "başımı kapattım, namazlarımı kılmaya başl

ŞEHİD ÖLDÜĞÜNDE NE HİSSEDER?

ŞEHİD ÖLDÜĞÜNDE NE HİSSEDER?

Abdullah bin Zübeyr, bir daha hücuma geçince Şamlı askerler hazan yaprakları gibi kılıcını

İRADEMİZİ TERBİYE EDELİM

İRADEMİZİ TERBİYE EDELİM

A.J. Cronin, Reader’s Digest, Amerika Otuz sene evvel(1920’ler) genç bir doktor olarak bulundu

PROF. DR. ALAADDİN BAŞAR BEYİN İBRETLİ BİR ANISI

PROF. DR. ALAADDİN BAŞAR BEYİN İBRETLİ BİR ANISI

“Lise son sınıftaydım. Bir gün hocamız sınıfa girdiğinde, tahtada ahlâk dışı bir resim

BİR ARAP ÂLİMİN İBRETLİ HİKAYESİ

BİR ARAP ÂLİMİN İBRETLİ HİKAYESİ

Merhum Mehmed Kırkıncı Hocaefendi anlatıyor; “1970’li yıllarda, İstanbul’daki bir sohbet

CEVAP YERİNE..

CEVAP YERİNE..

FETÖ’nün, genel anlamda İslam’a büyük zararı dokunduğu gibi, daha özel anlamda Risale-i

TARİH ŞUURU VE EHEMMİYETİ

TARİH ŞUURU VE EHEMMİYETİ

İnsanlar geçmiş zamanın hâtıratı ile zaman zaman neşeyâb olduğu gibi, milletler de mazinin

MUHAMMED ESED’İ SARSAN SURE

MUHAMMED ESED’İ SARSAN SURE

Aslen Yahudi kökenli bir Avusturyalı olan merhum Muhammed Esed(Leopold Weiss) “Mekke’ye Giden

BU DA GEÇER YÂ HÛ

BU DA GEÇER YÂ HÛ

Bu ümmet ne badireler atlattı uzun tarihi boyunca.. Ne ihanetler, kahpelikler gördü; ne zulümle

SORU CEVAPLARLA KURBAN İBADETİ

SORU CEVAPLARLA KURBAN İBADETİ

Soru: Kurban Kesmek Kimlere Vâciptir? Kurban kesmek dinen zengin sayılan Müslümanlara vaciptir.

DEVLET İDARESİNDE İKİ MÜHİM ESAS: İSTİKAMET VE ADALET

DEVLET İDARESİNDE İKİ MÜHİM ESAS: İSTİKAMET VE ADALET

İstikamet; Hak ve hukuka uygun hareket etmektir. İstikamet, toplum hayatının en önemli esasla

Bilin ki, Allah'ın lâneti zâlimlerin üzerinedir.

Hûd,18

GÜNÜN HADİSİ

Allahu Teala, kulunu helal (kazanç) talebinde yorgun görmeyi sever.

250 Hadis, s.197

TARİHTE BU HAFTA

*Prut Barış Antlaşması (Osmanlı-Rusya) 22 Temmuz 1711 *İkinci Meşrutiyet'in ilanı 23 Temmuz 1908

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI