Cevaplar.Org

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-16

Sohbet: Esmadan Nasibini Almak İzah: Prof. Dr. Şener Dilek *Kastamonulu Mehmed Feyzi Efendi’ye “Kâbe-i kemâlâta uruc nasıl olur?” diye sormuştum. O da “üç şekilde” dedi:


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2012-12-08 21:42:55

Sohbet: Esmadan Nasibini Almak

İzah: Prof. Dr. Şener Dilek

*Kastamonulu Mehmed Feyzi Efendi'ye "Kâbe-i kemâlâta uruc nasıl olur?" diye sormuştum. O da "üç şekilde" dedi:

1-Şeriat-ı Ahmediyye'nin getirdiği çizgiye mutabakat, o çizgiden sapmamak

2-Ahlak-ı Muhammediye ile tahalluk etmek

3-Esmadan nasibini almak.

Birincisi muttakilerin, ikincisi salihlerin, üçüncüsü de ariflerin yoludur" buyurmuştu.

Not: Şener Dilek bey, Marifet İklimi adlı eserinde(s: 162) bu ziyareti anlatıyor ve soruyu sadece kalbinden geçirdiğini belirtiyor.

*Esmadan nasibini almak nedir? Risale-i Nur ism-i Hakim gözüyle bize kainat kitabını okutturuyor. Bu bir başlangıçtır, güzel bir mazhariyettir. Ama olay sadece o boyutta kalsa çok nâkıstır.

*İsm-i Hakim'e mazhar olan bir nur talebesinin dünyasında;

 idrakta Fikret,(Fikri incelik, derinlik)

gözde İbret,

Lisanda Hikmet nebean eder.

*Üstad, "Ben bu seksen sene ömrümde, seksen bin zâtlardan ders aldığım halde" Lem'alar ( 200 ) demesi ibret manasınadır. Göz ibret ile kâinata bakınca, her şey ona bir ders hükmüne geçer.

*Bir insanın büyüklüğü dilinin altında saklıdır. Hz. Ali(r.a)

*İsm-i Hakim'den ders alan bir insanın davranışlarında itidal zuhur eder. Meşrebi, meşreb-i muvazene ve itidal olur. Hikmetin istihsali onun hayatında önem taşır.

*İbret ve hikmetten ünsiyete geçilir. Oradan da ittisale(bütünleşmeye)..

*İttisal iki türlüdür:

1-Kevni ittisal

2-Manevi ittisal

Kevni ittisalde, Müslüman kâinat kadar büyür. İnsan küçük bir âlemdir. Âlem de büyük bir insandır. Sanki onun ruhu kâinat çapında bir vüs'ate açılır. Mesela böyle bir mümin nasıl vücudundan bir kıl koparken rahatsız oluyorsa, bir gül dalından kopartılırken aynı derecede ızdırap duyar, sanki kâinatla bütünleşir.

*Bir gün Bediüzzaman'ın huzurunda Tahiri Mutlu'nun da olduğu derste 28. Sözden, cennet bahsinden şu parça okunmuş:

"İnsan olan bir insan diyebilir ki: 'Benim Hâlikım, bu dünyayı bana hane yapmış; güneş benim bin lambamdır; yıldızlar benim elektriklerimdir, yer yüzü çiçekli-miçekli halılarla serilmiş benim bir beşiğimdir' der, Allah'a şükreder."

Dersin tam bu kısmı okununca Üstad Bediüzzaman hemen müdahale ederek: "Tahiri, işte sen böyle diyebilirsin!" diye buyurmuş.

*Manevi ittisal; Bir cephesi şöyledir; Bu mazhariyete ermiş bir mümin hakikat-ı uhuvvet noktasında bütün ehl-i hakikatle, ehl-i marifetle ittisal peyda eder.

*Bir meseleyi fikren tahlil ayrı şeydir. O meseleyi vicdanen zevk etmek ayrı şeydir.

*Biz ortaokula giderken, Abdullah Ziya Kozanoğlu'nun romanlarını okurduk. Malkaçoğlu, Kızıltuğ vs. O çizgi romanları okurken öyle bir hale girerdik ki, adeta olayın kahramanıyla bütünleşirdik. O bir darbe yese, biz darbe almış gibi olurduk. Onun neşesi bizim neşemiz, onun elemi bizim elemimiz olurdu.

Aynen bunu gibi, uhuvvet noktasında ehl-i iman ile tam ittisale mazhar olmuş bir mümin de, Nuh (a.s) ile birlikte sefineye biner, dalgaları aşar, Cudi'ye ârâm eyler. Musa(a.s) ile birlikte Kızıldeniz'e dalar, sahil-i selamete ulaşır. Hz. Hamza ile birlikte Uhud'da can evinden vurulur, o ızdırabı sinesinde duyar. Bu sırra mazhar olan bir müslüman bütün ehl-i kemalatın kemalatıyla bütünleşir.

*Risale-i Nur meşrebinde "fena fil ihvan" var. Hakikat-ı uhuvvet noktasında tam fenafil ihvana mazhar bir nur talebesi tüm kardeşlerinin hizmetini, ubudiyetini, faziletini vs. ne kadar kemalatları varsa hepsini kendi ruh aynasında inikas sırrıyla hisseder, tesahup eder, sahip çıkar.

*Tam ittisale mazhar bir nur talebesinin dünyasında kardeşlerine karşı gurur, enaniyet, kibir, rekabet, kıskançlık gibi şeyler izale olup gider.

*Te'kiden ifade ediyorum; tam ittisale mazhar olmuş bir nur talebesinin dünyasında tarafgirlik olmaz, bölgecilik olmaz, şehircilik olmaz, bizim medrese- sizin medrese olmaz, bizim hizmet sizin hizmet olmaz. Risale-i Nur'un şahs-ı manevisinin havz-ı ekberine mukabil gelir.

*Risale-i Nur şahs-ı manevisini muazzam ve muhteşem bir ayna kabul et. Her nur talebesi de bu aynayı oluşturan bir nokta olsun. Ama keyfiyet yönüyle birisi küçük biri büyük nokta olabilir. Tam anlamıyla ittisale mazhar olan bir nur talebesi o aynaya gelen külli feyizden in'ikas sırrıyla aynen istifade eder.

Eğer uhuvvete ihanet eder ve şahs-ı maneviyi incitirse-ki, uhuvvet bir namus-u manevidir. Uhuvvet, Risale-i Nur 'un şahs-ı manevisinin bir nur-u manevisi, bir ruh-u manevisidir-Nasıl bir cam bazen bir sert cisimle tuz buz olur, aynen öyle de uhuvvete ihanet eden bir nur talebesi de şahs-ı manevinin azam mertebesinin aynasını öyle tuz buz eder. Şahs-ı maneviden gelen külli feyz ondan kesilir. O zaman da onun aldığı feyiz kendi istidadı ölçüsünde cüz'ileşir, kabiliyeti mikdarınca olur.

*İttisale mazhar olan bir nur talebesinde evvela o mazhariyeti ölçüsünde bir şevk zuhur eder, hizmet-i Kur'aniyeye karşı bir iştiyak zuhur eder. Dünyası bahar iklimi gibi olur. İttisal ile külliyet kesbeden bir nur talebesi inayet-i ilahiyeye mazhar olur.

*Hakikat-ı uhuvvet ile ittisale mazhar bir nur talebesi ne kendi iç dünyasında bir çatışma yaşar ne de gayrıyla bir problem.

*İttisale mazhariyetle kardeşlerini bir vücudun azaları kabul eden bir insan onlarla suret-i katiyede rekabet yaşamaz.

*İttisale mazhariyet büyük bir mazhariyettir ve günümüzde derdimiz de ittisal noksanlığı, eksikliğidir.

*Bu ittisal olmayınca ne oluyor?

"Bana şöyle dedi"

"İzzetime dokundu"

"Bu bana yapılır mıydı?" gibi nefsaniyetler ile kırgınlıklar, küskünlükler, ayrılıklar, gayrılıklar oluşur.

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

Rahim Akyol, 2012-12-10 02:07:06

Güzel hakikatler. Cenab-i Hak istifade etmeyi nasip etsin.

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

DİĞER YAZILAR

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-200

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-200

Ders: 3. Söz İzah: Mehmed Kırkıncı Hocaefendi *Allah ya..Allah’tan gelen şey nasıl olur,

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-199

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-199

Ders: Mesnevi-yi Nuriye, Katre’nin Hatimesi İzah: Prof. Dr. Alaaddin Başar *Üstad, İslam âl

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-198

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-198

Ders: Asa-yı Musa(s. 106) İzah: Prof. Dr. Şener Dilek İzah Edilen Kısım: Sonra o mütefekkir

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-197

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-197

Ders: Mesnevi-yi Nuriye, Katre risalesi, s. 69 İzah: Prof. Dr. Şener Dilek İzah edilen kısım:

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-196

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-196

Ders: 11. Söz İzah: Prof. Dr. Şener Dilek *Sanattaki letafeti, ilimdeki derinliği, tezyinattak

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-195

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-195

Ders: Hutbe-i Şamiye(s. 19) İzah: Prof. Dr. Şener Dilek İzah edilen kısım: “İstikbal yaln

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-194

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-194

Ders: 33. Söz, 23. Pencere İzah: Prof. Dr. Şener Dilek Not: Bu ders, İstanbul Yüzevler’de,

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-193

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-193

Ders: 14. Lem’a, İkinci Makam İzah: Mehmed Kırkıncı Hocaefendi *“Kâinat sîmasında, arz

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-192

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-192

Ders: 17. Lem’a, 13. Nota İzah: Mehmed Kırkıncı Hocaefendi *Cenab-ı Hak bizi kul olarak yar

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-191

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-191

Ders: Şualar(13. Şua,) s: 307 İzah: Prof. Dr. Şener Dilek İzah edilen kısım: “Bugün, bü

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-190

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-190

Ders: 14. Lem'anın İkinci Makamı İzah: Prof. Dr. Alaaddin Başar *“Besmelenin rahmet noktas

"Her ümmet için Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerine O'nun adını ansınlar diye bir kurban kesme ibadeti koymuşuzdur. Hepinizin ilâhı bir tek ilâhtır. Onun için yalnız O'na teslim olan müslümanlar olun. Allah'a itaat e

Hacc:34

GÜNÜN HADİSİ

"Sizin en hayırlınız Kur'an'ı Kerim'i öğrenen ve öğretendir."

"Sizin en hayırlınız Kur'an'ı Kerim'i öğrenen ve öğretendir."

TARİHTE BU HAFTA

*Elmalılı Hamdi Yazır'ın Vefatı(27 Mayıs 1942) *İstanbul'un Fethi'nin 550. yıl dönümü(29 Mayıs 1453) *Ayasofya'da ilk Cuma Namazı kılındı.(1 Haziran 1453)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI