Cevaplar.Org

HÂFIZ ALİ YAĞCI

Hâfız Ali Yağcı, 1326 (1908) tarihinde Eğridir’de doğmuş, 25 Temmuz 1998 tarihinde Isparta’da vefat etmiştir. Ispartalıların, “Yağcıların Kambur Hafız Ali” lakabını verdikleri bu rahmetli ağabeyimizin adı, Risale-i Nur’da, “Isparta’nın Hâfız Ali’si” olarak dört yerde geçmektedir.


Ömer Özcan

ozcannurs@hotmail.com

2012-04-22 15:55:01

Hâfız Ali Yağcı, 1326 (1908) tarihinde Eğridir'de doğmuş, 25 Temmuz 1998 tarihinde Isparta'da vefat etmiştir. Ispartalıların, "Yağcıların Kambur Hafız Ali" lakabını verdikleri bu rahmetli ağabeyimizin adı, Risale-i Nur'da, "Isparta'nın Hâfız Ali'si" olarak dört yerde geçmektedir.

Kambur Hâfız Ali Efendiyi araştırmama sebep, yaptığım bir hata olmuştur. Şöyle ki: "Ağabeyler Anlatıyor 1" kitabımın ilk üç baskısında, "İslamköy'lü Denizli Şehidi Hâfız Ali" diye yayınladığım, bu sayfada da görülen fotoğraf yanlış olarak basılmıştır. Bu ciddi bir hataydı… Kitap piyasaya çıktıktan sonra, bu fotoğrafı tashih etmem için Isparta'nın Sav Kasabasından bir telefon geldi...

Arayan, Sav Kasabasından 1920 doğumlu Hasan Kurt (Hasan Çavuş) ağabeydi. Kendisinden kaydettiğim çok kıymetli hatıralar "Risale-i Nur Hizmetkarları Ağabeyler Anlatıyor–1" kitabında yayınlanmıştır. Telefonda, İslamköy'lü Hâfız Ali Efendiyi ve fotoğrafta görülen şahsı da çok yakından tanıdığını söyledi. Fotoğraftaki şahsın adının da Hâfız Ali olduğunu, fakat İslamköylü Hâfız Ali olmadığını belirtti. Biz de sonraki baskılarda bu hatayı düzelttik.

Fotoğrafta görülen üç kişi : Hafız Mustafa, Tâhirî Mutlu, Hâfız Ali"dir. Yapılan yanlışlık, en sağda görülen ağabeyimizin, "İslamköy'lü Denizli Şehidi Hâfız Ali" olarak yazılmasıdır. Neredeyse Risale-i Nur'la alakalı bütün site ve yayınlarda bu hata yapılmaktadır maalesef... Allah'a şükür ki onları yakından tanıyanlardan bazıları hala hayattadır ve bu hatayı fark edip düzeltmişlerdir. İyice kanaat getirmek ve araştırmamı belgelemek için Isparta'da onu yakından tanıyan Sav'lı Hasan Kurt, Mustafa Uyar ve merhumun oğlu Mehmet Yağcı ile görüştüm… Rahmetliye niçin 'Kambur' denildiğini ve 'Yağcı' soyadının hikâyesini öğrendim.

Daha sonra Nazilli'de, İslamköy'lü Hâfız Ali Efendinin yanında hâfız olan ve hatıraları bu kitap içinde yayınlanan Hâfız Ahmed Lütfü sönmez ile görüştüm. Kendisine çeşitli sorular sorarak İslamköylü Hâfız Ali ağabeyi iyice tarif ettirdim. İki Hafız Ali arasındaki bedenî farkları sordum ve fotoğrafı teyit ettirdim. Hafız Ahmet özetle: "Hocam Hâfız Ali, 1.75 veya 1.80 boylarında ince uzun bir yapıdaydı… Yüzü uzuncaydı… Esmer değil beyaz tenliydi…" şeklinde bir portre çizdi talebesi Hâfız Ahmed. Isparta'nın Hafız Ali'si ise tam tersi bir yapıdaydı. Çok net bir şekilde bu fotoğrafta hata yaptığımız anlaşılmıştı.

Fotoğrafta en sağda görülen İslamköy'lü Hâfız Ali değildir

Temmuz 2008'de Hasan Kurt ağabeyi Isparta'da ziyaret ettim. Hasan ağabey, teyit için, Isparta'nın Demirbaş Nur Talebelerinden Mustafa Uyar'ı da yanına çağırarak, iki Hâfız Ali hakkında şu bilgileri vermişlerdir:

"Fotoğrafta en sağda görülenin adı da Hâfız Ali'dir... Ancak Risalelerde, İslamköy'lü Hâfız Ali diye adı geçen ve 1944'de Denizli Hapishanesinde Üstadın yerine şehid olan Hâfız Ali Ergün ağabeyimiz değildir... İslamköy'lü Hâfız Ali Efendi daha uzunca yüzlü, daha uzun boylu ve dik duruşlu idi... Kendisini iyi tanıyorum... Sonradan sakal da bıraktı... Vefat ettiğinde sakallı idi… Hatta vefatından bir gün önce, Sav'dan beraber geldiğimiz bir grup kardeşlerle hastanede kendisine ziyaretinde bulunmuştuk." (Bu ziyaret hakkında geniş bilgi, bu kitapta, 'Hâfız Ali Ergün' maddesinde vardır.) Tâhirî ağabey ve Hafız Mustafa ile beraber bu fotoğrafta görülen Hâfız Ali ise; Yağcılar denilen sülaledendir… Ve lakap olarak Isparta'da "Kambur Hâfız" diye anılır... Benden iki yaş büyüktür… 10 sene önce, Isparta'da vefat etti...

"Yağcılar ailesi aslında Eğirdir'lidir… Isparta'ya sonradan gelmişlerdir… Isparta'da evi ve iki oğlu vardır… Daha çok Risale-i Nurları yazarak hizmet etmiştir… Mevlit de yazardı… Güzel yazısı vardır... Üstad ona Kastamonu Lâhikasında, 'Isparta'nın Hâfız Ali'si' diye hitap etmiştir... O fotoğrafın nerede çekildiğini bilmiyorum... Yalnız Kambur Hâfız hiç hapishaneye girmedi… İmamlık yapar, köylere gider çocuk okuturdu... En son Isparta Tabakhane Camiinin imamlığından emekli olmuştur."

Hasan Kurt ağabey, bu bilgileri Mustafa Uyar'ın da bulunduğu bir ortamda vermiştir. Kambur Hâfız Ali'yi iyi tanıdığını söyleyen Mustafa Uyar da, bilgileri teyit etmiş ve zaman zaman Hasan ağabeye hatırlatmalar yaparak kendisine yardımcı olmuştur.

Kendilerinden Allah razı olsun. Kıyamete kadar sürecek bir yanlışlığı düzeltmiş oldular.

Babam Hafız Ali attan düşmüş ve kambur kalmıştır

Kambur Hafız Ali'nin oğlu Mehmet Yağcı da babası hakkında şu bilgileri vermiştir:

"Babam 1326 (1908) Eğridir doğumludur. 25 Temmuz 1998 tarihinde vefat etti. Mezarı Isparta Karış Mahallesi Kabristanındadır. Yıllarca muhtelif camilerde fahri olarak imamlık yapmıştır. En son görev yaptığı yer mahallemizdeki Tabakhane Camisidir. Babam köylere kadar gider talebeleri okuturdu. O kadar çok Risale-i Nur yazdı ki, akıllara durgunluk verecek derecedeydi… Vefat ettiğinde tam dört çuval vardı… Onları ziyarete gelen nur talebelerine hediye olarak verdik, elimizde çok az kaldı. Babam yazdığı Risaleleri Bediüzzaman'a götürür kontrol ettirirdi. Sav ile de irtibatı kuvvetliydi babamın, oraya da gider yazarlardı. Ben Bediüzzaman hazretlerini evinin penceresine iken birkaç kere uzaktan gördüm. Nurani simasını gördüm, fakat çok küçük olduğumdan gidip elini öpmek aklımıza gelmedi, nasip olmadı…

"Bizim dedelerimiz aslında Ispartalıdırlar… Bunlar Eğridir'den Yörüklerden yağ peynir satın alıp Isparta'da satarlarmış. Ben çok küçüktüm ama hatırlarım, develerle Eğridir'den Isparta'ya yağ peynir getirirlerdi... Bu ticaret sebebiyle, seksen sene önce, babamın babasıgiller bir müddet Eğridir'e yerleşmişler. Babamın annesi Isparta'dan gelin gidiyor Eğridir'e. Babam 1326 senesinde Eğridir'de doğmuş. Ama sonra tekrar Isparta'ya gelmişler.

"Babam Hafız Ali Yağcı 1.60 boylarında, sakallıydı. Küçükken Eğridir'de davarları güderken at üstünde hafızlığa çalışırken attan düşüyor, arkası taşa geliyor ve sırtındaki kemik kırılıyor. Böylece zincir kemiği eğri kalıyor. Bu yüzden babam kamburcaydı ve kendisine "Kambur Hafız" derlerdi. Yağcı soyadı ise dedemlerin yaptığı yağ ticaretinden dolayı gelmiş. "Yağcıların Kambur Hafız" lakabı böyle verilmiştir babama…"

Kastamonu Lâhikasında 'Isparta'nın Hâfız Ali'si'

Hasan Kurt ağabey, Kambur Hâfız Ali için; "Üstad ona Kastamonu Lâhikasında 'Isparta'nın Hâfız Ali'si' diye hitap etmiştir." Deyince Külliyatı taradım ve şu ibareleri tespit ettim: 

"Isparta'nın Hâfız Ali'si (Kâtib Osman[1]) elhak ikinci bir Hüsrev olduğuna, benim de kanaatım geldi. Cenab-ı Hak onu ve Mehmed Zühdü gibi çok fedakârları ve Risale-i Nur'un hakikî sahiblerini Isparta'ya ihsan eylesin, âmîn." (Kastamonu Lâhikası 100)

"Aziz, sıddık kardeşlerim! Bu dakikada Hüsrev, Rüşdü, Re'fet, Isparta'nın Hâfız Ali'si askerlikten ne vakit geleceklerini merak ediyorum." (Kastamonu Lâhikası 144)

"Hem Hüsrev'in ve Hâfız Ali'nin mektublarında isimleri bulunan sebatkâr kardeşlerime ve Kâtib Osman ve Mehmed Zühdü ve Isparta Hâfız Ali'si[2] ve Sava kahramanlarına birer birer selâm ve dua ediyoruz." (Kastamonu Lâhikası 239)

"Isparta içindeki has ve hâlis kardeşlerimizden, bu âhir mektublarda; Mehmed Zühdü, Isparta Hâfız Ali'sinden haber alamadığımdan merak ettim. Rahatsız değiller mi?" (Kastamonu Lâhikası 242)

 

[1] Parantez içindeki (Kâtib Osman) ibaresi; sadece burada, Isparta'nın Hâfız Ali'sinden maksadın (Kâtib Osman) olduğuna işaret etmek için olsa gerektir. Zira sayfa 239'da aynı cümle içinde 'Kâtib Osman' ve 'Isparta'nın Hâfız Ali'si' ayrı ayrı yazılarak farklı şahsiyetler olduğu açıkça belli olmaktadır.

[2] Aynı paragraf içinde iki Hafız Ali isminin geçmesi, çok net bir şekilde, aynı anda yaşamış iki adaş şahsiyetin varlığını ispat ediyor.

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

YUVALI HATİP HOCA

YUVALI HATİP HOCA

Asıl adı Mehmed Ali Bilgin olan Yuvalı Hatip Hoca 1891 yılında Ankara’nın Yenimahalle ilçes

VELİ IŞIK KALYONCU

VELİ IŞIK KALYONCU

Veli Işık Kalyoncu, Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin son yıllarının ve Risale-i Nur

ŞÜKRAN ÜNLÜKUL

ŞÜKRAN ÜNLÜKUL

20 Kasım 2011 tarihinde milyonların Üstad dediği Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin gelini Mu

ŞEMSEDDİN TUĞRUL

ŞEMSEDDİN TUĞRUL

13 Temmuz 2009 tarihinde Şemseddin Tuğrul Ağabeyin Van’daki dükkânındayız. Van hizmetlerini

SÜLEYMAN KAYA (GAYE)

SÜLEYMAN KAYA (GAYE)

İşte efsanevi bir kahraman daha; Süleyman Kaya... Daha doğrusu Hz. Üstad’ın düzeltmesiyle

RIDVAN (ERDOĞAN) UTANGAÇ

RIDVAN (ERDOĞAN) UTANGAÇ

Bursa’nın Aksu Köyünde Rıdvan ağabeyin evindeyiz. Aksu Köyü yeşilliği ve bol suları ile

REFİK AĞIR

REFİK AĞIR

Avukat Gültekin Sarıgül “Ömer kardeş, Burdur’da Hz. Üstad’la görüşmüş yaşlı bir a

ÖMER KUŞ

ÖMER KUŞ

Ömer Kuş, epey zamandır gözlerden ırak kalmış çok eski, çok fedakâr ağabeylerimizden biri

OSMAN BOZKURT

OSMAN BOZKURT

Osman Bozkurt, Hz. Üstad’ın tabiriyle “Kahramanlar Ocağı Denizli”nin Süller Nahiyesinden.

MUSTAFA KARAPINAR

MUSTAFA KARAPINAR

Mustafa Karapınar ile İstanbul Bostacı’da, evinin yakınında bulunan tarihi Kuloğlu Camiinde

NADİR BAYSAL

NADİR BAYSAL

Bediüzzaman Hazretleri 1936-1943 yılları arasında Kastamonu’da sürgün olarak yaşamıştır.

"İyilik ve takva üzerine yardımlaşınız, kötülük ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayınız."

Mâide, 2

GÜNÜN HADİSİ

"Her şeyin bir alameti vardır. İmanın alameti de namazdır."

Münavi

TARİHTE BU HAFTA

*Cumhuriyet'in ilanı(29 Ekim 1923) *Sütçü İmam Maraş'ta direnişi başlattı(31 Ekim 1919) *I.Dünya Harbine girdik(1 Kasım 1914) *İmam-ı Rabbani Hz.lerinin İrtihali(2 Kasım 1624) *Hz.Ömer(r.a.)'in Şehadeti(3 Kasım 644)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI