Cevaplar.Org casino maxi

KİTAP TİRYAKİLİĞİ-İBRAHİM ÜNAL-NESİL YAYINLARI-İSTANBUL-2005

Medeniyetin kaynağı olan kültür, “bilgi”ye dayanır; bilginin kaynağı ise kitaptır. S. 12


Nurgül Dere

nurguldere@gmail.com

2012-02-01 06:59:15

 

Medeniyetin kaynağı olan kültür, "bilgi"ye dayanır; bilginin kaynağı ise kitaptır. S. 12

Dünyayı insansız düşünemediğimiz gibi, insanı da kitapsız düşünemeyiz. Şu dünyadan kitap kayboluverse, yaşamak ne kadar çekilmez bir ağırlık olurdu! S. 14

Dünyada hiçbir dost, insana kitaptan daha yakın değildir. Sıkıntımızı unutmak, donuk hayatımıza biraz renk katmak, kitapla olur. S. 17

İlimden başka üstünlüklere dayanan başarılar geçicidir. S. 22

1989 yılında Devlet Bakanlığı tarafından yaptırılan bir araştırmaya göre, gençlerin yüzde 69'u, hatırlayamayacağı kadar uzun bir zamandır kitap okumadığını söylemektedir. S. 37

Tarihte kültür aracısı olarak kitapçı, kültür merkezi olarak da kitabevi, ilk defa ve uzun zaman yalnız İslâm Dünyasında mevcuttu. S. 49

Onuncu asra gelindiğinde, İslâm Dünyasında kitapçılık artık bir endüstridir. Sahaflık, hattatlık, ciltçilik, tezhipçilik, kitap medeniyetinin doğurduğu sanatlarımızdan sadece birkaçıdır. S. 49

Meşhur tarihçi Fahreddin Mübarekşah, misafirhanesine, âlimler için güzel bir kütüphane, cahiller için de bir satranç takımı koymuştu. S. 49

Okuma, çok kitapla değil, sindirilen kitapla hedefi bulacaktır. Birkaç samimi dost, birçok tanıdıktan iyidir. Çok kitabı azar azar okumaktansa, az kitabı çok çok okumalıdır. S. 64

Okumak, bir gıdadır. Öyleyse o gıdadan az da olsa her zaman almak gerekir. Bir gün yemek yiyip günlerce onunla yetinmek doğru olur mu? Okumak için zaman ve yer arayıp durmaya da gerek yok; okulda, evde, vasıtada, gece gündüz her zaman okumak mümkün. S. 73

Bir eseri düşüne düşüne ve tenkitçi gözüyle okumalıyız. Okumak aynı zamanda düşünmek ve gözlem yapmak demektir. Gözlem ise ancak aktif ve diri bir varlıkla faydalı ve mümkün olabilir. S. 74-75

İyi bir kitabı çabuk çabuk okumak, meşhur bir müzeyi koşar adım gezmeye benzer. Acele okumak, ancak bulanık ve gelip geçici bir intiba bırakır. Yalnız, acele okumakla hızlı okumayı birbirine karıştırmamak gerekir. S. 76

Okuma, bir ortam meselesi; eşiniz, çocuklarınız, çevreniz sizi kitap okurken görecekler. Ev içinde kitap sizinle dolaşacak. Çantanızda, gerekirse cebinizde kitap bulunacak.
Tiryakilerin sigarasız kalınca sıkıntıya düştükleri gibi kitapsız kalınca bunalıma gireceksiniz. S. 103

Midenin üstündeki kalbi ihmal edenler, yine midenin altındaki başka organların hizmetçisi olduklarını unutmamalıdırlar. S. 142

Anne baba, çocuğun neyi öğrenip neyi öğrenmeyeceğini her an kontrol imkânına sahip değildir. Bu bakımdan, ebeveyne düşen en önemli iş, aşırılığa kaçmadan, kontrol ve muhakeme kabiliyetini kazandıracak ölçüleri çocuğa vermektir. S. 145

"Kitabımın bir köşesini her kim nişan için bükerse bana hançer çekmiş, kanımı dökmüş bir katil olur. Bu kitap benim ruhum ve ömrümün mahsulü gibidir. Ben ölünce nadan bir cahile kalacak diye korkarım." (Şark Vecizelerinden) S. 179

Zamanımızın insanı kelimeleri okumaktansa onların resimlerini, görüntülerini seyrediyor. Şifahî kültürden yazılı kültüre geçen insanlık, görüntü kültürünü tercih ediyor artık… S. 194

Okumalıyız, çok okumalıyız! S. 194

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise hiç şüphesiz hakikat bakımından bir şey ifade etmez.

Necm,28

GÜNÜN HADİSİ

Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz.

Tirmizi, Savm 82, (807); İbnu Mace, Sıyam 45, (1746)

TARİHTE BU HAFTA

*Prut Barış Antlaşması (Osmanlı-Rusya) 22 Temmuz 1711 *İkinci Meşrutiyet'in ilanı 23 Temmuz 1908

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI