Cevaplar.Org

DÜNYA ONU KONUŞUYOR-4

Prof. Dr. Faruk Beşer (1) Bize göre Bediüzzaman Hz. Peygamber aleyhissalatu vesselamın her yüzyılın başında geleceğini ya da geleceklerini haber verdiği bir müceddid ya da müceddidlerden biridir. Bunda şüphe yoktur. Bunca hizmete ve etkiye rağmen bunu kabul etmemek haknâşinaslık olur.


Nurgül Dere

nurguldere@gmail.com

2012-01-07 06:48:07

Prof. Dr. Faruk Beşer (1)

Bize göre Bediüzzaman Hz. Peygamber aleyhissalatu vesselamın her yüzyılın başında geleceğini ya da geleceklerini haber verdiği bir müceddid ya da müceddidlerden biridir. Bunda şüphe yoktur. Bunca hizmete ve etkiye rağmen bunu kabul etmemek haknâşinaslık olur.

Diğer yönden O, yine bize göre bir sistem filozofundan geri kalır tarafı olmayan bir mütefekkirdir. Felsefeyi aklı rehber edinmek değil de, hikmeti aramanın yöntemi olarak düşünürsek O'nun bu anlamda büyük bir filozof olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü O, felsefenin bütün konularında ve özellikle de varlık konusunda çok özgün tahlillere sahiptir. (2)

Prof. Dr. Hassan Ahmed İbrahim(3)

Bediüzzaman Said Nursî Küreselleşmeye tanıklık edecek ve tecrübe edecek kadar uzun yaşamamış olmakla birlikte, Risalelerinin yakından incelenmesi bizim çok ihtiyaç duyduğumuz Küreselleşmenin kötülüklerine karşı insanlığı koruyacak etiksel boyut arayışında çok yardımcı olabilir.

Birçok geleneksel Müslüman âlim ve eylemcinin aksine, Nursî kâfir ülkelerin güç yoluyla Müslümanlaştırılması gerektiği gerekçesiyle tanınmaması ya da boykot edilmesini istememiştir. Ayrıca Müslümanların gayrimüslim ülkelerde yaşamamasını emreden herhangi bir doktriner kanıt da görmemiştir. Türk yurttaşları ve aynı zamanda Avrupa ve Kuzey Amerika'da yaşayan milyonlarca Müslüman onun "Gurbet Modeli"nde Batı'da karşılaştıkları üç ana soruna; yani ait olma, kimlik ve vatandaşlık sorunlarına etkin bir cevap ve derin yabancılaşma ve uzaklaşma hissini yenmek için bir teşvik bulmaktadır. Onun gurbeti fethetme reçetesi; iman, tevekkül ve sabır yoluyla ve İslamî kimlik ve değerler hazinesinin korunmasıdır. (4)

Prof. Dr. Hüseyin Ayet Said(5)

Dahi bir düşünür olan ve eşsiz bir İslamî kişiliği bulunan Said Nursî'nin eserlerinin derin okumalara, terkiplerinin tahlile, içeriklerinin özetlenmeye layık olduğuna dair kesin inancımız vardır.

Said Nursî, Kur'an-ı Kerim ile ve Kur'an-ı Kerim için yaşayan bir karakterdedir. Hayatını Kur'an-ı Kerim'e adamış ve vakfetmiş eşsiz şahsiyetlerden; uzun ve geniş bir gölgesi haline gelmiş benzersiz kimselerdendir. Öyle ki eti kanı Kur'an-ı Kerim ile bütünleşmiş, Kur'an'ı konuşur ve vurucu delil olarak takdim eder olmuştur. Lisanı ve dili o denli Kur'an manalarının inceliklerine bürünmüştür ki, o manaların güneşleri ile aydınlanmış ve eşsiz kültürü ile bunu insanlara taşımıştır.

Nebevî Kur'an eğitimi onun bütün benliğini kuşatmış, bütün ilgisini çekmişti. Öyle ki, onun çamuru ile yoğrulmuş, kalıbına dökülmüş, sevgisi, ameli, sülûku, akide ve imanı ile yanmıştı. Bu netice onu çağının acayip bir dehası, zamanın müceddidi yapmış, ona dehaların gücünü, büyüklerin psikolojisini bahşetmiştir. Bu sayede de başına gelen hapis, sürgün, mecburî ikamet ve acımasız muhakemeler gibi zalimler tarafından oluşturulan, canilerin tertibi olan imtihanlara sabredebilmişti. (6)

Prof. Dr. İmadüddin Halil (7)

Evet, Bediüzzaman, tarih maddesini çok iyi kullanır ve bu maddenin bina edilmesinde çoğu zaman "Hadis"e dayanır. Ancak o, her zaman tarihin ötesine geçer ve sürekli hadisin delaletlerine, âlem-i gabya ulaşmış köklerine iner. Her iki halde o, siyer olaylarındaki rûhî derinliği, nebevî görünümlerdeki kevnî boyutu keşfetmeye çalışır. Siyer üzerinde tahsis edilmiş değerlendirmeler çok önem verir. Tarihçinin önündeki sönükleşmiş noktaları daha fazla aydınlatmaya çalışır. Nebevî veriler hakkındaki değerlendirmeleri, mücerred olarak en uzak tabakalarını tasavvur etmemiş mümkün olan hakikî bir derinliği gösterir.

Bediüzzaman, bütün risalelerinin tamamında takip ettiği metoduna uygun bir şekilde, cüz'îden küllîye, mevkûttan (süreli) ebediye, fanîden sonsuza, zâhirden gayba intikal eder.

Böylelikle insan bir seyyid, âlem maziden istikbale doğru uzanan bir köprü, kâinat bütün yönleriyle bir sevgi ve anlayış yumağı, dünya hayatı kazanılacak mükâfat için bir fırsat haline gelir.(8)

Bediüzzaman'ın eserlerinde fevkalâde bir estetik göze çarpmaktadır. Said Nursî, kâinatın güzelliğinden Kur'an'ın sönmez güzelliğine, oradan da Resulullah Aleyhissalatu vesselam'ın güzelliğine intika ederek vicdanı harekete geçiriyor. Sözler'i başından sonuna kadar dikkatle okudum. Bediüzzaman'ın o güzel düşünce dünyasında saatlerce kendisiyle beraber oldum. Üslûbu bir şelale gibi akıcıydı. Önce, o denizin yüzünde seyrettim, sonra yavaş yavaş derinliklerine daldım. Ve o büyük mütefekkirin önüne diz çöktüm. Hitabını kelime kelime hazmetmeye çalıştım. Zaman oldu ki, kelime ve harfleri, yazarının elinden birer inci tanesi gibi aldığımı hissettim. (9)

Prof. Dr. İmtiyaz Yusuf (10)

Said Nursî, Risale-i Nur'dan hareketle, Kur'an'ın aleyhinde toplanıp hücuma geçen materyalistler ve ateistlere karşı ilim, sebepler ve Kur'an arasında hiçbir uyumsuzluğun olmadığına dair gayet ikna edici delillerle cevap vermiştir. Allah'ın varlığı konusunda Kur'an'ın ileri sürdüğü, iddia ettiği ve onayladığı din çerçeveli dünya görüşü ile materyalist felsefeye dayalı ateistik görüşler arasındaki mücadelenin hızla devam ettiği günümüzde, böyle bir tarzın önemi daha açık ortaya çıkmaktadır.(11)

Bilimsel gelişmeler ve bilim felsefesinin Müslüman toplum içinde yaygınlaşması bir çarpışma, mücadele ve meydan okumayı ortaya çıkardı. Bir müceddid olarak Said Nursî, insan yaşamında ve toplum hayatında Müslümanların bilim alanındaki çalışmalarda cesaretsiz davranmalarına rağmen asla cesaretini kaybetmemiştir. İslam medeniyetine karşı yönelen en büyük ve modern meydan okumalara karşı gayet kararlı bir tavır almıştır.(12)

Said Nursî, insan ile Allah arasındaki ilişki konusunda entelektüel, bilimsel ve rasyonel deliller ortaya koymuştur. O, Allah'ın varlığı, O'nun insanlarla ve kâinatla ilişkisi, daha genel bir ifadeyle Halık ile halk (yaratılmışlar) arasındaki bağlantıyla ilgili kesin deliller ortaya koymuş ve buradan hareketle insanlığı hayatları boyunca kendilerinden beklenen ana görevleri yerine getirmesi gerektiğine dair önemli açıklamalar yapmıştır.(13)

Said Nursî zamanının çok ötesinde idi. O, Müslümanlar arasında Allah'a iman hususundaki esasları zayıflatan, dinî belirsizlik ve dogmatizmin geleceğini önceden görebilmişti. Bundan dolayı o, olup bitene seyirci kalmayarak ileride, Müslümanların mevcut ama İslam'ın ortadan kalktığı bir dönemin gelmemesi için, Kur'an'a hizmet çerçevesinde, mesaisini Kur'an üzerinde yoğunlaştırdı. Risale-i Nur, İlahî hitabın muhatabı olan, toplum ve tarih içindeki insanı, Kur'an'a ve Allah'a bağlamayı esas alan bu gayretin canlı bir şahididir. Said Nursî öncelikle Allah'ın birliğini pekiştirme ile meşguldü.(14)

Doç. Dr. İsa Yüceer (15)

Said Nursî verdiği eserleriyle insanın kendi varlığına ve çevresine bakarak tevhid inancına ulaşmasının yollarını göstermiş önemli bir şahsiyettir. İnkârcının ikna olması için sunulmuş, aklı ikna edici önemli deliller getirmiştir. Bunlar, tevhidi güçlendiren çalışmalar ve ciddiye alınması gereken delillerdir. O diyalogu kendisiyle yapmış, kendine yazmış, kendine hitap etmiş, kendini muhatap almış, kendisi gibi başkaları da yararlanmıştır.(16)

Prof. Dr. İsmail Kara (17)

Sürgünler ve hapislerin başladığı 1925 yılından vefatına kadar devam eden o çok uzun 35 yılın ayrılmaz vasfı "zühd ve takva". Onu kafasını çatlatırcasına derinlere doğru seyrettiren bu zühd ve takvaya "tabiat aşkı, vakar" ve "hüzün" eşlik ediyor. Yaşantısı itibariyle dünyadan el etek çekmişti fakat dünyanın sorumluluğunu üzerinde, sırtında hissediyordu. Geride bıraktığı eserlerin geçtiği yerlerde bir rayiha kalıyorsa, büyüleyici bir etki etrafa salıyorsa zühd ve takvaya eşlik eden "sorumluluk duygusu"nun burada çok belirleyici olduğu söylenebilir. (18)

Kutb Mustafa Senû(19)

Yaşadığı dönemlerdeki insanların bir takım gerçekleriyle ilgili kifayetli bir yaklaşım, derin bir anlayış ve ince bir ilimden hareket eden Bediüzzaman, aslında içtihad kapısının açık olduğunu, ancak bu zamanda içtihad yapmaya engel altı şartın bulunduğunu belirtmektedir. Bu şartlar insanların arasında var oldukça, içtihat kapısı kapanmalıdır ve şer'an bu kapıdan girmek çok sakıncalıdır. Bu ifadelerle Bediüzzaman adeta; "Şayet içtihad aslına uygun şekilde yapılırsa meşrudur. Bu şartların değişmesi halinde bu yolu kullanmak mahzurludur" demek ister. Bu zamanda içtihat yapmanın meşru olmayışına sebep olarak gösterdiği engellere göz gezdirecek olursak, bunları yapısal engeller ve ilmî engeller şeklinde iki başlık altında inceleyebiliriz. Bu engeller ortadan kalkmadıkça içtihad kapısının kapalı kalması gereklidir. Zira bu manilerin varlığını sürdürmesi, içtihad şartlarını ortadan kaldıracaktır.(20)

Bediüzzaman, ilm-i usûl alanında telif edilen ve en cami' eser olarak kabul edilen, Sübkî ve oğluna ait Cemü'l-Cevami' isimli eseri bir hafta gibi kısa zamanda hıfzetmeye Allah'ın inayetiyle muvaffak olmuştur. Bu durum bizlere, ilm-i usûl alanında ne derece söz sahibi oluşunu açıkça gösterir ve bu alanda diğer bir çok insanın ondan ne kadar geride olduğu anlaşılır.(21)

Said Nursî'nin tezini inceden inceye düşünen bir kimse onun bu medeniyetin örtüsünü aralayıp gerçeğini, hedeflerini, değerlerini, gayelerini ve de araçlarını gördüğünü anlar. Diğer yandan muhteşem analizlerinin işin mahiyetine nüfuz etmeyen hamasi bakışlardan, mübalağa dolu nitelemelerden, kuruntulara takılmaktan, sadece dini veya mezhebi ayrıcalıklarından ötürü başkalarına itham ile yetinmek gibi kusurlardan da uzak durduğunu görür. Bu nedenledir ki, Said Nursî'nin tezi gerçekten gayet akademik araştırmalara ve köklü çalışmalara konu edilmesi gerekir. (22)

Dipnotlar

1-Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi.

2-Tespitler Işığında Bediüzzaman ve Risale-i Nur-Talat Ordu-Seyyit N. Erkal-Şahdamar Yay.-İzmir-2005-s:38

3-Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi Tarih ve Medeniyet Departmanı Dekanı.

4-Tespitler Işığında Bediüzzaman ve Risale-i Nur-Talat Ordu-Seyyit N. Erkal-Şahdamar Yay.-İzmir-2005-s:165-166

5-Fas Krallığı Kâdı Iyad Üniversitesi Edebiyat ve İnsani İlimler Fakültesi İslamî Araştırmalar Bölüm Başkanı.

6-Tespitler Işığında Bediüzzaman ve Risale-i Nur-Talat Ordu-Seyyit N. Erkal-Şahdamar Yay.-İzmir-2005-s:24-25-26

7-Musul Üniversitesi İslam Tarihi ve Araştırma Tenkitleri Bölümü.

8-Tespitler Işığında Bediüzzaman ve Risale-i Nur-Talat Ordu-Seyyit N. Erkal-Şahdamar Yay.-İzmir-2005-s:63-64

9-Tespitler Işığında Bediüzzaman ve Risale-i Nur-Talat Ordu-Seyyit N. Erkal-Şahdamar Yay.-İzmir-2005-s:117

10-Pattani-Tayland Prince of Songkla Üniversitesi İslamî Araştırmalar Bölümü. 

11-Tespitler Işığında Bediüzzaman ve Risale-i Nur-Talat Ordu-Seyyit N. Erkal-Şahdamar Yay.-İzmir-2005-s:50

12-Tespitler Işığında Bediüzzaman ve Risale-i Nur-Talat Ordu-Seyyit N. Erkal-Şahdamar Yay.-İzmir-2005-s:67

13-Tespitler Işığında Bediüzzaman ve Risale-i Nur-Talat Ordu-Seyyit N. Erkal-Şahdamar Yay.-İzmir-2005-s:68

14-Tespitler Işığında Bediüzzaman ve Risale-i Nur-Talat Ordu-Seyyit N. Erkal-Şahdamar Yay.-İzmir-2005-s:126

15-Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi.

16-Tespitler Işığında Bediüzzaman ve Risale-i Nur-Talat Ordu-Seyyit N. Erkal-Şahdamar Yay.-İzmir-2005-s:177

17-Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi.

18-Tespitler Işığında Bediüzzaman ve Risale-i Nur-Talat Ordu-Seyyit N. Erkal-Şahdamar Yay.-İzmir-2005-s:185

19-Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi İslam Hukuk dalı öğretim görevlisi.

20-Müslüman Düşünürlerin Gözüyle Said Nursi-Dr. Veli Sırım-Nesil Yay-İstanbul-2003-s:108-109

21-Müslüman Düşünürlerin Gözüyle Said Nursi-Dr. Veli Sırım-Nesil Yay-İstanbul-2003-s:116

22-Tespitler Işığında Bediüzzaman ve Risale-i Nur-Talat Ordu-Seyyit N. Erkal-Şahdamar Yay.-İzmir-2005-s:72

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-4

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-4

Üstadın ulaştığı netice gösteriyordu ki; gerçekten İslam fıtrat dinidir. Bundan sonra, bu

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-3

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-3

Müellif: M. Said Ramazan el Buti Mütercim: Fehmi Türkmen Hocaefendi Bizim için mümkün değil

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-5

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-5

Risale-i Nur, acz, fakr, şefkat ve tefekkür kavramlarından her birini Hakka ve hakikate ulaşma

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-4

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-4

Risale-i Nur kendisini tarikattan çok hakikat ve şeriat olarak tarif eder. Fakat, ister hakikat ol

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-1

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-1

Türkiye’de acip bir olay meydana geldi. En mühim ve en tehlikeli olan hadise ise, Türk milleti

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-2

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-2

Cenab-ı Hakkın kainata koyduğu kanunlardan(sünnetullah) birisi de, belirli zaman dilimlerinde M

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-3

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-3

Risale-i Nur, insanı Allah’a ulaştıran yolların sayısız olabileceğini söyler. Bununla birl

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-2

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-2

Bu konuda diğer bir ayrıntı da, Risale-i Nur’un diline, üslubuna yapılan itirazdır. Dilin a

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-1

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-1

“Risale-i Nur, bize, Rabbimizi tanıtan dört külli muallimden, dört umumi tarif ediciden bahsed

BEDİÜZZAMAN VE 'MÜSPET HAREKET-3

BEDİÜZZAMAN VE 'MÜSPET HAREKET-3

10. ‘Dindar Demokratlar’ Bir kere Nursi Demokratları nitelerken hemen tüm nitelemelerinde

BEDİÜZZAMAN VE 'MÜSPET HAREKET-2

BEDİÜZZAMAN VE 'MÜSPET HAREKET-2

6. Kur’an Hizmeti Hiçbir Şeye Alet Yapılmamalıdır Nursi, mevcut siyasi yapıya "isyan hakk

Müminler o kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman kalpleri titrer.

Enfal,2

GÜNÜN HADİSİ

Sadakaların en efdali, iki kişi arasını düzeltmektir.

Seçme Hadisler, s.237

TARİHTE BU HAFTA

*Uyvar Kalesi Fethedildi.(24 Eylül 1663) *Niğbolu Savaşaı Kazanıldı.(25 Eylül 1396) *Birinci Viyana Kuşatması(27 Eylül 1529) *Preveze Deniz Zaferi(28 Eylül 1538) *Demokrat Parti Kapatıldı(29 Eylül 1960)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI