Cevaplar.Org implant

Üç ayların son fırsat günü: Arefe ve gecesi


Ali İhsan Er

aliihsaner@hotmail.com

2003-11-18 18:20:49

Her bir günü ve gecesi sürpriz hediye ve rahmetlerle dolu üç aylar adeta yağmur yüklü bulutlar gibi geldi, eteklerinde bütün hayır ve hasenat cevherlerini üzerimize sağanak sağanak boşalttı ve şimdi bize veda etmek üzere. Şimdilerde içimiz buruk bu rahmet günlerine veda ederken, önümüzdeki seneyi iple çekiyoruz. Üç aylara, Allah Rasulü'nün (sallallâhu aleyhi ve sellem), "Allahümme barik lenâ fî recebe ve şaban ve belliğnâ ramazan - Allah'ım! Recep ve Şaban ayını bize mübarek eyle ve Ramazana da bizi ulaştır." duasıyla üç aylara hoş geldin dedik. Bu kutlu zaman dilimi içinde adeta Ramazan'ı muştulayan işaret levhaları olan Regaib, Miraç ve Berat Kandilleri ile ruhen Ramazan'a hazırlanmaya çalıştık. Sonunda büyük bir neşve ile Ramazan'a kavuştuk. Şimdilerde ise sahuru, iftarı, teravihi, mukabelesi, tesbihatı,cevşeni, duası ve gönül sohbetleriyle bu mübarek günleri dolu dolu yaşamaya çalışıyoruz. Peki Recep ayının girmesiyle başlayan bu rahmet günleri bitti mi? Hayır. Şayet bu günleri iyi değerlendiremedik diyorsanız üzülmeyin Cenab­ı Hak önümüze yeni bir fırsat daha lutfediyor: Arefe günü. Yani Ramazan Bayramı'nın bir gün öncesi ve gecesi. Arefe gününün ve gecesinin önemi Efendimiz, İslâm âlimleri ve mânâ büyükleri tarafından belirtilmiştir. Arefe günü, diğer mübarek gün ve gecelerde olduğu gibi Rabb'imizin, dünya semasına rahmetiyle tecellî ettiği, kullarının ayıplarını ve kusurlarını örttüğü; hatalarını, günahlarını bağışladığı; af, mağfiret ve rahmetinin coştuğu müstesna bir zaman dilimidir. Efendimiz, "Kim şu dört geceyi ibadetle ihya ederse Cennet ona vacib olur: Terviye gecesi (zilhiccenin sekizinci gecesi), Arafat (Arefe) gecesi, Kurban bayramı gecesi,Ramazan bayramı gecesi."(Kenz'ul-Ummal 5/66) buyurarak Ramazan bayramının gecesinin de ihya edilmesi gerektiğine dikkatlerimizi çekiyor. Başka bir hadis-i şeriflerinde ise Allah Rasulü bu geceyi yapılan duaların geri çevrilmediği geceler arasında sayıyor: "Beş gece vardır ki, onlarda yapılan dualar geri çevrilmez. Bunlar: Recebin ilk cuma gecesi, Şabanın onbeşinci gecesi, Cuma geceleri, Ramazan bayramı gecesi, Kurban bayramı gecesi'dir." Arefe gününde elimize Rabbimizin yüce dergâhına sığınma, O'na yalvarma, O'ndan af dileme, O'ndan hayır ve hasenât isteme, cemâlini, rızâsını ve cennetini dileme fırsatı veriliyor. Peki, bu fırsatı iyi değerlendirmek için neler yapabiliriz? Tövbe etmeliyiz İlahi rahmetin çağladığı bu günde günahlarla kirlenmiş bedenimizi temizleyip özümüze dönme adına tevbe ve istiğfarda bulunabiliriz. Günahlarımızın affı adına tevbelerimizi kabul eden rahmeti sonsuz Rabbimize dua dua yalvarıp, yana yakıla tevbe edebiliriz. Kur'an okumalı, salavat getirmeliyiz Kaza namazlarımız varsa kılabiliriz. Bol bol Kur'an okuyabiliriz. Namazlardan sonra yapmamız gereken tesbihat çok önemli. Bununla birlikte cevşen ve dua mecmualarından seçtiğimiz duaları okuyabiliriz. Ayrıca Efendimiz'e salât u selamlar getirebiliriz. Gönül dünyamızı coşturucu kitaplar okuyabiliriz Yine gönül dünyamızı coşturucu, bizi imani duygu ve düşünceye götürecek kitaplar okuyabilir, cd veya kasetler dinleyebilir ve vcd'ler izleyebiliriz. Hayır ve hasenatta bulunabiliriz Allah Rasulü'ne; "Hangi sadaka daha faziletlidir?" diye sorulunca, "Ramazan ayında verilen sadaka" buyuruyor. (Tirmizi, Zekat, 28). Etrafımızda bulunan fakir ve muhtaç kimseleri tespit edip onlara elimizden geldiği kadar maddi yardımda bulunabiliriz. Bu arada maddi imkansızlıklar çeken öğrencilerin de öğrenim hayatlarını devam ettirmeleri için onların sıkıntılarını giderebiliriz. Tesbih namazı kılabiliriz Tesbih namazı, her rekatinde 75 defa (Sübhânallahi velhamdülillahi velâ ilâhe illallahü vallahü ekber) tesbihi okunarak kılınan dört rekatlı nafile bir namazdır. [Fazla yer kaplamaması için, bu tesbih yukarıya kısa olarak siyah harfle yazılmıştır. Tesbih denilince bu anlaşılmalıdır.] Bu namazı Allah Rasulü ömrümüzde en azından bir defa kılmamızı tavsiye ediyor. (Bkz. Tirmizî, Vitir, 19; İbn Mace, ikâme, 190; Ebû Dâvud, Tatavvu, 14; et-Tergib ve't-Terhib, I, 467, 469) Önce "Niyet ettim tesbih namazını kılmaya" denilerek bu nafile namaz niyet edilir. Sübhâneke'den sonra 15 defa yukarıda bildirilen tesbih okunur. Sonra "Velâ havle velâ kuvvete illâ billahil aliyyil azîm" denir. Ardından Euzü-Besmele çekilip Fatiha ile bir sûre okunur. Sonra rükuya gitmeden tekrar 10 defa aynı tesbih okunur. Ardından "Velâ havle velâ kuvvete ilâ billahil aliyyilazîm" denir. Sonra rükuya varılır, rüku tesbihinden sonra 10 defa tesbih okunarak, rükudan, (Semiallahü limen hamideh) diyerek doğrulduktan sonra ayakta iken aynı tesbih 10 defa daha okunur. Tesbih bittikten sonra, (Rabbena lekel hamd) denir ve secdeye varılır. Secde tesbihinden sonra 10 defa tesbih okunur. Secdeden kalkılır, oturuşta 10 defa tesbih okunur, ikinci secdede de yine 10 defa tesbih okunur. Toplamı 75 eder. Peşinden ikinci rekata kalkılır. Yine önce onbeş kere tesbih okunur. Sonra aynen birinci rekattaki şekliyle hareket edilerek kılınır ve ikinci rekatın sonunda oturulur. Tahiyyat ve salli-barik duaları okunur. İlave tesbihlerin toplamı böylece 150 olmuş olur. Üçüncü ve dördüncü rekatlar, aynen birinci ve ikinci rekatlar gibi kılınır. Daha sonra selam verilir. Böylece dört rekatte üçyüz defa tesbih duası okunmuş olur.

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

SİTE HARİTASI