Cevaplar.Org implant

DÜNYA ONU KONUŞUYOR-1

Dr. Abdulaziz Bargut Bediüzzaman Said Nursi’nin düşüncesini tahlil ve tetkike tabî tutarken anlamamız gereken şey, bu düşüncenin bizzat kendisinin içinde doğduğu dirilişin devamlı gelişen bir seyir takip etmesidir. Zira Bediüzzaman belli bir teoriye ait kavramları tartışmak için değil, tam tersine, ümmetin, medeniyetin, çağdaş insanın ve İslamî dirilişin derdini ve sıkıntısını omuzlarında hisseden birisi olduğu için kalem oynatmıştır. Kendisi, krizin derin boyutlarını, büyük bir şuur ve âli bir himmet ile yaşadığı zaman diliminde İslam’ın genel tutumunun son derece önemli olduğunu tâ gönlünün derinliklerinden hissediyordu.


Nurgül Dere

nurguldere@gmail.com

2011-12-14 14:20:11

Dr. Abdulaziz Bargut (1)

Bediüzzaman Said Nursi'nin düşüncesini tahlil ve tetkike tabî tutarken anlamamız gereken şey, bu düşüncenin bizzat kendisinin içinde doğduğu dirilişin devamlı gelişen bir seyir takip etmesidir. Zira Bediüzzaman belli bir teoriye ait kavramları tartışmak için değil, tam tersine, ümmetin, medeniyetin, çağdaş insanın ve İslamî dirilişin derdini ve sıkıntısını omuzlarında hisseden birisi olduğu için kalem oynatmıştır. Kendisi, krizin derin boyutlarını, büyük bir şuur ve âli bir himmet ile yaşadığı zaman diliminde İslam'ın genel tutumunun son derece önemli olduğunu tâ gönlünün derinliklerinden hissediyordu. (2)

Abdullah Mahmud Tantavi

Bu rabbani, âlim insan, göğsünde uyanık bir kalb, kafasında tertemiz, sarsılmaz bir akıl, derinliklerinde kimseye boyun eğmeyen bir ruh, dev bir gönül ve muhteşem bir iman taşıyordu. (3)

Bediüzzaman ihlâsta, sabırda, azimde, sebatta, cesaret ve temkinde, düşünce ve aksiyonda eşi olmayan bir insandı. Etrafını çepeçevre saran karanlıklara rağmen bir an olsun ümitsizliğe düşmemiş, hep ümit soluklamış ve ümit terennüm etmişti. En ağrı şartlarda bile azimle mücadele etmiş, fırtınalar karşısında yıkılmaz bir ulu dağ gibi dimdik durmasını bilmişti. Aslında O, Lider-Resul'ün sallallahu aleyhi ve sellem "Yaşadığı zamanı kavrayıp, yürüyeceği yolu bilen insana Allah rahmet buyursun." duasına mazhardı. Bediüzzaman, Anadolu'nun bağrından çıkmış bir mücediddi. (4)

Gecenin zifiri karanlıkları gibi kendisini takip edip çepeçevre saran tehlikelere gelince, Bediüzzaman onlardan dolayı hiç şikâyet etmemiş, aksine kaderin bir imtihanı olarak değerlendirmiş, onlara göğüs germiş, sabredip dişini sıkmıştır.

 O'nu defalarca zehirleyerek öldürmek istemişler, hapislerde, sürgünlerde vücudunun direncini yok etmek ve azim gücünü kırmak için ölesiye işkenceler yapmışlardı. Fakat O, bu tehlikelere kulak asmamış ve hayatına kasdetme planları yapan kimselere ehemmiyet vermemiştir. Zira ecelin, insanı koruyan en iyi muhafız olduğuna inanmaktaydı. (5)

Talebeleri ve dava arkadaşlarına eşit muamelede bulunması onun en önemli ahlakı, en bariz vasfıydı. Hatta diyebiliriz ki, onun hem kendisi, hem de talebeleri için koymuş olduğu sosyal düzenin en önemli ilkelerindendi. "Müsavatsız adalet, adalet değildir." derdi. (6)

Bediüzzaman hem hastalığı teşhis etmiş, hem de ilacı göstermiştir. Hastalık, İslam'ın doğru bilinememesi, ruhundan uzaklaşılması ve bununla birlikte gelen cehalet, tefrika, geri kalmışlık ve ahlaki başıboşluk. İlaç ise "imanın kurtarılması" suretiyle yeniden İslam'ın özüne dönmektir. (7)

Bediüzzaman anne, baba ve çocuklardan oluşan aileye ayrı bir önem vermiş, onun korunması gerektiğini vurgulamıştır. Zira aile ideal bir toplumun temel yapı taşıdır. "Aile hayatı, insanın, özellikle de Müslüman'ın en sağlam kalesidir. O, insanın küçük cenneti, minik dünyasıdır."

 Bu açıdan Üstad, birçok risale aracılığıyla kadınlara yönelerek onlara, en güzel şekilde Allah'a kul olmaları, evleri ve çocuklarını gözetmeleri, eşleriyle iyi geçinmeleri, İslam'dan kaynaklanan ve İslam'la beslenen iffetlerini korumaları, dünyanın helak edici maddiyatının arkasından koşmamaları gibi tavsiyelerde bulunmuştur. (8)

Ayrıca tesettür risalesini yazmış ve bu yüzden mahkemelik olmuştur. Bu risalede dindar Anadolu kadınına yönelerek; ilerleme ve Batıya ayak uydurma bahanesiyle kadının önce dininden ve inancından, sonra da iffetinden ve örtünmesinden vazgeçmesi çağrısında bulunan akımlara uymaması uyarısında bulunmuştur. Merhamet-i Sonsuz'un bir tecellisi olan İlahi emirlere sarılmalarını tavsiye etmiş; onlara Batı medeniyetinin yalan ve çirkinliklerini anlatmıştır. (9)

Bediüzzaman bir nevi lider olan âlimler sınıfına büyük önem vermiştir. Zira onlar, hem havassa hem de avama karşı önemli mesuliyetler yüklendiklerinden İslamî düşüncenin yeniden dirilmesi ve İlahi davanın sorumluluklarının taşınmasında başrol oyuncular sayılırlar.

 Bundan dolayı Bediüzzaman âlimlere, ilhad dalgaları karşısında kendilerine düşen görevleri hatırlatmıştır. Zulme arka çıkmamaları, ayıpları teşhir kastıyla birbirlerini tenkit etmemelerini salıklamıştır. Zira ulema arasındaki kısır çekişmelerden kazançlı çıkacak kesim din düşmanlarından başkası olmayacaktır. Bu nedenle âlimler son derece uyanık olmalıdır. (10)

Bediüzzaman'ın önceliklerini şöyle sıralamak mümkündür: En başta imanın kurtarılması, ardından imanın hayata hayat olması ve nihayet İslam'ın nûrâni hakikatlerinin hayatın bütün ünitelerinde yaşanması.

 Üstad, değişim ve yeniden yapılanma hareketine fertten başlayarak, çiftçi, öğrenci, âlim, devlet ve siyaset adamı gibi kimselerin ruhlarına iman, ahlak, fazilet gibi değerleri üflemeye çalışmıştır. Ardından aileye, oradan da bütün sınır, tabaka ve üniteleriyle topluma; nihayet en geniş dairede Müslüman toplumlara intikal ederek davasını terennüm etmeye çalışmıştır. (11)

Prof. Dr. Abdullah Özbek(12)

Bize göre O'nun en önemli yönü ilhamını Kur'an'dan alması, devrini ve o devrin problemlerini tanıması, iyi gözlemci olması ve meselelerini insan gerçeğine dayandırmasıdır. Risalelerde yapılan yönlendirmelerin açık hedefi insana insanı tanıtmaktır. Bu konuda tavsiyesi oldukça manidardır: Ey kendini insan bilen insan! Kendini oku… Yoksa hayvan ve câmid hükmünde insan olmak ihtimali var.

Dipnotlar

1-Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi Usulü'd-Din ve Mukayeseli Dinler Kürsüsü.

2-Tespitler Işığında Bediüzzaman ve Risale-i Nur-Talat Ordu-Seyyit N. Erkal-Şahdamar Yay.-İzmir-2005-s:143-144

3-Bediüzzaman'a Göre Değişim ve Yeniden Yapılanma-Abdullah Mahmud Tantavi-Şahdamar Yay.-İstanbul-2006-s:26

4-Bediüzzaman'a Göre Değişim ve Yeniden Yapılanma-Abdullah Mahmud Tantavi-Şahdamar Yay.-İstanbul-2006-s:27

5-Bediüzzaman'a Göre Değişim ve Yeniden Yapılanma-Abdullah Mahmud Tantavi-Şahdamar Yay.-İstanbul-2006-s:66

6-Bediüzzaman'a Göre Değişim ve Yeniden Yapılanma-Abdullah Mahmud Tantavi-Şahdamar Yay.-İstanbul-2006-s:68

7-Bediüzzaman'a Göre Değişim ve Yeniden Yapılanma-Abdullah Mahmud Tantavi-Şahdamar Yay.-İstanbul-2006-s:75

8-Bediüzzaman'a Göre Değişim ve Yeniden Yapılanma-Abdullah Mahmud Tantavi-Şahdamar Yay.-İstanbul-2006-s:79

9-Bediüzzaman'a Göre Değişim ve Yeniden Yapılanma-Abdullah Mahmud Tantavi-Şahdamar Yay.-İstanbul-2006-s:80

10-Bediüzzaman'a Göre Değişim ve Yeniden Yapılanma-Abdullah Mahmud Tantavi-Şahdamar Yay.-İstanbul-2006-s:86-87

11-Bediüzzaman'a Göre Değişim ve Yeniden Yapılanma-Abdullah Mahmud Tantavi-Şahdamar Yay.-İstanbul-2006-s:96

12-Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi.

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

Kadir Karapınar, 2011-12-16 10:36:51

Allah üstadtan ebeden razı olsun. bu yeni bölümünüzünde hayırlara vesile olacağına ümitvarız.

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

DİĞER YAZILAR

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-4

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-4

Üstadın ulaştığı netice gösteriyordu ki; gerçekten İslam fıtrat dinidir. Bundan sonra, bu

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-3

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-3

Müellif: M. Said Ramazan el Buti Mütercim: Fehmi Türkmen Hocaefendi Bizim için mümkün değil

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-5

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-5

Risale-i Nur, acz, fakr, şefkat ve tefekkür kavramlarından her birini Hakka ve hakikate ulaşma

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-4

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-4

Risale-i Nur kendisini tarikattan çok hakikat ve şeriat olarak tarif eder. Fakat, ister hakikat ol

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-1

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-1

Türkiye’de acip bir olay meydana geldi. En mühim ve en tehlikeli olan hadise ise, Türk milleti

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-2

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-2

Cenab-ı Hakkın kainata koyduğu kanunlardan(sünnetullah) birisi de, belirli zaman dilimlerinde M

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-3

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-3

Risale-i Nur, insanı Allah’a ulaştıran yolların sayısız olabileceğini söyler. Bununla birl

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-2

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-2

Bu konuda diğer bir ayrıntı da, Risale-i Nur’un diline, üslubuna yapılan itirazdır. Dilin a

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-1

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-1

“Risale-i Nur, bize, Rabbimizi tanıtan dört külli muallimden, dört umumi tarif ediciden bahsed

BEDİÜZZAMAN VE 'MÜSPET HAREKET-3

BEDİÜZZAMAN VE 'MÜSPET HAREKET-3

10. ‘Dindar Demokratlar’ Bir kere Nursi Demokratları nitelerken hemen tüm nitelemelerinde

BEDİÜZZAMAN VE 'MÜSPET HAREKET-2

BEDİÜZZAMAN VE 'MÜSPET HAREKET-2

6. Kur’an Hizmeti Hiçbir Şeye Alet Yapılmamalıdır Nursi, mevcut siyasi yapıya "isyan hakk

Şüphesiz o, korunmuş bir kitapta (yazılı) olan pek şerefli/değerli Kur'an'dır ki O'na temiz olanlardan başkası dokunamaz.

(Vakıa, 77-78-79)

GÜNÜN HADİSİ

Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur.

Tirmizi, Savm 82, (807); İbnu Mace, Sıyam 45, (1746)

TARİHTE BU HAFTA

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI