Cevaplar.Org

VAHY, PEYGAMBERLER VE VELİLER

Cenab-ı Hakkın emir ve isteklerini bazen Cebrail (A.S.) vasıtasıyla ve bazen de ilham ve sadık rüyalarla peygamberlerine iletmesine “Vahy” diyoruz. En son şekliyle vahy, vahy-i metlûv (Kuran-ı Kerimdir ki, tamamı Cebrail (A.S.) aracılığı ile gönderilmiştir.) ve vahy-i gayr-i metlûv (H.z. Peygamberin mübarek söz, fiil ve takrirleridir ki, akl-ı selim, ilham ve sadık rüyaların mahsulüdür.) olmak üzere iki bölümde ele alınıp incelenebilir.


Mustafa Hacet

cevaplarorg@gmail.com

2011-09-30 02:15:47

Cenab-ı Hakkın emir ve isteklerini bazen Cebrail (A.S.) vasıtasıyla ve bazen de ilham ve sadık rüyalarla peygamberlerine iletmesine "Vahy" diyoruz. En son şekliyle vahy, vahy-i metlûv (Kuran-ı Kerimdir ki, tamamı Cebrail (A.S.) aracılığı ile gönderilmiştir.) ve vahy-i gayr-i metlûv (H.z. Peygamberin mübarek söz, fiil ve takrirleridir ki, akl-ı selim, ilham ve sadık rüyaların mahsulüdür.) olmak üzere iki bölümde ele alınıp incelenebilir.

Vahy-i metlûv dediğimiz Kuran-ı Kerim, nazil oldukça vahy kâtiplerince yazılmış ve daha sonra hem ezberlenmiş ve hem de bir kitap (Mushaf) haline getirilmiştir. Ve zamanımıza kadar da hem sözlü ve hem de yazılı olarak tevatüren gelmiştir.

Hadis-i şeriflere gelince; milyona baliğ olan müctehid, muhaddis ve evliya tarafından tetkik ve tahkik ve de tenkide tabi tutularak zamanımıza kadar yazılı olarak ulaştığı tartışılmaz bir gerçektir.

Peygamberler Seçilmiştir

Peygamberler, Allah Teâlâ tarafından görevlendirildiği içindir ki, onların davaları umumi olmuş ve gelişmiştir. Bu espriden hareketle şu hususu anlamamız gerekir ki, bir vazife ile görevlendirilen kişi hem cesur, hem liyakatlı ve hem de riyasız olacağından büyük ölçüde başarılı olur. Görevlendirilmediği halde bir işe sahip çıkan kimse ise tam aksine, büyük ölçüde başarısız olur. Zira kendisine itaat ve biat edecek yardımcılar bulamayan kimse korkak ve riyakâr olacaktır. Bu açıdan İslam'da bir göreve talip olmaktan daha ziyade görevlendirilmek esprisi geçerlidir. Dolayısıyla görev istenmez belki verilir.

Peygamberimizle sohbet şerefine erenlere Sahabi, sahabi ile sohbet şerefine erenlere Tabii, Tabiilerle sohbet şerefine erenlere Tebe-i Tabii diyoruz. Bu zatlar sırası ile umumi fazilette ümmetin en hayırlılarıdırlar. Ancak hususi fazilette bunları geçebilecek raşid halife, müctehid imam, aktabdan bir kutup olabilir.

Ümmetin Efdalları

Dört büyük halife, dört büyük mezheb imamı ve dört büyük kutup, kabul-ü ammeye mazhar olmuş kimselerdir ki, onların bu özellikleri kimse tarafından göz ardı edilemez. Bu zatlar sırası ile şunlardır: Hz. Ebubekir, Ömer, Osman, Ali, Ebu Hanife, İmam Şafi, İmam Malik, Ahmed bin Hanbel, Şah-ı Nakşibendi, Abdülkadir-i Geylani, Ahmed el-Bedevi, Ahmed el-Rufai ve bir de ahir zaman mehdisi ki, hulefa-i raşidinden sonra en ulu kişi olduğu ehl-i tahkik tarafından ifade edilmiştir.

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

"Her ümmet için Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerine O'nun adını ansınlar diye bir kurban kesme ibadeti koymuşuzdur. Hepinizin ilâhı bir tek ilâhtır. Onun için yalnız O'na teslim olan müslümanlar olun. Allah'a itaat e

Hacc:34

GÜNÜN HADİSİ

İki ni'met (iki güzel hal) vardır ki, insanlardan çoğu bu ni'metleri kullanmakta aldanmıştır: Sıhhat, boş vakit.

Abdullâh b. Abbâs (r.a)'dan

TARİHTE BU HAFTA

*Nizamü'l-Mülk'ün Şehadeti(14 Ekim 1092) *II.Kosova Zaferi(17 Ekim 1448) *Gedik Ahmed Paşa'nın Vefatı(18 Ekim 1482)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI