Cevaplar.Org

KUR’ÂN’DAN DUALAR-4

İSTİĞFAR ÂYETLERİ-3 Rabbığfirlî ve li ahî ve edhilnâ fî rahmetike ve ente erhamur râhımîn. Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla! Bizi rahmetinin içine al. Sen merhametlilerin en merhametlisisin. (A'râf, 7/151)


Nigâr Dere

nigardere@gmail.com

2011-05-21 07:50:16

İSTİĞFAR ÂYETLERİ-3

رَبِّ اغْفِرْ لِي وَلأَخِي وَأَدْخِلْنَا فِي رَحْمَتِكَ وَأَنتَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ
Rabbığfirlî ve li ahî ve edhilnâ fî rahmetike ve ente erhamur râhımîn.
Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla! Bizi rahmetinin içine al. Sen merhametlilerin en merhametlisisin. (A'râf, 7/151)

وَالَّذِينَ عَمِلُواْ السَّيِّئَاتِ ثُمَّ تَابُواْ مِن بَعْدِهَا وَآمَنُواْ إِنَّ رَبَّكَ مِن بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ
Vellezîne amilûs seyyiâti summe tâbû min ba'dihâ ve âmenû inne rabbeke min ba'dihâ le gafûrun rahîm.
O kötü amelleri işleyip de sonra arkasından tevbe ve iman edenler için hiç şüphe yok ki, Rabbin bundan sonra yine de affedici ve merhamet edicidir. (A'râf 7/153)

أَلَمْ يَعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ هُوَ يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِهِ وَيَأْخُذُ الصَّدَقَاتِ وَأَنَّ اللّهَ هُوَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ
E lem ya'lemû ennallâhe huve yakbelut tevbete an ibâdihî ve ye'huzus sadakâti ve ennallâhe huvet tevvâbur rahîm.
Onlar bilmiyorlar mı ki, Allah kullarının tevbesini kabul eder ve sadakaları da alır. Allah tevbeleri kabul edendir, çok merhametlidir. (Tevbe, 9/104)

وَأَنِ اسْتَغْفِرُواْ رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُواْ إِلَيْهِ يُمَتِّعْكُم مَّتَاعًا حَسَنًا إِلَى أَجَلٍ مُّسَمًّى وَيُؤْتِ كُلَّ ذِي فَضْلٍ فَضْلَهُ وَإِن تَوَلَّوْاْ فَإِنِّيَ أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ كَبِيرٍ
Ve enistağfirû rabbekum summe tûbû ileyhi yumetti'kum metâan hasenen ilâ ecelin musemmen ve yu'ti kulle zî fadlin fadleh, ve in tevellev fe innî ehâfu aleykum azâbe yevmin kebîr.
Ve Rabbinizin mağfiretini isteyin, sonra ona tevbe edin ki sizi, belli bir süreye kadar güzel güzel yaşatsın. Ve her fazilet sahibine layık olduğu ihsanı versin. Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin için büyük bir günün azabından korkarım. (Hûd, 11/3)

وَيَا قَوْمِ اسْتَغْفِرُواْ رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُواْ إِلَيْهِ يُرْسِلِ السَّمَاء عَلَيْكُم مِّدْرَارًا وَيَزِدْكُمْ قُوَّةً إِلَى قُوَّتِكُمْ وَلاَ تَتَوَلَّوْاْ مُجْرِمِينَ
Ve yâ kavmistağfirû rabbekum summe tûbû ileyhi yursilis semâe aleykum midrâran ve yezidkum kuvveten ilâ kuvvetikum ve lâ tetevellev mucrimîn.
"Ey kavmim! Rabbinizden mağfiret isteyin, sonra O'na tevbe edin ki, üzerinize gökten bol bol bereket indirsin ve sizi kuvvetinize kuvvet katarak çoğaltsın. Gelin günahkâr olarak dönüp gitmeyin." (Hûd, 11/52)

فَاسْتَغْفِرُوهُ ثُمَّ تُوبُواْ إِلَيْهِ إِنَّ رَبِّي قَرِيبٌ مُّجِيبٌ
Festâğfirûhu summe tûbû ileyh, inne rabbî karîbun mucîb.
O'nun mağfiretini isteyin, sonra O'na tevbe edin. Şüphesiz Rabbim yakındır, dualarınızı kabul eder. (Hûd, 11/61)

وَاسْتَغْفِرُواْ رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُواْ إِلَيْهِ إِنَّ رَبِّي رَحِيمٌ وَدُودٌ
Vestağfirû rabbekum summe tûbû ileyh, inne rabbî rahîmun vedûd.
Rabbinizden mağfiret dileyin, sonra O'na tevbe ile yönelin. Şüphesiz ki, benim Rabbim çok merhametlidir, çok sevendir. (Hûd, 11/90)

نَبِّئْ عِبَادِي أَنِّي أَنَا الْغَفُورُ الرَّحِيمُ
Nebbî' ibâdî ennî enel gafûrur rahîm.
Kullarıma haber ver ki, gerçekten ben çok bağışlayıcı ve pek merhamet ediciyim. (Hicr, 15/49)

ثُمَّ إِنَّ رَبَّكَ لِلَّذِينَ عَمِلُواْ السُّوءَ بِجَهَالَةٍ ثُمَّ تَابُواْ مِن بَعْدِ ذَلِكَ وَأَصْلَحُواْ إِنَّ رَبَّكَ مِن بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ
Summe inne rabbeke lillezîne amilûs sûe bi cehâletin summe tâbû min ba'di zâlike ve aslahû inne rabbeke min ba'dihâ le gafûrun rahîm.
Sonra şüphe yok ki Rabbin, bir cahillikle günah işleyip ardından tevbe eden ve durumunu düzelten kimseleri bağışlar. Şüphesiz ki Rabbin, bu tevbeden sonra Gafurdur, Rahîmdir (çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.) (Nahl, 16/119)

رَّبُّكُمْ أَعْلَمُ بِمَا فِي نُفُوسِكُمْ إِن تَكُونُواْ صَالِحِينَ فَإِنَّهُ كَانَ لِلأَوَّابِينَ غَفُورًا
Rabbukum a'lemu bi mâ fî nufûsikum, in tekûnû sâlihîne fe innehu kâne lil evvâbîne gafûrâ.
Rabbiniz içinizden geçenleri çok iyi bilir. Eğer iyi kimseler olursanız elbette Allah çok tevbe edenleri bağışlayıcıdır. (İsrâ, 17/25)

وَإِنِّي لَغَفَّارٌ لِّمَن تَابَ وَآمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا ثُمَّ اهْتَدَى
Ve innî le gaffârun li men tâbe ve âmene ve amile sâlihan summehtedâ.
Bununla beraber, şüphe yok ki ben, tevbe eden, iman edip salih amel işleyen, sonra da hak yolda sebat gösteren kimse için çok bağışlayıcıyım. (Tâhâ, 20/82)

رَبَّنَا آمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا وَأَنتَ خَيْرُ الرَّاحِمِينَ
Rabbenâ âmennâ fağfir lenâ verhamnâ ve ente hayrur râhımîn.
Rabbimiz! Biz iman ettik; öyle ise bizi bağışla, bize merhamet et, sen, merhametlilerin en iyisisin. (Mu'minûn 23/109)

رَّبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَأَنتَ خَيْرُ الرَّاحِمِينَ
Rabbiğfir verham ve ente hayrur râhımîn.
Rabbim, bağışla ve merhamet et! Sen merhametlilerin en iyisisin. (Mu'minûn 23/118)

وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَأَنَّ اللَّهَ تَوَّابٌ حَكِيمٌ
Ve lev lâ fadlullâhi aleykum ve rahmetuhu ve ennellâhe tevvâbun hakîm.
Ya Allah'ın size bol lütfu ve merhameti olmasaydı ve Allah tevbeleri kabul eden hüküm ve hikmet sahibi olmasaydı (haliniz nice olurdu.)? (Nur, 24/10)

 وَتُوبُوا إِلَى اللَّهِ جَمِيعًا أَيُّهَا الْمُؤْمِنُونَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ
Ve tûbû ilâllâhi cemîan eyyuhel mu'minûne leallekum tuflihûn.
Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki, kurtuluşa eresiniz. (Nur 24/31)

إِلَّا مَن تَابَ وَآمَنَ وَعَمِلَ عَمَلًا صَالِحًا فَأُوْلَئِكَ يُبَدِّلُ اللَّهُ سَيِّئَاتِهِمْ حَسَنَاتٍ وَكَانَ اللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا
İllâ men tâbe ve âmene ve amile amelen sâlihan fe ulâike yubeddilullâhu seyyiâtihim hasenât, ve kânallâhu gafûren rahîmâ.
Ancak tevbe ve iman edip iyi davranışlarda bulunanlar başka; Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir. (Furkân, 25/70)

وَمَن تَابَ وَعَمِلَ صَالِحًا فَإِنَّهُ يَتُوبُ إِلَى اللَّهِ مَتَابًا
Ve men tâbe ve amile sâlihan fe innehu yetûbu ilallâhi metâbâ.
Ve her kim tevbe edip iyi davranış gösterirse, şüphesiz o, tevbesi kabul edilmiş olarak Allah'a döner. (Furkân 25/71)

رَبِّ إِنِّي ظَلَمْتُ نَفْسِي فَاغْفِرْ لِي
Rabbi innî zalemtu nefsî fâgfirlî.
Rabbim! Doğrusu kendimi ziyana uğrattım. Beni bağışla. (Kasas, 28/16)

رَحْمَةِ اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِيعًا إِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ
Rahmetillâh, innallâhe yağfiruz zunûbe cemîâ, innehu huvel gafûrur rahîm.
Allah, bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. (Zümer, 39/53)

KAYNAKLAR:

1- Elmalılı M. Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, Feza Gazetecilik, İstanbul, 1992.

2- Nevzat Yüksel, Hayat Rehberi Kur'ân Fihristi, Dergâh Ofset, Tarihsiz.

3- http://www.kuranmeali.org/kuran_meali.aspx

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

KUR’ÂN’DAN DUALAR–29

KUR’ÂN’DAN DUALAR–29

BAĞIŞLANMA VE TEVBE İÇİN DUA Ente veliyyunâ fâğfirlenâ verhamnâ ve ente hayrûl gâfir

KUR’ÂN’DAN DUALAR-28

KUR’ÂN’DAN DUALAR-28

NUR, NİMET ve GÜZELLİKLERİN ARTMASI İÇİN DUA Rabbenâ etmim lenâ nûrenâ vağfir lenâ,

KUR’ÂN’DAN DUALAR-27

KUR’ÂN’DAN DUALAR-27

TAKVA ÂYETLERİ Vellezînehtedev zâdehum huden ve âtâhum takvâhum. Doğru yola girenlere ge

KUR’ÂN’DAN DUALAR-26

KUR’ÂN’DAN DUALAR-26

DUALARIN KABUL OLMASI İÇİN Rabbenâ tekabbel minnâ inneke entes semîul alîm. Ey Rabbimiz, bi

KUR’ÂN’DAN DUALAR-25

KUR’ÂN’DAN DUALAR-25

DÜŞMANA GALİP GELME DUASI Rabbenâ efriğ aleynâ sabren ve sebbit ekdâmenâ vensurnâ alel k

KUR’ÂN’DAN DUALAR-24

KUR’ÂN’DAN DUALAR-24

ŞİFA DUASI Ve eyyûbe iz nâdâ rabbehû ennî messeniyed durru ve ente erhamur râhimîn. Eyy

KUR’ÂN’DAN DUALAR-23

KUR’ÂN’DAN DUALAR-23

DOĞRU YOLDA OLMAK, SONRADAN GELEN NESİLLER TARAFINDAN HAYIRLA ANILMAK İÇİN DUA İllâ en yeş

KUR’ÂN’DAN DUALAR-22

KUR’ÂN’DAN DUALAR-22

MUSİBET ANINDA DUA Rabbenâ efriğ aleynâ sabren ve sebbit ekdâmenâ vensurnâ alel kavmil kâfi

KUR’ÂN’DAN DUALAR-21

KUR’ÂN’DAN DUALAR-21

HAMD DUASI Elhamdu lillâhillezî halakas semâvâti vel arda ve cealez zulumâti ven nûr, summell

KUR’ÂN’DAN DUALAR-20

KUR’ÂN’DAN DUALAR-20

GÜZEL AHLÂK VE NEFSE HÂKİM OLMAK İÇİN DUA Ellezîne yunfikûne fîs serrâi ved darrâi ve

KUR’ÂN’DAN DUALAR-19

KUR’ÂN’DAN DUALAR-19

Kul len yusîbenâ illâ mâ keteballâhu lenâ, huve mevlânâ, ve alâllâhi fel yetevekkelil mu

Sizi topraktan yarattık; oraya döndüreceğiz ve oradan tekrar sizi çıkaracağız.

Tâ Hâ, 55

GÜNÜN HADİSİ

Oruç insanı cehennem ateşinden koruyan bir kalkandır; tıpkı sizi harpte ölüme karşı muhafaza eden bir kalkan gibi...

Buhari,Ebû Davud,Tirmizi, Nesai

TARİHTE BU HAFTA

*Muhammed Raşid Hz.lerinin Vefatı. (22 Ekim 1993) *Astronomi Alimi Uluğ Bey'in Vefatı(25 Ekim 1449) *Fatih Sultan Mehmed Han'ın Trabzon'u Fethi(26 Ekim 1461)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI