Cevaplar.Org

ON GECEYE YEMİN OLSUN


Ali İhsan Er

aliihsaner@hotmail.com

2003-01-30 20:45:45

Günümüz insanının en büyük problemi, ruhi tatminsizlik. Devamlı surette bedeninin ihtiyaçlarını gideren ve ruhi yapısını ihmal eden insanoğlu, içindeki bu boşluğu doldurabilmek için akla gelmedik sapıklıklara başvurabiliyor ve en sonunda bu tatminsizlik onu intihara kadar sürükleyebiliyor.

Hâlbuki insanın içindeki bu boşluğu dolduracak olan tek iksir imandır. İmanla insan doygunluğa erişir ve rıza makamına yani Allah'ın razı olacağı bir kulluk performansına yükseldiği müddetçe de en derin mutluluk ve tarifi imkânsız hazları iç dünyasında yaşar.

Bir kul olarak bizim için en büyük nimet, Rabbimize karşı kulluk vazifemizi yerine getirebilme gayretidir;

 Bulduğumu Sende buldum,

Bâtıl şeylerden kurtuldum;

Gelip kapında kul oldum;

Rabb'im sana döndüm yüzüm!

 

Dünyalar Seninle cennet,

Nimet Senden kime minnet?

Gel kuluna merhamet et!

Rabb'im Sana döndüm yüzüm!" mısralarından ifade edildiği gibi her an O'na yönelmek, O'nun rahmetinin enginliğini iliklerimize kadar duymak, O'nunla doymak, O'ndan gayrı hiçbir şeye gönül vermemek Allah'ın bir kula bahşedeceği en büyük lütuftur.

Bahsini ettiğimiz bu kulluk performansını yakalama ve yaşama adına Rabbimiz bize sene içinde rahmet denizinin coştuğu bir fırsatlar zinciri lutfediyor. Geçtiğimiz günlerde bu fırsatların Recep, Şaban, Ramazan, Regaib, Miraç, Berat, Kadir zincirlerini yaşadık.

Şayet bu günleri iyi değerlendiremedik diyorsanız üzülmeyin Cenab-ı Hak önümüze yeni bir fırsat daha lutfediyor: Arabi aylardan Zilhicce ayının ilk 10 günü. Kur'an-ı Kerim'de Fecr Suresi'nde, "O on geceye yemin olsun ki.." (Fecr, 89/2) ifadeleriyle bahsedilen bu on gecenin kıymeti maalesef pek bilinmiyor.

Bazı kaynaklarda bu on gecenin Ramazan'ın son on günü veya Muharrem'in onuncu gününe (aşure gününe) kadar olan on gün olduğu kayıtlı olsa da genel görüş ve kabul, bu mübarek on günün zilhicce ayının ilk on günü olduğudur.

Kamerî ayların 12'ncisi olan Zilhicce ayı, İslâm'ın beş esasından biri olan hac ibadetinin yerine getirildiği umumi af ve bağışlanma ayıdır. İşte bu mübarek ayın yukarıda da ifade ettiğimiz 1'inden 10'una kadar olan zaman dilimi "leyâli-i aşere" yani 10 mübarek gecedir.10. gün Kurban Bayramı'nın ilk günü oluyor.

Bu günlerin ne kadar bereketli olduğunu Sevgili Peygamberimiz şu ifadelerle anlatıyor: "Günlerden hiçbiri yoktur ki onlarda yapılan bir iş Zilhicce'nin ilk on gününde yapılan işten daha faziletli ve yüce, Allah'a daha sevgili olsun..." (Tirmizi, Savm, 52; Darimi, Savm, 52)

Bunun dışındaki aşağıdaki hadisler de bu günlerin kıymetini anlamamız adına dikkat çekici: "Zilhiccenin ilk günlerinde tutulan oruç, bir yıl oruç tutmaya, bir gecesini ihya etmek de Kadir gecesini ihya etmeye bedeldir." (Tirmizi, Savm, 52; İbn Mace, Sıyam, 39)

"Zilhiccenin ilk on gecesinde yapılan amel için, 700 misli sevap verilir. Bu on günün hayrından mahrum olan kimseye yazıklar olsun! Bilhassa dokuzuncu (Arefe) günü oruçla geçirmelidir! Onda o kadar çok hayır vardır ki, saymakla bitmez." "Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutana, her günü için bir yıllık oruç sevabı verilir." (Tirmizi, Savm, 52)

"Allah indinde zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve tekbiri çok söyleyin!" (Abd b. Humeyd, Müsned, 1/257)

Tesbih, Sübhanallah; Tahmid, Elhamdülillah; Tehlil, Lâ ilâhe illallah; Tekbir ise Allahu ekber demektir. Ayet ve hadislerle övgülere mazhar olan bu ikram günlerini, günahların boğucu ikliminden fecre uyanmak, gönül dünyamızı çepeçevre saran karanlık bulutları fecir ışıklarıyla aydınlatmak için bir fırsat bilip değerlendirmeliyiz. Mana büyüklerinin Kurban Bayramı'ndan evvel 9 gün oruç tuttuklarını, 10'uncu günü kurban kesilinceye kadar bir şey yemediklerini ve o gün ilk yedikleri gıdanın kestikleri kurban eti olduğunu görüyoruz.

Bizler de en azından bu on gün içindeki Pazartesi ve Perşembe günlerini oruç tutarak değerlendirebiliriz. Bunun dışında başka ne yapabiliriz diyorsanız size şunları önerebiliriz:

Evvela günahlarla kirlenmiş bedenimizi temizleyip özümüze dönme adına tevbe ve istiğfarda bulunmalıyız. Günahlarımızın affı adına tevbeleri kabul eden rahmeti sonsuz Rabbimize yana yakıla tevbe etmeliyiz.

Malum olduğu üzere bu günler hac günleri. Her ne kadar biz hacca gidemediksek de niyetlerimizle kalben onlarla beraber olabiliriz. Ve onların o mübarek topraklarda yaşadıkları his yoğunluğunu biz de çevremizde yaşayabiliriz. Bunun için bizler de günün değişik anlarında "Lebbeyk, Allahümme lebbeyk, Lebbeyke lâ şerike leke lebbeyk. İnne'l-hamde ve'n-ni'mete leke ve'lmülke lâ şerike leke" diyerek hacılarla bir duygu birliği içine olabiliriz.

Bu muhteşem ruhani birliği tesis etme adına bol bol salavat-ı şerifeler de getirebiliriz.

Yine aynen bunun gibi oradaki kardeşlerimizle kalbi bir bağlantı kurabilme adına hacta ihram yasakları diye bilinen yasakları yaşayabiliriz. Bu yasaklar şunlardır: Cinsel ilişkiye ve ona götürücü fiillerden uzak durmak, saç-sakal traşı olmak, başkalarına zarar vermek, kavga etmek, kötü söz ve davranışlarda bulunmak. Bu yasakları yerine getirmediğimiz zaman kendimizi sadaka vermeye zorlayabiliriz.

Bu günlerde bir nafile namazları kılma seferberliği başlatabiliriz. Malum olduğu üzere farz ve vacip olan namazların dışında daha fazla sevap kazanmak ve Allah Rasulü'ne (sas) olan sevgi ve bağlılığı pekiştirmek için kılınan ilave namazlara "nafile namazlar" deniliyor.

Farz ibadetlerle birlikte yapacağımız nafilelerle Rabbimize yakınlaşır ve O'nun rızasını kazanabiliriz. Efendimiz'in (sas) bu namazları kıldığını ve ümmetine de tavsiye ettiğini biliyoruz. Mesela bu namazlardan bir tanesi duha namazıdır. Bu namaza aynı zamanda kuşluk namazı da deniliyor. Kerahet vakti denilen güneşin doğmasından yaklaşık 45-50 dakika sonra iki rekat şeklinde duha namazını kılabiliriz. Allah Rasulü'nün de duha namazını kıldığını ve ümmetine tavsiye ettiğini biliyoruz. (Tirmizi, Vitir, 15)

Diğer bir nafile namazımız ise evvabin namazıdır. "Evvabin" tevbe edenler manasına geliyor. Allah Rasulü (sas), "Kim akşam namazından sonra kötü bir şey konuşmadan altı rekat namaz kılarsa, bu kendisi için on senelik ibadete denk kılınır" buyurarak bu namazının kılınmasını hararetle teşvik ediyor. (Tirmizi, Salat, 202)

Bizler de akşam namazını kıldıktan sonra ikişer rekat olarak bu namazı kılabiliriz. Bir de hacet namazı var. Dünya veya ahiretle alakalı herhangi bir haceti ve dileği olan birisinin bu dileğinin yerine gelmesi maksadıyla kıldığı namaza deniliyor hacet namazı. Allah Rasulü’nün bu namazı kılmış ve teşvik etmiştir. (Tirmizi, Salat, 140, 348)

Bizler de ümmet-i Muhammedin sıhhat ve selameti için, kendi isteklerimizin kabulü için hacet namazı kılarak Rabbimizden dualarımızın kabulünü isteyebiliriz. Dört veya on iki rekat olarak kılınabilen hacet namazı, dört rekat kılındığında birinci rekatında Fatiha'dan sonra üç ayete'l-kürsi, diğer üç rekatında ise Fatiha'dan sonra birer kere İhlas, Felak ve Nas süreleri okunarak kılınıyor. Namazdan sonra ise hacet duası okunarak arzu edilen dilek Allah'a dua halinde iletiliyor.

Ve teheccüd. Hadis kaynaklarında Allah Rasulü'nün (sas) yatsı namazını kıldıktan sonra vitir namazını kılmadan uyuduğu, daha sonra ise gece kalkıp teheccüt ve vitir namazını kıldığından bahsediliyor. (Müslim, Salatü'l-müsafirin, 26) Bizler de bir başlangıç olması açısından bu on gün içinde perşembeyi cumaya bağlayan gece teheccüd kılmak için kalkabiliriz.

Gecenin zifiri karanlığında ve sessizliğinde kılınan iki rekatlık bir teheccüd namazı bizi Rabbimize ve onun hoşnutluğuna yaklaştıracaktır. Namazlarımızı kılarken daha dikkatli, huşu içinde kılmaya çalışmalıyız. Unutmayalım ki ötede ilk önce hesap vereceğimiz husus namazımız. Hadisin ifadesiyle "Kıyamet günü, kişi amelleri arasında önce namazın hesabını verecek. Bu hesap güzel olursa kurtuluşa erdi demektir. Bu hesap bozuk olursa, hüsrana düştü demektir. Eğer farzında eksiklik çıkarsa Allah: "Bakın, kulumun (defterinde yazılmış) nafilesi var mı?" buyurur. Böylece, farzın eksikleri nafile (namazları) ile tamamlanır." (Tirmizi, Salat 305; Nesei, Salat 9.)

Kaza namazlarımız varsa onları da kılabiliriz. Ayrıca bol bol Kur'an okuyabiliriz. Namazlardan sonra yapmamız gereken tesbihat çok önemli. Bununla birlikte her gün okuyabildiğimiz kadarıyla Cevşen'den bölümler okuyabiliriz. Gönül dünyamızı coşturucu, bizi imani duygu ve düşünceye götürecek kitaplar okuyabilir, CD veya kasetler dinleyebilir ve vcd'ler izleyebiliriz.

Ve dua... Dua en büyük sığınağımız olmalı. Maddi-manevi her yönden oldukça bunaldığımız ve duaya çok muhtaç olduğumuz şu günlerde, Allah, kapısına gelip kulluğunu ilan eden ve kendisine el açıp yalvaranları huzurundan boş çevirmeyecek ve maddi-manevi sıkıntılarımızın gitmesi adına önümüze yeni yeni fırsatlar koyacaktır.

Evet, bu mübarek zaman dilimlerini en iyi şekilde değerlendirerek, Fecr Suresi'nin sonundaki, "Ey gönül huzuruna ermiş ruh! Sen Rabbinden razı, O senden razı olarak dön Rabbine! Sen de katıl has kullarımın içine, gir cennetime!" (Fecr, 89/27-30) ayetlerin müjdesine mazhar olan talihlilerden olmaya ne dersiniz!

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

İsmail Armağan, 2010-11-08 04:25:58

Allah razı olsun. Çok yararlandım bu yazıdan. Şimdiden bayramınızı da tebrik ederim.

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

gülay, 2007-06-04 03:56:26

siteniz gerçekten mükemmel.Ama hacet namazı öncesinde boy abdesti şartmıdır?ayrıntılı yazarsanız sevinirim.iyiçalışmalar diliyorum.Allaha emanet olun

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

SAM ET, 2006-01-16 14:47:04

Yazıya Peygamberimizin hayatıda eklense iyi olur.

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

DİĞER YAZILAR

ÖNEMLİ MESAJLAR İÇEREN BİR DÜĞÜN KONUŞMASI

ÖNEMLİ MESAJLAR İÇEREN BİR DÜĞÜN KONUŞMASI

Bismillahirrahmanirrahim, Elhamdülillah, vassalatü vesselamu ala Rasûlillah, Sevgili kardeşler

MÜSLÜMANLAR ARASINDA HUZURU SAĞLAMANIN FORMÜLÜ

MÜSLÜMANLAR ARASINDA HUZURU SAĞLAMANIN FORMÜLÜ

Müslümanlar arasında kaosa, kavgaya ve gerilime sebep olan hastalıkların başında kin, hased v

KÂİNAT DERGÂH, HAK MÜRŞİD ALLAH, HER ŞEY ZİKİRDE, VALLAH VE BİLLAH.

KÂİNAT DERGÂH, HAK MÜRŞİD ALLAH, HER ŞEY ZİKİRDE, VALLAH VE BİLLAH.

Bu sabah namazından sonra hem yürüme seansımı, hem de dua ve tesbihatımı tamamlamak için ter

BAYRAMA GİRERKEN ALMAMIZ GEREKEN İLAÇLAR VEYA İLAÇ GİBİ MADDELER

BAYRAMA GİRERKEN ALMAMIZ GEREKEN İLAÇLAR VEYA İLAÇ GİBİ MADDELER

Ramazan ayının bu son gününde ve bayram arefesinde başta nefsime, sonra da bütün Müslüman k

KADİR GECESİNDE YAPACAKLARIMIZ VE ÖZEL DUAMIZ

KADİR GECESİNDE YAPACAKLARIMIZ VE ÖZEL DUAMIZ

Kadir Gecesi, dua gecesi, ibadet gecesi, tevbe gecesi karar gecesi, günahlara veda gecesi, Allah’

GÜZEL AHLAK, HUZUR VE BARIŞIN GARANTİSİDİR

GÜZEL AHLAK, HUZUR VE BARIŞIN GARANTİSİDİR

İnsanlık camiasının fert ve toplum hayatında, huzur ve barışın, güven ve emniyetin, sevgi v

NİYET VE NAZAR

NİYET VE NAZAR

Niyet, bir sözün, bir eylemin asıl muharriki olan gayedir. Ameller rengini bu niyetten alır. İy

İLMİN ÇEŞİTLERİ VE İLİM ÖĞRENMENİN HÜKMÜ

İLMİN ÇEŞİTLERİ VE İLİM ÖĞRENMENİN HÜKMÜ

Bil ki ilim öğrenmek beş kısma ayrılır: BİRİNCİSİ: FARZ OLAN İLİMLER. Bu da kendi aras

VAAD ETTİKLERİYLE ÜÇ AYLAR

VAAD ETTİKLERİYLE ÜÇ AYLAR

Üç aylar... Recep, Şaban ve Ramazan… Bu aylar, çok mübarek zaman dilimleridir. Maddî ve mâ

HİND ULEMA CEMİYETİ VE ÜLKENİN ÖZGÜRLEŞMESİNDEKİ ROLLERİ-3

HİND ULEMA CEMİYETİ VE ÜLKENİN ÖZGÜRLEŞMESİNDEKİ ROLLERİ-3

5 Ağustos 1942’de Cemiyetin azaları İngilizlerin Hindistan’ı terk etmeleri gerektiğine dair

BAKARA SURESİNDEKİ ÜÇ ZÜMRENİN ÖZELLİKLERİ

BAKARA SURESİNDEKİ ÜÇ ZÜMRENİN ÖZELLİKLERİ

A-MÜ’MİNLERİN ÖZELLİKLERİ 1-Müttekîdir 0nlar. Yani Allah’ın yasaklarından uzak dururl

SİTE HARİTASI