Cevaplar.Org implant

ŞEYH SEYDA HAZRETLERİ VE BEDİÜZZAMAN’IN VEFATI

Cizre’nin meşhur ulema ve meşayihinden merhum ve mağfur Şeyh Muhammed Said Seyda el Cezeri(1890-1968) hazretlerinin hal tercümesi ve mektuplarından oluşan, Şeyh Abdüssamed el Farkini’nin hazırlayıp, İbrahim Öztürk beyin Türkçe’


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2011-03-22 03:26:09

Cizre'nin meşhur ulema ve meşayihinden merhum ve mağfur Şeyh Muhammed Said Seyda el Cezeri(1890-1968) hazretlerinin hal tercümesi ve mektuplarından oluşan, Şeyh Abdüssamed el Farkini'nin hazırlayıp, İbrahim Öztürk beyin Türkçe'ye tercüme ettiği Mektubat adlı eserden nakledeceğimiz aşağıdaki hatıra, büyüklerimizin bize örnek olması gereken sevgilerine bir işarettir. Allahu Teâlâ hem Şeyh Seyda'yı, hem Üstad Bediüzzaman'ı en güzel mükâfatlarla mükâfatlandırsın. Ruhları şad olsun.Âmin.Salih Okur/cevaplar.org

 

…Hicri 1379 yılının 21 Ramazanında, Miladi takvimle 7 Mart 1960 tarihinde Şeyh Seyda Hazretleri kendi dergâhının bulunduğu Cizre'nin Serdahl köyünden, o zaman sebebi anlaşılmayan manevi bir sıkıntıdan dolayı, müridlerinden olan alay komutanının arabasıyla Cizre'nin batısına, Mardin'e doğru bir yolculuğa çıktı.

 

İki küçük oğlu Ömer Faruk Efendi ve Muhammed Bâki Efendi'yi küçük arabaya aldı. İkisinden de daha büyük olan oğlu Muhammed Nurullah ile talebesi ve halifesi Seyyid Ali Fındıki'nin oğlu olan Abdurrahman Erzen ve yakın bazı müridanın da onlara katılmaları suretiyle yola koyulmuşlardır.

 

Akşam'a doğru Midyat'a ulaştı. Oradan da halifesi ve ilimde mücazı(icazet verdiği talebesi) Seyyid Şeyh Halil Efendi'nin köyü olan, Midyat'a bağlı Serdef'e gittiler. Ramazan'ın yirmi beşine kadar orada kaldılar. Son günde, kendisine tahsis edilen odada kimsenin yanına girmemesini emir buyurdular. O odada tam altı saat yalnız kaldı. Kimse odaya giremedi. Altı saat sonra birden bulunduğu odadan çıkarak, yola koyulmayı emir buyurdular. Herkes beraberce Midyat'a doğru yola koyuldu.

 

Midyat'a vardıklarında bir müridin evinde mahşeri bir cemaate öğle namazı kıldırdı. Tam namaz bitmişti ki, Bediüzzaman Hazretlerinin vefat haberi alındı. Bunun üzerine cemaate uyarı yapılarak "Kimse ayrılmasın, Bediüzzaman hazretlerinin gıyabi cenaze namaz kılınacak" denildi. Şeyh Seyda hazretleri orada gıyabi cenaze namazını bizatihi kendisi kıldırdı.

 

Bundan sonra, halk tarafından sebebi ve nereye gidileceği bilinmeyen bu yolculuğu tamamlayarak, tekrar köyü Serdahl'e geri döndü. Sonradan haber duyuldu ki; büyük Üstad Bediüzzaman Said Nursi, Isparta'dan doğuya doğru yola çıkmış, Şeyh Seyda'nın köyünden ayrıldığı günde Bediüzzaman Hz.leri Urfa'da durmuş ve Ramazan'ın yirmi beşinde vefat etmişti. Bu yüzden de halk arasında haber şu şekilde yayıldı; Şeyh Seyda, Bediüzzaman'ı karşılamak için acilen ve manevi bir sıkıntı içinde Bediüzzaman'ın geldiği istikamete gelmiş. Ancak Bediüzzaman'ın vefatı üzerine o da bu yolculuğa son verdi. Bu yolculuk esnasında Bediüzzaman'ın gıyabi cenaze namazını kıldırmakla yetinmek durumunda kalmış. Üstad Bediüzzaman'ın vefatı ve defin haberi gelmeden de geri dönmemiş. Allah'ın engin rahmeti üzerlerine olsun. Mekânları cennet olsun.

 

Ramazan bayramından sonra Şeyh Seyda hazretlerini Serdahl'de ziyaret ettim, halvethanesinde onun sohbetiyle müşerref olunca, Ramazan ayında, hem de kış mevsimindeki seyahatinin sebebini sordum. Cevaben dedi ki; "Ben miskin bir kimseyim. Büyük Üstadı, Peygamberlerin babası Halilu'r Rahman(1) cezb etti. Allah, Üstad'ı kendi halili(dostu) olan Halilu'r Rahman'a ulaştırdı. Bizi de dostumuz ve halilimiz olan Şeyh Seyyid Halil'e kadar ulaştırdı. Lakin büyük Üstad beni kendine doğru cezp edip çekmek ve kendine ulaştırmak istedi. Ancak Allah(c.c) bize onunla buluşmayı değil, belki yalnız büyük Üstadın gıyabi cenaze namazını kılmayı nasip etti. Olay duyduğunuz gibidir. Bunda şek ve şüphe yoktur."

 

Şeyh Seyda hazretlerini misafir eden halifesi Şeyh Seyyid Halil Efendi der ki; "Ben o zaman Şeyh Seyda hazretlerinden bu yolculuğun sebebini sorunca dediler ki; "Anladım ki Allah Celle Celâluh, Üstad Bediüzzaman Said Nursi hazretlerini Urfa'ya İbrahim Halil'e yöneltince, bizi de Halil İbrahim'e(2) yöneltti."

 

Dipnotlar

 

(1) Hz. İbrahim(a.s) ki Urfa'lıdır.

 

(2) Adı geçen Şeyh Halil Efendi'nin babasının adı İbrahim idi. Dolayısıyla Halil İbrahim ifadesi, İbrahim'in oğlu Halil anlamına gelir.

 

Kaynak

 

Mektubat-Şeyh Abdüssamed el Fârkini-terc: İbrahim Öztürk-s. 116-118-İnegöl-2008

 

 

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

sinan, 2013-01-07 14:42:13

cizre hangi ilin onu bilmiyorum mardin var dediler şırnak dediler dedilerde dediler arkadaşım tam ilini yazsanız ölürmüsünüz

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

nurullah özer, 2012-03-06 21:47:42

Şeyh Seyda’nın (r.a)oğlu Ömer Faruk Seyda Hazretleri şu an İstanbulda ikamet etmekte babasından ağabeyi Muhammmed Nurullaha ve ondan da kendine geçen o kutlu yolun Mihmandarlığını yapmaya devam ediyor.Gidip elini öpmek duasını almak isteyen nurlu kardeşlerime duyurulur. diyen kardeş. şeyh ömer faruk hazretleri genelde cizrede ikamet etmektedir. yorumlarına katılıyorum.

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

Oğuzhan Kırkp, 2011-04-03 20:05:29

Şeyh Seyda’nın (r.a)oğlu Ömer Faruk Seyda Hazretleri şu an İstanbulda ikamet etmekte babasından ağabeyi Muhammmed Nurullaha ve ondan da kendine geçen o kutlu yolun Mihmandarlığını yapmaya devam ediyor.Gidip elini öpmek duasını almak isteyen nurlu kardeşlerime duyurulur.

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

DİĞER YAZILAR

ÜSTAD BEDİÜZZAMAN’IN KENDİ DİLİNDEN BAZI HATIRALAR

ÜSTAD BEDİÜZZAMAN’IN KENDİ DİLİNDEN BAZI HATIRALAR

Kıymetli ziyaretçilerimiz, Üstad Bediüzzaman 6000 sayfalık Külliyatında zaman zaman -bazen bi

BEDİÜZZAMAN’IN ŞAM HUTBESİ VE MUHADDİS ŞEYH BEDREDDİN EL HASENİ

BEDİÜZZAMAN’IN ŞAM HUTBESİ VE MUHADDİS ŞEYH BEDREDDİN EL HASENİ

Merhum Ali Uçar Bey bir sohbetinde anlatıyor; “Ali Sert Hocamdan dinlediğim şu hatırayı, Kon

CAFER ÇİM AĞABEY’İN HATIRALARI

CAFER ÇİM AĞABEY’İN HATIRALARI

Takdim Kıymetli ziyaretçilerimiz, edep, nezaket, tevazu timsali çok kıymetli bir insan-ı kâmi

BİR AVUKATIN HATIRALARI

BİR AVUKATIN HATIRALARI

Kıymetli ziyaretçilerimiz, aşağıda nakledeceğimiz hatıralar, Mutlakıyet, Meşrutiyet, Cumhu

SAİD HALİM PAŞA VE BEDİÜZZAMAN'LA İLGİLİ BİR HATIRA

SAİD HALİM PAŞA VE BEDİÜZZAMAN'LA İLGİLİ BİR HATIRA

Güngörmüş, gün geçirmiş zatların yanında insanın ya bir not defteri olmalı veya bir kayı

SUNGUR AĞABEY’DEN AHMED FEYZİ KUL AĞABEY İLE ALAKALI ANILAR

SUNGUR AĞABEY’DEN AHMED FEYZİ KUL AĞABEY İLE ALAKALI ANILAR

Sungur Ağabey anlatıyor: ‘Ahmet Feyzi Ağabey hapiste iyice hırslanmış, Temyiz’e layiha ya

ÜSTAD BEDİÜZZAMAN’I AĞLATAN RÜYA

ÜSTAD BEDİÜZZAMAN’I AĞLATAN RÜYA

Hafız Rıza Çöllüoğlu, değerli bir büyüğümüz. Muradiye Vakfının kurucularından olan Ho

MOLLA VAHDEDDİN KÜFREVİ’DEN HATIRALAR

MOLLA VAHDEDDİN KÜFREVİ’DEN HATIRALAR

Şeyh Muhammed Küfrevi hazretlerinin torunlarından Vahdettin Küfrevi Efendi'nin hatıraları

TAHİR BÜYÜKKÖRÜKÇÜ HOCAEFENDİ VE BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİ

TAHİR BÜYÜKKÖRÜKÇÜ HOCAEFENDİ VE BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİ

Abdurahman Büyükkörükçü hocamızla 29.06.2011 tarihinde Konya Erenköy’deki evlerinde kısa

İMANIN TEZAHÜRÜ

İMANIN TEZAHÜRÜ

Biz bu yazımızda Üstad Bediüzzaman’ın Tarihçe-i Hayatında da neşredilen bir kahramanlığ

NUR KAHRAMANLARI-2

NUR KAHRAMANLARI-2

Üstad Hazretlerini, ortaokul talebesi iken tanıyıp ona soru sorma şansına ve yakın talebelerin

Andolsun ki biz, öğüt alsınlar diye, bu Kur'an'da insanlara her türlü misali verdik.

Zümer,27

GÜNÜN HADİSİ

Eğer sizden birinizin elinde dikilecek bir hurma fidanı varken, kıyamet kopsa ve onu dikmeye vakit bulursa, hemen o fidanı diksin

250 Hadis, s.27

TARİHTE BU HAFTA

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI