Cevaplar.Org implant

EDEB’ÜD-DÜNYA VE’D-DİN-İMAM MÂVERDİ-TERCÜME: ALİ AKIN-ÇELİK YAYINLARI-İSTANBUL-1998

Bil ki, her iyiliğin bir temeli ve her edebin bir kaynağı vardır. İnsanî iyiliklerin temeli ve beşerî edeblerin kaynağı da akıldır ki, Yüce Allah onu din için asıl ve dünya için direk kılmıştır. S. 1


Nurgül Dere

nurguldere@gmail.com

2011-02-28 15:58:19

 

Bil ki, her iyiliğin bir temeli ve her edebin bir kaynağı vardır. İnsanî iyiliklerin temeli ve beşerî edeblerin kaynağı da akıldır ki, Yüce Allah onu din için asıl ve dünya için direk kılmıştır. S. 1

…Kişinin Rabbine ibâdeti aklı miktarıncadır. S. 1

İnsanlar, Rabbine akılları miktarınca yakınlık kazanırlar. S. 13

Ahmak hem kendisi delâlettedir, hem başkasını delâlete götürmektedir. Dostluk için kendisine yakınlık gösterildiğinde kibarlık taslar; kendisinden uzak durulduğunda da kederlenir. Konuşturulmak istendiğinde konuşmaz; terk edildiğinde de konuşmak için kendini zorlar. S. 20

İran hükümdarları akıllı bir kimseye kızıp cezalandırmak istedikleri zaman onu câhil bir kimseyle beraber bir yerde hapsederlerdi. S. 20

Nefis, her hayra mani ve akla zıddır. Çünkü nefis, kötü huyları ve çirkin fiilleri meydana getirerek mürüvvet perdesini yırtar ve şer kapısını açar. S. 23

Bil ki ilim, rağbet edilen şeylerin en şereflisi, arzu edilip de elde edilmesi için çalışılan şeylerin en üstünü ve kazanılan şeylerin en yararlısıdır. Çünkü ilim şerefi sahibine semere verir ve fazileti talibinin (=isteklisinin) elinde artar. S. 35

Câhiller, âlimin zemmine daha düşkün ve onu ayıplamaya daha cür'etlidirler. Çünkü câhiller, cehâletlerine inat ettiklerinden ve âlimin imtiyazına olan düşmanlıklarından dolayı onun üstünlüğünü kaldırmak ve ilmî hususiyetiyle olan imtiyazına mani olmak istiyorlar. Zira âlim, cehâleti gerilik ve kusur olarak gördüğü gibi, câhil de ilmî külfet görüp sahibini kınamaktadır. S. 43-44

…İlimde en çok yükselmiş kimselerden de daha büyük âlimler vardır. Çünkü hiçbir insan ilmin tamamını alamaz. S. 93

Âlim kişi, faziletini az, noksanını çok görmelidir ki, az gördüğünü çoğaltmaya, çok gördüğü noksanını da azaltmaya çalışsın. Yine nâil olduğu ilme kanaat etmemelidir. Çünkü kanaat tembelliğe, tembellik ilim tahsilini bırakmaya, ilim tahsilini bırakmak da cehâlete sebep olmaktadır. S. 98

Bazı filozoflar diyor ki: "Siz ilmi hiç kimseye menetmeyiniz. Çünkü ilim herkesi yanına yaklaştırmaz." S. 107

…Ahlâk kazanmak ve vasıfların sirayeti hususunda sohbet ve arkadaşlığın öyle bir tesiri vardır ki, kişi iyi insanlarla arkadaşlık etmekle iyi vasıflar kazanır ve bozuk insanlarla beraber bulunmakla da ahlâkı bozulur. S. 151

Aşk, öyle bir tesir ve icbâre sahiptir ki, âşık ve ma'şukun ruhları birleşir. Yalnız cesetler ayrıdır. Yoksa ruhlar, emeller, düşünceler hepsi birdir. Görünen ayrılık yalnız bedendedir. Aşk, öyle ruhî bir haldir ki, sonuna varmak, nihâyetini bulmak, hatta hüviyetini tâyin etmek imkânsızdır. S. 251

Hayatıma yemin ederim ki, bu âlem içinde kazanılan azıkların en nefisi ve hazırlıkların en âlâsı, sadakatli dostlardır. Çünkü onlar nefislerin dünyadan en iyi nasibi ve musibetler zamanında insanların yardımcılarıdır. S. 253

…Halkını kınayan dilinden ve zemmedicilerin gıybetinden namus ve ismetini korumak arzusunda bulunanlar, kötü ahlâk ve rezil vasıflarla meşhur olmuş kimselerin sohbet ve meclisinde bulunmaktan şiddetle sakınmaları gerekir. Asıl önemli olan burası değil, belki önemli olan iyileri ve kötüleri ayırt etmektir. S. 256

Tarafların, birbirlerinin dostluk ve arkadaşlığına meyli ve rağbeti olmalıdır. Çünkü bu ortak sıfat, dostluğu pekiştiren ve samimiyeti devamlı kılan yegâne unsurdur. S. 260

Senden yüz çevirene yüzsüzcesine sevgi arzetmek ise, meşakkat getirir ve sonunda hüsran olur. S. 260

…Dostundaki durgunluğu hemen dargınlığa hamletmek, akıl ve hikmete uygun değildir. S. 269

Amelî iyiliğin şartlarından biri de, yapılan iyilik ne kadar az olsa bile (daha fazlasını yapamadığı için) onu küçümsememektir. Çünkü azı küçümseyip vermekten utanan, çoğundan da âciz olduğundan dolayı hiç vermeyecektir. Oysa az hayrı işlemek, onu terk etmekten efdal olduğu açıkça bilinmektedir. S. 324-325

…Edilecek iyilik hususunda faziletli ve vefakâr kimseleri arayıp onlara iyilik etmek lazımdır. Tâ ki, bu iyilik, onların içinde neşvü nemâ bulsun. S. 325

…Bir kimse (…) öfke ve hiddet kuvvetine sahip olup ancak ona boyun eğmekten nefsini kurtarırsa, hem gazap ve hiddet kuvvetinin celbettiği faziletleri haiz olur, hem de ona boyun eğmediğinden dolayı rezaletlerinden emin olur. Bu takdirde halimlik, kızdırıcı işler için tedbir olur ve öfkenin olmamasından doğan noksanlıklar önlendiği gibi, halimliğin bulunmamasından ileri gelen taşkınlıklar da önlenmiş olur. S 415

…Hasedin zararı (…) hased edilen kimseye zarar vermediği halde sahibine devamlı üzüntü ve acı vermekte ve bazen de onun mahvolup bitmesine sebep olmaktadır. S. 436-437

İbâdetlerde sabrı az olan kimsenin sevaptan hazzı ve salahtan nasibi yoktur. Sevap kazanmak ve cezayı def'etmek için nefsinde sabır bulamayan, kötü ihtiyariyle doğruluktan uzaklaşır ve dalalete müstahak olur. S. 465

…Akıllı kimse için ihtiyatlı yol, nasihatçi görüşe sahip kimselerle müşavere etmeden ve üstün akıl sahibi kimselerin mütalaasını almadan hiçbir işi ve kararı gerçekleştirmemektir. S. 487

…Hastalanan kimse hastalıklı kısmı tedavi etmezse, hastalık sağlam yerlere de sirayet eder. Ama tedavi ederse, sağlık, hastalıklı yerlere sirayet eder. S. 563

İnsan, bir işe azmedip karar verirken işe başlamadan evvel düşünmelidir. Eğer başarı ümidi, başarısızlık endişesine gâlip gelirse ve iyi bir sonuç vereceği kanaati hâsıl olursa, en kolay ve en pürüzsüz yoldan işe başlar.
Bir işe başlanırken de önemine göre gayret sarf edilmelidir. Yok eğer işe başlamadan evvel başarısızlık, şiddetli tehlike ve kötü sonuç kanaati gâlip ise, bu işe girişmekten sakınsın. S. 584

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

ŞEHBENDERZÂDE FİLİBELİ AHMED HİLMİ’NİN DİNÎ VE FELSEFÎ GÖRÜŞLERİ-ÖMER CERAN-SIR YAYINCILIK-BURSA-2013

ŞEHBENDERZÂDE FİLİBELİ AHMED HİLMİ’NİN DİNÎ VE FELSEFÎ GÖRÜŞLERİ-ÖMER CERAN-SIR YAYINCILIK-BURSA-2013

Ahmed Hilmi, 1914 yılında vefat etmiştir. Vefat sebebi olarak bakır zehirlenmesi düşüncesi il

TOTALİTERİZMİN SEFALETİ-MESUT KARAŞAHAN-BEYAN YAYINLARI-İSTANBUL 1998

TOTALİTERİZMİN SEFALETİ-MESUT KARAŞAHAN-BEYAN YAYINLARI-İSTANBUL 1998

Antik Çağ’ın filozofları arasında totaliter siyasal felsefesini daha açık ve kolay biçimde

MASONLUK-CARO Y. ROGRIGUEZ-ÇEVİRİ: HACASAN YÜNCÜ-ETKİN KİTAPLAR-İSTANBUL 2012

MASONLUK-CARO Y. ROGRIGUEZ-ÇEVİRİ: HACASAN YÜNCÜ-ETKİN KİTAPLAR-İSTANBUL 2012

Illuminuti’nin kurucusu Weishaupt’ın meşhur ‘Talimât’ından birkaç cümle sunuyorum: D

OSMANLI TARİHİNDE MASKELER VE YÜZLER-MUSTAFA ARMAĞAN-TİMAŞ YAYINLARI-İSTANBUL–2008

OSMANLI TARİHİNDE MASKELER VE YÜZLER-MUSTAFA ARMAĞAN-TİMAŞ YAYINLARI-İSTANBUL–2008

Feminizm, modernliğin son büyük ideolojisi. Kolay kolay yıkılmaz, çünkü hiçbir zaman kurulm

ŞÂH-I GÜLİSTAN-HARUN ÇETİN- KAYIHAN YAYINLARI-İSTANBUL-2012

ŞÂH-I GÜLİSTAN-HARUN ÇETİN- KAYIHAN YAYINLARI-İSTANBUL-2012

Ben bir bülbülüm ki, cismim insanın avucunu doldurmaz, kalbim ise dünyaya sığmaz. Yirmi dört

MÜSLÜMAN OLMAK-NURİ YILMAZ-MANA YAYINLARI-İSTANBUL-2008

MÜSLÜMAN OLMAK-NURİ YILMAZ-MANA YAYINLARI-İSTANBUL-2008

"Cezan kadar yanarsın, sonra yine cennete girersin!" ...İşte hayata günahlar ve sevaplar penc

CEMAAT-İSMAİL ÇETİN-DİLARA YAYINLARI-ISPARTA-2005

CEMAAT-İSMAİL ÇETİN-DİLARA YAYINLARI-ISPARTA-2005

...Cemaatleşmek devlet kurmak değildir. Çünkü devlet kurmak ibadet değildir. Yani devlet mekan

DÖRT RUKÜN-SEYYİD EBÜL HASAN ALİ NEDVÎ-TERCÜME YUSUF KARACA-NEHİR YAYINLARI-İSTANBUL–1992

DÖRT RUKÜN-SEYYİD EBÜL HASAN ALİ NEDVÎ-TERCÜME YUSUF KARACA-NEHİR YAYINLARI-İSTANBUL–1992

…İnsan için öyle bir ibadet tarzı veya ibadet düzenine gerek vardı ki, bu ibadet tarzı onun

KANUN-İ ESASİ’DEN ASKERÎ MÜDAHALEYE II. MEŞRUTİYET-HAZIRLAYAN: YUSUF ÇAĞLAR- ZAMAN KİTAP-İSTANBUL-2008

KANUN-İ ESASİ’DEN ASKERÎ MÜDAHALEYE II. MEŞRUTİYET-HAZIRLAYAN: YUSUF ÇAĞLAR- ZAMAN KİTAP-İSTANBUL-2008

İlk anayasamız, Kanun-i Esasi’nin hazırlık çalışmalarına II. Abdülhamid’in izniyle Ekim

JÖN TÜRKLER VE İTTİHAT TERAKKİ, SİNA AKŞİN, REMZİ KİTABEVİ, İSTANBUL–1987

JÖN TÜRKLER VE İTTİHAT TERAKKİ, SİNA AKŞİN, REMZİ KİTABEVİ, İSTANBUL–1987

Ermeni sorunundaki Alman tarafsızlığı dolayısıyla Almanya ile Osmanlı Hükümeti arasında ge

II. MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE SİYASAL MUHALEFET-ABDULLAH İSLAMOĞLU-GÖKKUBBE-İSTANBUL-2004

II. MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE SİYASAL MUHALEFET-ABDULLAH İSLAMOĞLU-GÖKKUBBE-İSTANBUL-2004

Siyasal muhalefet kavramı, özellikle Meşrutiyet dönemlerinde siyasal yaşamımızı önemli öl

Hak (ancak) Rabbindendir. Artık, sakın şüpheye düşenlerden olma.

Bakara, 147

GÜNÜN HADİSİ

Kim Allah'ın Kitabını öğrenir ve sonra da onda bulunanlara uyarsa, Allah onu, dünyada dalaletten çıkarıp doğru yola sevkeder, ahirette de kötü hesabtan korur

Ravi:İbnu Abbas(r.a.)

TARİHTE BU HAFTA

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI