Cevaplar.Org implant

VAHDET ŞAHİTLERİNDEN BİRİ; DAĞLAR

Allah (cc), bilinen ve bilinmeyen âlemlerin tek yaratıcısıdır. Bunun için de yarattığı varlıkların nelere ihtiyacı olduğunu en iyi bilen O’ dur. Bu yazımızda dağları inceleyeceğiz ve yüce Yaratanın dağları nasıl yarattığını, onlara ne gib


Ayhan Kaplan

ahankaplan61@gmail.com

2011-02-20 10:49:37

Allah (cc), bilinen ve bilinmeyen âlemlerin tek yaratıcısıdır. Bunun için de yarattığı varlıkların nelere ihtiyacı olduğunu en iyi bilen O’ dur. Bu yazımızda dağları inceleyeceğiz ve yüce Yaratanın dağları nasıl yarattığını, onlara ne gibi görevler yüklediğini açıklamaya çalışacağız.

Dağların oluşumu:

Kâinat, bundan yaklaşık 15 milyar yıl önce büyük patlama (big bang) ile Allah (cc) tarafından yoktan yaratılmıştır ve patlamanın etkisi ile hâlâ genişlemeye devam etmektedir.

وَالسَّمَاء بَنَيْنَاهَا بِأَيْدٍ وَإِنَّا لَمُوسِعُونَ

“Biz göğü büyük bir kudretle bina ettik ve şüphesiz biz onu genişleticiyiz” (Zariyat: 51: 47). Bu patlama ile galaksideki yerini alan dünyamız hızla soğuyarak halen devam etmekte olan faaliyetlerine başlamıştır. Bu faaliyetlerden birisi de dağların oluşumudur.

Dağlar, çok sıcak olduğu için (4000 – 100 C) eriyik halinde bulunan mantonun üzerinde adeta yüzer gibi hareket eden yerkabuğu parçalarının birbiriyle çarpışmaları sonucunda oluşurlar. İki tabaka çarpıştığı zaman daha dayanıklı olanı diğerinin altına girer. Üstte kalan tabaka kıvrılarak yükselir ve dağları meydana getirir. Altta kalan tabaka ise mantoya derinlemesine uzanarak yükselen tabakaya benzer bir şekil oluşturur. Mantonun sıcaklığı nedeni ile eriyen levhaların kalanı ile birlikte dağların yer üstündeki büyüklüğü kadar yeraltında da büyüklüğü vardır denilebilir.

Yerin içi çok sıcaktır. Çekirdekteki sıcaklık 5100 C civarındadır. Onun için yere doğru inildikçe her 33 metrede bir sıcaklık 1 C artar. Manto, çekirdek sınırında yaklaşık 4000, okyanus tabanlarında ise 100 C kadardır. Litosfer yani yerkabuğuna doğru yaklaştıkça soğuma olduğu için manto yerkabuğunu eritemez.

Üstad Bediüzzaman Said Nursi hazretleri yerin içinin çok sıcak olmasıyla ilgili; Yerkürenin merkezinde çok hararetli bir ateşin bulunduğunu ve bu ateşin cehenneme bir çekirdek hükmünde olduğunu, şimdi bükülmüş halde bulunduğunu çünkü şehadet âleminin perde gibi onun genişlemesine mani olduğunu, kıyamette kabuğunu çatlatıp bütün dehşeti ile çıkıp genişleyerek cehennemin meydana gelebileceğinin söylenebileceğini ifade eder. (İşârâtü'l-İ'câz - Bakara Sûresi, Âyet: 23,24 - s.1236).

İki levhanın yani yerkabuğu parçasının çarpışmasından oluşan neticeyi gördük. Peki, bu yerkabuğu parçaları birbirlerinden uzaklaşırlarsa ne olur? Açılan parçaların arasına üst mantodan dolan magma suyun etkisi ile hızla soğuyarak yani katmanlar meydana getirir. Yani hiçbir şekilde yerkabuğunda boşluklar olmaz ancak deprem nedenlerinden biri olan kırıklar yani fay hatları oluşabilir.

Dağların görevi:

Yerkabuğu, manto üzerinde, 'izostazi' adı verilen ve bir ağacın su üzerinde yüzmesi ile karşılaştırılabilecek bir denge halinde durur. Yani yerkabuğu, kendisinden daha yoğun olan manto tabakasının üzerinde bir ağacın suda yüzmesi gibi yüzer. Bu şekilde hareket eden ve levha adı verilen yerkabuğu parçalarının birbiriyle çarpışıp çift taraflı yükselmesiyle yani hem yerin içine hem de yerin üstüne doğru yükselmesiyle oradaki yerkabuğunun kalınlığı 70 kilometreye kadar artar. Bu da yerkabuğunun yerin içinden gelen etkilere karşı daha dirençli olmasını sağlar. Dağları aynı zamanda bu şekildeki oluşumları sebebi ile yuvarlak küre oluşturacak bir şekilde hazırlanmış olan tahta parçalarını birbirine tutturan çiviler gibi de düşünebiliriz. Çünkü dağlar yerkabuğu parçalarını bir kazık gibi birbirine tutturup sağlamlaştırmaktadır. Yüce Allah Nebe suresi 6 ve 7. ayetlerde şöyle buyurmaktadır.

أَلَمْ نَجْعَلِ الْأَرْضَ مِهَاداً {} وَالْجِبَالَ أَوْتَاداً

 “Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?”

Bilimsel bulgular ve ayete göre yüce Allah (cc) dağlara yerin sarsılmaması ve içten gelen etkilere karşı mukavemetli olması yani yeri sağlam tutması görevini vermiştir.

Dağların hareket etmesi:

Yeryüzü şekillerinin jeolojik zaman boyutu içinde değişimi levha yani yerkabuğu hareketleri çerçevesinde gerçekleşir. Bu levhalar yerin içinden gelen etki sebebi ile üzerindeki dağ, ova, nehir, deniz ne varsa onlarla beraber mantonun üstünde yüzerler. Daha iyi anlaşılması açısından şöyle bir örnek verelim. Elinize bir portakal alın ve soyarak kabuğunu çıkarın. Sonra soyduğunuz kabuğun bir parçasını elinize alarak portakalın üzerine koyun ve sağa sola gezdirin. İşte o kabuk portakalın üzerinde nasıl yüzer gibi geziyorsa, yerkabuğu da mantonun üzerinde öyle yüzerek gezer. Yüzer gibi gezmesinin sebebi mantonun yarı akışkan olmasıdır. Bu örnekte portakalın yenen kısmı çekirdek ve mantoyu, kabuğu ise yerkabuğunu gösterir.

Levhaların yani yerkabuğunun kalınlığı karalarda yaklaşık 40 – 70, denizlerde 5 - 20 km civarındadır. Karalarda yerkabuğunun daha kalın olmasının sebebi dağların hem yerden yukarıya hem de içeriye doğru uzanmış olmasıdır. Bu tabakaların yerin iç kısımlarından gelen etki ile hareket ettiklerini söylemiştik. Hareketler ya levhalar arası yaklaşma ya uzaklaşma ya da paralel hareket etme şeklindedir.

Yüce Yaratan, Neml suresi 88. ayette şöyle buyurmaktadır.

وَتَرَى الْجِبَالَ تَحْسَبُهَا جَامِدَةً وَهِيَ تَمُرُّ مَرَّ السَّحَابِ صُنْعَ اللَّهِ الَّذِي أَتْقَنَ كُلَّ شَيْءٍ إِنَّهُ خَبِيرٌ بِمَا تَفْعَلُونَ

“Dağları görürsün de onları hareketsiz sanırsın. Hâlbuki onlar bulutların sürüklenmesi gibi sürüklenirler”. Evet, gerçekten de kara parçaları bir başka deyişle yerkabuğu kendisinden daha yoğun olan manto tabakasının üzerinde adeta yüzer gibi hareket eder.

Tabi bundan 1400 sene önce Allah (cc) tarafından bildirilen bu gerçeğin o zamanın imkânlarıyla anlaşılması mümkün değildi. Hatta 20. yüzyılın başlarında dahi bu gerçeği destekleyen bir teori ileri sürmek saçma olarak nitelendiriliyordu.

İlk olarak 20. yüzyılın başlarında Alfred Wegener isimli Alman bir bilim adamı, kıtaların başlangıçta tek bir parça olduğunu, daha sonra farklı yönlere sürüklenerek bugünkü şeklini aldığını ileri sürmüştü. Ancak bu teori o zamanlar pek tasvip görmemişti. Alfred Wegener’in haklı olduğu, ölümünden ancak 50 sene sonra, 1980’lerde anlaşılabildi. 1985 yılında yayınlanan bilimsel bir kaynakta şu ifadeler yer almaktadır; “Yerkabuğu ve üst mantodan oluşan 100 km kalınlığındaki dünya yüzeyi 6 büyük ve sayısız küçük tabakadan oluşmuştur. Tabaka tektoniği adı verilen teoriye göre bu tabakalar kıtaları ve okyanus tabanını beraberinde taşıyarak dünya yüzeyinde hareket ederler. Kıtasal hareketin yılda 1 ile 5 cm olduğu hesaplanmıştır. Tabakalar bu şekilde hareket ettikçe dünya coğrafyasında değişiklikler meydana gelir.”

Yanardağlar:

Yanardağlar, çarpışan levhaların altta kalan bölümünün ve magmanın oluşturduğu basınçla yerkabuğu yarığından yukarı çıkan magmanın birikerek oluşturduğu coğrafi şekillerdir. Yanardağ ağzından çıkan eriyik soğuduğu için muhteviyatındaki maddeler katılaşana kadar aşağı doğru akarlar. Çıkan magmanın yoğunluğu fazla ise yüksek, az ise alçak yanardağlar oluşur. Yani yükseklik, magma akıntısının hızına göre oluşur. Biriken magma soğuyarak katılaşır ve zamanla toprak haline gelir. Buralarda oluşan topraklar mineral bakımından çok zengin olduğu için tarım alanları verimlidir. Ülkemizdeki yanardağlar şunlardır;

· Marmara Bölgesi: Uludağ

G.Doğu Anadolu Bölgesi: Karacadağ

Karadeniz Bölgesi: Köroğlu Dağları

Akdeniz Bölgesi: Hassa Bölgesi (Hatay)

Ege Bölgesi: Kula Tepeleri

Doğu Anadolu Bölgesi: Ağrı, Tendürek, Nemrut, Süphan Dağları

İç Anadolu Bölgesi: Erciyes, Melendiz, Hasandağ, Karadağ, Karacadağ.

Sonuç:

Buradan anlamamız gereken şudur. Allah (cc), kâinatı dünyayı insanların yaşayabileceği şekilde mükemmel, yerin içini de cehenneme çekirdek teşkil edecek şekilde sıcak yaratmıştır. Yerin üstünü içeriden gelen sıcaklıktan korumak için sert ve yeterince kalın bir şekilde yaratmış, yerkabuğunu parçalar halinde yerin içinin sıcak olması sebebi ile eriyik halinde bulunan mantonun üzerinde yüzer gibi hareket ettirip birbiriyle çarpıştırarak ve üstte kalan levhayı kıvrıltıp yükselterek dağları meydana getirip, alta giren levhayı mantoya derinlemesine uzatıp 70 km’ ye varan bir yerkabuğu kalınlığı meydana getirerek, dağlara bir kazık gibi yerkabuğunu sağlam tutma görevini vermiştir.

Burada karıştırılmaması gereken konu şudur; Yerkabuğunun bu hareketleri sebebi ile yeryüzünde olan değişiklikler binler hatta milyonlarla ifade edilen bir zaman dilimi içinde gerçekleşir. Pangea adı verilen başlangıçta kıtaların bir arada bulunması olayının bundan 225 milyon yıl önce olduğu hesaplanmıştır. Yani öyle yersiz korkulara kapılmanın gereği yoktur. Çünkü insan, senede sadece 1–5 cm olan bu değişimleri göz ile fark edemez.

Ayhan Kaplan

Cevaplar.org

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

et-Teğabün: 3

Gökleri ve yeri yerli yerince yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş ancak O'nadır. (Mürşid 3.1 adlı yazılım-Turan Yazılım-(www.turan.com.tr) )

GÜNÜN HADİSİ

Allah'ın en sevdiği isimler

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah'ın en ziyade sevdiği isimler Abdullah ve Abdurrahman'dır." Müslim-Edeb:2 Ebu Davud-Edeb:59

TARİHTE BU HAFTA

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI