Cevaplar.Org

RİSALE OKUMALARI: GÖLGELER VE IŞIKLAR-METİN KARABAŞOĞLU-NESİL YAYINLARI-İSTANBUL-2010

Ölmeden önce ölenler, ölümü gülerek karşılarlar. Âhiret hakikatini bu dünyaya taşıyanlar, kabrin ötesine, nuranî bir buluşma yeri olarak adım atarlar. S. 24


Nurgül Dere

nurguldere@gmail.com

2010-12-31 17:22:39

 

Ölmeden önce ölenler, ölümü gülerek karşılarlar. Âhiret hakikatini bu dünyaya taşıyanlar, kabrin ötesine, nuranî bir buluşma yeri olarak adım atarlar. S. 24

Sözüm ona din adına dünyaya karışanlar adım adım 'dindar ehl-i dünya'ya dönüşürken, dünyaya asla karışmayan bir insanın eseri 'ehl-i dünya'yı dahi 'ehl-i iman ve ehl-i âhiret'e dönüştürecek bir istidat taşımaktadır. S. 24-25

Hayret! Ebed yurdunun ticaretgâhı olarak önümüzde duran şu dünyayı ve şu hayatı, 'sonsuz' zannettiğimiz faniler uğruna, nasıl da bozuk para gibi harcıyoruz.
Hem, büyük başlar zaman zaman ne kadar da boş laflar ediyorlar… S. 41

Her şeye şâmil bir ilim, her şeyi dizgininde tutan bir kudret, her şeye yeten bir servet gerektiren işler için, "Yaparım" diyor –istisnalar bir tarafa– "İnşallah" demiyorlar! S. 43

…Sonuç'a endeksli bir çağda, büyük hayat imtihanı dâhilinde bir dizi 'sınav'la da yüzyüze geliyoruz. Okullardaki imtihanlar, koleje giriş sınavları, Anadolu Lisesi sınavları, işe giriş sınavları; ve bilhassa üniversite sınavı…
Ve bütün bu sınavlarda, özellikle sonuncuda, kazananı da, kaybedeni de ilgilendiren çift-yönlü kayıplar ve kazançlar yaşanıyor.
Mesela, kazananlar, bir gurur veya zafer sarhoşluğu içinde, kazandığı halde kayba düşebiliyor. Gerçekten öyleleri var ki, sonuca ulaşmışsa gururlanıyor; ve 'gurur' kelimesinin asıl anlamının 'aldanmak' olduğu bilinirse, aldanıyor!
Zira, Allah'ın verdiği aklı, hafızayı ve yine Allah'ın ihsanı olan kazanma sonucunu kendisine mal ederek; Rabbine ait olanı kendisinin bilerek, yanılgıların en büyüğünü sergiliyor. S. 46

Alışkanlık perdesiyle körleşen bir göz, her biri bir kudret mucizesi olan mevcutlara gafletle, sıradan şeyler imiş gibi bakar. Bu yüzden, gün gelir, en açık mucizeleri bile akıldan uzak görüp inkâra kalkışır. S. 57

…Şöhret, insanın malı olmayan, ancak ve ancak Allah'ın ihsanı olan hakikat ve güzellikleri insanın kendisine mal eder. Aynı şekilde, insanı, gerçekte kusurlarla dolu olduğu halde, kusurdan münezzeh imiş gibi gösterir. S. 68

Mü'mine düşen, 'aldanış' anlamına da gelen 'gurur'a kapılmak değil; Süleymanvari, "Bu Rabbimin fazlındandır" diyebilmektir. S. 69

Şer cephesi dünyanın en ucundaki üyesiyle ortaklaşa iş görürken, bizler çoğu zaman yanıbaşımızdaki kardeşimizin hayra ve hakikata hizmet eden söz veya fiilini bile görmezden geliyoruz. Kıskançlık, haset ve rekabet gibi duygularla o güzelliği ya küçümsüyor, ya gözlerden kaçırıyor, ya beğenmiyor; ama kesinlikle imtisal etmiyoruz. S. 110

…Ancak bir hatayı kabul edenler o hatadan kurtulurlar. Hatasını hata görmediği halde o hatadan kurtulan tek bir insan yoktur. S. 114

Biz rızk peşinde olduğumuz için mi ubudiyet vazifelerini ihmal durumunda kalıyoruz; yoksa, ubudiyet vazifelerini ihmal ettiğimiz için mi Rabbimiz bizi geçim derdine duçar kılıyor? S. 144

…Kâinatı tefekkür yolundaki çağrılara karşılık, 'şeriatı hâkim kılma' itirazını çokça duymuşuzdur. Nerede sineğe, böceğe, dağa, denize, güneşe bakarak Allah'ın âyetlerini düşünme çağrısı yapılacak olsa, hususan siyaset ve devlet ekseninde düşünen birileri 'daha mühim meseleler'i hatırlatır. S. 161

…Allah'ın rızasına uymayan işlerde 'hemen şimdi'ci olan nefis, ilâhî rızaya uygun işlerde ise tam bir 'erteleyici'dir. Söz vermediğimiz, karar kılmadığımız her hayır, bu bakımdan, belki hiç yapılmamak üzere 'ertelenmeye' mahkûm kalmaktadır. S. 168

…Artık "Zaman bulamıyorum" mazeretine inanmıyorum. Bizatihî gördüm ki, maişet için bize zaman veren Rabbimiz, marifet için de zaman vermiş.
Yeter ki, 'marifet'e tahsis edilmiş o zamanları heba etmeyelim. 'Zaman bulamama' mazeretine sığınmadan, 'zamanı tanzim etme' hususu üzerinde ciddiyetle düşünelim. S. 177

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- 8. BÖLÜM

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- 8. BÖLÜM

SONUÇ (…) Bir devlet otoritesi ile hareket etmeyen, hakikatte herhangi bir devletin belirli bi

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- 7. BÖLÜM

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- 7. BÖLÜM

MİHVER’E (AXIS) DOĞRU (…) Alacaklılarının akbaba misali tepesinden ayrılmadıkları ger

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- 6. BÖLÜM

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- 6. BÖLÜM

GELENEĞİN BÖLÜNMEZLİĞİ (…) Ne orijinal ne de felsefî olarak teolojik düşünce sahibi

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- 5. BÖLÜM

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- 5. BÖLÜM

BİR NESLE KILAVUZLUK: KUZEY AFRİKA (…) Nüfuzunun en hissedilir (s. 185) olduğu yer Mağrip

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- 4. BÖLÜM

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- 4. BÖLÜM

İSLÂMCI MİLLİYETÇİLİĞİN MÜDAFAASI: ARAP DOĞU Doğu’da Suriye ayaklanmasının başar

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- 3. BÖLÜM

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- 3. BÖLÜM

ARAP DAVASININ BENİMSENMESİ (…) Arslan’ın (…) Kendi hayatı Dürzî içe dönüklüğün

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- 2. BÖLÜM

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- 2. BÖLÜM

SAVAŞ VE SÜRGÜN 28 Ekim 1914’te Osmanlı İmparatorluğu I. Dünya Harbi’ne girdi ve Orta

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- 1. BÖLÜM

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- 1. BÖLÜM

BİR OSMANLI-ARAP CENTİLMENİ YETİŞİYOR (…) 1869’da Lübnan’daki Şuveyfe köyünde doğm

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- GİRİŞ

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- GİRİŞ

Çağın en gözde simalarından olan Şekip Arslan, biyografistlere çok sayıda malzeme bırakmı

ŞEHBENDERZÂDE FİLİBELİ AHMED HİLMİ’NİN DİNÎ VE FELSEFÎ GÖRÜŞLERİ-ÖMER CERAN-SIR YAYINCILIK-BURSA-2013

ŞEHBENDERZÂDE FİLİBELİ AHMED HİLMİ’NİN DİNÎ VE FELSEFÎ GÖRÜŞLERİ-ÖMER CERAN-SIR YAYINCILIK-BURSA-2013

Ahmed Hilmi, 1914 yılında vefat etmiştir. Vefat sebebi olarak bakır zehirlenmesi düşüncesi il

TOTALİTERİZMİN SEFALETİ-MESUT KARAŞAHAN-BEYAN YAYINLARI-İSTANBUL 1998

TOTALİTERİZMİN SEFALETİ-MESUT KARAŞAHAN-BEYAN YAYINLARI-İSTANBUL 1998

Antik Çağ’ın filozofları arasında totaliter siyasal felsefesini daha açık ve kolay biçimde

Onlar ne hayır işlerlerse karşılıksız bırakılmayacaklardır. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanları bilir.

Al-i İmran, 115

GÜNÜN HADİSİ

Evlad ve Akrabalara İyilik

"Bir baba çocuğuna güzel ahlaktan daha üstün bir miras bırakamaz" [Tirmizi, Birr 33, (1953)]

TARİHTE BU HAFTA

*Kanije müdafaası(18 Kasım 1601) *Hz.Fatıma'nın(r.anha) Vefatı(22 Kasım 632) *İstanbul'un Müttefikler Tarafından İşgali(23 Kasım 1918) *Alparslan'ın Şehadeti(24 Kasım 1072) *Öğretmenler Günü(24 Kasım)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI