Cevaplar.Org

ÖMER MUHTAR

Soru: Ömer Muhtar'ın hayatını bir parça anlatır mısınız? Cevap: Ömer Muhtar, Müslümanların ve Arablar'ın şehidi ve Trablus'un ebedi kahramanıdır. Ömer Muhtar,


2010-10-31 06:06:43

Soru: Ömer Muhtar'ın hayatını bir parça anlatır mısınız?

Cevap: Ömer Muhtar, Müslümanların ve Arablar'ın şehidi ve Trablus'un ebedi kahramanıdır. Ömer Muhtar, İslâmiyet ve (kendi mil­leti olan) Arab halkı adına savunma ve direnme konusunda güzel ör­neklerden biridir.

Ömer Muhtar miladi 1862 yılında iyi bir aileye ve köklü bir süla­leye mensup olarak dünyaya gözlerini açmıştır.

Babası ve annesinin hac yolunda vefat etmesiyle küçük Ömer ye­timlik acısını çok erken bir dönemde tatmıştır.

Ömer Muhtar, İslâmî bir ortamda yetişti. Eğitimini Cağbub tekke­sinde aldı ve Senûsiler'in güvenini kazandı.

1897 yılında Seyyid Mehdi kendisini Cebel-ül Ahdar "yeşil dağ" olarak bilinen yerde "saray tekkesi" şeyhi olarak tayin etmiştir. Ömer Muhtar büyük bir İslâm davetçisi idi. Düşüncelerini irşad, yönlendirme ve örnek ol­ma yoluyla yayıyordu. Bu özelliği Allah vergisi idi. İnsanlar arasında­ki anlaşmazlıkları dâhiyane ve ustaca çözümleme hususunda Allah vergisi bir yeteneği vardı.

Ömer Muhtar 1922 yılında İtalyanlara karşı koymak üzere Trabluslulardan ve Berkalılardan bir kuvvet oluşturmaya çalıştı. Daha son­ra da İtalyanlara karşı koyacak mücahitlerin komutanı olarak onlara ağır kayıplar verdirdi. Pek çok savaşta İtalyanları yenilgiye uğrattı.

İtalyanlar Ömer Muhtar'ı para ile kendi safına çekmeye çalıştılar. Bunun için her yolu denediler, fakat başarılı olamadılar. O, bir iman ve akide adamı idi.

Ömer Muhtar, Muhammed b. Ali Senusi'nin 1787 yılında kurdu­ğu Senusi Tarikatının önde gelenlerindendir.

Muhammed Senusi hazretleri bu tarikat çalışmaları ile Kur'an ve hadise sarılarak yaşama düşüncesini canlandırıyor, katı ve donmuş dü­şüncelere ve bidatlere karşı savaş veriyordu.

Bu çalışmaları vaaz, irşad, tekkeler yaptırmak ve (oralarda) İslâm davetçileri yetiştirmek suretiyle gerçekleştiriyordu. Yetiştirdiği İslâm davetçilerini şuraya buraya göndererek onları İslâm'ın yayılması hiz­metinde görevlendiriyordu.

Muhammed Senusi hazretleri Cağbub'da oluşturduğu tekkeyi bu çalışmaların merkezi haline getirmişti.

Senusiliğin İslâm'a hizmetleri olmuştur. Zira insanları faziletlere teşvik etmiş ve rezilliklere karşı savaş açmıştır. Pek çok zenci kabilesi Senusilik hareketi aracılığı ile İslâm dinine girmiştir. Bu hareketin me­todu, müslümanı savaşa hazır hale getirmek idi. Bir yandan da çeşitli savaş taktikleri öğretiliyordu.

1911 yılının eylül ayı sonlarında İtalyanlar Trablus'a saldırdı. O sıralar Trablus Osmanlı imparatorluğu yönetiminde idi.

Trabluslular vatan savunmasına koyuldular. Senusilerin şeyhleri­ni ziyaret ettikten ve İtalyanların Bingazi'ye indiklerini işittikten sonra Ömer Muhtar da bu savaşa katıldı. Bu savaşta Senusilerin bir süre ku­mandanlığını yapan Ömer Muhtar bir milli ordu oluşturarak düşmana ağır kayıplar verdirdi.

Alçak yabancılar Ömer Muhtar'dan intikam almak, bununla da iç­lerine işleyen öfkelerini dindirmek istediler. Bu uğurda ellerinden ge­leni yaptılar ve sonunda kendisini esir edip göstermelik bir mahkeme­de, göstermelik bir şekilde yargıladılar. 1931 yılı eylülünde "Tayyare Mahkemesi" adını verdikleri mahkemede yapılan yargılama sonunda Ömer Muhtar'ı idama mahkûm ettiler. O ise mahkemede de cesur ve yiğit idi. İdam karan verildiğinde: "Biz Allah için varız. Sonunda O'na döneceğiz" dedi.

Ölüme götürülürken paniğe kapılıp telaş ve korku eseri gösterme­di. Çünkü o şerefli ve dik başı ile savaş meydanlarında çok defalar ölü­me koşmuş bir kimse idi. Bir kere olsun tereddüt, zayıflık ve yılgınlık kelimesi ağzından çıkmadı. Ondan böyle bir şey beklenmezdi. Zira o arslan pençeli bir kahramandı. Şairin dediği gibi:

Aslan olan aslan kükrer olsa da kafeste,

 Kahraman kahrolsa da ağlamaz hapiste.

Bu kahramanı idam sehpasında ruhunu vermek üzere celladın ipine gönderdiklerinde Ömer Muhtar 70 yaşında idi. Ne alçaklık, ne adilik?!

Ahmet Şevki Bey Ömer Muhtar hakkında şu şiiri söylemiştir:

“Şerefli kahramanı verdiler cellâda, dünya karardı.

O köleleri hür yapar, yaralar sarardı.

Silahının kazancını bölüşürdü dostları, ederlerdi pay

Sofrasında düşmanlar bile saf olurdu bir-bir say

Aslan'ın boynuna ipi geçirdiler alçakça

Etrafına toplananlar tükürdü düşüklere ahlakça.

Ömer Muhtar dünya nimetleri içinde yaşayıp makam ve mevki içinde sakin ve rahat bir hayat sürebilirdi. Bunun için vatanının hürri­yeti, ülkesinin hukuku konusunda ya düşmana teslim olmalı veya on­lara yağ çeken biri olmalıydı. Ama o buna razı olmadı ve baş kaldırdı. Yaşadığı sürece müslüman ve Arab toplumu için örnek bir kahraman, vefatından sonrada mücahitlerin önderi, şehitler;

“Muhayyer idin, sıkıntı ile servet arasında

Sen aç uyumayı seçtin, yokluk merasında

İstemedin ne şan, şöhret, ne de servet

Suya kanarak değil, susuz ölmektir kahramanlık elbet.”

Kaynak

Yes’elünek

Prof. Dr Ahmed Şerbasi

Özgü Yayınları

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

ŞEYH ASIM EFENDİ

ŞEYH ASIM EFENDİ

Şeyh Alauddin’in üçüncü oğlu olup, Hicri 1341 yılının Mart ayında Ohin’de dünyaya gel

ŞEYH HALİD-İ OHİNİ

ŞEYH HALİD-İ OHİNİ

Hicri 1334 yılı Şubat ayında Verkanıs’ta dünyaya gelen şeyh Halid, üç kardeş arasında e

ŞEYH MAZHAR EFENDİ

ŞEYH MAZHAR EFENDİ

Şeyh Alauddin efendinin birbirinden değerli üç oğlu ile iki saliha kızı vardı. En büyük o

ŞEYH ALAUDDİN-İ OHİNİ

ŞEYH ALAUDDİN-İ OHİNİ

Ohin ve Ohin medresesi deyince ilk akla gelen isim Şeyh Alauddin Hazretleridir. Babası Şeyh Fethu

ŞEYH FETHULLAH-I VERKANİSİ

ŞEYH FETHULLAH-I VERKANİSİ

Nesebi Şeyh Fethullah hazretlerinin babasının adı şeyh Abdurrahim, dedesinin adı ise şeyh Ab

EBU’L HASAN EN NEDVİ HAKKINDA NE DEDİLER?-2

EBU’L HASAN EN NEDVİ HAKKINDA NE DEDİLER?-2

Dostu, hocamız, hafız Abdülfettah Ebu Gudde(rahimehullahi teala) ‘Safhatu Min Sabril Ulema’ a

MUHAMMED EMİN ER HOCAEFENDİ

MUHAMMED EMİN ER HOCAEFENDİ

Muhammed Emin Er, Zülfügül lakabını taşıyan Hacı Zülfikâr‘ın oğlu olup, milâdî 1914,

ÇAN ŞEYHLERİNİN TASAVVUFTAKİ YERİ VE KONUMU-2

ÇAN ŞEYHLERİNİN TASAVVUFTAKİ YERİ VE KONUMU-2

3. Çan Şeyhleri’nin Osmanlı Devleti ile İlişkileri Şeyh Ahmed Elçani Hz.leri Çan camisind

EBU’L HASAN EN NEDVİ HAKKINDA NE DEDİLER?-1

EBU’L HASAN EN NEDVİ HAKKINDA NE DEDİLER?-1

İlim, basiret, salah ve takva ehli kimseler onu sena etmede ittifak etmişlerdir. Onun faziletleri

ÇAN ŞEYHLERİNİN TASAVVUFTAKİ YERİ VE KONUMU-1

ÇAN ŞEYHLERİNİN TASAVVUFTAKİ YERİ VE KONUMU-1

Seyyid Şeyh Ahmed Elçani hazretleri Kadiri tarikatı geleneğinden gelen bir ailenin mensubudur. 1

ŞEYH SAFFETULLAH-I OHİNİ(1939-1989)

ŞEYH SAFFETULLAH-I OHİNİ(1939-1989)

Kıymetli ziyaretçilerimiz, Son devrin bilinmeyen büyük âlimlerinden merhum Şeyh Saffetullah-ı

Size yasak edilen büyük günahlardan kaçınırsanız, kusurlarınızı örteriz ve sizi ağırlancağınız şerefli bir yere yerleştiririz.

Nisâ, 31

GÜNÜN HADİSİ

Kim Müslümanlar arasından bir yetim alarak yiyecek ve içeceğine dahil ederse, affedilmez bir günah (şirk) işlememişse, Allah onu mutlaka cennete koyacaktır.

Tirmizi, Birr 14, (1918)

TARİHTE BU HAFTA

*Sultan Abdulaziz Han Şehid Edildi.(4 Haziran 1876) *Kırım'ın Fethi(6 Haziran 1475) *Süleymaniye Camii İbadete Açıldı(7 Haziran 1557) *EFENDİMİZ'İN (s.a.v.) DÂR-I BEKA'YA İRTİHALİ(Vefatları)(8 HAZİRAN 632) *Hz.Ebubekir (r.a.)Halife Seçildi(9 Haziran

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI