Cevaplar.Org

ESBAB-I NÜZÛL -1. BÖLÜM -

Hz. Peygambere bir suâl veya bir hâdise dolayısıyla birkaç âyetin veyahutta bir sûrenin tamamının nâzil olmasına âmil olan şeye “sebeb-i nüzûl” demekteyiz.


Nigâr Dere

nigardere@gmail.com

2010-08-21 06:33:54

"Hz. Peygambere bir suâl veya bir hâdise dolayısıyla birkaç âyetin veyahutta bir sûrenin tamamının nâzil olmasına âmil olan şeye "sebeb-i nüzûl" demekteyiz." 

"Tefsir ilminin âyet veya sûrelerin iniş sebeplerini araştıran dalı. "Nüzûl sebepleri" anlamına gelen bu tabir, Hz. Peygamber'in risâlet döneminde vuku bulan ve Kur'ân'ın bir veya bir kaç âyetinin yahut bir sûresinin inmesine yol açan olayı, durumu ya da soruyu ifade etmek üzere kullanılır. Esbâb-ı nüzûl (esbâbü'n nüzûl) sadece âyetlerle ilgili bir tabir olup Resül-i Ekrem'in herhangi bir konuya dair açıklama yapmasına veya bir davranışta bulunmasına vesile olan özel sebeplere esbâbü vürûdi'l hadîs denilmiştir." 

"Tefsir ilmindeki sebeb-i nüzûl bahsini sadece târihi yönden mülahaza etmemek gerekir. Hüküm teşrii, hüküm tahsisi, Allahın Kelâmının anlaşılması gibi yönler de düşünülmelidir.

Bilhassa tefsir ilminde, sebeb-i nüzûlün âyeti izâh ve beyan etmesi bakımından lüzûmu çok önemlidir. Zaten tefsir sahasında sahâbeyi yükselten en mühim âmil de budur. Onlar Hz. Peygambere bir âyet nâzil olduğunda, nüzûle sebeb olan hâdiseyi ve sebebini, suâl soranın durumunu ve suâli sormasındaki sebebi bilirlerdi. Değişik sebeplerle ve çeşitli hâdiselere göre nâzil olan âyetler ayrı ayrı hükümleri ihtiva ederlerdi. Sahabenin bazısı ve bilhassa dâima Hz. Peygamberin yanında bulunan sahabe, hükümlerle sebebler arasındaki münasebeti tesis edebilmişti. İşte bizim de sebeb-i nüzûlden kastımız budur. Bidayetteki tefsir ilmi, sebeb-i nüzûlü bilmekten ibaretti şeklinde bir söz hakikatın ifadesinden başka bir şey değildir. Zira hadis mecmualarının tefsir babları hemen hemen sebeb-i nüzûle tahsis edilmiş gibidir." 

"Allah Teâlâ her şeyi bir sebebe bağlamıştır. Bunların bazısını biz görebilir, bazısını da göremeyiz veya izah edemeyiz. İşte Kur'ân ayetlerini de bu bağlamda ele almak gerekir."

"Kur'ân-ı Kerîm'in bütün âyetleri muayyen ve müşahhas sebeplere bağlı olarak inmemiştir. Âlimler sadece 500 kadar âyetin bu şekilde iniş sebeplerinin bulunduğunu tesbit etmişlerdir. İbn Teymiyye bunların dışında kalan ve önemli bir kısmı geçmiş peygamberlerin kıssaları ile âhirete dair haberlerden oluşan çok sayıdaki âyetin iniş sebeplerini herhangi bir dış olayda değil doğrudan doğruya bu âyetlerin kendi muhteva ve mânalarında aramak gerektiğini belirtir. Buna göre âyetlerin büyük bir kısmı özel bir olaya, konuya, dolayısıyla belirli bir sebebe bağlı olarak inmeyip genellikle insanları muhtaç oldukları hususlarda bilgilendirmek, eğitmek, aydınlatmak, yönlendirmek veya uyarmak maksadıyla vahyedilmiştir. Böylece aslında Kur'ân'ın herhangi bir âyetinin sebepsiz ve hikmetsiz şekilde indiği düşünülemezse de esbâb-ı nüzûl tabiri özellikle belirli bir sebebe bağlı olarak inmiş bulunan âyetler için kullanılır." 

Kur'ân'ın âyetlerinin inmesine sebep olan hâdiseler
"Esbâb-ı nüzûl, Kur'ân'ı anlama ve âyetler arasındaki münasebetleri kavramada çok önemlidir. Fakat bazı zihinlerde Kur'ân'ı iniş zamanına ve âyetlerin iniş sebeplerine hasretme gibi bir temayüle yol açabilmektedir. Oysa tarih, misliyle tekerrürler süreci olduğundan, esbâb-ı nüzûl, benzeri durumda, şartlarda ve benzeri kişilere karşı davranış tarzıyla, ilgili hükümleri anlamamız ve uygulamamız açısından Kur'ân'ı ve ahkâmını ebedileştiren dinamiklerdendir." 

Esbab-ı Nüzûl'ü Bilmenin Faydaları:

"Nüzûl sebebleri bilinirse, âyetlerden kastedilen mana kolaylıkla anlaşılır, şüphe ve yanlışlıklar izale edilmiş olur." 

"Bu ilm sayesinde Kur'ân'ı Kerim'de emredilen şeylerin hikmetini anlayabiliriz." 

"Kur'an'daki âyet veya sûrelerin iniş sebeblerini bilmenin, onu anlamada büyük faydası vardır. Hem İslâm tarihi açısından ve hem de kasdedilen mânanın anlaşılıp, şüphelerden kurtulma bakımından "esbâbü'n-nüzûl"ü bilmek lüzumludur." 

"Nüzûl ortamını bilmek, ayetlerdeki kapalılıkları çözmeye yardımcı olacaktır. Sahâbe, Hz. Peygambere arkadaşlık etmek, ondan te'vil ve tenzil ilmini işitmek suretiyle Kur'ân'daki kapalı noktaları çözebilecek bir seviyeye gelmiştir. "Kur'ân okunduğu zaman onu dikkatlice dinleyiniz..." ayetini dinleyen bir insan, bu ayeti sadece Kur'ân okunurken susmaya hamledebilir. Ebû Hureyre (ö: 58/677), "İnsanlar İslâm'ın başlangıç döneminde namazda konuşuyorlardı. Bu ayet namazda konuşmayı yasaklamak için indirildi." demiştir. Böyle bir ayetin nüzûl ortamında bulunan kimse, ayetten, önce asıl maksadı anlar, ictihadî olarak ise başka sonuçlara da varabilir." 

"Hasr tevehhümü bertaraf edilir. Kur'ân-ı Kerim'de âyetin zâhir (görünür) manası hasr (bir şeye mahsus kılma, sınırlama) ifade edebilir. Fakat sebeb-i nüzûl bilinirse bu hususta yapılması muhtemel hatalar önlenmiş olur. Mesela En'am suresi'nin 145. ayeti: "De ki: "Bana vahyolunanda, yiyen kimse için haram edilmiş bir şey bulamıyorum. Ancak leş, veya akıtılmış kan, yahut domuz eti - ki bu gerçekten pistir yahut Allah'tan başkası adına kesilmiş bir hayvan olursa, bunlar haramdır..." Bu âyeti kerimenin sebeb-i nüzûlü bilinmezse bundan sadece dört şeyin haram kılındığı manası çıkar. Hâlbuki sebeb-i nüzûle baktığımızda bu yanlış anlaşılma ortadan kalkmaktadır. Zira bu âyet-i kerime, inad ve küfürlerinden dolayı, Allah'ın (cc) helal kıldığını haram ve haram kıldığını da helal kılan müşrikler hakkında nazil olmuştur. Ve onların iddialarına red vardır." 

"Bazıları: "İniş sebebini bilmenin âyetleri anlamada büyük bir tesiri olmadığı gibi faydası da yoktur. Çünkü bunu bilmek tarihi ve kıssaları bilmek gibidir. Allah'ın Kitabını tefsir etmek isteyen kimsenin bunu bilmesi zaruri değildir" diye iddia etmişlerdir. Fakat bu yanlış bir iddiadır ve kabul edilmeyecek bir sözdür. Allah Teâlâ'nın kitabını bilen ve müfessirlerin sözlerine muttali olan bir kimse böyle bir iddiada bulunamaz." 

Âlimlerin görüşlerini sıralayacak olursak:

A- "Vahidi: "Bir âyetin iniş sebebini bilmeden tefsirini bilmek mümkün değildir" demiştir.

B- İbn-i Dakiki Iyd: İniş sebebinin açıklanması Kur'ân'ın manalarını anlamada kuvvetli bir yoldur" demiştir.

C- İbn-i Teymiyye: "İniş sebebinin bilinmesi âyetinin manasının anlaşılmasına yardım eder. Çünkü sebebi bilmek müsebbebi (âyetten çıkarılacak hükmü) bilmeye götürür" demiştir. Böylece Kur'ân ilimlerinden olan iniş sebebinin önemi ortaya çıkmış olur.

İniş Sebeplerinin faydaları şöyle özetlenebilir

1- Hükmün konulmasına götüren hikmetin sebebinin bilinmesi.

2- Sebebin hükmü tahsis etmesi, "İtibar sebebin hususunadır" diyen kimseye göredir.

3- Âyetin zahiri kısaltma ifade eden yerde bu kısaltma izleniminin giderilmesi.

Kimin hakkında inmiş ise o kimsenin isminin bilinmesi ve âyetteki kapalılığın açıklanmasıdır. Âyetlerin iniş sebeplerinin bilinmesinde, burada zikredilmeyen daha birçok faydalar vardır." 

Devam edecek…

DİPNOTLAR:

1- İsmail Cerrahoğlu, Tefsir Usulü, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, 2009.

2- Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, İstanbul, 1995, XI.

3- Muhammed Salih el-Useymîn-Muhammed Nasıruddin el-Elbani, Tefsir Usulü.

4- Abdurrahman Çetin, Kur'an İlimleri ve Kur'an-ı Kerim Tarihi, Dergâh Yayınları, İstanbul, 1982.

5- Mehmet Sürmeli, http://www.zehirli.org/konu/ayetlerin-nuzul-sebeplerini-bilmenin-kur-an-i-kerim-i-anlamaya-katkisi.html

6- Esbâb-ı nüzul, http://www.darulkitap.com/oku/

7- Muhammed Ali Sâbûnî, Kur'ân İlimleri, Çev. Zeynel Abidin Tatlılıoğlu, İnsan Yayınları, İstanbul, 1996.

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

Mehmet İraz, 2010-08-22 09:27:28

7,8,9 nolu dipnotlara ait ifadeler meselenin mücmel bir ifadesidir. İnsan sadece bunu okusa ve 10,11 nolu dipnotlardaki misalleri anlasa yukarıdaki "İniş sebebini bilmenin âyetleri anlamada büyük bir tesiri olmadığı gibi faydası da yoktur. Çünkü bunu bilmek tarihi ve kıssaları bilmek gibidir. Allah’ın Kitabını tefsir etmek isteyen kimsenin bunu bilmesi zaruri değildir” diyemez. Allah razı olsun. Devamını sabırsızlıkla bekliyoruz.

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

DİĞER YAZILAR

TEFSİR – TE’VİL-3-

TEFSİR – TE’VİL-3-

Te'vil, bir karineden dolayı lafzın muhtemel manalarından birisini tercih anlamı taşıdığı i

TEFSİR – TE’VİL-2-

TEFSİR – TE’VİL-2-

Tefsir Çeşitleri Tefsirciler, öteden beri tefsir çeşitlerini genellikle “rivâyet tefsiri”

TEFSİR – TE’VİL-1-

TEFSİR – TE’VİL-1-

Tefsir, Peygamber Efendimiz’in (s.a.s) bazı âyetleri açıklaması ile başlamış ve bu bakımd

KUR’ÂN’DA SUAL VE CEVAPLAR

KUR’ÂN’DA SUAL VE CEVAPLAR

Kur’ân-ı Kerim’de çeşitli sualler ve bunlara verilen çeşitli cevaplar vardır. Bunlar kend

MÜCMEL-MÜBEYYEN

MÜCMEL-MÜBEYYEN

Sözlükte "veciz söz, özet ve kısa söz, teennî ve itidal ile hareket etmek, güzelleştirmek"

MÜŞKİLÜ’L-KUR’ÂN

MÜŞKİLÜ’L-KUR’ÂN

Eğer kişi cehaleti sebebiyle âyetler arasında bir çelişki hissederse, zıt mana taşıdığı

MECÂZU'L-KUR'ÂN

MECÂZU'L-KUR'ÂN

Kur'ân-ı Kerîm'deki mecâzi lafızların tefsirini konu alan ilim dalı ve bu dalda yazılan eser

EMSÂLÜ’L KUR’ÂN

EMSÂLÜ’L KUR’ÂN

Kur'ân'dan doğan meseller (emsâlü'l-Kur'ân): (Şah damarından daha yakın), (Örümceğin evin

CEDELÜ'L-KURÂN (Kur'ân'ın Tartışma Yöntemi)

CEDELÜ'L-KURÂN (Kur'ân'ın Tartışma Yöntemi)

İslâm düşünce tarihi boyunca Kur'ân-ı Kerîm'in tartışma yöntemlerini konu alan "Cedelü'l

AYETLER VE SURELER ARASINDAKİ UYGUNLUK (TENASUBİ’L-AY VE’S-SÜVER)

AYETLER VE SURELER ARASINDAKİ UYGUNLUK (TENASUBİ’L-AY VE’S-SÜVER)

"Münâsebet" ilmi konu itibariyle kelime veya cümleler arasındaki anlam benzerliğini, irtibat ve

HAVÂSSÜ'L-KUR'ÂN

HAVÂSSÜ'L-KUR'ÂN

Esmâ-i hüsnâ île bazı sûre ve âyetlerin dileklerin kabulündeki tesirlerini ifade eden bir ta

Sana yakîn (ölüm) gelinceye kadar Rabb'ine kulluk et!

Hicr, 99

GÜNÜN HADİSİ

İman ve İslam'ın Fazileti

"Mü'min kişinin durumu ne kadar şaşırtıcıdır! Zira her işi onun için bir hayırdır. Bu durum, sadece mü'mine hastır, başkasına değil: Ona memnun olacağı birşey gelse şükreder, bu ise hayırdır; bir zarar gelse sabreder, bu da hayırdır" (Müslim, Zühd 64, (2

TARİHTE BU HAFTA

*Kanije müdafaası(18 Kasım 1601) *Hz.Fatıma'nın(r.anha) Vefatı(22 Kasım 632) *İstanbul'un Müttefikler Tarafından İşgali(23 Kasım 1918) *Alparslan'ın Şehadeti(24 Kasım 1072) *Öğretmenler Günü(24 Kasım)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI