Cevaplar.Org 1xbet para cekmeimplant dis fiyatlari

KIRAAT İLMİ -3. BÖLÜM-

Şâzz Kıraatlerin Hükmü Mekkî b. Ebî Tâlib ve İbnü'l-Cezerî, şöhret bulması şartıyla şâzz kıraatin kabul edilip okunabileceğini söylemekle beraber ulema, şâzz kıraatin okunamayacağında icma etmiştir. Ulemadan bir kısmının bu konudaki görüşleri


Nigâr Dere

nigardere@gmail.com

2010-08-07 03:48:48

Şâzz Kıraatlerin Hükmü

Mekkî b. Ebî Tâlib ve İbnü'l-Cezerî, şöhret bulması şartıyla şâzz kıraatin kabul edilip okunabileceğini söylemekle beraber ulema, şâzz kıraatin okunamayacağında icma etmiştir. Ulemadan bir kısmının bu konudaki görüşleri şöyledir:

İbnü's-Sübkî: "Şâzz kıraatleri okumak caiz değildir. Kur'ân olmadıkları için namazda ve haricinde okunamazlar."

İmam Nevevî: "Namazda ve namaz dışında şâzz kıraatleri okumak caiz değildir. Çünkü onlar Kur'ân değildir. Kur'ân ancak tevatürle sabit olur. Şâzz kıraat ise mütevatir değildir. Bundan başkasını söyleyen ya yalancıdır veya cahildir. Eğer bunu kabul etmeyip de bir kimse şâzz kıraatle okursa, namaz ve onun dışındaki kıraatî reddedilir."

Bağdat fakihleri, şâzz kıraatle okuyan kimsenin tevbe etmesinin lüzumu üzerinde ittifak etmişlerdir.

İbn Abdi'l-Berr, şâzz kıraatle namaz kıldıranın arkasında namazın sahih olmayacağı konusunda müslümanların icmaının bulunduğunu nakleder.

Zerkeşî, Mâlikî mezhebinde olanların da aynı görüşte olduklarını ve İmam Mâlik'in mushafın hattına uymayan, İbn Mes'ûd ve diğer sahabeden birinin kıraati ile okuyan kimse hakkında, "Onun arkasında namaz kılınmaz" dediğini nakleder.

Kırâatlardaki Çeşitliliğin Hikmetleri

Kur'ân'daki farklı kırâatlara ruhsat verilmesinin hikmetleri konusunda bazı tesbitlerde bulunmak mümkündür. Bu hususta şunlar söylenebilir:

1- Kaynaklara göre Araplar Kur'ân-ı Kerim inmeden önce değişik lehçeleri konuşuyorlardı. Kur'ân'ın ilk muhatablarına onu farklı kırâatlarda okuma imkânının verilmesi, esasen birden çok lehçe konuşan çeşitli Arap kabilelerinin, tahrif etmeden ve günaha düşmeden Kur'ân'ı okumalarını kolaylaştırmaktan başka birşey değildir.

2. Kur'ân'ın, farklı kırâatlarda okunmasının bir diğer hikmeti de, bütün Arap kabilelerine onun mucize bir kitap olduğunu göstermektir.

3. Kırâatlar, fakihlerin hüküm istinbatında başvurdukları bir yoldur. Zira onlar, fıkhi konularda içtihadda bulunurken kıraat ihtilaflarını göz önünde tutmuşlar, böylece bazen bir kıraat bir fakihin, diğeri de başka fakihin başvurduğu bir delil olmuştur.

4. Kırâatlar ayrıca Hz. Peygamber ümmetinin diğer ümmetlere olan üstünlüğünü de ortaya koymaktadır. Çünkü bu ümmet, Rablerinin kitabına büyük ilgi göstermiş, onun çeşitli okuma tarzlarını Peygamber'den öğrendikten sonra söz konusu kıraat şekillerini bir ilim haline getirmek için ellerinden gelen gayreti göstermiştir. Bu bağlamda onu tahrif ve tebdilden de korumuşlardır.

Kırâatların Bugünkü Durumu

Burada yeri gelmişken şuna da işaret edelim ki, kırâatlar hicrî V. asra kadar her imamın bütün vecihlerini ihtiva eden hatimler yapılmak suretiyle okunmuştur ki, buna "infirâd metodu" denilmektedir. Hicrî V. asırdan itibaren de, bir hatimde on mütevâtir kıraat imamının kıraat şekillerini toplamak suretiyle okunmaya başlanmıştır. Buna da "indirâc metodu" adı verilmiştir. Böylece denilebilir ki, Kur'ân-ı Kerim ya bir, ya da on imamın kırâatına göre yani ya "infirâd" veya "indirâc" metoduyla okunabilir.

Şu da bilinmelidir ki, on kıraat imamına nisbet edilerek okunan kırâatların hepsi sahihtir, haktır ve hepsi de Peygamberimize dayanmaktadır. Yoksa bazı Şia bilginlerinin dediği gibi kıraat imamlarının, kendi görüşleri doğrultusunda birtakım kaidelere göre ortaya koymuş oldukları okuma tarzları değildir. Sahih kırâatların nisbet edildiği imamların hepsi de bu kırâatları kendi hocaları vasıtasıyla Hz. Peygamber'e ulaşan bir senetle ondan almışlardır. Bu bakımdan sahih kırâatlar arasında doğruluk ve güzellik açısından bir ayırıma gitmek caiz görülmemiştir." 

"Evet, insanları tilavette (Kur'ân okumada) kendilerinin yollarına teşvik eden kurraların devri, sahabe-i, kiramın devrine aittir. Ashab-ı kiramdan okutmakla şöhret kazanmış olanlar; Übeyy b. Ka'b, Hz. Ali, Zeyd b. Sabit, İbn-i Mesud, Ebu Musa el-Eş'arî (r.ânhum) ve diğerleridir. Bunlardan belli başlı şehirlerde, sahabelerden ve tabiinden pek çok kimse Kur'ân öğrenmişlerdir. Bunların hepsinin kıraati Resûlullah (s.a.v.)'e dayanır. Hicretin birinci yılının başında tabiin devri gelince kıraata duyulan ihtiyaç karşısında birtakım kimseler kıraati zabtetmeye tam manâsıyla önem verdiler. Diğer şer'i ilimler müstakil dallara ayrıldığı gibi kıraat ilmi de müstakil bir ilim haline getirildi." 

Sahih kıraetlerin ihtilafında şu faydalar vardır:

1- Allah'ın kitabını korumaya ve bu pek çok vecihler üzere ol­masıyla beraber onu tebdil ve tahriften muhafaza etmeye yönelt­mek.

2- Ümmetten hafifletmek ve kıraeti onlara kolaylaştırmak.

3- Kur'ân'ın özlü oluşundaki i'cazı.

4- Mücmel olması muhtemel olanın, diğer bir kıraette beyan edilmesi. 

"Kur'ân kelimelerinin madde ve lafızda değil, sadece şekil ve suretinde beliren kıraatle ilgili bazı örnekleri şöyle sıralayabiliriz:

1- Harflerin tek veya çift noktalarının, harflerin üst veya altında yer alması (Ya, Ta, Bâ ve Nûn harflerindeki gibi.)

2- Hareke değişmeleriyle ilgili olabilir.

3- "Bi'l-buhli" kelimesinin "Bi'l-behali" şeklinde okunuşu gibi. "Hum" zamiri harekelendirilir. "Aleyhimu, minhumu" gibi.

4- Lehçe farkları gözetilebilir. "Berie-Berae" gibi. 

Subhi es-Salih, Kur'ân'ın âyetlerinin sayısını, Kur'ân'daki en uzun ve en kısa kelimelerin hangisi olduğunu, Kur'ân'daki harekeli harflerden en çok hangilerinin olduğunu tesbit etme çalışmaları yanında şâzz kıraatlerle uğraşmayı da bir nevî ilmî israf olarak niteledikten sonra, "Değilse onlar da kesin olarak biliyorlar ki, Kur'ân olması kesinleşmeyen bir kıraat, kendileri için de, başkaları için de, onu namazlarda veya diğer zamanlarda okumak caiz değildir ve hiç kimse bunlara inanmaya mecbur tutulamaz" demektedir. 

Kıraat İlminin Şeriattaki Yeri:

Müslümanlar üzerine kıraat ilmini öğrenmek ve öğ­retmek farz-ı kifâyedir. 

DİPNOTLAR:

1- Muhammed Salih el-Useymîn-Muhammed Nasıruddin el-Elbani, Tefsir Usulü

2- Muhsin Demirci, M.Ü. İlahiyat Fak. Vakfı Yayınları.

3- Muhammed Ali Sâbûnî, Kur'ân İlimleri, Çev. Zeynel Abidin Tatlılıoğlu, İnsan Yayınları, İstanbul, 1996.

4- Menna Halil el–Kattan, Ulumul Kur'an,Timaş Yayınları.

5- İsmail Karaçam, Kur'an-ı Kerîm'in Nüzûlü ve Kıraati, İfav Yayınları.

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

TEFSİR – TE’VİL-3-

TEFSİR – TE’VİL-3-

Te'vil, bir karineden dolayı lafzın muhtemel manalarından birisini tercih anlamı taşıdığı i

TEFSİR – TE’VİL-2-

TEFSİR – TE’VİL-2-

Tefsir Çeşitleri Tefsirciler, öteden beri tefsir çeşitlerini genellikle “rivâyet tefsiri”

TEFSİR – TE’VİL-1-

TEFSİR – TE’VİL-1-

Tefsir, Peygamber Efendimiz’in (s.a.s) bazı âyetleri açıklaması ile başlamış ve bu bakımd

KUR’ÂN’DA SUAL VE CEVAPLAR

KUR’ÂN’DA SUAL VE CEVAPLAR

Kur’ân-ı Kerim’de çeşitli sualler ve bunlara verilen çeşitli cevaplar vardır. Bunlar kend

MÜCMEL-MÜBEYYEN

MÜCMEL-MÜBEYYEN

Sözlükte "veciz söz, özet ve kısa söz, teennî ve itidal ile hareket etmek, güzelleştirmek"

MÜŞKİLÜ’L-KUR’ÂN

MÜŞKİLÜ’L-KUR’ÂN

Eğer kişi cehaleti sebebiyle âyetler arasında bir çelişki hissederse, zıt mana taşıdığı

MECÂZU'L-KUR'ÂN

MECÂZU'L-KUR'ÂN

Kur'ân-ı Kerîm'deki mecâzi lafızların tefsirini konu alan ilim dalı ve bu dalda yazılan eser

EMSÂLÜ’L KUR’ÂN

EMSÂLÜ’L KUR’ÂN

Kur'ân'dan doğan meseller (emsâlü'l-Kur'ân): (Şah damarından daha yakın), (Örümceğin evin

CEDELÜ'L-KURÂN (Kur'ân'ın Tartışma Yöntemi)

CEDELÜ'L-KURÂN (Kur'ân'ın Tartışma Yöntemi)

İslâm düşünce tarihi boyunca Kur'ân-ı Kerîm'in tartışma yöntemlerini konu alan "Cedelü'l

AYETLER VE SURELER ARASINDAKİ UYGUNLUK (TENASUBİ’L-AY VE’S-SÜVER)

AYETLER VE SURELER ARASINDAKİ UYGUNLUK (TENASUBİ’L-AY VE’S-SÜVER)

"Münâsebet" ilmi konu itibariyle kelime veya cümleler arasındaki anlam benzerliğini, irtibat ve

HAVÂSSÜ'L-KUR'ÂN

HAVÂSSÜ'L-KUR'ÂN

Esmâ-i hüsnâ île bazı sûre ve âyetlerin dileklerin kabulündeki tesirlerini ifade eden bir ta

İman edip salih ameller işleyen kimseler için mağfiret ve bol rızık vardır.

Hac, 50

GÜNÜN HADİSİ

“Âdemoğlu, kurban bayramı gününde kan akıtmaktan daha sevimli bir amelle Allâh’a yaklaşabilmiş değildir.

İ. Mâlik, Muvatta’, Kur’an 24; Tirmizî, Edâhî, 1; İbn-i Mâce, Edâhî, 3)

TARİHTE BU HAFTA

*Genç Osman'ın Yedikule'de Şehid Edilmesi (20 Mayıs 1622) *İbn-i Sina'nın Vefatı(21 Mayıs 1037) *Dandanakan Zaferi (23 Mayıs 1040) *Necip Fazıl'ın Vefatı (25 Mayıs 1983)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI