Cevaplar.Org

ÜNLÜ MÜFESSİR FAHREDDİN RÂZÎ’NİN ÖLMEDEN ÖNCEKİ VASİYETİ *

Rabbinin rahmetini uman, Mevlâsının keremine güvenen (Fahruddîn) Muhammed b. Ömer b. el-Hasen er-Râzî (v.606) adındaki kul der ki; Bu kul, dünya hayatının sonunda, her katı varlığın içinde yumuşayıp, eridiği, her kaçak kölenin efendisine yön


Ali Pekcan

alipekcan65@hotmail.com

2010-08-07 03:17:52

Rabbinin rahmetini uman, Mevlâsının keremine güvenen (Fahruddîn) Muhammed b. Ömer b. el-Hasen er-Râzî (v.606) adındaki kul der ki;

Bu kul, dünya hayatının sonunda, her katı varlığın içinde yumuşayıp, eridiği, her kaçak kölenin efendisine yöneldiği âhiret hayatının başında bulunmaktadır. En büyük meleğin, yükselme zamanlarının en şereflisinde yaptığı, en büyük nebî’nin şâhitlik zamanlarının en mükemmelinde dile getirdiği, -bilsem de bilmesem de- hak ettiği (bütün) hamdler ile ona hamd ederim. Bu kulun (getirdiği tüm) salavâtlar; mukarreb meleklerin, Nebî ve Rasuller ile bütün sâlih kulların üzerine olsun!

(Ey) yakînî (bilgiyi) talepte benimle dostluk eden din kardeşlerim!

İnsanlar derler ki; ‘İnsan öldüğünde ameli ve insanlarla olan bağlantıları kesilir!’ Bu söz, iki açıdan tahsis’e konu olur.

Birincisi; O kulun Salih bir ameli varsa, bu (ameli kendisine) dua edilmesine sebep olur. Zaten ona yapılan dua da Allâh katında etkilidir.

İkincisi; Çocuklar(ın güzelce yetiştirilip) hallerinin düzeltilmesi. Bu hususta itimat sadece Allâh’adır.

Biliniz ki ben, ilmi seven bir kimseydim. Kemiyetini ve keyfiyetine vâkıf olmak için her konu ile ilgili –hak olsun bâtıl olsun- birçok şeyler kaleme aldım. Muteber kitapların beyan ettiklerine göre; (İçinde bulunduğumuz) bu âlem, diğer varlıklara benzerlikten uzak olan bir düzenleyicinin tedbiri altındadır. O zât (da); İlim, rahmet ve kemâl-i kudretle muttasıftır.

Kelâmî mezhepler ile felsefî yöntemleri araştırıp inceledim. Ancak Onlarda, Kur’ân’da bulduğum yararlı şeylere denk olabilecek düzeyde bir fayda göremedim! Çünkü Kur’ân; azameti ve celâliyeti sadece Allâh (c.c)’a hâs kılmakla kalmıyor, -İnsan aklının, bu derin darlıklar ile gizli yöntemler hakkında acze düşmesini bildiğinden dolayı- onları, tartışmaya girmekten ve çekişmekten de alıkoyuyor.

Bu yüzden ben derim ki; Varlığının zorunlu oluşu, birliği ve ezelîliği ve ebedîliği, tedbîri ve fa’âliyeti) konusunda ortakları (bulunmak) dan uzak oluşu gibi zâhirî delillerle sâbit olan hususlar ile Allâh’ın bildirdiği şeyler benim de benimsediğim şeyler olup, (işte ben) bu (inançlarla) Allâh’a kavuşuyorum. Bu (kelâmî) konularda derinlikli ve kapalı hususlar ile Kur’ân ve tek bir manada birleşen sahîh haberlerde vârid olanların (hakîkati), O (Allâh’ın) haber verdiği gibidir. Durumun böyle olmadığı hususlarda ise şunları söylerim:

Yâ ilâhe’l-Âlemîn ! Ben müşâhade ediyorum ki, bütün yaratıklar senin ekramü’l-ekramîn ve erhamü’r-râhimîn olduğunda müttefiktirler. Kalemimin (yazmak için) uzandığı (eserler) ile gönlüme gelen şeylerin tamamına şahit de tutarak diyorum ki;

(Ey Allâhım!) bu yaptıklarımla benim, bâtılı hak, hakkı da bâtıl kılmayı murâd ettiğimi biliyorsan, bundan dolayı bana ne gerekiyorsa onu yap! Eğer benim, bu yaptığım şeyleri, sadece hak olduğuna inandığım, doğru olduğunu düşündüğüm şeylerin takdîs edilmesi için yaptığımı biliyorsan, (o zaman senin) rahmetin, benim yaptıklarımla değil, (benim baştaki) kastımla beraber olsun!

Bu (yapıla)nlar, az iş gören (birin)in çaba ve gayretlerinden ibarettir. Sen ise, hataya düşeni (daha da) sıkıştırmaktan (uzak), incelik ve nezakete sâhipsin! (öyleyse) Bana yardım et! Merhamet et! Hatalarımı ört! Günahlarımı yok et! Ey âriflerin irfânı kendisinin mülkünü artırmadığı gibi mücrimlerin de işlediği suçların mülkünü eksiltemediği ( Yüce Allâhım)!;

Dinim, Rasûl Muhammed (sav)’e ittibâ etmektir. Kitabım, Kur’ân-ı azîmüşşândır. (Bu iki dayanak) dîni yaşamada başvuru kaynağımdır.

Ey yakarışları işiten, dualara icabet eden, günahları hiç işlenmemiş sayan (Allâhım)! Benim sana hüsn-ü zannım ve rahmetinden büyük ümidim vardır! Hani sen;

“Ben kulumun bana olan zannı üzereyim!” ,

Zorda kalanın kendisine dua ettiğinde (onun bu isteğine) icâbet eden (Allah’tan başka) kim vardır?! " (en-Neml, 62) dememiş miydin?

Diyelim ki ben (senin huzuruna) eli boş geldim. Kuşkusuz yine de Sen, çok zengin ve cömert olansın. (Dolayısıyla) Sen, benim ümîdimi boşa çıkarma! Dualarımı geri çevirme! Beni, ölmeden önce, öldükten sonra ve ölüm sırasında azabından emânda kıl! Ölüm anındaki sıkıntıları bana kolay kıl! Zira Sen, Erhamü’r-râhimînsin!

Yazdığım kitaplara ve onlarda serdettiğim çok sayıdaki soruya gelince, bunlara vâkıf olan kimseler, – bir incelik ve nezâket icabı olarak yapacakları hayırlı dualarıyla birlikte- bunları hatırlarından çıkarmasınlar. (Bunun dışında rastladıkları) kötü ve çirkin sözlerime ise itibâr etmesinler! Zira ben bunları, sadece araştırmayı derinleştirmek ve zekâyı kuvvetlendirmek için yaptım. Her konuda itimat sadece Allah’adır...

Öğrencilerime ve kendisinde haklarım bulunan kimselere; öldüğüm zaman ölümümü son derece gizli tutmalarını, şer-i şerife uygun bir şekilde defnetmelerini, definden sonra bana güçlerinin yettiği miktarda Kur’ân okumalarını sonra da ‘Ey Kerim olan Allah(ımız) ! Senin huzuruna fakir ve muhtaç olan bir kul geldi. Ona iyilikler de bulun’ diye dua etmelerini emrediyorum.

* Sübkî (v.771), Râzî’nin bu vasiyetini et-Tabakâtü’ş-Şâfiiyyeti’l-Kübrâsında zikreder. (Bkz. Beyrut, 1324, VII/90-92 )

Hazırlayan:

Dr. Ali Pekcan-Cevaplar.org

Konya-2010

 

 

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

Mehmet İraz, 2010-08-09 07:42:40

Allah razı olsun. Tevazusu ve acziyetinin farkındalığı zatının ilmi nila amil olduğunu gösteriyor. Allah ona rahmet etsin. Bizlere de eserlerinden istifade etmeyi nasib etsin. Allah sizden de razı olsun inşaallah.

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

DİĞER YAZILAR

ÖNEMLİ MESAJLAR İÇEREN BİR DÜĞÜN KONUŞMASI

ÖNEMLİ MESAJLAR İÇEREN BİR DÜĞÜN KONUŞMASI

Bismillahirrahmanirrahim, Elhamdülillah, vassalatü vesselamu ala Rasûlillah, Sevgili kardeşler

MÜSLÜMANLAR ARASINDA HUZURU SAĞLAMANIN FORMÜLÜ

MÜSLÜMANLAR ARASINDA HUZURU SAĞLAMANIN FORMÜLÜ

Müslümanlar arasında kaosa, kavgaya ve gerilime sebep olan hastalıkların başında kin, hased v

KÂİNAT DERGÂH, HAK MÜRŞİD ALLAH, HER ŞEY ZİKİRDE, VALLAH VE BİLLAH.

KÂİNAT DERGÂH, HAK MÜRŞİD ALLAH, HER ŞEY ZİKİRDE, VALLAH VE BİLLAH.

Bu sabah namazından sonra hem yürüme seansımı, hem de dua ve tesbihatımı tamamlamak için ter

BAYRAMA GİRERKEN ALMAMIZ GEREKEN İLAÇLAR VEYA İLAÇ GİBİ MADDELER

BAYRAMA GİRERKEN ALMAMIZ GEREKEN İLAÇLAR VEYA İLAÇ GİBİ MADDELER

Ramazan ayının bu son gününde ve bayram arefesinde başta nefsime, sonra da bütün Müslüman k

KADİR GECESİNDE YAPACAKLARIMIZ VE ÖZEL DUAMIZ

KADİR GECESİNDE YAPACAKLARIMIZ VE ÖZEL DUAMIZ

Kadir Gecesi, dua gecesi, ibadet gecesi, tevbe gecesi karar gecesi, günahlara veda gecesi, Allah’

GÜZEL AHLAK, HUZUR VE BARIŞIN GARANTİSİDİR

GÜZEL AHLAK, HUZUR VE BARIŞIN GARANTİSİDİR

İnsanlık camiasının fert ve toplum hayatında, huzur ve barışın, güven ve emniyetin, sevgi v

NİYET VE NAZAR

NİYET VE NAZAR

Niyet, bir sözün, bir eylemin asıl muharriki olan gayedir. Ameller rengini bu niyetten alır. İy

İLMİN ÇEŞİTLERİ VE İLİM ÖĞRENMENİN HÜKMÜ

İLMİN ÇEŞİTLERİ VE İLİM ÖĞRENMENİN HÜKMÜ

Bil ki ilim öğrenmek beş kısma ayrılır: BİRİNCİSİ: FARZ OLAN İLİMLER. Bu da kendi aras

VAAD ETTİKLERİYLE ÜÇ AYLAR

VAAD ETTİKLERİYLE ÜÇ AYLAR

Üç aylar... Recep, Şaban ve Ramazan… Bu aylar, çok mübarek zaman dilimleridir. Maddî ve mâ

HİND ULEMA CEMİYETİ VE ÜLKENİN ÖZGÜRLEŞMESİNDEKİ ROLLERİ-3

HİND ULEMA CEMİYETİ VE ÜLKENİN ÖZGÜRLEŞMESİNDEKİ ROLLERİ-3

5 Ağustos 1942’de Cemiyetin azaları İngilizlerin Hindistan’ı terk etmeleri gerektiğine dair

BAKARA SURESİNDEKİ ÜÇ ZÜMRENİN ÖZELLİKLERİ

BAKARA SURESİNDEKİ ÜÇ ZÜMRENİN ÖZELLİKLERİ

A-MÜ’MİNLERİN ÖZELLİKLERİ 1-Müttekîdir 0nlar. Yani Allah’ın yasaklarından uzak dururl

SİTE HARİTASI