Cevaplar.Org

TABULAR YIKILIYOR-2-AHMED AKGÜNDÜZ-OSAV-İSTANBUL-1997

Tarih bize gösteriyor ki, başta peygamberler ve onların gerçek mirasçıları olan din adamları olmak üzere, insanlık âlemi, büyük insanların kıymetlerini zamanında tam takdir edememişlerdir. Sonradan ise, bu takdir edememenin cezasını, hem muâsır


Nurgül Dere

nurguldere@gmail.com

2010-07-30 16:42:22

 

Tarih bize gösteriyor ki, başta peygamberler ve onların gerçek mirasçıları olan din adamları olmak üzere, insanlık âlemi, büyük insanların kıymetlerini zamanında tam takdir edememişlerdir. Sonradan ise, bu takdir edememenin cezasını, hem muâsırı olan insanlar ve hem de onların nesilleri çekmişlerdir. S:87

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul'u kılıç zoruyla fethettiği halde, sırf sulh yolunun burada yaşayan gayr-i Müslimlere daha yararlı olmasından dolayı, araya giren papaz ve hahamların arzusuyla, İstanbul'u sanki sulh yoluyla fethetmiş gibi kolaylıklar göstermiştir. S:118

Bütün hukukî davalarda, gayr-i Müslim ile Müslüman arasında fark yoktur. Bu dediklerimize, İstanbul'daki kiliseler, havralar, mezarlar, arşivlerdeki belgeler ve Yorgi'ye karşı Ahmed'i, Dimitri'ye karşı Osman'ı mahkûm eden mahkeme kararları, en büyük delillerdir. S:119

Cem'iyyet-i Umûmiyye-i Museviye tarafından Padişah Abdul-hamid'e bir teşekkür yazısı sunuluyor. Bu mektubda şunlar ifade ediliyor:
1492 senesi ilk baharında İspanya'dan kovulan ve Osmanlı Devletine sığınan Museviler, orada her çeşit zulüm ve baskıya maruz kaldıkları halde, sizin saltanatınızın merhametine sığınarak huzur ve emniyetle memleketinizde geçimlerin temin etmişler ve gün geçtikçe her açıdan ilerlemişlerdir. S:128

İşte bizim ecdadımız, İslâmiyetten aldıkları yüce ruhla, başta Yahudiler olmak üzere bütün gayr-i Müslimlere böyle davrandıkları halde, bizatihi Yahudiler, böyle iltifat ettikleri Sultan Abdül-hamid'e sonradan hıyânet etmişlerdir. S:132

Anadolu'da yaşayan insanların, alevî olsun Sünnî olsun, üç önemli düşmanı mevcuttur. İhtilâf, cehâlet ve fakirlik. Biz, millet olarak, ihtilafa karşı ittifâk silahını; cehâlete karşı ilmin ve fennin elmas kılıncını ve fakirliğe karşı da çalışmak ve san'at mermilerini kullanıp, bu üç düşmanımızı yenmedikçe, bugün içine düştüğümüz problemlerin çaresini bulmakta güçlük çekeriz. S:135

Önemle ifade edelim ki, bugün ve her zaman, Müslümanım ve ehl-i sünnetim diyen herkesin her sıfatı Müslüman olmadığı gibi, alevîyim diye ortaya çıkan herkesin de her sözü, hareketi ve sıfatı alevî değildir. S:135

Fundemantalizm=Köktendincilik…
…Bediüzzaman'ın ifadesiyle "Avrupa oradan üflüyor, biz burada oynuyoruz." Bu kelimeler, Amerika ve Avrupa'nın istihbarat örgütlerinin Müslüman ülkelerdeki halkı bölmek için ürettikleri oyun kelimelerdir. S:169

Kökten dinci olmayanın karşılığı lügat itibariyle kökten dinsiz değil midir? Her Müslüman kökten ve tamamen dindardır. Dini esaslardan taviz verene dindar denilir mi?

Ancak bir kısım çevreler kendilerinden menkul bu kelimeye kendilerine has ve İslâma muhâlif bir kısım manalar veriyorlarsa, bunun hesabını onlara sormak lâzımdır. S:169

Gerçekten kuru bir ırkçılık fikri, Avrupa tarafından İslâm âlemini ve özellikle Osmanlı Devleti'ni parçalamak için içimize bir Frenk illeti olarak atılmıştır. S:245

Emeviler devrinde İslâm âlemine büyük zarar veren; II. Meşrutiyet'in başında kulüpler şeklinde Osmanlıyı bölen ve I. Dünya Harbinde Osmanlıya karşı düşmandan daha tehlikeli bir silah olarak kullanılan ırkçılık fikri, şimdi de, Doğu'da İslâm kardeşliğine karşı kullanılmak istenmektedir. S:245

Hem Doğu hâdiseleri ve hem de diğer gelişmeler göstermektedir ki, Anadolu insanlarını bir arada yaşatacak ruh ve bir nevi manevî tutkal, bazı iddiaların ve Cumhuriyetin ilk yıllarındaki tatbikatın aksine, kuru bir Türkçülük değildir, Doğu'daki din kardeşlerimiz bilmeli ve herkes de dikkat etmelidir ki, bu ruh ve manevî tutkal, Kürtçülük de değildir. Bir şahsın sevgi veya nefreti de değildir.

Devlet, bir şahsa muhabbet ile devlete muhabbet kavramlarını birbirinden mutlaka ayırmalıdır. Bir şahsı sevmek veya sevmemek, devleti ve onun şanlı ordusunu sevmek veya sevmemek demek değildir. S:266

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

DİN GERÇEĞİ

DİN GERÇEĞİ

Vehbi Vakkasoğlu, Cihan Yayınları-İst.-1984 1. Bu iklimin ekmek ve suyu ilim ve teknoloji; nefe

SANAYİLEŞMENİN KÜLTÜR TEMELLERİ

SANAYİLEŞMENİN KÜLTÜR TEMELLERİ

John Nef; Çev.:Prof. Erol Güngör; Kalem Yayıncılık A.Ş. İst.-1980 1. *Sanayileşmeyi yarata

BİLGİ TOPLUMU VE EKONOMİK GELİŞME, PROF. DR. HÜSNÜ ERKAN

BİLGİ TOPLUMU VE EKONOMİK GELİŞME, PROF. DR. HÜSNÜ ERKAN

1. Sanayi devrimi ile ortaya çıkan yeni teknolojiler, yeni bir üretim ortamı ve yaşam biç

BİLİM TARİHİ, CEMAL YILDIRIM

BİLİM TARİHİ, CEMAL YILDIRIM

Geçmişin (günümüzde) dokunulmaz sayılan pek çok otoriteleri, varsayım ve inançları bilimin

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- 8. BÖLÜM

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- 8. BÖLÜM

SONUÇ (…) Bir devlet otoritesi ile hareket etmeyen, hakikatte herhangi bir devletin belirli bi

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- 7. BÖLÜM

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- 7. BÖLÜM

MİHVER’E (AXIS) DOĞRU (…) Alacaklılarının akbaba misali tepesinden ayrılmadıkları ger

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- 6. BÖLÜM

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- 6. BÖLÜM

GELENEĞİN BÖLÜNMEZLİĞİ (…) Ne orijinal ne de felsefî olarak teolojik düşünce sahibi

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- 5. BÖLÜM

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- 5. BÖLÜM

BİR NESLE KILAVUZLUK: KUZEY AFRİKA (…) Nüfuzunun en hissedilir (s. 185) olduğu yer Mağrip

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- 4. BÖLÜM

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- 4. BÖLÜM

İSLÂMCI MİLLİYETÇİLİĞİN MÜDAFAASI: ARAP DOĞU Doğu’da Suriye ayaklanmasının başar

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- 3. BÖLÜM

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- 3. BÖLÜM

ARAP DAVASININ BENİMSENMESİ (…) Arslan’ın (…) Kendi hayatı Dürzî içe dönüklüğün

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- 2. BÖLÜM

BATI’YA KARŞI İSLÂM-WILLIAM I. CLEVELAND- 2. BÖLÜM

SAVAŞ VE SÜRGÜN 28 Ekim 1914’te Osmanlı İmparatorluğu I. Dünya Harbi’ne girdi ve Orta

et-Teğabün: 3

Gökleri ve yeri yerli yerince yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş ancak O'nadır. (Mürşid 3.1 adlı yazılım-Turan Yazılım-(www.turan.com.tr) )

GÜNÜN HADİSİ

Mü'minin sezgisinden sakının, çünkü o Allah'ın nuruyla bakar.

Taberani

TARİHTE BU HAFTA

*Hac'da Tünel Faciası 1426 Ölü(2 Temmuz 1990) *Cezayir İstiklale Kavuştu(3 Temmuz 1962) *Barbaros Hayreddin Paşa Vefat Etti(4 Temmuz 1546) *İstanbul'da Matbaa Açılmasına Padişah İradesi(5 Temmuz 1727) *Mukaddes Emanetler Sultan Selim'e Teslim Edildi.

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI