Cevaplar.Org 1xbet para cekmeimplant dis fiyatlari

ASRIMIZDA İSLAM TETKİKLERİ- Ebu’l Hasan en Nedvi-terc: Abdülaziz Hatip -Işık Yay.-İzmir-1993

Müsteşriklerin pek çoğu yazdıklarına belli ölçüde bir zehir katar. Fakat bunu yaparken çok titiz davranırlar. Ve o belli ölçüyü kaçırmamaya özen gösterirler.” sh.6-7


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2010-07-16 13:39:56

“Bir kısım oryantalistler, İslami ilimleri inceleme konusuna hayatlarını adamış ve bunun için büyük çaba sarf etmişler, hiçbir politik, ekonomik ve dini faktörün tesirinde kalmaksızın ve sırf ilme olan düşkünlük ve bundan aldıkları zevkle şark ve İslam ilimlerini araştırmaya koyulmuşlar ve bu uğurda büyük gayret sarf etmişlerdir.” sh:2-3

Müellif, insaflı oryantalistlere şu isimleri örnek veriyor; The Preaching of İslam(İslam’ın İntişar Tarihi adıyla dilimize çevrildi) yazarı Thomas Arnold, Stanley Lane Poole, Dr. A. Sprenger, Edward William Lane, El Mucem-ül Müfehres’i hazırlayan A. J. Wensinck, G. B. Strenge. Sh:: 3-4

Müsteşriklerin pek çoğu yazdıklarına belli ölçüde bir zehir katar. Fakat bunu yaparken çok titiz davranırlar. Ve o belli ölçüyü kaçırmamaya özen gösterirler.” sh.6-7

• “İslam ve Arap dünyasının zayıflığı ve ilmi araçlarının yetersizliğinin bir delili de, öz İslami konularda bile müsteşriklerin yazdıklarına dayanmalarıdır.”sh:7

• “ İnsanlık hayatının herhangi bir yönündeki boşluk ve ihtiyaç uzun süre devam etmez.”sh:11

• Hindistan’da merhum Şeyh Rahmetullah Keyrevani, Mizan-ul Hak diye bir kitap yazarak bütün İslam âlimlerine meydan okuyan misyoner papaz G. Pfander ile 1854’te 3 gün süren bir münazara yapmış ve onu İncil’in 8 yerde tahrif edildiğini itiraf ile yenilgiye uğratmıştı. Daha sonra İncil’deki çelişkileri İzhar-ı Hak adlı eseri ile kaleme aldı. sh:17-18

İzhar-ı Hak yayınlanınca İngiltere’deki London Times gazetesi şöyle yazmış: “Eğer insanlar bu kitabı okumaya devam ederse, dünyada Hıristiyanların ilerleyişi durur.” sh: 18

• Merhum müellif, M. Hamidullah için şöyle diyor: “İlmi çalışmalarının şöhreti doğuyu ve batıyı tutmuş olan delerli dostumuz Dr. Muhammed Hamidullah” sh:25

• “Üstad Hamidullah hazırladığı ‘Sahifa Hemmam bin Münebbih’ adlı eseriyle hadis toplama ve kitaplaştırma faaliyetinin bizzat Resulullah döneminde başladığını, sahih ve sünen sahiplerinin devrine kadar hiç kesintisiz ve fetretsiz devam ettiğini ispat etmiştir.” sh:26

• “Muhammed Esed’in ‘İslam Yollarının Ayrımında’ kitabı sadece Asya kıtasında değil, bütün bir İslam dünyasında fikri bir uyanış, ruhi bir güven ve kuvvetli bir inanç sağlamıştır. Biz uzun bir dönemden beri Hz. Peygamberi (sallallahu aleyi ve sellem) ve İslam medeniyetini bu kitap kadar güçlü ve etkili biçimde müdafaa eden başka bir yazar ve kitap bilmiyoruz.”sh:27

• “Şibli Numani’nin telif ekolü, İslam’ın ilk dönemlerine ait konularda geniş bilgi ve bol malumatın yanı sıra, ince araştırma ve tahkik, fikri ölçülülük, doğru görüş, isabetli düşünce, ilmi dikkat ve derinlikle parlayan eserler bıraktı. Bu ekolde yetişenler bu konuda öncü rolünü oynadılar. Çünkü bu konulara ilk el atanlar onlardır. Dil, üslup ve açıklama yönlerinde bütünüyle ciddi araştırma yöntemlerine uydular. Yazılarında büyük bir edebiyat ve yazım zevk ve tatlılığı bulunmaktadır.

…Çağdaş batı kültürüyle yetişmiş Müslüman evlatlarına, dini inanç ve esaslara, İslam’ın kültür ve medeniyetine, kendi parlak tarihlerine, dil ve edebiyatlarına karşı yeniden güven aşılamada bu zatların yazdıklarının büyük katkısı olmuştur.

…Öte yandan bu zatların yazdıklarının en belirgin özelliği, orijinal ve nezih olması ve büyük çapta, ifrat, tefrit ve yanlış anlaşılmaktan uzak bulunmasıdır. Zaten bu tür aksaklıklar, tabiatıyla konuları doğrudan değil de dolaylı olarak ele almaktan ve temel kaynaklardan değil de tâli kaynaklardan yararlanmaktan ileri geliyor. Nitekim Avrupa müsteşrikleri, İslam dini hakkında araştırma yapan Batılı ilim adamları ve onların Doğu ve Batı’daki öğrencileri hep bu dolaylı yaklaşımın kurbanı olmuşlardır.

Sözünü ettiğimiz âlim ve müelliflerin ise aynı duruma düşmemesinin sebebi, Arapça ve Farsçaya olan derin vukufiyetleri, İslami ilimleri tahsil etmeleri, sistemli bir metodla bu ilimleri okuyup mezun olmaları, İslam’ın asli kaynaklarına doğrudan müracaat etme imkânları ve diledikleri an bu kitaplara başvurarak onlardan istifade etme konusunda yeterlilikleridir.”sh:39

• Müellif-i muhterem, merhum üstaz Mevdudi hakkında şu değerlendirmede bulunuyor: “Her dönem ve her yerde bütün âlimler arsında görülebileceği gibi bizim de kendisine iştirak edemeyeceğimiz bir takım görüşleri, farklı bakış açılarımız ve mülahazalarımız bulunmakla birlikte şu gerçeğe işaret etmek gerekmektedir; Mevdudi’nin yüksek seviyede ve güçlü bir üslupla söz söylediği ilk ilmi araştırmaları, asrın problemleri ve bunların İslami çözümleri hakkında makale ve risaleleri fikri bir tedirginlik ve kargaşa içinde sıkıntı çeken ve bir geçiş dönemi yaşayan İslami çevrelerde büyük bir yankı uyandırmıştır.” sh:43

• Müellif, İhvanın Suriye’de önde gelenlerinden merhum Mustafa Sibai hakkında diyor ki: “Mücahid ve İslam davetçisi dostumuz Mustafa Sibai‘nin ‘Es Sünnetü ve Mekanetuha fi teşrihil İslam’ adlı eseri ile kendi konusunda yazılmış eserlerin en üstünü ve en kapsamlısıdır. sh:57.

• Müellif, Şehid Seyyid Kutup’un İslam’da İçtimai Adalet” adlı eseri ile ilgili şu yorumda bulunuyor: “Bu satırları yazan, sözkonusu eseri takdir etmekle ve yazarı hakkında dostluk ve sevgi bağı taşımakla birlikte üçüncü halife Osman bin Affan ile ilgili iddiaları ve halife Muaviye bin Ebi Süfyan’ın tenkidi konusunda ileri sürülenlere katılamamaktadır.” sh:59

• “Dostumuz Dr. Eş şeyh Yusuf el Kardavi’ye gelince onun da ‘Fıkhu’z- Zekat’ isimli eseri büyük ansiklopedik bir çalışma olarak kendi sahasında en kapsamlı eserdir.” sh:60

• “Mısır’da İhvan-ı Müslimin hareketinin tesiriyle güçlü ve edebi bir telif hareketi doğmuştur.” sh:60

• “Tam bir asırdır ki, Avrupa gençliğimize ve akıllarımıza el koymuş bulunuyor.” sh:65

• “Bugün İslam dünyasının yeni ve güçlü İslami eserleri ürün vermeyi hedefleyen ilmi teşkilatlara ihtiyacı var.” Sh:66

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

O halde sabret. Sonunda kazanacak olanlar, elbette Allah'tan korkup sakınanlardır.

Hûd, 49

GÜNÜN HADİSİ

Yeryüzünde bir kötülük işlendiği vakit, ona şahid olan bunu takbih ederse (kötü olduğunu te'yid ederse), o kötülüğü görmemiş gibi zararından kurtulur. O kötülüğe şahid olmadığı halde, işittiği zaman memnun kalan kimse, sanki şahid olmuş gibi manen zarar

Ebu Davud, Melahim 17, (4345)

TARİHTE BU HAFTA

*Gençlik ve Spor Bayramı(19 Mayıs) *Gençlik Haftsı(19-25 Mayıs)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI