Cevaplar.Org

SÛRE -2. BÖLÜM-

İlim adamları Kur’ân'ı Mekkî ve Medenî olmak üzere iki kısma ayırmışlardır: Mekkî Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem'e Medine'ye hicretinden önce inen buyruklara denir. Medenî ise Rasûlullah’a Medine'ye hicretinden sonra inen


Nigâr Dere

nigardere@gmail.com

2010-06-21 17:57:25

Mekkî ve Medenî (Kur'ân'ın Mekke'de ve Medine'de İnen Bölümleri)

"Kur'ân-ı Kerim yirmiüç senelik bir süre içerisinde Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem'e kısım kısım indirilmiştir. Rasûlullah bu sürenin çoğunluğunu Mekke'de geçirmiştir. Yüce Allah buyuruyor ki:

"Biz onu insanlara ağır ağır okuyasın diye bölüm bölüm ayırdığımız bir Kur'ân olarak (indirdik). Biz onu kısım kısım indirdik." (el-İsrâ, 17/106)

Bundan dolayı ilim adamları -yüce Allah'ın rahmeti üzerlerine olsun- Kur'ân'ı Mekkî ve Medenî olmak üzere iki kısma ayırmışlardır:

Mekkî Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem'e Medine'ye hicretinden önce inen buyruklara denir.

Medenî ise Rasûlullah'a Medine'ye hicretinden sonra inen buyruklara denir."(1)

"Bu konuda âlimlerin inceledikleri en önemli meseleler şunlardır:

1- Mekke'de inenler. 2- Medîne'de inenler. 3- Hakkında ihtilâf edilenler. 4- Medenî sûrelerdeki Mekkî âyetler. 5- Mekkî sûrelerdeki Medenî âyetler. 6- Mekke'de inip hükmü Medenî olanlar. 7-Medîne'de inip hükmü Mekkî olanlar. 8- Medenî olanda Mekkî nüzule benzeyenler. 9- Mekkî olanda Medenî nüzule benzeyenler. 10- Mekke'den Medîne'ye taşınanlar. 11- Medine'den Mekke'ye taşınanlar. 12- Gece inenler, gündüz inenler. 13- Yazın inenler, kışın inenler. 14- Hazarda inenler, seferde inenler.

Bunlar temel meseleler (nev'iler) olup, bunların ekseni, Mekkî ve Medenî'ye dayanır. Bundan dolayı, "Mekkî ve Medenî İlmi" diye adlandırılmıştır."(2)

"(…) Mekkî ve Medenî ilmi kendisini kuşatan büyük ilgiye değer bir bilgi olup İslâm davetinin merhalelerini ve olaylarla tedrici olarak gelişen hikmet dolu adımlarını tesbit etmek, hem Mekke, hem de Medinede ve diğer yerlerde, yaşayanlarla ilişkilerini inceleyebilmek ve hem mü'minlere, hem müşriklere ve hem de ehli kitaba yapılan çeşitli hitapları zaptedebilmek için gerekli bir ilimdir."(3)

"Bir sûrenin Mekkî veya Medenî olduğunu bilmenin, aynı konuda değişik hükümler ifade eden birden fazla âyetlerin, nâsihini mensûhundan ayırmak sûretiyle kesin bir hükme bağlanmasında; Kur'ân'ın tahrif ve tağyirinin (bozulmasının ve değiştirilmesinin) önlenmesinde ve ayrıca teşrî tarihinin bilinip, tedricî tekâmülün ortaya konulması… hususlarında büyük faydaları vardır."(4)

"Bu ilmi hakkı ile ihata etmek bu geniş çerçeveli hususları bilmekle mümkün olduğundan konuları ve şekilleri de pek çoktur. O, hem zaman açısından bir tertip, hem mekân bakımından bir tahdit, hem konu bakımından bölümlere ayırma ve şahsî bakımdan da bir tayindir. "Mekkî, hicretten sonra da olsa Mekke de nazil olandır." diyen mekânı göz önünde bulundurmuştur. "Mekkî, Mekkelilere hitap eden ve Medenî de Medinelilere hitap edendir" diyen, muhatap olan şahısları gözetmiştir. "Mekkî, Mekke dışında nazil olmuş olsa bile Rasulullah'ın Medine'ye, hicretinden önce nâzil olandır. Medenî ise, Medinede nazil olandır." diyen, İslâm'ı davet merhalelerinde zaman sırasını gözetmiştir ki, meşhur olan görüş budur."(5)

"Kur'ân'ın Mekkî bölümleri üslûb ve konu bakımlarından Medenî bölümlerden ayrılmaktadır."(6)

"Sûrelerin Mekkî ve Medenî oluşları hakkında Hz. Peygamberden bir açıklama gelmemiştir. Zira onun sağlığında sahabenin böyle bir beyana ihtiyacı yoktur. O halde sûrelerin Mekkî mi, Medenî mi olduğunu bilmek sahabe ve tâbiûndan gelen haberlere dayanacaktır. Çünkü onlar vahyi müşahede etmişler ve vahiylerin zamanını ve sebebi nüzûllerini gözleriyle görmüşlerdi. Böyle olmasına rağmen sûrelerin Mekkî ve Medenî olduğunu gösteren alametler de yok değildir."(7)

 Üslûb Bakımından Farklılıklar

1. Mekkî buyruklarda çoğunlukla görülen güçlü bir üslûb ve sert bir hitaptır. Meselâ, el-Müddessir ve el-Kamer sûrelerini okuyabilirsiniz.

Medenî buyruklarda çoğunlukla görülen ise yumuşak bir üslûb ve kolay bir hitaptır. el-Mâide sûresini örnek olarak okuyabilirsiniz.

2. Mekkî sûrelerde çoğunlukla âyetler kısa, getirilen deliller güçlüdür. Örnek olarak Tûr sûresini okuyabilirsiniz.

Medenî buyruklara gelince, Medenî âyetler çoğunlukla uzun ve herhangi bir delil getirilmeksizin serbest bir şekilde hükümler sözkonusu edilmektedir. Bunun için el-Bakara sûresindeki deyn (borçlanma) âyetini (el-Bakara, 2/282) okuyabilirsiniz.

Konu Bakımından

1. Mekkî buyruklarda çoğunlukla görülen, tevhid ve doğru akideye dair açıklamalardır.

Medenî buyruklarda çoğunlukla görülen ise ibadetlere ve muamelata dair geniş açıklamalardır.

2. Kur'ân'ın Medine'de inen bölümlerinde cihad, cihada dair hükümler, münafıklar ve onların durumlarına dair geniş açıklamalar yer alır. Çünkü durum bunu gerektiriyordu. Zira Mekkî buyrukların aksine Medine'de cihad emri teşrî' buyurulmuş ve münafıklık ortaya çıkmıştı.(8)

KUR'ÂN'IN MEKKÎ VE MEDENÎ SÛRELERİNİN BELAGAT FARKLILIĞI

Üstad Bediüzzaman'ın konu hakkındaki beyanı şöyledir:

Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyânın Mekke sûreleriyle, Medine sûreleri belâgat noktasında ve i'caz cihetinde ve tafsil ve icmal veçhinde birbirinden ayrı olmasının sırrı ve hikmeti şudur ki:

Mekke'de, birinci safta muhatap ve muarızları, Kureyş müşrikleri ve ümmîleri olduğundan, belâgatça kuvvetli bir üslup-u âlî ve i'cazlı, muknî, kanaat verici bir icmal ve tespit için tekrar lâzım geldiğinden, ekseriyetle Mekkiye sûreleri erkân-ı imaniyeyi ve tevhidin mertebelerini gayet kuvvetli ve yüksek ve i'cazlı bir îcaz ile tekrar edip ifade ederek, mebde' ve meâdı, Allah'ı ve âhireti, değil yalnız bir sayfada, bir âyette, bir cümlede, bir kelimede, belki bazan bir harfte ve takdim, tehir ve târif ve tenkir ve hazf ve zikir gibi heyetlerde öyle kuvvetli ispat eder ki, ilm-i belâgatın dâhî imamları hayretle karşılamışlar.(9)

Mekkî ve Medenî buyrukları bilmek, Kur'ân ilimleri arasında önemli bir çeşittir. Çünkü bunun birtakım faydaları vardır. Bu faydaların bir kısmını şöylece sayabiliriz:

1. Kur'ân belâğatının en yüksek mertebelerinde ortaya çıkması. Çünkü herbir topluma kendi durumlarına uygun güçlü ve ağır yahut yumuşak ve kolay üslûblarla hitap edilmiştir.

2. En üstün amaçlarıyla teşriî hikmetin ortaya çıkması. Çünkü teşrî muhatapların teşriî hükümleri kabul ve uygulamaya istidâdları ve muhataplarının durumlarının gereğine uygun olarak, ümmetlerin durumuna göre tedrici olarak kısım kısım gerçekleştirilmiştir.

3. Yüce Allah'ın yoluna davet edenlerin eğitilmesi ve onların Kur'ân-ı Kerim'in muhataplar açısından üslûb ve konuların seçiminde izlediği yolu izlemeye yönlendirmesi. Çünkü Kur'ân daha önemliyi önceleyen bir üslûba sahiptir. Ayrıca sıkılığın ve kolaylığın yerli yerince kullanılması konusunda da davetçiler bu yolla eğitilirler.

4. Biri Mekkî, diğeri Medenî olmak üzere iki âyet bulunsa ve bunlarda neshin şartları bulunacak olursa, nâsih mensûhtan ayırdedilebilir. Çünkü Medine'de inen buyruk Mekke'de inen buyruğu neshedici olur. Çünkü Medine'de inen âyet, Mekke'de inenden daha sonra inmiş demektir."(10)

"Sûrelerin Mekkî ve Medenî oluşu hakkındaki görüşler üç grubda toplanmaktadır.

1- Vahyin nâzil olduğu mekân dikkate alınarak yapılan taksim.

2- Hicret nazarı itibare alınarak yapılan taksim.

3- Muhatablar nazarı dikkate alınarak yapılan taksim."(11)

Devam edecek…

DİPNOTLAR

1- Muhammed Salih el-Useymîn, Tefsir Usulüne Giriş, Çev. M. Beşir Eryarsoy.

2- Menna Halil el–Kattan, Ulumul Kur'ân, Timaş Yayınları.

3- Subhi es-Salih, Kur'an İlimleri, Hibaş Yayınları.

4- Abdurrahman Çetin, Kur'an İlimleri ve Kur'an-ı Kerim Tarihi, Dergâh Yayınları, İstanbul, 1982.

5- es-Salih, a.g.e.

6- el-Useymin, a.g.e.

7- İsmail Cerrahoğlu, Tefsir Usulü, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, 2009.

8- el-Useymin, a.g.e.

9- Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, Zehra Yayıncılık, İstanbul, 2007.

10- el-Useymin, a.g.e.

11- Cerrahoğlu, a.g.e.

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

Veysel Yıldır, 2010-06-22 10:01:04

Çok birikimli yazılar. İlgiyle takip ediyoruz. Çok iyi düşünmüşsünüz ve takdimler de öyle..

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

DİĞER YAZILAR

TEFSİR – TE’VİL-3-

TEFSİR – TE’VİL-3-

Te'vil, bir karineden dolayı lafzın muhtemel manalarından birisini tercih anlamı taşıdığı

TEFSİR – TE’VİL-2-

TEFSİR – TE’VİL-2-

Tefsir Çeşitleri Tefsirciler, öteden beri tefsir çeşitlerini genellikle “rivâyet tefsiri”

TEFSİR – TE’VİL-1-

TEFSİR – TE’VİL-1-

Tefsir, Peygamber Efendimiz’in (s.a.s) bazı âyetleri açıklaması ile başlamış ve bu bakımd

KUR’ÂN’DA SUAL VE CEVAPLAR

KUR’ÂN’DA SUAL VE CEVAPLAR

Kur’ân-ı Kerim’de çeşitli sualler ve bunlara verilen çeşitli cevaplar vardır. Bunlar kend

MÜCMEL-MÜBEYYEN

MÜCMEL-MÜBEYYEN

Sözlükte "veciz söz, özet ve kısa söz, teennî ve itidal ile hareket etmek, güzelleştirmek

MÜŞKİLÜ’L-KUR’ÂN

MÜŞKİLÜ’L-KUR’ÂN

Eğer kişi cehaleti sebebiyle âyetler arasında bir çelişki hissederse, zıt mana taşıdığı

MECÂZU'L-KUR'ÂN

MECÂZU'L-KUR'ÂN

Kur'ân-ı Kerîm'deki mecâzi lafızların tefsirini konu alan ilim dalı ve bu dalda yazılan es

EMSÂLÜ’L KUR’ÂN

EMSÂLÜ’L KUR’ÂN

Kur'ân'dan doğan meseller (emsâlü'l-Kur'ân): (Şah damarından daha yakın), (Örümceğin

CEDELÜ'L-KURÂN (Kur'ân'ın Tartışma Yöntemi)

CEDELÜ'L-KURÂN (Kur'ân'ın Tartışma Yöntemi)

İslâm düşünce tarihi boyunca Kur'ân-ı Kerîm'in tartışma yöntemlerini konu alan "Cedel

AYETLER VE SURELER ARASINDAKİ UYGUNLUK (TENASUBİ’L-AY VE’S-SÜVER)

AYETLER VE SURELER ARASINDAKİ UYGUNLUK (TENASUBİ’L-AY VE’S-SÜVER)

"Münâsebet" ilmi konu itibariyle kelime veya cümleler arasındaki anlam benzerliğini, irtibat

HAVÂSSÜ'L-KUR'ÂN

HAVÂSSÜ'L-KUR'ÂN

Esmâ-i hüsnâ île bazı sûre ve âyetlerin dileklerin kabulündeki tesirlerini ifade eden bir ta

et-Teğabün: 3

Gökleri ve yeri yerli yerince yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş ancak O'nadır. (Mürşid 3.1 adlı yazılım-Turan Yazılım-(www.turan.com.tr) )

GÜNÜN HADİSİ

"Nerede olursan ol, Allah'tan kork! Kötülüğün ardından onu silecek bir iyilik yap! İnsanlara iyi ahlakla davran!"

Tirmizi

TARİHTE BU HAFTA

*Misâk-ı Milli'nin Kabûlü(28 Ocak) *İlk Türkçe Ezan Okutturuldu(29 Ocak) *Yavuz Selim'in Kahire'yi Fethi(30 Ocak) *İbrahim Müteferrika Osmanlı'da İlk Matbaayı Kurdu(31 Ocak) *482 Senedir Camii Olan AYASOFYA Müzeye Çevrildi(1 Şubat)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI