Cevaplar.Org

ALİ ULVİ KURUCU BEYİN BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİ HAKKINDAKİ BAZI MÜLAHAZALARI


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2010-01-30 02:08:37

Ufûlünün sekizinci sene-i devriyesinde ruhunun şad olması duasıyla…

Değerli mütefekkir, şair ve gönül adamı Ali Ulvi Kurucu,1922 yılında Konya’da doğdu. 1939 yılında ailesiyle birlikte Medine’ye yerleşti. Yüksek tahsilini Mısır’daki El Ezher Üniversitesi’nde tamamlayan Kurucu Hocaefendi, Mısır dönüşünde Medine’de uzun seneler devam ettirdiği Sultan Mahmud ve Şeyhülislam Arif Hikmet Kütüphanelerinin Müdürlüğü’nden 1985 yılında emekli olarak tamamladı. 80 yaşında Hakk’a yürüyen Kurucu Hocaefendinin şiirleri başta olmak üzere birçok eseri kitaplaştırıldı. Şiirde Mehmet Akif Ersoy’un şiir üslubunu zamanımızda devam ettiren nadir şahsiyetlerden olan Kurucu Hocaefendi, nesir sahasında da değerli eserler verdi. Ruhuna bir Fatiha okumanız ricamızla. Salih okur-Cevaplar.org

Merhum Ali Ulvi beyin, Üstad’a karşı olan sevgisi için Tarihçe-i Hayat’a yazdığı önsöz yeter aslında. Tafsilatını ona havale ederek, kısaca hatıralarından bazı pasajlar nakledelim: “Kahire’deki talebelik yıllarımda gerek Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi’den, gerek Zahid El Kevseri’den, İhsan Efendi’den ve Türkiye’den gelen zevattan Bediüzzaman Said Nursi’nin ismini ve müstesna bir insan olduğunu işitirdim.”(1)

“Müstesna insan. Fevkalade zeki bir zat. Bediüzzaman ünvanı kendisine doğudaki hocaları tarafından verilmiş. Zamanın harikası demek. Osmanlı devletinin son yıllarında Sabri Efendi ile birlikte Dar-ül Hikmet-il İslamiye’de âzâ olarak bulunmuş. Müstesna bir âlim olarak hem eski Arapça medrese ilimlerini bilir,

hem de günün fizik, biyoloji, astronomi gibi modern ilimlerine âşinadır. Nadir bulunan bir zeka ve deha sahibidir.”(2)

“1946’da Medine’de bir gün Arif Hikmet Kütüphanesine Eğinli Hacı Hafız Efendi’yi ziyarete gittiğimde kütüphaneye Sirac-ün Nur isminde, Osmanlıca taş baskısı bir kitap gelmişti. Kütüphane listesine kaydettikten sonra, kitabı kuşbakışı denecek kadar kısa bir tetkikim oldu. Kitabın müstesna fikirlerle dolu, imana ve İslami anlayışa yepyeni bir canlılık katan bir eser olduğunu anladım.”

 “Bu eserleri yazan insan mutlaka ilahi teyide mazhar oluyordu ki, yazdıkları, yanan bir gönülden çıktığı için okuyan insanların da gönlünü yakıyordu.”

“Önsöz ulaşınca Üstadın davranışını şöyle anlatmışlardı: Kendi yazılarını bile bir defa okutur, dinler, bazı kelimelerini değiştirirdi. Yazdığınız önsözü üç defa okuttu, hiçbir kelimesine dokunmadan şöyle dedi; “Bu bir iltifat-ı Muhammediyedir, aynen basılsın.”

“Artık o günden beri Üstad benim için yılmayan bir iman, sönmeyen bir ışık, kararmayan bir tarih ve kısılmayan bir ses idi.”(3)

 “Bir de Risale-i Nurların hayretimi mucip olan, ruhumu yakan, beni kendisine aşık eden bir tarafı vardı ki, Üstad bu eserleri hapiste irka suretiyle yani dikte ettirerek yazdırıyordu. Ben ise kütüphanelerde bulunuyorum. Önümde binler kitap var, eser yazamıyorum. O, hapiste bunları yazıyor.”(4)

Bilindiği gibi Üstad, uzun ve bereketli ömrünün bütün mesasini imanı kurtarmak gayesine teksif etmiştir. Risale-i Nur Külliyatının her satırında, dünya ve ahiret saadetinin imanda ve her türlü felaketin de inkârda olduğunu haykırmaları, basiret erbabı ariflerin, Allah tarafından dinin ihyasına memur edilen mücahidlerin, kalp gözleriyle sır perdelerinin arkasını görme halleridir.”(5)

“Risalelerin yazıldığı günlerde, anarşinin mevcut olmadığı zamanlarda “korkarım bu asil milletin evladları bir gün gelir anarşi çukuruna yuvarlanırlar”diyerek daha sonraki yıllarda hızla gelişen anarşinin ruhlarda bırakacağı tahribatı ta o günlerde işaret buyurmuşlardı.(6)

Irak alimlerinden Emced Zehavi’den bahsedeken Ali Ulvi bey şöyle demektedir; “İstanbul’da tahsilde bulunurken Mehmed Akif ve Naim beylerle, Bediüzzaman’la görüşüp konuştuğunu söylemişti. Merhum Bediüzzaman hazretleri hakkında kanaatlarını sormuştum. Şunları söyledi; “Bediüzzaman bir deha idi. Dışarıdan kendi halinde bir derviş gibi, öyle görünürdü. Ancak kendisiyle görüşünce kıymetini anlardınız.

O, hepimizi geçti. Bak, bu hükümet darbesi(1958’deki Irak Askeri darbesi) oldu, ben kaçtım geldim. Belki hayatımı kurtarırım da, dönüşte bir işe yararım dedim. Hapse atacaklar, zaten hasta bir adamım, hapse filan dayanamam. Onların ne suallerine cevap verecek ne de işkenceye dayanacak bir halim var.

Fakat Bediüzzaman hepimizi geçti. Faaliyetlerini takip ediyorum. Irak’ta sevenleri var. Siracünnur ve Zülfikar diye iki eserini getirdiler, okudum. E, o yüksek fıtrattan bu hizmetler beklenirdi. Asıl hoşuma giden tarafı, felaketlerden sonra ümidini kaybetmemesi, cihada devam etmesiydi. Türk milletine yaptığı bu hizmet unutulmaz.” (7)

Ali Ulvi beyin Üstad’a yazdığı bir mektuptan; “Cihankıymet Üstadım! Malûm-u fâzılaneleridir ki; son günlerde mukaddes davaya hizmet eden bazı tenvir ve irşad hareketleri doğmuş, fakat maalesef hiçbirisi Risale-i Nur külliyatının gördüğü mühim işi görememiş ve ihraz ettiği İlahî zaferi kazanamamıştır. Zira bu yol; Peygamberlerin, velilerin, âriflerin, sâlihlerin ve bilhassa canını canana seve seve feda eden ve sayısı milyonlara sığmayan kahraman şehidlerin mukaddes yoludur. Artık bu çetin yolda yürümek isteyenler, her an karşılarına dikilecek olan müdhiş mâniaları daima göz önünde tutmaları lâzımdır. Evet, bu yolda yürüyecek olanların, sizdeki sarsılmak bilmeyen imanla, yüksek ve İlahî irfanla ve bilhassa hârikulâde ihlâs ve feragatla mücehhez olmaları gerektir. Çünki bu mühim vadide Nur davasının takib ettiği tebliğ, tenvir ve irşad usûlü bambaşka hususiyetler taşımaktadır.(8)

Ali Ulvi Beyin Üstad hazretleri için yazdığı şiir:

“Gönüller Fâtihi Büyük Üstada

Nuruyla bütün gönlümü fetheyleyen üstad

Gönlüm seni, kudsî heyecanlarla eder yâd

İlhamıma can geldi beraet haberinle

Mü'minleri şâdeyleyen ulvî zaferinle

Sıyrıldı ufuklardan o kasvetli bulutlar

Göklerde melekler, bu büyük bayramı kutlar

Milyonların imanını kurtardı cihadın

Par-par yanar imanlı gönüllerdeki yâdın

Coşturmada imanları, binlerle vecizen

Tarihini kudsî heyecanlarla süzerken

İlhamımı mestetti tecellâ-yı cemalin

"Fâtih" gibi rehberleri andırmada halin

Dağlar gibi sarsılmadın, en korkulu günlerde

Her ânı ölümler dolu tazyikın önünde

Dünyalara dehşet salıyor sendeki iman

Sarsılmayan imanına düşman bile hayran

Rehber sana zira "Yüce Peygamberimiz"dir

Ölmez eserin: Gençliğe gösterdiğin izdir

Kur'an-ı Kerim'in ezelî feyzine erdin

İnsanlığa, iman ve kemal dersini verdin

Ey başlara Cennetlerin ufkundan inen tac

Âlem senin irfanına, irşadına muhtaç

Derya gibi nurlar taşıyor her eserinden

"Allah"a giden Nurcuların rehberisin sen

Milyonları derya gibi coşturmada "Sözler"

Cennetteki âlemleri seyretmede gözler

Hikmet dolu her cümlede, Kur'andaki nur var

Her lem'ada, binbir güneşin huzmesi çağlar

"Nur yolcusu" insanlığa örnek olacaktır

Kudsî heyecanlarla, gönüller dolacaktır

Mefkûresi, günden güne erdikçe kemale

Gark olmada iç âlemi, en tatlı visale

Coştukça denizler gibi kalbindeki iman

Bin ders-i hakikat veriyor ruhuna Kur'an

Âzadedir İslâmı saran tehlikelerden

Davası temiz çünki siyasî lekelerden

Her hamlesinin kuvve-i kudsiyesi vardır

Vicdanları mesteyleyen ulvî sesi vardır

Aşkın ezelî sırrına erdikçe gönüller

Yer yer donatır ufkunu sevda dolu renkler

Bir ülkeyi baştan başa fetheyledin ey Nur

Nurun olacaktır, bütün insanlığa düstur

Kur'an seni teyid ediyor mu'cizelerle

Ey şanlı gönül fâtihi hiç durmadan ilerle

Tarih-i hayatın doludur hârikalarla

Hiç sönmeden âlemde güneşler gibi parla

Manzume-i Şemsiyeyi temsil ediyorsun

Heybetli fezalarda hız almış gidiyorsun

İmanlı nesiller seni takib edecektir

Yıllarca, asırlarca peşinden gidecektir

Tarihi aşarken sen o iman dolu hızla

Milyonları aşmış bütün evlâdlarınızla

Birden açılır ruhuma esrarlı bir âlem

Vasfeyleyemez aşkımı, şiirimdeki nâlem!(9)

Kaynaklar

1-Bir Ömürden Sayfalar- Sare Kurucu- Marifet Yayınları-İst–2002

2-Ali Ulvi Kurucu Hatıralar-3: s: 267

3-Bir Ömürden Sayfalar- Sare Kurucu- Marifet Yayınları-İst–2002

4-Ali Ulvi Kurucu Hatıralar-3: s: 268

5-Gecelerin Gündüzü-Ali Ui Kurucu-s: 61-Marifet Yayınları-İst–2004

6-Gecelerin Gündüzü-s:62 Merhum Mehmed Feyzi Efendi de bir sohbetinde aynı meseeye parmak basmaktadır: “Şu andaki gibi gözümün önümde..Anarşi mevzuunda, Denizli mahkemesinde Üstad; ‘Bu milletin dinle olan rabıtaları ve bağları çözülürse, o zaman anarşi olur” demişti. O zaman ‘Anarşi de neymiş?’ “bu millet anarşist olmaz” diyenler, şimdi baksınlar da bu hali görsünler!..(Feyzi Efendi bu sözü 1970’lerde söylemiştir(Feyizli Sözler-s: 152)

7-Hatıralar- cilt:3-s: 366- haz: M. Ertuğrul Düzdağ- Kaynak Yay

8-Tarihçe-i Hayat-s:668

9-Mektubat-s: 464-465

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

murat akbulut, 2010-02-06 06:03:04

Aziz üstadım ruhun şad olsun.Yeni nesillerin de eserlerinden feyz alması en büyük temennimizdir.

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

DİĞER YAZILAR

“BİZE KATIL MOLLA MUHAMMED EMİN”

“BİZE KATIL MOLLA MUHAMMED EMİN”

Kıymetli ziyaretçilerimiz, geçen hafta Seyda Muhammed Emin Er merhumun “Hatıralarım” adlı

ÜSTAD BEDİÜZZAMAN’IN ŞEYH ALADDİN OHİNİ’YE SEVGİSİ

ÜSTAD BEDİÜZZAMAN’IN ŞEYH ALADDİN OHİNİ’YE SEVGİSİ

Merhum Şeyh Fethullah Verkanisi(v. 1901)’nin oğlu merhum allame Şeyh Alaaddin efendi(v. 1949)

BEDİÜZZAMAN’IN HAZRET’İ(ZİYAEDDİN NURŞİNİ) ZİYARETİ

BEDİÜZZAMAN’IN HAZRET’İ(ZİYAEDDİN NURŞİNİ) ZİYARETİ

Muhterem hocam Seyda Fehmi Türkmen Efendi, 27.09. 2019 Cuma günü kendilerini ziyaretimizde Nurşi

ŞEYH FETHULLAH VERKANİSİ’NİN MOLLA ABDULLAH NURSİ HAKKINDA DEDİĞİ SÖZ

ŞEYH FETHULLAH VERKANİSİ’NİN MOLLA ABDULLAH NURSİ HAKKINDA DEDİĞİ SÖZ

Değerli Seydalarımızdan Molla Şerif Arslan Hocaefendi 15.09. 2019’da, merhum Şeyh Fethullah V

BEDİÜZZAMAN’IN AİLE ŞECERESİ

BEDİÜZZAMAN’IN AİLE ŞECERESİ

Merhum Şeyh Fethullah Verkanisi’nin torunlarından değerli âlim merhum Gıyaseddin Emre Bey, Ü

VANLI ZEYNELABİDİN EFENDİ’NİN ANLATTIKLARI

VANLI ZEYNELABİDİN EFENDİ’NİN ANLATTIKLARI

Değerli hocam Seyda Molla Şefik İdikurt Efendi bir ders esnasında şu hatırayı anlattılar;

ÜSTAD BEDİÜZZAMAN’IN MUŞ’UN NOK KÖYÜNDE BİR GECE MİSAFİRLİĞİ

ÜSTAD BEDİÜZZAMAN’IN MUŞ’UN NOK KÖYÜNDE BİR GECE MİSAFİRLİĞİ

Emekli müftülerimizden Seyda Fehmi Türkmen Hocaefendi, 21.04. 2019 Pazar günü kendilerini evind

ŞEYH ASIM EFENDİ’NİN KALEMİNDEN BEDİÜZZAMAN-2

ŞEYH ASIM EFENDİ’NİN KALEMİNDEN BEDİÜZZAMAN-2

Sonra tekrar Van’dan Bitlis’e geldi. Onun hayatının geniş şekli yazılıdır.(bkz. Tarihçe-

ŞEYH ASIM EFENDİ’NİN KALEMİNDEN BEDİÜZZAMAN-1

ŞEYH ASIM EFENDİ’NİN KALEMİNDEN BEDİÜZZAMAN-1

Değerli ziyaretçilerimiz! Yeni bir hizmetimizi sizlere arz etmekle mesruruz. Geçen günlerde değ

BEDİÜZZAMAN’IN ŞAM HUTBESİ VE MUHADDİS ŞEYH BEDREDDİN EL HASENİ

BEDİÜZZAMAN’IN ŞAM HUTBESİ VE MUHADDİS ŞEYH BEDREDDİN EL HASENİ

Merhum Ali Uçar Bey bir sohbetinde anlatıyor; “Ali Sert Hocamdan dinlediğim şu hatırayı, Kon

CAFER ÇİM AĞABEY’İN HATIRALARI

CAFER ÇİM AĞABEY’İN HATIRALARI

Takdim Kıymetli ziyaretçilerimiz, edep, nezaket, tevazu timsali çok kıymetli bir insan-ı kâmi

İnkâr edenler, Allah'ın yolundan ve -yerli, taşralı- bütün insanlara eşit (kıble veya mâbed) kıldığımız Mescid-i Harâm'dan (insanları) alıkoymaya kalkanlar (şunu bilmeliler ki) kim orada (böyle) zulüm ile haktan sapmak isterse ona acı azaptan tattırırız.

Hac,25

GÜNÜN HADİSİ

Her kim bir namazı (kılmayı) unutursa (onu) hatırladığında kılsın. Onun bundan başka keffâreti yoktur.

KİTÂBU MEVÂKÎTİ'S-SALÂT-Buhari

TARİHTE BU HAFTA

*I.Dünya Savaşı Sona Erdi(11 Kasım 1918) *Bolu-Düzce-Kaynaşlı Depremi(12 Kasım 1999) *Mehmed Zahid Kotku Hz.lerinin Vefatı(13 Kasım 1980) *K.K.T.C Kuruldu(15 Kasım 1983) *Muhyiddin-i Arabi Hz.lerinin Vefatı(16 Kasım 1240)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI