Cevaplar.Org

KADER HAKKINDA ULU ORTA KONUŞANLAR

Devrilen bir otobüs, otobüsün yanında kanlı bir ceset, cesedin etrafında kalabalık bir topluluk... Ve konuşmalar... Biri, "Binme şu otobüse dedim, dinlemedi. Sözümü tutsa şimdi hayatta olacaktı," diyor. Diğeri ilâve ediyor: "Bütün suç ş


2009-12-30 05:26:05

Devrilen bir otobüs, otobüsün yanında kanlı bir ceset, cesedin etrafında kalabalık bir topluluk... Ve konuşmalar...

Biri, "Binme şu otobüse dedim, dinlemedi. Sözümü tutsa şimdi hayatta olacaktı," diyor.

Diğeri ilâve ediyor: "Bütün suç şoförde."

Farklı yorumlar: "Şoförün ne suçu var kardeş. Kaderinde bugün ölmek varmış. Otobüse binmese başka yerde, fakat aynı saatte yine ölecekti."

Yükselen itirazlar: "Olmaz öyle şey! Ne demek kaderinde varmış? Şoförün sarhoş bir hâlde yola çıkıp, direksiyon başında sızmasına ne demeli?"

Ve uzayıp giden tartışmalar... Bu tür sözlerin söylenmesi için ille büyük bir kazanın olması da gerekmiyor. Hemen her yerde, her konuda, "şöyle olmasaydı böyle olmazdı" veya "şu olsa bu olurdu" türünden konuşmalara şahit olmak mümkün.

Uluorta yapılan her yorum, kaderin ince bir meselesine temas ediyor. Nerede İslâmî ölçülere aykırı bir fikir varsa, orada ya bâtıl bir mezhebin veya çürük bir felsefenin kokusu vardır. Şuurla veya şuursuzca yapılan hemen her yorum, bir fikir sisteminin uzantısı. Şimdi yukarıdaki olayı ve konuşmaları değerlendirelim.

Otobüs devrilmeseydi adam ölür müydü? Şoförün kabahati var mı? Bu olay için "kader" hükmünü verebilir miyiz?

Mûtezileciler, "otobüse binmese veya kaza olmasa adam ölmezdi" diyor. Bunlar "kul fiilini yaratır" diyen, kaderi reddeden ve sebeplere hakikî tesir veren bir anlayışa sahip.

Cebriyeciler ise, "otobüse binmeseydi veya otobüs devrilmeseydi bile, adam başka bir yerde, başka bir sebeple aynı saatte yine ölecekti" hükmünü veriyorlar. Bu anlayışa göre, otobüsün kaderi ayrı, adamınki ayrıdır. İnsanın iradesi yoktur, o, denizde yüzen bir ceviz kabuğu gibidir. Bu durumda şoförün suçlu olduğundan söz edilemez elbet.

Bilindiği gibi, Mutezile ve Cebriye, yanlış fikirleriyle hak yoldan sapan iki bâtıl mezhebin adlarıdır.

Hak mezhep âlimleri ise derler ki: Geçmişte kalan olaylara ve musibetlere kader nazarıyla bakılabilir. Allah, otobüsle ölüm olayını önceden biliyordu, bilmeyen bizdik, vukuundan sonra biz de öğrenmiş olduk. Gelecekteki olayları bilmiyoruz, kaderim böyleymiş deyip tembellik ve tedbirsizlik edemeyiz." Söz gelişi, bir fakir, geçmişe bakarak, "kaderimde fakirlik varmış," diyebilir, ama gelecek hakkında, "fakir olmak istikbalde de benim kaderimdir, ne yapsam nafile" deyip de yatamaz.

Biz, otobüs ve kaza olayına "kader" diyebiliriz. Şoför meselesine gelince, o, sarhoşken araba kullandığı ve kazaya sebep olduğu için elbette suçludur. Malûm kazanın kaderde yer alması onu kurtaramaz.

Gelelim asıl soruya: Otobüs devrilmeseydi adam ölür müydü? Bu hususta âlimlerimizin cevabı gayet kısa ve nettir:

"Bilemeyiz!"

Bazen bilememek en büyük ilim oluyor, burada da öyle. Çünkü sebep ile sonucun kaderi tektir, ayrı ayrı değildir. Kaderde biri diğerine ayrılmaz şart olmuştur. Burada otobüs kazası sebep, adamın ölümü ise sonuçtur.

Bu hususta kaderin hükmü, "Adam otobüsün devrilmesiyle ölecek" şeklindedir. Otobüsün devrilmediğini farz edersek, öleceğine veya ölmeyeceğine ne ile hükmedeceğiz? Sebebi yok sayarsak, bu meselede kaderin hükümsüzlüğünü varsayıyoruz ki, o zaman biz neye dayanarak ölürdü veya ölmezdi diyeceğiz?

Allah, aynı gün ve saatte başka bir sebep yaratıp adamı öldürebilir veya tersine öldürmeyebilir, bu Onun sonsuz ilmine kalmış bir konudur.

Ömer Sevinçgül

Kulluğum Sultanlığımdır

Zafer Yayınları

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

PEYGAMBERİMİZ EBU CEHİL’E GİTTİ Mİ?

PEYGAMBERİMİZ EBU CEHİL’E GİTTİ Mİ?

Âlemlerin Rabbi Kur’ân’ında Resûlullah aleyhissalatu vesselamı bizim için ‘en güzel ör

MEAL OKUMAK KUR’AN’I ANLAMAK MIDIR?

MEAL OKUMAK KUR’AN’I ANLAMAK MIDIR?

Bir bayan, öğretmenlikten emekli olduktan sonra "başımı kapattım, namazlarımı kılmaya başl

ŞEHİD ÖLDÜĞÜNDE NE HİSSEDER?

ŞEHİD ÖLDÜĞÜNDE NE HİSSEDER?

Abdullah bin Zübeyr, bir daha hücuma geçince Şamlı askerler hazan yaprakları gibi kılıcını

İRADEMİZİ TERBİYE EDELİM

İRADEMİZİ TERBİYE EDELİM

A.J. Cronin, Reader’s Digest, Amerika Otuz sene evvel(1920’ler) genç bir doktor olarak bulundu

PROF. DR. ALAADDİN BAŞAR BEYİN İBRETLİ BİR ANISI

PROF. DR. ALAADDİN BAŞAR BEYİN İBRETLİ BİR ANISI

“Lise son sınıftaydım. Bir gün hocamız sınıfa girdiğinde, tahtada ahlâk dışı bir resim

BİR ARAP ÂLİMİN İBRETLİ HİKAYESİ

BİR ARAP ÂLİMİN İBRETLİ HİKAYESİ

Merhum Mehmed Kırkıncı Hocaefendi anlatıyor; “1970’li yıllarda, İstanbul’daki bir sohbet

CEVAP YERİNE..

CEVAP YERİNE..

FETÖ’nün, genel anlamda İslam’a büyük zararı dokunduğu gibi, daha özel anlamda Risale-i

TARİH ŞUURU VE EHEMMİYETİ

TARİH ŞUURU VE EHEMMİYETİ

İnsanlar geçmiş zamanın hâtıratı ile zaman zaman neşeyâb olduğu gibi, milletler de mazinin

MUHAMMED ESED’İ SARSAN SURE

MUHAMMED ESED’İ SARSAN SURE

Aslen Yahudi kökenli bir Avusturyalı olan merhum Muhammed Esed(Leopold Weiss) “Mekke’ye Giden

BU DA GEÇER YÂ HÛ

BU DA GEÇER YÂ HÛ

Bu ümmet ne badireler atlattı uzun tarihi boyunca.. Ne ihanetler, kahpelikler gördü; ne zulümle

SORU CEVAPLARLA KURBAN İBADETİ

SORU CEVAPLARLA KURBAN İBADETİ

Soru: Kurban Kesmek Kimlere Vâciptir? Kurban kesmek dinen zengin sayılan Müslümanlara vaciptir.

Size yasak edilen büyük günahlardan kaçınırsanız, kusurlarınızı örteriz ve sizi ağırlancağınız şerefli bir yere yerleştiririz.

Nisâ, 31

GÜNÜN HADİSİ

İlim talebi için yola çıkan kimse dönünceye kadar Allah yolundadır.

(Tirmizi, 2649)

TARİHTE BU HAFTA

*Kanije müdafaası(18 Kasım 1601) *Hz.Fatıma'nın(r.anha) Vefatı(22 Kasım 632) *İstanbul'un Müttefikler Tarafından İşgali(23 Kasım 1918) *Alparslan'ın Şehadeti(24 Kasım 1072) *Öğretmenler Günü(24 Kasım)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI