Cevaplar.Org implant

KUR’AN VE SÜNNET PENCERESİNDEN TASAVVUFİ HAYAT (9)

Bu haftadaki yazımda da Anadolu’da ki tasavvufi cereyanlardan bahsedeceğiz. Tasavvufi düşüncenin Türk milletinin hayatındaki rolü çok büyüktür. Bilhassa Anadolu’nun Türkleşmesinde ve İslamlaşmasında en büyük amil tasavvufi düşünce o


Muhammed Kocakaya

m_kocakaya_2@hotmail.com

2009-12-14 00:26:41

Bu haftadaki yazımda da Anadolu’da ki tasavvufi cereyanlardan bahsedeceğiz.

Tasavvufi düşüncenin Türk milletinin hayatındaki rolü çok büyüktür. Bilhassa Anadolu’nun Türkleşmesinde ve İslamlaşmasında en büyük amil tasavvufi düşünce olmuştur. Türklerin İslamiyet’i kabul edip Anadolu’yu yurt edinmeye başladığı XI. Yüzyıldan dan itibaren Orta Asya’da ki Türk illerinden Anadolu’ya gelen ‘’ALPERENLER’’ ismiyle anılan tasavvuf ehli ”Teşkilatçı Dervişler’’ Anadolu’daki gönül medeniyetinin kurulmasında önemli roller oynamışlardı. Bu dervişler, Selçuklu devletinin kurulmasını sağlamışlardır. Selçuklu Devleti kurulduktan sonra, memleketin hemen hemen her tarafında tasavvufi düşüncenin müesseseleri görülmeye başlanmıştır. Hatta hükümdarların şeyhlere mürit olmaları sebebiyle Tasavvufi müesseselerin önemi daha da artmıştır.

Evet, Tasavvuf ve Tarikat fetih demektir. Her fetihin arkasında bir gönül eri vardır. Tıpkı Fatih’in arkasında, şeyh’i Akşemseddin’in olduğu gibi. Yine, Sultan İzzettin Selçuki’nin Şeyh Necmettin Bağdadi’ye, I. Alaaddin Keykubat’ın Şeyh Şıhabüddin Sühreverdi’ye bağlı olduğun kaynaklar belirtmektedir. Gerek Selçuklu, gerekse Osmanlılardaki hükümdarların büyük bir çoğunluğunun bir tarikata bağlı olduğu bilinmektedirç

Anadolu’daki tasavvufi düşünceden bahsederken HOCA AHMED YESEVİ’nin gayretlerini göz ardı edemeyiz. Bilhassa Horasan ve Maveraünnehir’de Ahmet Yesevi’nin kurmuş olduğu Yesevi tarikatı çok yaygındır. İşte bu Yesevi tarikatına bağlı ‘’Alperenler’’ dediğimiz müritler, Anadolu’ya gelerek yerleştirmişler ve ilk önce manevi fetihte bulunmuşlardır:

Selçuklularda olduğu gibi Osmanlı Beyliğinin kurulmasında da tasavvufi düşünce en büyük rolü oynamıştır. O dönemdeki ‘’Ahiler’’, Mevleviler ‘’ ve Bektaşiler siyasi, içtimai ve iktisadi alanda önemli roller oynamışlardır: Bilhassa Osmanlı Devleti’nin temel harcında ‘’Ahi’’ reislerinin katkıları çok büyük olmuştur:

Osman Gazi’nin Ahi Şeyhi, Şeyh Edabali’nin müridi ve damadı olduğu bilinmektedir. Osman Bey’in yanında savaşlara iştirak eden Geyikli Baba, Abdal Musa, Abdal Murad, Şeyh Mahmud Gazi, Ahi Şemseddin, Ahi Hasan, Ahi Şeyhlerindendir

Osmanlılarda Ahiliğin dışında Yıldırım Beyazıd’ın damadı Emir Sultan, Kübreviyye tarikatının şubesini kurmuş, Akşemsettin’in kurduğu Şemsiye, Aziz Mahmut Hüdai’nin kurduğu Celvetiyye ve Melamiyye tarikatı ile ayrıca; Kadiriyye, Rifaiyye, Halvetiyle, Mevleviye, Sühreverdiyye, Şazeliyye ve Nakşibendiyye tarikatları; Anadolu ve Rumeli’de faaliyet göstermişlerdir. Şemsettin Molla Fenari ile Ekberriye Tarikatı, Eşref oğlu Rumi ile Kadiriyye tarikatı, Ubeydullah Ahrar’ın halifesi Molla İlahi tarafından Nakşibendî tarikatı Anadolu’da yayılmıştır.

Genel olarak toplum, özel olarak dini hayat bakımından çok önem taşıyan ve bir

yaşam tarzı, bir dünya görüşü bir duyuş ve düşünüş şekli olan Tasavvuf; milli kültürünün ufuklarından doğan Allah dostları sayesinden, ferdi ruhların derinliklerinde yeşerir, orada aşk ve imam olur, vecd ve hareket halinde enginlere dolar, alemlere yayılır. İşte her yönüyle ve her şeyiyle bizim olan bir kültürün yetiştirdiği binlerce büyükten bir kaçını isim olarak zikrettik.

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

SİTE HARİTASI