Cevaplar.Org

KUR’AN VE SÜNNET PENCERESİNDEN TASAVVUFİ HAYAT (7)

Tasavvuf, insan ruhunun terakkisine vesile olan bir egzersiz eğitimi olup; imanın, amel egzersizi ile güçlenmesini sağlar. Bu yüzden tasavvuf, psikolojinin buluşları ile parelik arz eden zengin bir malzeme deposudur. Bu sebepten tasavvuf, bir n


Muhammed Kocakaya

m_kocakaya_2@hotmail.com

2009-11-28 16:27:54

Tasavvuf, insan ruhunun terakkisine vesile olan bir egzersiz eğitimi olup; imanın, amel egzersizi ile güçlenmesini sağlar. Bu yüzden tasavvuf, psikolojinin buluşları ile parelik arz eden zengin bir malzeme deposudur. Bu sebepten tasavvuf, bir nefisle mücadele hareketidir. Bu hareketin her safhasında ruh bir makam kazanır. İşte mürşit müridin nabzı ve kabiliyetine göre bu makamları atlattırır.

Okumak isteyen, ilim öğrenmek isteyen bir kişi nasıl bir öğretmene ihtiyacı varsa; nefis terbiyesi içinde bulunan insanın da bir mürşide ihtiyacı vardır. Mürşit, insanın ruh dünyasıyla, iç yüzüyle meşgul olur. Kenan RİFAİ (Ks.) bu durumu şöyle izah ediyor: “Yüzüne bakmak için aynaya muhtaç olan insan, iç yüzünü görmek için de manevi aynaya muhtaçtır.’

Mürşid-i kamil manevi bir aynadır. Mürşit kendisine bağlı olan insanın bütün özelliklerini, göz önünde bulundurarak hepsine ayrı ayrı yol gösterir. Kişinin ilmine, kalbindeki sertliğe ve ahlaki durumuna göre onu terbiye eder. Mürşit, kişinin ruhunun ıstırabını bulup, manevi hastalıklarından kurtararak, onu iyileştiren bir ruh hekimidir. Yalnız Tasavvufta esas olan; Mürşidin, Kur’an ve sünnet ilmine vakıf, güzel sıfatlarla donatılmış, Dünya ve mevki hırsından uzak olması lazımdır. Çünkü başkalarını terbiye ve irşada memur bir kimsenin, önce kendisini ıslah etmesi gerekir. Yoksa Müslim Gündüz gibi, Ali Kalkancı gibi sapıklar türer.

Mürşid-i kamile aynı zamanda Şeyh denmektedir. Şeyh, Arapça ihtiyar demektir. Tasavvufta ise: Kulu Allah’a, Allah’ı kula sevdiren kişiye şeyh denir. Şeyh, kendisini topluma adamış kişidir. O bütün insanların geçimini kendi üzerinde görür. Şeyh manevi himmet sahibidir. O, bu gücü sayesinde müridin manevi eğitimine yardımcı olur. Yani müridi Allaha hazırlamak üzere ahlaken süsleyendir Şeyh. Bu yüzden ( Şeyh’de) Mürşid-i kamil’de şu vasıflar bulunmalıdır:

1-Güzel ahlak sahibi olmalı.

2-Mevki ve makam hırsından uzak olmalı.

3-Her türlü elem ve ıstıraba hazır olmalı.

4-Bütün hayatını insanların güzel ahlak sahibi olmaları için vakfetmeli.

5-Yüzü nurani, sözü Rabbani olmalı.

6-Sohbeti dinleyenleri büyülemeli.

7-Zarif ve latif olmalı.

8-İnsanların ayıplarını yüzüne vurmamalı.

9-İnsanlardan alan değil, sürekli olarak insanlara veren olmalıdır.

10-Bir silsile ile Hz. Muhammed ’e bağlı olmalıdır.

11-Sülukunu tamamlayarak halk arasına girmiş olmalıdır.

12-Bulunduğu yerde sevgi, kardeşlik ve muhabbet oluşturmalıdır.

Muhammed KOCAKAYA

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

MADDÎ VE MANEVÎ SAĞLIĞA KAVUŞTURAN REÇETE

MADDÎ VE MANEVÎ SAĞLIĞA KAVUŞTURAN REÇETE

Bir televizyon programında arz ettiğim reçeteyi, dinleyen ve seyreden kardeşlerimiz, yazılı ol

AHLAK OLMADAN NAMAZ, NAMAZ OLMADAN AHLAK KURTARICI OLABİLİR Mİ?

AHLAK OLMADAN NAMAZ, NAMAZ OLMADAN AHLAK KURTARICI OLABİLİR Mİ?

Namaza en çok kafa yoran yazarlardan biri de benim sanıyorum. Önce “NİÇİN NAMAZ” kitabın

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-9

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-9

Bazı arifler demişlerdir ki; “her kim abdeste devam ederse(devamlı abdestli olmaya özen göste

İLİMSİZ ZİKİR OLMAZ, ALLAH’I BİLMEDEN DE ALİM OLUNMAZ

İLİMSİZ ZİKİR OLMAZ, ALLAH’I BİLMEDEN DE ALİM OLUNMAZ

Zikir, anmak, hatırlamak demektir. Zikrullah ise, Allah’ı anmak, Allah’ı hatırlamaktır. Ne

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-8

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-8

*Cüneyd-i Bağdadi(rahmetullahi aleyh) demiştir ki; “Kulu dört şey en yüksek makamlara yüks

İSLAM’IN GÜZEL GÜNLERİ SADECE BİR HAYAL Mİ?

İSLAM’IN GÜZEL GÜNLERİ SADECE BİR HAYAL Mİ?

Mecdî el-Hilâlî İslam’ın üstün geleceğini ve ümmetin yeniden şeref ve izzete nâil olac

“ÜÇ AYLARDAN VE MÜBAREK GECELERDEN BANA NE?”

“ÜÇ AYLARDAN VE MÜBAREK GECELERDEN BANA NE?”

Allah dostlarından birine demişler: -Üç aylara girdik efendim, hem de bu gece mübarek geceleri

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-7

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-7

Adamın biri Hz. Ömer(r.a)’e; “Muhakkak sen adaletle hükmetmiyor, hakları vermiyorsun” dedi

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-6

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-6

*Malik bin Dinar(rahmetullahi aleyh) demiştir ki; “Kalbinde bir katılık, bedeninde(taat işleri

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-5

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-5

Saad Bin Ebu Vakkas(r.a)’dan rivayete göre o, Rasulullah’a dedi; “Ya Rasulullah! Allah’ın

ANNE KARNINDA AĞIZ, DÜNYADA NAMAZ

ANNE KARNINDA AĞIZ, DÜNYADA NAMAZ

Anne karnındaki bir çocuğun ağzı vardır, gözü vardır, kulağı vardır, eli vardır, ayağ

O halde sabret. Sonunda kazanacak olanlar, elbette Allah'tan korkup sakınanlardır.

Hûd, 49

GÜNÜN HADİSİ

"Kişi, dostunun dini üzeredir. Bu nedenle, kiminle dost olacağına dikkat etsin!"

Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

TARİHTE BU HAFTA

*Genç Osman'ın Yedikule'de Şehid Edilmesi (20 Mayıs 1622) *İbn-i Sina'nın Vefatı(21 Mayıs 1037) *Dandanakan Zaferi (23 Mayıs 1040) *Necip Fazıl'ın Vefatı (25 Mayıs 1983)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI