Cevaplar.Org

KUR’AN VE SÜNNET PENCERESİNDEN TASAVVUFİ HAYAT (4)

Tasavvufi düşüncenin konularından biri de ’’veli ’’ ve ’’velayet’’olduğunu bundan önceki yazımızda belirtmiştik. Bizim dünyaya gelmemize vesile olan ana ve babamıza nasıl hürmet etmemiz gerekiyors


Muhammed Kocakaya

m_kocakaya_2@hotmail.com

2009-11-08 01:58:14

Tasavvufi düşüncenin konularından biri de ’’veli ’’ ve ’’velayet’’olduğunu bundan önceki yazımızda belirtmiştik. Bizim dünyaya gelmemize vesile olan ana ve babamıza nasıl hürmet etmemiz gerekiyorsa, aynı şekilde kişinin manevi(ruhi ) doğumunu gerçekleştiren İnsan-ı Kamile hürmet ve hizmet etmek, o kişi için bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyaç ’’ilahi aşk’’ yolunun bir merhalesidir.

İnsan maddi doğumuyla gözlerini dünya âlemine açar. Sonra insan tekâmül ederek ikinci bir doğuma hazır hala gelir. Yani ’’mülk’’ âleminden ’’melekût’’ âlemine hazırlanır. Mülk âleminde bizi anne ve baba korur ve bakar. Melekût âlemine hazırlanırken bu işi manevi ebeveyn olan mürşitler, Allah dostları veliler yapar. Bu ikinci hayat bizim ebedi hayatımızla ilgilidir. İşte tasavvufi düşüncede ebedi hayatı başlatan doğumu gerçekleştirdiği içindir ki mürşide ’’ sürekli mutluluğun hazırlayıcısı’’ gözüyle bakılmıştır. Çünkü onun varlığı beden varlığı değil, yaratıcıdan beslenen bir varlıktır. Yani yaratıcısının bir tecellisidir.(Suhreverdi)

İmam-ı Rabbani bu konuyu şöyle izah ediyor: ’’ Tasavvuf uluları demişlerdir ki mürşit diriltir ve öldürür. Diriltmek ve öldürmek irşat makamının gerçeklerindendir. Yani nefsi öldürüp, ruhu diriltmek. Bu duruma Tasavvuf dilinde Beka ve fena denir… İnsan dünyaya gelirken her ne kadar İslam fıtratı üzerine dünyaya gelmişse de, aynı zamanda çok adi sıfatların zebunu olarak yaratılmıştır. Böyle bir varlığın Allah’a ulaşması için İnsan-ı Kâmile ihtiyaç vardır…’’

İnsan-ı Kamil mertebesine ulaşmış kişiler sadece peygamberimiz devrinde mevcut değildir. Çünkü Peygamberimizle Nübüvvet son bulmuş ve velayet dönemi başlamıştır. Velayet ise kıyamete kadar devam edecektir. Bu durumu peygamberimiz (S.A.V) şöyle izah ediyor:’’Ümmetimden bazı kişilerin şefaati bereketiyle Beni Temim kabilesinden daha fazla insan cennete girecektir.’’ Bunu duyan sahabeler sordu: “Bu şefaatin sahipleri senden başkaları mıdır? Ey Allah’ın Resulü ?’’ peygamberimiz buna:’’Evet benden başkalarıdır.’’diye cevap verdi. (Darimi 2/328)

Bize göre bu şefaatin sahipler Kur’an’ın Allah dostları (Evliyaullah) dediği kadrolardır.’’ Kur-an-ı Kerim Allah dostlarının yüceliklerini şöyle izah ediyor: ‘Bu dünyada iyi hareket edenler için çok büyük güzellikler vardır. Sabredenlere de mükâfatları hesapsızca ödenecektir.’’

Hadisi-i Şeriflerde ise Allah dostlarının özellikleri şu şekilde özetlenilmiştir:

1-)Veliler, genellikle halkın içinde gizli olup, hallerine kimse vakıf olmaz.(İbn Mace, Fiten 16/3989)

2-)Peygamberlerin mirasına varistirler. (Ebu Davut, ilim 1)

3-)Rasulullah’ın kendileriyle övündüğü kimselerdir.(Deylemi, Müsned 1)

4-)Feraset sahibidirler, Allah’ın nuruyla bakarlar.(Ebu Nuaym, Hilye 1,6)

5-)Allah onlarla oturup kalkanların kalbini hikmet ruhuyla diriltir.(İbn Abdilberr, Beyan-ı ilm 1,106)

6-)Zikrullah’ın anahtarıdırlar; görüldüklerinde Allah’ı hatırlatırlar. (Taberi; Camiul Beyan)

7-)Onları zikir, Allah’ın zikrine sevk eder; Allah anılınca da onların hali hatırlanır.(Ahmet b. Hanbel, Müsned)

8-)Gök kubbenin altında gizlidir, sayılarını ancak Allah bilir.(Tirmizi, Menakıb 55)

9-)Onlar(Tebliğ ve irşad yönleriyle sanki) nebi gibidirler.(Şevkani, el Fevaid 286)

10-)Allah’u Teala onlarla meleklerine övünür.(Müslim zikir 11)

11-)Onlar her kesim içinde mevcuttur. Zahiri görüntülerine bakıp küçümsenmemelidir. Naz makamında bulunurlar, duaları kabul edilir. (Tirmizi, Menakıb 55)

12-)Abdal denen seçkin kullar, velilerden bir gruptur. Her devirde bulunurlar. Onlar, yeryüzü için bir emniyet ve rahmet vesilesidir. Onların bereketiyle kalpler fitnelerden salaha, insanlar ve beldeler dayanılmaz afetlerden rahata ulaşırlar.(Müslim, Sahabe 207)

Muhammed KOCAKAYA

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

TUHFE-İ RAMAZAN (RAMAZAN HEDİYESİ)-1

TUHFE-İ RAMAZAN (RAMAZAN HEDİYESİ)-1

Kıymetli ziyaretçilerimiz, bir bakıma hüzünle geçen bu Ramazan ayımız, belki birçok mümin

TUĞYAN VE TAĞUT

TUĞYAN VE TAĞUT

I-Tuğyan Tuğyan sözlükte; taşma, hiddetlenme ve azma demektir. Terim olarak tuğyan; azgınl

FITIR SADAKASI

FITIR SADAKASI

Ramazan Bayramına kavuşan ve artıcı nitelikte olmasa da temel ihtiyaçları dışında nisap mik

92 MADDE İLE EHL-İ SÜNNET AKÎDESİ

92 MADDE İLE EHL-İ SÜNNET AKÎDESİ

. Allah Teâlâ vardır, birdir, yani şeriki (ortağı) yoktur. 2. Hiç bir şey (ne zatında ne d

ZEKÂT HAKKINDA ON ÜÇ SORUYA CEVAP

ZEKÂT HAKKINDA ON ÜÇ SORUYA CEVAP

Zekât konusuna açıklık getirebilmek için, konuyu soru-cevap şeklinde ele almak faydalı olacak

ŞEYHÜLİSLAM M.SABRİ EFENDİ’NİN BİR TENKİDİNE BİR TAVZİH

ŞEYHÜLİSLAM M.SABRİ EFENDİ’NİN BİR TENKİDİNE BİR TAVZİH

Geçen aylarda, merhum şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi’nin Muhammed Uysal beyefendi tarafından

EN DOĞRU YOL

EN DOĞRU YOL

SORU: Zamanımızda kafa karıştırmak için ortaya atılan fikirlerden bunaldık, bize en doğru

HZ. MUHAMMED (S.A.V.)’E NİÇİN VE NASIL SALAVAT GETİRİLİR?

HZ. MUHAMMED (S.A.V.)’E NİÇİN VE NASIL SALAVAT GETİRİLİR?

Hz. Muhammed (s.a.v.)’e salâvat getirme hususu bu günlerde tartışma konusu yapılınca bu yaz

EN GEREKLİ TAVSİYELER

EN GEREKLİ TAVSİYELER

SORU: Bize en gerekli tavsiyeleriniz nelerdir? 1. DELİL İLE ALLAH’I TANIMAK Kendi nefsi

KUR’AN’DA FASIK

KUR’AN’DA FASIK

Sözlükte fasık, belli sınırları aşan kişi demektir. Terim olarak fasık, Allah’ın emirle

İNKÂRCILARIN AMELLERİ VE GÖRECEKLERİ AZAP

İNKÂRCILARIN AMELLERİ VE GÖRECEKLERİ AZAP

1-İnkârcıların Amelleri Boşa Gider İnkârcıların amellerinin boşa gideceğini haber veren

Gökleri ve yeri yaratan, bunları yaratmakla yorulmayan Allah'ın ölüleri diriltmeye de gücünün yeteceğini düşünmezler mi? Evet O, herşeye kadirdir.

Ahkaf, 33

GÜNÜN HADİSİ

Her kim, inanarak ve karşılığını yalnız Allahtan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır."

Buhârî

TARİHTE BU HAFTA

*Elmalılı Hamdi Yazır'ın Vefatı(27 Mayıs 1942) *İstanbul'un Fethi'nin 550. yıl dönümü(29 Mayıs 1453) *Ayasofya'da ilk Cuma Namazı kılındı.(1 Haziran 1453)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI