Cevaplar.Org

KUR’AN VE SÜNNET PENCERESİNDEN TASAVVUFİ HAYAT (II)

Gerçekten de İslam tasavvufu, Hicri I., Miladi VII. asırda görülen ‘’zühd’’ hareketiyle başlamıştır. Zühd:’’İnsanın varlıklar karşısında, İslam’ın arzuladığı tavır’’şeklinde tarif edilebili


Muhammed Kocakaya

m_kocakaya_2@hotmail.com

2009-10-21 02:09:32

Bu hafta ki yazımızda’’Tasavvufun çıkışı ve tarihi seyri’’ni yazmaya çalışacağım.

Her kültür, bir yönüyle kendi kutsal kitabı ile ilgilidir. Batı kültürünün temelinde İncil olduğu gibi, İslam kültürünün temelinde de Kur’an-ı Kerim vardır. İslam düşüncesinin önemli bir bölümünü meydana getiren tasavvufi düşüncenin esasları da Kur’an-ı Kerim’den alınmıştır. Bu düşünce, tarihi seyir içinde takip edildiği zaman, diğer ilimlerle ilgilide aynı durumun olduğunu görürüz.

İslam tasavvufu, hicri ilk asırlardan itibaren kaynağını Kur’an ve Hadisten alan İslam tefekkür tarihinde müstesna bir yere sahiptir.

Gerçekten de İslam tasavvufu, Hicri I., Miladi VII. asırda görülen ‘’zühd’’ hareketiyle başlamıştır. Zühd:’’İnsanın varlıklar karşısında, İslam’ın arzuladığı tavır’’şeklinde tarif edilebilir. Bu zühdü hayatın en mükemmelini önce Hz.Muhammed’in(aleyhissalatu vesselam) hayatında daha sonra sırası ile dört halife, sahabe, tabiin, tebei tabiin ve daha sonra gelen insanlar arasında sayısız misallerini verebiliriz.

Yalnız, İslami ilimler Hz. Peygamber devrinde müstakil bir ilim haline gelmediğinden, Tasavvuf ilmi de müstakil bir ilim hüviyeti kazanmamıştı. Daha sonraları nasıl ki hadis, tefsir, kelam gibi ilimler müstakil bir ilim haline gelmişse, aynı şekilde tasavvuf da bu ilimlere paralel olarak müstakil bir ilim haline gelmiştir.

Zühd ve tasavvuf döneminden sonra tarikat dönemi başlamıştır. Hicri VI. asırda başlayan bu dönem, günümüze kadar gelmektedir. Bu dönemde tasavvuf düşüncesinin en güçlüsü olan tarikatlar birer-birer ortaya çıkmış, bunlar zamanla sosyal hayatın bir parçası haline gelmiş ve şiir ve edebiyatta kıymetli tasavvufi ürünler ortaya çıkarmışlardır. Bu eserlerin en bariz örneklerinden biri; aslen bir Türk olan Mevlana’nın yazmış olduğu ‘’Mesnevi’’dir. Yediyüz yıldan beri bütün dünyada değişik dillere çevrilerek ölmez eserler arasında yer almıştır.

Bu günün insanının hayat şartları ile, Mesnevi’nin yazıldığı dönemin insanı arasında büyük uçurumlar oluşmuştur. Günümüz insanı maddi imkânlar elde etmiş, zenginleşmiş ve kendini rahata kavuşturmuştur. Fakat manevi bir buhrana da sürüklenmiştir. Günümüz insanı eski insanın sabrını, ilim aşkını, manevi gücünü, kaybetmiştir. Hâlbuki Tasavvufi hayat, gönül ehli olmaya, manevi hayatı yaşamaya, fazilet ve hidayet nuru ile dolu olmaya, onunla manen birlik olmaya bir vesiledir. İnsan olarak bu duygular hepimizde vardır. Fakat bu duyguları uyandıracak, bize heyecan verecek, bir mürşide ihtiyaç vardır.

 

Tasavvufi düşünce, bizi ilahi aşka, müsamahalı bir görüşle insanı, insanlığı sevdirmektedir. Mevlana’nın:’’Gel ne olursan yine gel…’’ feryadı da bu duygudandır.

Esasında tasavvufi düşünce, insan hayatının bütün cephelerine uzanan bir değerdir. İşte miladi IX. Asırdan itibaren İslam dünyasının değişik yerlerine yayılmış bulunan ve insanlığın ulvi yolculuğunda hizmeti gaye edinen sufi ve mutasavvıflar, Allah yolculuğunda bizlere ışık tutan birer rehberdirler. Muhammed KOCAKAYA

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-8

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-8

*Cüneyd-i Bağdadi(rahmetullahi aleyh) demiştir ki; “Kulu dört şey en yüksek makamlara yüks

İSLAM’IN GÜZEL GÜNLERİ SADECE BİR HAYAL Mİ?

İSLAM’IN GÜZEL GÜNLERİ SADECE BİR HAYAL Mİ?

Mecdî el-Hilâlî İslam’ın üstün geleceğini ve ümmetin yeniden şeref ve izzete nâil olac

“ÜÇ AYLARDAN VE MÜBAREK GECELERDEN BANA NE?”

“ÜÇ AYLARDAN VE MÜBAREK GECELERDEN BANA NE?”

Allah dostlarından birine demişler: -Üç aylara girdik efendim, hem de bu gece mübarek geceleri

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-7

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-7

Adamın biri Hz. Ömer(r.a)’e; “Muhakkak sen adaletle hükmetmiyor, hakları vermiyorsun” dedi

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-6

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-6

*Malik bin Dinar(rahmetullahi aleyh) demiştir ki; “Kalbinde bir katılık, bedeninde(taat işleri

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-5

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-5

Saad Bin Ebu Vakkas(r.a)’dan rivayete göre o, Rasulullah’a dedi; “Ya Rasulullah! Allah’ın

ANNE KARNINDA AĞIZ, DÜNYADA NAMAZ

ANNE KARNINDA AĞIZ, DÜNYADA NAMAZ

Anne karnındaki bir çocuğun ağzı vardır, gözü vardır, kulağı vardır, eli vardır, ayağ

İNSAN NASIL BİR VARLIKTIR?-2

İNSAN NASIL BİR VARLIKTIR?-2

5.İnsanların Yaratılışlarında İbretler Vardır: "Sizin yaratılışınızda ve (Allah'ın) y

BENİM AKLIM DA ALLAH’IN VE AHİRETİN YOKLUĞUNU ALMIYOR

BENİM AKLIM DA ALLAH’IN VE AHİRETİN YOKLUĞUNU ALMIYOR

Şaşıyorum şu inkârcıların aklına. Allah onlara, kendisini bulsunlar, iki dünyanın saadetin

İLİM ÇEŞNİSİ-4

İLİM ÇEŞNİSİ-4

Felak Ve Nas Surelerinin İniş Sebepleri Müfessirlerimiz dediler ki; Hz. Peygamber "aleyhisselatu

İNSAN NASIL BİR VARLIKTIR?-1

İNSAN NASIL BİR VARLIKTIR?-1

İnsan kelimesi; beşer, insan topluluğu, erkek ve kadın anlamında kullanılır. İnsan kelimesi

Kim sabreder ve affederse şüphesiz bu hareketi, yapılmaya değer işlerdendir.

Şûra, 43

GÜNÜN HADİSİ

Ey Allah'ın Resulü," dedim, "şayet Kadir gecesine tevafuk edersem nasıl dua edeyim?" Şu duayı okumamı söyledi: "Allahümme inneke afuvvun, tuhibbu'l-afve fa'fu anni. (Allahım! Sen affedicisin, affı seversin, beni affet.)

Tirmizi, Da'avat 89,

TARİHTE BU HAFTA

*Fatih Donanmayı Haliç'e İndirdi.(22 Nisan 1453) *T.B.M.M. Açıldı.(23 Nisan 1920) *Yavuz Sultan Selim Padişah Oldu.( 25 Nisan 1512) *Çernobil Nükleer Faciası.(26 Nisan 1986) *Sultan II.Abdülhamid Han Tahttan İndirildi.(27 Nisan 1909)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI