Cevaplar.Org

İŞ BÖLÜMÜ, UZMANLAŞMA VE HİKMETLİ HİZMET

Şunu iyi biliyoruz ki, sosyal hayatta –iş bölümü- yapmağa mecburuz. Uzmanlaşmak ve başarılı olmak buna bağlıdır. Sağlık, eğitim, güvenlik başta olmak üzere, beslenme, ikamet ve diğer ihtiyaçlarımızı karşılamak için farklı işleri farklı ki


Hilmi Arkın

hilmi.arkin@hotmail.com

2009-09-25 05:59:14

Şunu iyi biliyoruz ki, sosyal hayatta –iş bölümü- yapmağa mecburuz. Uzmanlaşmak ve başarılı olmak buna bağlıdır. Sağlık, eğitim, güvenlik başta olmak üzere, beslenme, ikamet ve diğer ihtiyaçlarımızı karşılamak için farklı işleri farklı kişiler yapıyor ve hayat böyle devam ediyor.

 Dişi ağrıyan göz doktoruna gitmiyor, her öğretmen kendi branşının dersini veriyor. Yani uzmanlaşıyor. Farklı hizmetleri farklı kişilerden ve yerlerden alıyoruz.

Sağlıklı toplumlarda, her meslek sahibi alanında çalışıp kendini geliştirirken başkalarını yok saymıyor. Meslekler arası yardımlaşma ve dayanışma hep öne çıkıyor. Çatışma yaşanmıyor. Birbirini önemsiz ve gereksiz sayma görülmüyor

Bütün hizmet alanlarında olduğu gibi, dinî hizmet yolları da farklıdır diyebiliriz. Kitabımızın tefsiri, lâfzının öğrenilip öğretilmesi, hadis-i şeriflerin anlaşılması anlatılması, îman hakikatlerinin bilinip bildirilmesi, fıkıh ve kelam gibi saymakla bitiremeyeceğimiz dinî ilimler ilâhiyat fakültelerinde konunun hocaları tarafından okutuluyor.

Hizmet alan ve hizmet üretenler kendilerine göre ihtiyaç duydukları her şeyi, zaman içinde değiştikçe ve muhtaç oldukça satın alıyor veya üretiyorlar.

İşte Bediüzzaman hazretleri de asrımızın bazı özel şartlarını dikkate alarak kendi hizmet alanını belirliyor. Diğer hizmet birimleriyle ve çalışanlarıyla ilişkilerini ve sınırlarını çizerken çok hassas davranıyor ;

"Dahilde tarafgirâne adâvet ve münakaşalara vesile olan fürûatı değil, belki bütün nev-i beşerin en ehemmiyetli meselesi olan erkân-ı imaniyeyi ve beşerin medar-ı saadeti ve umum İslâmın esas ve rabıta-i uhuvveti bulunan Kur'ân'ın hakaik-i imaniyesini bulmak ve muhtaçlara buldurmaya hayatımı vakfettim" demek suretiyle, hizmet-i İslâmiyenin ve mesâil-i diniyenin umumunu tazammun eden vüs'at ve camiiyeti hâiz bulunduğunu, dinî hizmetlerin her nev'ini teyit ve teşvik ettiğini ve bir cadde-i kübrâ-yı Kur'âniye olan Risale-i Nur dairesinin umum ehl-i iman ve İslâma şâmil bulunduğunu ifade ediyor.

 Ve yine aynı mektubunda, devamla, "Hattâ değil Müslümanlarla, belki dindar Hıristiyanlarla dahi dost olup adâveti bırakmaya çalışıyorum"; Harb-i Umumî ve komünizm altındaki anarşistlik tehlike ve tahribatlarının lisan-ı haliyle "Dünya fânidir, firaklarla doludur. Ey insanlar, adâveti bırakınız, Kur'ân dersini dinleyip birleşiniz; yoksa sizi mahvedeceğiz" diye beyanıyla bu zamanın şartları ve icapları karşısında tarz-ı hizmeti (belirtiyor).

(Bunu) yine Kur'ân'ın nuruyla göstererek hakîmâne irşadın ve tevfik-i İlâhiyeye muvafık hareketle isabetli hizmetin ifası gibi noktalardan Risale-i Nur'un lüzum ve ehemmiyetini tebarüz ettiriyor.

İşte, lâhika mektupları bu gibi hususlara da işaret ediyor. Değişen dünya hadiseleri, geniş ve küllî meseleler ve şartlar altında isabetli hizmet-i Kur'âniyenin esaslarını ders veriyor.( Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin Hizmetkârları Tahirî, Zübeyir, Hüsnü, Bayram, Mustafa Sungur, Bayram.”)(BARLA L.-1412-1413)

 Kardeşliğe yakışır ilişkileri de şöyle anlatıyor; “Bununla beraber zamanın ilcaatıyla zaruretler ortalıkta zannederek bazı hocaların bid'alara taraftarlığından dolayı onlara hücum etmeyiniz. Bilmeyerek "Zaruret var" zannıyla hareket eden o biçarelere vurmayınız. Onun için kuvvetimizi dahilde sarf etmiyoruz. Biçare, zaruret derecesine girmiş, bize muhalif olanlardan hoca da olsa onlara ilişmeyiniz.” (Emirdağ 2-1913)

“Herkes kendi kanaatini yazabilir. Acaba, şeriatta on iki mezhep, hususan Hanefî, Mâlikî, Şâfîi, Hanbelî mezheplerinde ve yetmişe yakın ilm-i kelâm ve usulüddin dairesindeki allâmelerin fırkalarında ne kadar ayrı, ayrı kanaatler ve fikirler kitaplara yazılmış, bilirsiniz. Halbuki bu zaman kadar, hiç bir zaman, din âlimlerinin ittifakına ve münakaşa etmemesine muhtaç olmamış. Şimdilik teferruattaki ihtilâfı bırakmaya ve medar-ı münakaşa etmemeye mecburuz.”(Şualar-1048) Diyerek, çatmadan, sataşmadan ve şefkatle –hakîmane irşadın- yollarını bize ders veriyor.

Hizmet yaparken –lider olma ve iktidar hastalığına yakalananlar kendilerinde bir güç fehmederler. Bu hastalık sosyal hayatın ecelidir. Bir kere bünyeye girdi mi, hizmet yaptığını zannedenler, kendileri hizmete muhtaç hale gelirler. Bu virüsün ilâcını Yüce Kitabımızdan alan Bediüzzaman hazretleri, icad ciheti ile tabiat gibi iktidarı, yani vehmedilen benliğini de kaldırarak bizlere harika bir ders vermektedir;

"Nefis daima kötülüğü emreder" ayet-i kerimesinin sırrıyla nefs-i emmareme itimad edemem. Nefis kusursuz olmaz.”

“ Zaten ben nasıl tabiatı, icad itibarıyla inkâr ediyorum. Ve Risale-i Nur bunu kat'î ispat etmiş. Öyle de, beşeri gurura, enaniyete, firavunluğa sevk eden iktidarı da, tabiat gibi inkâr ediyorum.” ...”(EMİRDAĞ L.-2-1874 )Demektedir.

Asrımızın yeni benlik ve küfür hastalıklarına, Kuran’dan alınan ilaçlarla elbette çareler bulunabilir ve bulunmuştur. Bizlere düşen alıp kullanmaktır. Ne güzel söylemiş büyük şairimiz Akif;

“ Doğrudan doğruya Kurandan alıp ilhamı,

Asrın idrakine söyletmeliyiz islâmı.”

Eski zamanlarda, o günlerin hastalıklarına, göre şahsi ve güzel yorumlarla yapılan hizmetlere, öze ters düşmeyen, yaz ve kışın farklı elbiseler giydiğimiz gibi, yeni araç ve imkânlarla güzellikler katıp, inancımızı ve hizmetlerimizi herkesle paylaşmalıyız.

Eskisiyle yenisiyle, bizim yaptığımız ve başka kardeşlerimizin yaptıklarıyla, hizmet ve çalışmaları takdir edip ömrümüzü kıymetlendirmeliyiz.

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

YANLIŞ VE HAKSIZ İNTERNET PAYLAŞIMLARI

YANLIŞ VE HAKSIZ İNTERNET PAYLAŞIMLARI

dir. İnternet paylaşımlarındaki kaynak vermemek, metnin yazarını yazmamak, doğruluk olmadığ

MASONLAR VE ESAD AİLESİ

MASONLAR VE ESAD AİLESİ

Masonluk meselesi dallı budaklı bir mesele olduğundan ve yüksek dozda manipülasyon içerdiğind

OSMANLI DÜŞMANI BİR BARELVİ’NİN HEZEYANLARI

OSMANLI DÜŞMANI BİR BARELVİ’NİN HEZEYANLARI

Belki biraz garip gelecek ama peşinen söyleyelim ki anlatılan husus doğrudur. Stalin’in hocala

KADİROV:  KADİRİ-VEHHABİ KIRMASI 

KADİROV:  KADİRİ-VEHHABİ KIRMASI 

Ramzan Kadirov başkanlığındaki Çeçenlerin Suriye’den sonra Ukrayna’da da arz-ı endam etme

 İSLAM’IN DAHİLİ DÜŞMANLARI YA DA GÜNÜMÜZÜN YIKICI AKIMLARI

 İSLAM’IN DAHİLİ DÜŞMANLARI YA DA GÜNÜMÜZÜN YIKICI AKIMLARI

İhvan meşrepli Iraklı yazar ve düşünür Muhsin Abdulhamid, ‘ İslam’a Yönelik Yıkıcı

YİNE GÖÇ VAR

YİNE GÖÇ VAR

Türü: Hikâye (Otuz yıl önce bu günleri biz yazdık, yaşayanlar yorum yapsın) Aylardan Aral

BABAMI GÖTÜRMEYİN

BABAMI GÖTÜRMEYİN

Erzurumluydum. Erzurum’un Hınıs İlçesi’nin Göller Köyü’nde oturuyordum. Adım Ali’y

"İSLÂM DİNİ SAVAŞ VE TERÖR DİNİ MİDİR? YA DA KILIÇ ZORUYLA MI YAYILMIŞTIR?"

Muhterem Müslümanlar! Oryantalistlerin sürekli olarak İslâm dinini savaş ve terörle özdeşl

LATİN HARFLERİNİN KABULÜ VE HALK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

LATİN HARFLERİNİN KABULÜ VE HALK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

İnsana yazıyı kalemle öğreten ve ona (içinden geçenleri) düzgün bir şekilde ifade etmeyi

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-51

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-51

Muhammed Zahid Kevseri Şiilerin tarih boyunca Ezher’de gözleri olduğuna temas etmiştir. *Kahi

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-50

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-50

Yaşar Nuri Öztürk Yaşar Nuri zikzak çıkışlarıyla kendi misyonunu kendi imha etti. Şimdi b

Görmedikleri halde, Rablerinden korkanlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.

Mülk, 12

GÜNÜN HADİSİ

"Cebrail, bana komşu hakkında o kadar ısrarlı tavsiyelerde bulundu ki, onu mirasçı yapacak sandım."

Buhari

TARİHTE BU HAFTA

İlk uzay gemisinin Aya inişi-3 Şubat1966*İskilipli Atıf hocanın şehadeti(4 Şubat-1926)*Fatih'in tahta çıkışı(5 Şubat 1451)*Ömer bin abdülaziz'in vefatı-9 şubat 720

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI