Cevaplar.Org

MAHMUD TOPTAŞ HOCAMIZDAN

Çağımızda edindiğimiz kültürleri kesin doğrular olarak kabul ederek Kur’ana bakarsak, kendi görüşümüze Kur'an’ı uymaya zorlamış oluruz. Bütün bu öğrendiklerim doğru da olabilir, yanlış da olabilir. Bakalım Kur’an bu konularda


2009-04-11 13:14:49

Çağımızda edindiğimiz kültürleri kesin doğrular olarak kabul ederek Kur’ana bakarsak, kendi görüşümüze Kur'an’ı uymaya zorlamış oluruz. Bütün bu öğrendiklerim doğru da olabilir, yanlış da olabilir. Bakalım Kur’an bu konularda ne buyuruyor demelidir.

Kur’an’ın tefsiri için yine Kur’an’a müracaat etmeli. Mesela Bakara suresinde size biraz kapalı gelen bir ayet bir başka surede açıklanmıştır.

Sonra Kur’an, Sünnetle tefsir edilmelidir. Efendimiz bu ayeti nasıl tefsir etmiştir veya bu ayeti hayatında nasıl tatbik etmiş, ona bakmalıdır. Daha sonra malları ve canlarıyla Efendimize yardımcı olmuş Ashabın görüşüne müracaat edilmelidir.

Sahabeden Kur’an ve sünneti alıp bize nakleden Tabiin ve onlardan sonra gelen bu ümmetin itimat ettiği Salih âlimlerin görüşlerine de müracaat edilir. Çeşitli görüşleri bilmek bütün ihtimalleri değerlendirmek demektir. Binlerce âlimin görüşleriyle insan ufkunun aydınlanması demektir.

Usul kitapları, Kur’an ve sünneti anlamada takip edecek yolları göstermekte ve Kur’an ve sünnete birçok açıdan bakmamızı sağlamaktadır. Mezhep imamlarımızın ayrılık sebeplerine kızan ve “Bir ayetin bir manası vardır” diyen ve kendi verdiği manayı kabul etmeye zorlayan, bundan başkası yoktur diyen kardeşlerimiz, kendisini imam kabul edip diğerlerini kendisine tabi kılmaya zorlamıyor mu acaba?

“Yok, ben öyle anladım, herkes istediği gibi anlayabilir” derse, bugün binlerce milyonlarca mezhebe ayrılıp, küfür yerine birbirimizle mücadeleyle vakit kurşunlamaz mıyız acaba?

Her ne ise, Kur’an’ı Kerim’i okumaya başlarken çağının hastalıklarını ta yüreğinde hissederse insan, Kur’an’ı daha iyi anlar ve hastalıklara şifa bulur.

Kum yemeye başlayan çocuğu babası veya annesi ne kadar azarlarsa azarlasın kumdan vazgeçiremez. Çocuğu doktora götürür ve ona demir ihtiva eden ilaçları içirirse çocuk kendiliğinden vazgeçer. Çocuğun bünyesinde demir eksikliği olunca gözü veya burnu kumdaki demiri görüyor ve kokluyor.

Mümin olarak bizler bir fahişenin, politikacının, ateistin, komünistin, kapitalistin, din tacirinin hastalığının acısını ta yüreğimizde hisseder “Ya Rabbi bunlar kulun ve peygamberin Hz Âdem’in hasta düşmüş çocuklarıdır. Kur’an eczanesinden ilaç almaya geldim, her çağın âlimine kelamının sırlarını açtığın gibi bana da çağımın hastalıklarına Kur’an ecza hanesinden şifa verici ilaçlarını göster” diyerek Kur’an-ı Kerimi açmalıdır.

Kaynak: Mahmud Toptaş, Kur’an’ı Anlama Üzerine- Cantaş Yayınları

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

O halde sabret. Sonunda kazanacak olanlar, elbette Allah'tan korkup sakınanlardır.

Hûd, 49

GÜNÜN HADİSİ

İki kelime vardır ki, Rahman'a sevimli, dilde hafif ve mizanda ağır gelir. Bunlar; "Sûbhanellahi ve bihamdihi, Sûbhanellahil-azim=Yüce Allah'ı hamd ile tesbih ederim, Yüce Allah'ı tenzih ederim." kelimeleridir.

Buhari Tecrid-i Sarih, 2189

TARİHTE BU HAFTA

*Köprülü Fazıl Mustafa Paşa'nın Şehit düşmesi (19 Ağustos 1691) *Mescid-i Aksa'nın Yahudilerce Yakılması(21 Ağustos 1969) *Sakarya Savaşı (22 Ağustos 1921) *Hz. Ebu Bekir (634) ve Ebussuud Efendi'nin (1574)[23 Ağustos]

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI